İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/857 K.2024/1576

Davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar ... Şti. İle ... vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik…

Esas2024/857Karar2024/1576Tarih19 Eylül 2024Okuma9 dk · 1.866 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
19 Eylül 2024
Dosya no
2024/857
Karar no
2024/1576
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
20/11/2019
Numarası
2018/884 2019/1196
Davanın konusu
İtirazın İptali (Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan
Bam karar tarihi
19/09/2024
Karar yazım tarihi
19/09/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.866 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

Davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar ... Şti. İle ... vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... Şubesi ile asıl borçlu davalı ... Şirketi arasında 20.07.2015 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalı ... ve ...'ın da bu sözleşmeye müteselsil kefil olduğunu, davalıya 13.06.2018 tarihinde kat ihtarının gönderildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018 /509 D.İş numaralı dosyasında ihtiyati haciz kararı alındığını, bu karar gereğince İzmir 19. İcra Müdürlüğünün 2018/8565 Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibine başlandığını, davalı borçluların takibe itiraz ettiğini, itirazlarının yersiz olduğunu belirterek borçluların itirazın iptaline, takibin 43.000,00 TL üzerinden devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar davaya cevap vermemiştir.

MAHKEMECE

"...,Dava; Genel Kredi Sözleşmesine dayalı olarak davacı bankanın yapmış olduğu takibe itirazın iptali davasıdır. Somut olayda; asıl borçluya çıkartılan ihtar henüz temerrüdü gerçekleşmeden yani ihtarın sonucu beklenmeksizin kefiller yönünden de temerrüt gerçekleşemeyecektir. Bu nedenle diğer davalı kefillerin temerrüdü de 21.06.2018 olmalıdır. Bu nedenle bilirkişinin bu tespiti hatalı olduğu belirlenmiş ve bu hesap hatası düzeltilmiştir. Bilirkişi raporuna yapılan diğer itirazlar ise yerinde görülmediğinden kabul edilmemiştir.

Davacı bankanın davalı ... Şirketi ile 21.07.2015 tarihli 1.500.000,00 TL limitli ve 07.02.2018 tarihli 500.000,00 TL limitli Genel kredi ve teminat sözleşmesi yaptığı, diğer davalılar ... Ve ...'ın TBK m. 583/1 gereğince müteselsil kefil oldukları, ...'ın eşi ...'ın kefalete muvafakat ettiği, ...

Şirketi nin kefili olan ...'ın kefaletinin geçerliliği için kefalet tarihi itibari ile eş rızasının aranmadığı, davalılardan alınan kredi sözleşmelerinin birbirinin devamı olan çerçeve niteliğindeki sözleşme olduğu, davacı bankanın asıl borçlu şirkete ikinci sözleşmeden 1 gün sonra 08.02.2018 tarihinde 402.954,27 TL 24 ay vadeli %1,5 aylık faiz oranında kredi kullandırdığı, her iki sözleşmenin de kat ve temerrüt tarihleri bakımından daha sonraki tarihli yeni sözleşme hükümlerine tabii olduğu, asıl borçlunun 10.03.2018 10.04.2018 10.05.2018 ve 10.06.2018 tarihli vadeli taksitleri ödemediği,

bu nedenle hesabın 11.06.2018 tarihinde kat edildiği, borçluya 13.06.2018 tarihli ihtarnamenin gönderildiği, asıl borçlunun 19.06.2018 tarihi kefillerin 18.06.2018 tarihinde ihtarı tebliğ ettiği, ...

Şirketinin temerrüdünün 21.06.2018 diğer davalı kefillerin ise yine TBK m. 586/1 ve 2 gereğince kefilin asıl borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması nedeniyle kredi borcundan sorumlu olacağından asıl borçlunun ifada gecikmesi de ihtarın sonuçsuz kaldığı tarih olan 21.06.2019 tarihinden itibaren temerrüdün oluştuğu tespit edilmiş olup, akdi faiz oranının %18, temerrüt faiz oranının ise %27 olduğu, takip tarihi itibari ile asıl alacağın 426.993,75 TL faizi ve %5 BSMV si ile birlikte 427.175,31 TL olduğu, asıl borçlu ...

Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin ihtarnameden sonra takipten önce 05.07.2018 tarihinde 1.000,00 TL ödeme yapması nedeniyle bu ödemeyi toplam borçtan düşüldüğü, böylece takip tarihi itibari ile 440.036,64 TL borcun olduğu, davalı kefillerin ise sorumluluğunun da temerrüt başlangıcı aynı olmakla 440.036,64 TL olduğu, takip tarihinde asıl borçludan bankanın 429.801,72 TL asıl alacak talep ettiği, ancak asıl alacağı 426.175,31 TL olduğu, bu miktarlar üzerinden ve davacı bankanın talebi de dikkate alınarak işlemiş faizin 11.300,30 TL, 565,01 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 438.040,62 TL olduğu, 441,43 TL ihtarname giderinin bulunduğu,

davacı bankanın davalı kefillerden ise sorumluluğunun da yine 426.175,31 TL asıl alacak ve 11.300,30 TL işlemiş faiz ve 565,01 TL %5 BSMV olarak belirlendiği, toplam 438.040,62 TL olduğu ve asıl alacağı takip talebinden itibaren %27 temerrüt faizi uygulanabileceği belirtilmiştir." gerekçesi ile, " Davacı bankanın davasının KISMEN KABULÜ ile. Davacı bankanın davalılardan ...

Ltd Şti ve kefiller ... ve ... hakkında yapmış olduğu, İzmir 19 İcra Müdürlüğünün 2018 / 8565 esas sayılı dosyasında, davalı borçlunun ilamsız icra takibine itirazın kısmen iptali ile takibin taleple bağlı kalınarak 426.175,31 TL asıl alacak, 11.300,30 TL işlemiş temerrüt faizi, 565,01 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 438.040,62 TL nakit alacak üzerinden takibin devamına, Takip konusu asıl alacak olan 426.175,31 TL ye takip tarihinden itibaren yıllık %27 temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına,

Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan takip konusu alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 87.608,12 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Ödemelerin, icra giderlerinin icra müdürlüğünce nazara alınmasına," şeklinde karar verilmiştir,

Mahkeme kararına karşı davacı ... Bankası A.Ş. vekili ile davalılar ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davalı ... vekili katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından karara esas olan 17.04.2019 ve 02.10.2019 tarihli bilirkişi raporlarında yapılan hesaplamaların hatalı olup kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin temerrüt hükümlerini düzenleyen ilgili maddesinde "taksitlerden herhangi birinin vadesinde eksik ödenmesi veya hiç ödenmemesi halinde ayrıca herhangi bir ihbara ya da ihtara gerek olmaksızın bakiye alacağının tamamının muaccel olacağını ve bu tutarı derhal ödeyeceklerini, ödemedikleri taktirde söz konusu tutara,

bu maddeye göre faiz işletileceğini kabul ve beyan ederler." hükmünün yer aldığını, söz konusu maddeye göre; ödenmeyen ilk taksitten itibaren tüm alacak muaccel hale gelmiş olup; müvekkili bankanın temerrüt faizi işletme hakkının mevcut olduğunu, buna rağmen bilirkişi raporunda her faiz kat'ında asıl alacak miktarı değişmeden hesaplanan, faiz eklenmeden hesaplama yapıldığını, bu hususun da sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, bu sebeplerle;

karışık ve anlaşılması güç olan ve hesaplamaların hatalı yapıldığı bilirkişi raporunun aleyhe olan hususlarını kabul etmediklerini, ilk derece kararının davanın kabul edilmeyen kısımının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılarak davanın kabulü ve icra takibinde bildirilen takip çıkışı tutarı üzerinden devamı yönünde karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

Davalılar vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; ticari kredi kullanımıyla ilgili genel hükümlerin, kredi faizleri konusundaki uygulamaların, temerrüt faizi uygulama oranlarının ve ilgili maddelerin detaylı bir şekilde izah edildiği ve kredi müşterisi ile kefili tarafından imzalanarak kabul edildiği ibaresi geçmekle birlikte davacı yan ile müvekkil arasında yapılan sözleşmenin detaylı bir şekilde izah edilmediğinin açıkça ortada olduğunu, müşterilerin bu sözleşmeleri kısa süre içerisinde okuyup anlamalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunun açıkça ortada olduğunu,

sözleşmenin detaylı bir şekilde izah edilmiş olmadığının aşikar olduğunu, davacı yan bankanın tek taraflı olarak temerrüt faizini belirliyor olmasının müvekkilin sözleşme içeriğinin belirlenmesindeki rolünün kağıt üzerinde kaldığını gösterdiğini, müvekkilinin sözleşme süresi içinde davacı yanın tek yanlı faiz artırımı halinde sözleşmeyi sona erdirmek dışında bir hakkı kullanamazken temerrüt halinde müvekkilin fiilen teslim olduğunu, davacı yana tek taraflı artırım hakkı tanıyan düzenlemenin hukuka uygunluğu savunulurken ileri sürülen sözleşme özgürlüğü çerçevesinde davacının bu yönde bir düzenleme yapma hakkı olduğunu,

kredinin müvekkilinin bu hükümleri içeren dava konusu sözleşmeyi imzalamayabileceği görüşünün de bu nedenle fiili gerçeklikle uyumsuz olduğunu, asıl borçlunun borcunu ödemediği müteselsil kefile ihbar edilmedikçe borçlunun temerrüdü nedeniyle oluşan temerrüt faizinden kefilin sorumlu tutulamayacağını, asıl borçluya çıkartılan ihtarın henüz temerrüdü gerçekleşmeden yani ihtarın sonucu beklenmeksizin kefiller yönünden de temerrütün gerçekleşmeyeceğini, bu nedenle davalı kefillerin temerrüdünün de 21.06.2018 tarihinde söz konusu olacağını,

davacı vekilinin de bu hususa itiraz ettiğini ancak itirazının kabul edilmediğini ve yerel mahkemenin kefiller açısından da temerrüt tarihini 21.06.2018 olarak kabul ettiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak müvekkilleri lehine olacak şekilde temerrüt faiz oranının düşürülmesine, davacı tarafın kısmen kabul edilen davanın, red edilen kısmı için yapmış olduğu itirazları ile ilgili istinaf talebinin reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava kredi sözleşmesinden kaynaklı icra takibin yapılan itirazı istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Davacı vekilinin istinaf istemi yönünden yapılan incelemede;

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2019 tarihinden itibaren ise bu sınır 4.400,00 Türk Lirasıdır. Davacı tarafın istinafa konu ettiği red edilen miktarın 4.067,84 TL olması nedeniyle 20/11/2019 tarihli karar bu hali ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. HD. 2019/2829 E ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)

Somut olayda; mahkemece verilen karar davacı yönünden kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)

Yukarıda açıklanan gerekçelerden HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün davacı yönünden kesin olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalılar ... ve ... şirketi vekilinin katılma suretiyle istinaf istemleri yönünden yapılan incelemede;

İlk derece mahkemesi kararından sonra Dairemizin 2020/1478 esas 2024/616 karar sayılı ile, davalılar ... ve ... şirketi vekili ile davalı ...'ın davacının istinafına cevap dilekçelerinde kararın kaldırılmasına ilişkin talepleri bulunduğu görülmekle, davalılara "kararı katılma yoluyla veya katılma yoluyla olmaksızın istinaf edip etmedikleri" açıklatılarak, katılma yoluyla veya katılma yoluyla olmaksızın istinaf talebinde bulunduklarını beyan etmeleri halinde; takibin devamına karar verilen bölümü yönünden istinaf karar harcının yatırılması için dosyanın geri çevrilmesini karar verilmiştir.

Mahkemece davalılar ... ve ... şirketi vekiline çıkarılan muhtıraya verilen 15/04/2024 tarihli davalılar vekilinin cevabında "istinafa konu karar katılma yolu ile istinaf edilmiş olup gerekli harç ve masrafların yatırıldığı" bildirilmiştir.

Davalılar ... ve ... şirketi vekili tarafından davacının istinaf dilekçesine cevaplarında katılma yoluyla istinaf talebinde bulunmuşlarsa da kesin olan kararlara karşı istinaf istemine katılma yolu ile istinaf da mümkün değildir.

HMK'nın 348/(2)maddesi "İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir." hükmünü içermektedir. Bu itibarla davacı istinafının kesin nitelikte olması nedeniyle katılma yoluyla istinaf başvurularının da reddine karar vermek gerekmiştir.

Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir.

Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının taraflardan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2. maddesi, davalılar ... ve ... şirketi vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurularının HMK'nın 348/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İlk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341/2. maddesi uyarınca kesin olması sebebiyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,

2-Davacının yatırmış olduğu 148,60 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 54,40 TL istinaf karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,

3-Davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin yatırmış olduğu 1.169,40 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 7.480,63 TL istinaf karar harcının istemi halinde anılan davalı tarafa iadesine,

4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,

5-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/857, K. 2024/1576, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Mahkemece
  7. İstinaf Başvuru Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/857
Karar No
2024/1576
Tarih
19 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/857 K.2024/881
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/859 K.2024/1480
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/859 K.2024/814
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/859 K.2024/884
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2024/861 K.2024/1061
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/864 K.2024/921

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.