KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/60
- Karar no
- 2024/2105
- İncelenen kararın mahkemesi
- MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/11/2023
- Numarası
- 2023/538 Esas 2023/804 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Bam karar tarihi
- 27/11/2024
- Karar yazım tarihi
- 27/11/2024
Karar Metni
1.456 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin piliç ve piliç ürünleri satan "..." isimli adi şirketin sahibi olduğunu, davalının ise müvekkilinin müşterisi olduğunu, faturalarda belirtilen piliç ürünlerini müvekkilden 2020 ve 2021 yıllarında ... ve ... isimli iş yerlerinde satmak amacı ile irsaliyeli faturalar ile aldığını, davalı ile davacı müvekkili arasında ticari iş ilişkisi çerçevesinde ürünlerin bedelinin davacıya ödenmediğini, Fethiye İcra Müdürlüğünün 2022/3159 esas sayılı dosyasıyla 01 Mart 2020 -31 Ekim 2021 yılları arasında kesilen faturalara dayalı olarak icra takibine başlandığını,
borçlunun haksız yere takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı borçlunun borcu ödediğini ileri sürmek sureti ile ispat yükünü kendi üzerine alarak borcun ödendiğine dair bir belge ödeme belgesi sunmadığını, davalı borcun nasıl ödediğini yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, Fethiye İcra Müdürlüğünün 2022/3159 esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, ana alacağın % 20 'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının ikametgahının Kaş- Antalya olduğundan genel yetkili mahkemenin Kaş Antalya mahkemesi olduğunu, Muğla mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, yetki itirazında bulunduklarına, TBK 210. Md gereği satıcı, satılanın mülkiyetini geçirmek amacıyla zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlü olduğunu, fatura düzenlenmesinin zilyetliğin devredildiğini ispata yeterli olmadığını, müvekkilinin satım konusu menkulleri teslim aldığı ispatlanmadan karar verilemeyeceğini teslim vakıasını davacı tarafın ispatlaması gerektiğini, teslim fişleri ve davacı tarafın muhasebe kayıtları üzerinde alacak miktarı teslim vakıasının tetkiki için bilirkişi incelemesi yaptırılması ve imza karşılaştırması yapılmasına karar verilmesini savunmuştur.
MAHKEMECE
"...Dava Fethiye İcra Müdürlüğünün 2022/3159 esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, ana alacağın % 20 'si oranında icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Fethiye İcra Müdürlüğünün 2022/3159 sayılı takip dosyasının incelenmesinden; alacaklısının ... borçlusunun ... olduğu 92.800,00 TL toplam alacağa ilişkin takip dosyası olduğu borçlunun takibe itiraz ettiği takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Kaş Kaymakamlığı Mal Müdürlüğü yazı cevabından; ...'nın 2021-2022 yılı gelir beyanlarının gönderildiği BA/BS form verme yükümlülüğünün olmadığının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve ikinci sınıf tüccar limitleri aşmadığının bildirildiği, Fethiye Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabından; davacı ... 'in 2020/2021 yılı BA/BS formlarının ve 2020/2021 yılı gelir vergisi beyannamelerinin gönderildiği, Muğla Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı yazı cevabından davacı ... 'ın sicil kaydının devam ettiğinin bildirildiği,
Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabından ...nın firma kaydına rastlanmadığının bildirildiği Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine yazılan yazı cevabından sicil kaydının gönderildiği ,Fethiye Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan yazıya cevap verildiği davacının ... ticaret sicil noda kayıtlı ... Ltd ŞTi de müdür olarak temsile yetkili olarak seçildiğine ilişkin gönderilen kayıt ve belgeler incelenmiştir
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler
Türk Ticaret Kanunun 5.maddesi uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne aittir. Aynı yasanın 4.maddesinde ise ticari davalar düzenlenmiş olup, buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda ve yasa maddesinde sayılan yasal düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan davaların ticari dava olacağı öngörülmüştür
Türk Ticaret Kanun'un 11.maddesinde ticari işletme şu şekilde tanımlanmıştır. "(1) Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. (2) Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararname ile belirlenir." Yine aynı yasanın 12.maddesine göre tacir, bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişidir.
15.maddesinde ise. "İster gezici olsun ister bir dükkanda veya sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri 11.maddenin 2.fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır
T.T.K.nun 14.maddesine göre “bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı yasanın 17.maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” Yine aynı yasanın 1463.maddesinde de, önce 17.maddeye gönderme yapılarak, 507 S.K. hükümlerinin saklı tutulduğu belirtildikten sonra Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17.maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir
19.02.1986 tarih 19024 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile T.T.K.nun 1463.maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir.
Buna göre;1-Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi usul Kanununun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar,
2-Vergi Usul Kanunu’na istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır
T.T.K.nun 17. maddesi ile 1463. maddenin yaptığı atıf nedeniyle Bakanlar Kurulu Kararında belirtilen kriterlere göre davalının tacir sayılıp sayılamayacağının belirlenmesi için, TTK'nın 6102 Sayılı Yasanın 11.maddesine göre, kararnamede belirtilen sınırı aşıp aşmadığının vergi kayıtları üzerinde yapılacak inceleme ile araştırılması gerekmektedir.( İzmir BAM 14 HD 2021/1401 Es. 2021/1336 K
Bu bilgiler ışığında somut olayda, davalının ticaret sicil kaydı bulunmadığı, Kaş Mal Müdürlüğünün yazı cevabında belirtildiği üzere, davalının ticari kazancının esnaf sınırını aşmadığı, davalının Antalya Esnaf ve Sanatkarlar odasına kayıtlı olduğu anlaşılmakla, iş bu dosyada görevli mahkemenin Fethiye Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılarak, davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. ' gerekçesi ile;
HÜKÜM
Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince davanın DAVA ŞARTI NOKSANLIĞI NEDENİYLE USULDEN REDDİNE 2-MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE 3-6100 sayılı HMK:nun 20/1 maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemenin FETHİYE NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,'" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında Fethiye Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli ve yetkili olduğuna karar verildiğini, görev yönünden kararının doğru ancak yetki yönünden kararının yanlış olduğunu, genel yetkili mahkemenin davalının ikametgahı olan Kaş Mahkemeleri olduğunu, davacının ikametgahının bulunduğu mahkemeyi yetkili görmesinin usule aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Davacı taraf; davalıya mal sattığını davalının borcunu ödemediğini belirterek , itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı taraf ise; yetkili mahkemenin Kaş olduğunu, teslimin davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, fatura düzenlenmesinin yeterli olmadığını davanın reddini talep etmiştir.
Somut olayda; her ne kadar ilk derece mahkemesi görevli ve yetkili mahkemenin Fethiye Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu belirtmiş ise de; esasen mahkemenin verdiği karar görevli olmadığına, görevli mahkemenin Fethiye Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ilişkindir. Yetki itirazını değerlendirecek olan bu durumda Fethiye Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/60, K. 2024/2105, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama