KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Dosya no
- 2025/473
- Karar no
- 2025/1230
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/10/2022
- Numarası
- 2022/427 Esas 2022/825 Karar
- Talep eden
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Davanın konusu
- Tevdi Mahalinin Belirlenmesi (TBK M.107
- Bam karar tarihi
- 19/06/2025
- Karar yazım tarihi
- 19/06/2025
Karar Metni
1.364 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile karşı taraf arasında ticari ilişki mevcut olduğu, anılan ilişkinin nihayete erdirilmesi aşamasında müvekkilce karşı tarafa ödenmesi gereken 41.507,73 TL bedel doğduğu, taraflar arasındaki cari hesaptan mahsup edilmek üzere müvekkil şirkete tevdi edilen çeklerin ödemesine müteakiben fazla kalan bedelin karşı tarafa iade edileceği ve bu şekilde aradaki ticari ilişkinin sonlandırılacağı, taraflarınca keşide edilen ...
38. Noterliği 10.02.2022 tarih ve 1830 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirildiği, daha sonra cari hesaptan yapılan mahsup uyarınca kalan 41.507,73 TL müvekkil şirketçe, karşı tarafın hesabına gönderilerek, ticari ilişki sona erdirildiği, fakat bu işlemden üç gün sonra karşı tarafça müvekkil şirketin organik bağı bulunan ... Ltd. Şti'ne ait banka hesabına söz konusu tutarın iade edildiği, müvekkil şirketçe gönderilen ...38.
Noterliği 1830 yevmiye nolu ihtarnamesi ile; müvekkil şirkete tevdi edilen çeklerin, söz konusu ürünlerin nakliye bedellerine ilişkin ödemelere karşılık gelen tutarların cari hesaptan mahsup edilerek ödenmesi halinde bu bedellerin iade edilerek ticari ilişkinin sona erdirileceği ihtar edildiği, müvekkile iade edilmiş olan bedelin; karşı tarafa ödenebilmesi için tevdi mahalli tayinine ve söz konusu bedelin karşı taraf adına yatırılacağı bir banka ve hesap numarasının mahkemece belirlenerek taraflarına bildirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE
"...,Dosya, İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/05/2022 tarih, 2022/106 D.İş Esas, 2022/106 D.İş Karar sayılı kararı ile istemin çekişmesiz yargı işi olduğu ve esas numarası alınarak muhakeme edilmesi gerektiği belirtilerek, talep konusu itibariyle dosyanın esas kayıtla tevzii gerektiğinden yeniden tevzi edilmek üzere Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilerek, dosya mahkememize tevzi edilmiştir.
Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir.
Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.
Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303) (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005).
HMK'nın 382/(2)d-3 maddesinde "Tevdi mahalli belirlenmesi" Borçlar hukukundaki çekişmesiz yargı işleri olarak düzenlenmiştir.
6098 Sayılı TBK 106. maddesine göre; "Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur." TBK'nın 107.maddesinde; "Alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir. " hükmüne yer verilmiştir.
Yine aynı kanunun 187.maddesinde ise; "Kime ait olduğu çekişmeli bulunan bir alacağın borçlusu, ifadan kaçınabilir ve alacağın konusunu hâkim tarafından belirlenen yere tevdi etmekle borçtan kurtulur. Dava konusu olan çekişme mahkemece henüz sonuca bağlanmamış ve borç da muaccel ise, taraflardan her biri borçluyu, edimi tevdi etmeye zorlayabilir." hükmü belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu alacak konusunda taraflar arasında uzlaşma değil ihtilaf bulunduğu, davalı tarafça teslimle ilgili savunmaların ileri sürüldüğü, somut olayda tevdi mahalli şartlarının oluşmadığı görülmekle, dava açılmasında hukuki yararın bulunmadığı, dolayısıyla davanın HMK'nun 114/1-h maddesi gereğince hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.( Hukuk Genel Kurulu'nun 18/02/2021 tarih, 2017/(13)3-773 Esas, 2021/102 Karar sayılı kararı )" gerekçesi ile; "Hukuki yarar yokluğu nedeniyle HMK nun 114(1)/h maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın, dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile karşı taraf arasında ticari ilişkinin mevcut olup, tarafların buna bir itirazının bulunmadığını, yine davacı müvekkilinin, davalıya iade etmesi gereken bir bedel olduğu da taraflar arasında ihtilaf oluşturduğunu, buradaki tek anlaşmazlığın iade edilecek miktar olduğunu, müvekkili şirketin iade etmekle yükümlü olduğunu düşündüğü miktarı dosyada da görüldüğü üzere defalarca ödemek istediğini, hatta ödediğini, ancak davalının kötüniyetli davranışlarıyla bu bedelin kendisine iade edildiğini, taraflar arasındaki cari hesaptan mahsup edilmek üzere;
müvekkili şirkete tevdi edilen çeklerin ödenmesine müteakip, fazla kalan bedelin karşı tarafa iade edileceği ve bu şekilde aradaki ticari ilişkinin sonlandırılacağının, keşide edilen .... 38. Noterliği 10.02.2022 tarih ve 1830 Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya bildirildiğini, daha sonra cari hesaptan yapılan mahsup uyarınca kalan 41.507,73 TL müvekkili şirketçe, karşı tarafın.....Bankası A.Ş. ...
IBAN numaralı banka hesabına gönderilerek, ticari ilişkinin sona erdirildiğini, fakat bu işlemden üç gün sonra karşı tarafça müvekkili şirketin organik bağı bulunan .... Ltd.
Şti.'ne ait banka hesabına söz konusu tutarın iade edildiğini, bu sebeple de ilk derece mahkemesine başvurularak, karşı tarafa ödenmesi gereken 41.507,73 TL bedel için tevdi mahalli talebinde bulunulduğunu, yine önceden de belirtilmiş olduğu üzere taraflar arasında bedel iadesi yapılacağına dair bir ihtilaf bulunmayıp, sadece miktar konusunda bir belirsizliğin hasıl olduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:.
Talep, cari hesap kapsamında ödeme için tevdi mahalli belirlenmesi istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Tevdi mahallinin belirlenmesi, 6100 sayılı HMK'nın 382.maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin (3.) alt bendinde sayılan hallerden olup; bu kararlara karşı 387.madde uyarınca ilgililerin istinaf kanun yoluna başvurabilmeleri öngörülmektedir.
6098 sayılı TBK'nın 106. Maddesi " Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur."
6098 sayılı TBK'nın 107. maddesi; "Alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir.
Tevdi yerini, ifa yerindeki hâkim belirler. Bununla birlikte ticari mallar, hâkim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebilir." şeklindedir.
Hakimin tevdi yerini tayin ederken, borçlunun tevdi hakkı bulunup bulunmadığını araştırması gerekmeyip borcun muaccel olduğu, karşı tarafın da ediminin ifasından kaçındığının anlaşılması halinde tevdii mahallinin tayin edilmesi gerekli ve yeterlidir. Zira borçlunun tevdi hakkı yoksa hakimin tevdi yerini tayin etmiş olması, borçlunun haklı kılınması anlamını taşımayacak olup, uyuşmazlık bulunan tarafların haklı olup olmadığı ileride ihtilafı inceleyecek mahkeme tarafından belirlenecektir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, borçlunun tevdi mahalli tayinini talep edebilmesi için öncelikle alacaklının temerrüde düşmesi gerekmekte olup, karşı tarafça yapılan para iadesinin talep edene yapılmadığı, temerrüt koşulu kanıtlanmadığından tevdi mahalli belirlenmesi şartlarının oluşmadığı görülmekle kararın sonuç olarak isabetli olduğunun anlaşılmasına göre talep eden davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1,b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/473, K. 2025/1230, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama