KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- Esas no
- 2025/540
- Karar no
- 2025/857
- İncelenen d.iş kararın mahkemesi
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/02/2025
- Numarası
- 2025/56 D.İş- 2025/56 Karar
- Dava
- İHTİYATİ HACİZ
- Karar yazım tarihi
- 24/04/2025
Karar Metni
1.365 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasında görülen ihtiyati haciz talebine ilişkin olarak yapılan değişik iş yargılamasında ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 26/02/2025 tarihli değişik iş sayılı kararda; ''...Talep eden vekili dilekçesinde özetle. Müvekkil şirket,Tahıl ticareti ile uğraşmakta olup,davalı-borçlu şirket ile toplamda 55.060 Kg Mısır’ın,Peşin alım-satımı konusunda KDV dahil 544.983,88 Tl bedel ile anlaştıklarını ve müvekkilinin e-Faturayı keserek davalı-borçluya gönderdiğini, söz konusu 55.060 Kg Mısır’ı da, aynı gün 27.460 Kg si ... Plakalı kamyon ile ,27.600 Kg si ise ...
Plakalı araç ile gönderip malı teslim edildiğini, gönderilen Mallara ilişkin 2 adet e-İrsaliye ekte sunulduğunu, davalı borçlu-fatura bedelinden kısmi ödeme yaptığını, 544.983,88 TL den 293.983,88 Tl sini ödemiş,bakiye 251.000 TL yi ödemediğini, tarafların anlaşması peşin satış olmasına ve faturadan da anlaşılacağı üzere mal bedelinin son ödeme tarihi olarak 23.12.2024 tarihi olmasına rağmen, borçlu tüm taleplerimize rağmen ödeme yapmamış,bizzat şirket yetkilisinin davalının ayağına kadar gidip alacağını talep etmesine rağmen ve söz vermesine rağmen sözünü tutmadığını ve ödemeyi yapmadığını son günlerde,
artık telefonlara da cevap vermemeye başladığını, ayrıca, davalı-borçlunun,menkul ve g.menkulleri ile 3.kişilerden olan alacaklarını, devir ve alacağın temliki yöntemi ile devrettiğini tespit ettiğini, bu şekilde alacaklarından alacak ve mal kaçırmaya da tevessül etmeye başladığını, müvekkilinin hukuki süreci başlatmadan evvel, borçluya son bir kez imkan vermek amacı ile İzmir 20.Noterliğinin 14.02.2025 tarih ve 02868 Yevmiye no ile Ödemeye ilişkin İHTARNAME çektiğini, ihtarnameye rağmen, davalı-borçlu borcunu ödemediği gibi, alacaklıyı ya da vekilini aramadığını beyan ederek Davalı-borçlunun,
faturadan da anlaşılacağı üzere ödeme tarihi 23.12.2024 olan fatura bedelinin 251.000 TL sini ödememesi, Noterden çekilen ve tebliğ edilen İhtarnameye rağmen ödememesi,menkul ve g.menkullerini 3.kişilere devretmeye ve 3.kişilerden olan alacaklarını, alacağın temliki suretiyle, alacaklarından mal kaçırmaya başlaması ve Rehinle temin edilmeyen toplam alacağımız 251.000 Tl yi teminen, borçlunun menkul,g.menkul ve 3.kişilerdeki alacakların ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Talep; fatura alacağına istinaden açılan ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İhtiyati haciz şartları değerlendirildiğinde; geçici hukuki koruma tedbirlerinden olan ihtiyati haciz, nitelikçe bir geçici hukuki koruma tedbiridir.(HMK m. 406)
Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır. Bu amacın gerçekleşmesi için, elde edilmesi umulan hakların yada onların konularının ortadan kalkması, yok olması, değiştirilmesi gibi olasılıkların bertaraf edilmesi gerekir. Elde edilmesi umulan hakka kavuşulmasını kolaylaştırıcı tedbirler hak arama özgürlüğünü, adil yargılama hakkını ve hukuk devleti ilkesini de yakından ilgilendirir.(TC Anayasası m.36, HMK m.33) ihtiyati haciz istekleri değerlendirilirken geçici hukuki koruma tedbirlerinin açıklanan bu amacının gözden uzak tutulmaması gerekir.
İİK 257 - 268 maddelerindeki düzenlemeye göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın para alacağı olması, rehinle teminat altına alınmamış olması, muaccel olması ve muaccel olmakla birlikte karşı tarafın mal kaçırma durumunun olması, alacağın varlığına dair yaklaşık ispatın gerçekleşmiş olması gerekir.
Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK'da bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; ihtiyati haciz talebinin esas itibariyle faturalara dayandığı, faturaların tek taraflı olarak ve her zaman düzenlenmesi mümkün olan tek başına alacağın varlığını göstermeye yeterli olmayan bir belge türü olduğu, ayrıca ihtiyati haciz talebine konu alacağın varlığı ve miktarını belirlemenin yargılamayı gerektirdiği, talepte bulunanın yaklaşık ispat koşulunu yerine getirmediği..." gerekçesi ile; Yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin REDDİNE karar verilmiş, verilen bu değişik iş karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin karşı tarafa peşin ödemeli 2 kamyon mısır sattığını, mallarla birlikte irsaliyelerini de kamyonların plakalarını da belirterek yolladığını, fatura bedelinin 544.983,88.TL olmasına rağmen, kısmi ödeme yapıldığından, bakiye ödenmeyen 251.000.TL için talep de bulunulduğunu, ihtarnameye rağmen bakiye borcun ödenmediğini, borçlu karşı tarafın telefonlara çıkmadığını, malları kaçırmaya başladığını, ihtiyati haciz için yaklaşık ispat koşulunun yerine geldiğini, ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.
İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir."
İhtiyati haciz kararına itirazı düzenleyen İİK.'nın 265.maddesinde de ise; "(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.
Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.
İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./17.mad) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz." hükümleri mevcuttur.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından, dosya kapsamına göre ihtiyati hacze dayanak alacağın varlığı ve miktarının yapılacak yargılamayla belirleneceğinden bu kapsamda mevcut ve muaccel bir alacağın varlığı ile bu hususta yaklaşık ispattan söz edilememesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı,
inceleme konusu değişik iş kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/540, K. 2025/857, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama