KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2025/668
- Karar no
- 2025/1006
- İncelenen ara kararın mahkemesi
- İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/03/2025
- Numarası
- 2025/171 Esas
- Talep
- İhtiyati Tedbir
- Bam karar tarihi
- 13/05/2025
- Karar yazım tarihi
- 13/05/2025
Karar Metni
1.767 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...
Şti. sahibi olup süt ve süt ürünleri üretip sattığını, davalının ise köylülerden topladığı çiğ sütleri firmalara satan bir şahıs olduğunu, müvekkilinin davalıdan 2.510.000,00 TL değerinde süt satın alarak karşılığında aralarında senet düzenlediklerini, senet tanzim edildikten sonra bedel kaydının nakden mi malen mi olması gerektiğinin tartışıldığını, malen kaydı konulmasına karar verildiği anda davalının karışıklıktan faydalanılarak senet defterinin sayfasını çevirerek malen kaydı bulunan tüm unsurları ve tarihleri aynı olan ikinci bir senet düzenlediğini,
tek bir ticari ilişkiye dayanarak el çabukluğu ve hileli hareketlerle iki ayrı senet düzenleyerek senetleri uhdesine aldığını, müvekkilinin davalı ile yapmış olduğu görüşmelerde uhdesindeki malen kayıtlı bonoyu iade etmesini ve icra dosyasındaki borcu haricen ödeyerek dosyayı infaz etmeyi talep ettiğini, taraflar bir araya gelerek İzmir 25.İcra Müdürlüğünün 2024/8106 sayılı dosya borcunu 2.510.000 TL olarak kabul ettiklerini,
bu bedel karşılığı olmak üzere de müvekkilinin davalıya 1 adet 20.09.2024 vade tarihli 1.760.000 TL bedelli borçlusu ... olan bono ile 1 adet 500.000 TL bedelli ve 1 adet 250.000 TL bedelli çeki (...’e ait müşteri çekleri) davalıya verdiğini, bu şekilde tarafların icra dosya borcunu yenidendüzenlediklerini, davalıya verilen bu yeni evraklar sebebiyle davalı uhdesinde bulunan malen kayıtlı bono müvekkiline iade edildiğini ancak icra dosyasına konu senedin iade edilmediğini, davalının yeni alınan evrakların tahsil tarihini beklemeden ve yapılan anlaşmayı dikkate almadan icra işlemlerine devam ettiğini,
bunun üzerine müvekkili tarafından 17.09.2024 tarihinde İzmir 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/627 E. sayılı dosyasında borca itiraz talepli dava ikame edildiğini, icra dosyasındaki haciz işlemlerine devam edilmesi sebebiyle taraflar 20.09.2024 tarihinde tekrar bir araya gelmiş ve davalının talebi doğrultusunda 2.510.000 TL olarak belirlemiş oldukları dosya borcunun tamamını nakit olarak müvekkili tarafından davalıya ödendiğini, söz konusu anlaşmaya ilişkin tüm hususları yazarak açıkça icra dosya borcunun tamamı için alacağını tahsil eden davalıdan yazılı bir ibraname alındığını,
teslim ve ibra sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere dosya borcunun tamamının, 20.09.2024 tarihinde müvekkili tarafından davalıya elden nakit olarak ödendiğini, aynı zamanda davalı uhdesinde bulunan 1.760.000 TL bedelli senet ile 500.000 TL ve 250.000 TL bedelli çeklerin yanında olmadığını beyan ettiği için ilgili çek ve senetlerin en geç 30.09.2024 tarihinde müvekkiline teslim edileceğinin sözleşme ile düzenlendiğini, ayrıca yapmış olduğu tahsilatı da icra dosyasına bildirerek en geç 30.09.2024 tarihine kadar dosyadaki tüm hacizlerin de fekkini talep edeceğini kabul ve taahhüt ettiğini,
ancak davalı tarafından icra işlemlerine devam edilmesi üzerine davalıya yönelik bedelsiz senedi kullanma ve dolandırıcılık suçlarından savcılık şikayetinde bulunulduğunu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/164923 soruşturma sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğini, İzmir 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/763 E. Sayılı dosyasında takibin iptali talebiyle açılan davanın reddedildiğini,
İİK m 72/3 gereği borç miktarının %115 den az olmamak üzere yatırılan teminat ile ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinin belirtilmiş olduğunu belirterek öncelikle gösterilecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı ile İzmir 25. İcra Dairesinin 2024/8106 sayılı dosyasındaki icra takibinin durdurulmasına, 10.06.2024 düzenleme tarihli ve 2.510.000,00 TL değerindeki senede dair ve bu senede dayanılarak başlatılan icra dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMECE
"...Dava; Takibe ve davaya konu yapılan 10.06.2024 tanzim darihli 01.09.2024 vade tarihli 2.510.000 TL bedelli senetten dolayı davacının borcun tamamını nakit olarak ödediğine dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
İzmir 25. İcra Müdürlüğünün 2024/8106 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; Takip alacaklısı ...’ün takip borçlusu ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla 10.06.2024 tanzim tarihli 01.09.2024 vade tarihli borçlusu ... olan 2.510.000,00 bedelli kambiyo senedine istinaden 04.09.2024 tarihinde 2.510.000,00 TL asıl alacak, 10.676,10 TL işlemiş faiz ve 7.530,00 TL komisyon ücreti ile birlikte toplam 2.528.206,10 TL üzerinden takibe geçtiği, ödeme emrinin borçluya 07.09.2024 tarihinde tebliğ edildiği ve takibin kesinleştiği belirlenmiştir.
Davacının ihtiyati tedbir talebi değerlendirildiğinde; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında İİK m 72 kapsamında takibin durdurulmasının söz konusu olmadığından takibin durdurulmasına dair tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. '' gerekçesi ile;
HÜKÜM
Yukarıda Açıklanan Sebeplerle; Davacının İİK m. 72/2 gereğince takibin tedbiren durdurulması talebinin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 72. Maddesinin 1. Fıkrası gereğince.
"Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir." şeklinde ve aynı maddenin 3. Fıkrası "borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." şeklinde düzenlemelerin mevcut olduğunu,
ilgili düzenlemeler uyarınca icra takibi açıldıktan sonra menfi tespit davasının açılabileceğini ve borç miktarının %15 miktarında teminat gösterilmesi halinde icra takibinin verilecek ihtiyati tedbir kararı ile durdurulabileceğinin düzenleme altına alındığını, ilgili amir hüküm neticesiyle taraflarınca İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/171 Esas sayılı dosyasından, İzmir 25. İcra Dairesi'nin 2024/8106 sayılı icra dosyasına konu icra takibine ilişkin,
İcra İflas Kanununun 72. maddesinin 3. fıkrasında belirtilmiş olduğu üzere borç miktarının %15' den az olmamak üzere yatırılacak teminat üzerine ihtiyati tedbir kararının talep edildiğini, ancak mahkemece "...icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında İİK madde 72 kapsamında takibin durdurulmasının söz konusu olmadığından ..." bahisle tedbir kararlarının reddedildiğini,
ancak taraflarınca talep edilen durumun İİK madde 72 kapsamında takibin durdurulmasına ilişkin değil İİK madde 72/3 uyarınca taraflarınca gösterilen alacağın %15'inden aşağı olmamak kaydıyla teminat ile mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi talebi olduğunu, taraflarınca talep edilen durumun amir hüküm uyarınca mümkün olduğunu, talebin reddinin hukuken hata mahiyetinde olduğu denilmek suretiyle Kanunun amir hükmüne atıf yapıldığını ve icra takibi sonrasında açılan menfi tespit davasında talebin reddinin hukuken hata mahiyetinde kabul edildiğini belirterek,
yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: menfi tespit, talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
İstinafa konu karardan sonra;
Mahkemenin 19/03/2025 tarihli, 2025/171 Esas sayılı ara kararı ile;
''...Davacı ... vekili 18.03.2025 tarihli ihtiyati tedbir talepli dilekçesiyle; mahkememizin 05.03.2025 tarihli ara kararı ile tedbir talebinin reddine karar verildiğini, İİK m 72/3 uyarınca ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine yönelik tedbir taleplerini yenilediklerini belirterek İzmir 25. İcra Müdürlüğünün 2024/8106 Esas sayılı dosyasındaki dosya borcunun tamamına yönelik mahkememize %15, icra dosyasına %100 gösterilecek teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin mahkememizce 05.03.2025 tarihli ara karar ile değerlendirildiği, kararda icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında İİK m 72 kapsamında takibin durdurulmasının söz konusu olmadığının açıklandığı, davacının aynı konuda yeni delil ve olay ileri sürmediği, eski iddiasını tekrar ettiği, bu halde mahkememizce verilen ilk kararın istinaf edilmesi gerektiği henüz bu kararın istinaf edilmemesi nedeniyle aynı taraflar ve aynı konuya ilişkin yeni ihtiyati tedbir talebinin de derdest olan ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı nedeniyle değerlendirilmesinin mümkün olmadığı tespit edilmekle bu yöndeki talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. '' gerekçesi ile;
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
İhtiyati tedbir talep eden tarafın ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, " şeklinde,
Mahkemenin 24/04/2025 tarihli, 2025/171 Esas sayılı ara kararı ile;
"Davacı ... vekili 09.04.2025 tarihli ihtiyati tedbir talepli dilekçesiyle; mahkememizin 05.03.2025 tarihli ara kararı ile tedbir talebinin reddine karar verildiğini, ancak değişen durum ve koşullar sebebiyle İİK m 72/3 uyarınca ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde tedbir talebinde bulunma zorunluluğunun doğduğunu, HMK'da ihtiyati tedbir talebinin tek bir kere istenebileceğine dair veya ikinci kez talep edilmesini kısıtlayan bir hüküm bulunmadığını, Manisa 2 ASHM'nin 2024/425 Esas sayılı dosyasında inançlı işlem sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davası açıldığını, davaya konu ...
İli ... İlçesi ... Mah. ... Ada ...
Parsel ... numaralı bağımsız bölüm sayılı taşınmazın üzerine davaya konu İzmir 25. İcra Müdürlüğünün 2024/8106 Esas sayılı icra dosyasından haciz konulduğunu, taşınmazın kıymet takdiri yapılarak kesinleştiğini, taşınmazın satış aşamasına geldiğini, taşınmazın satılması halinde müvekkilinin ve hissesini müvekkile devretmiş kişilerinde zarar göreceğini belirterek İİK m 72/3 uyarınca teminatsız yahut teminat karşılığında tedbiren İzmir 25. İcra Müdürlüğünün 2024/8106 Esas sayılı dosyasında vezneye giren paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin talebi ve mahkememiz dosyası incelenmiş; İİK m. 72/3 gereğince "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir” hükmüne göre takip konusu alacağın (2.528.206,10 TL) tümünün icra dosyasına yatırılması ve mahkememiz veznesine de %15 teminat (379.230,92 TL) yatırılması karşılığında icra veznesine yatan paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE,
İzmir 25. İcra Müdürlüğü'nün 2024/8106 E. Sayılı dosyasında İİK m. 72/3 gereğince icra veznesine yatan paranın %15'i olan (379.230,92 TL) teminat karşılığı ( kati veya süresiz teminat mektubu veya nakdi teminat) yatırılması halinde tedbiren alacaklıya ödenmemesine,
Teminat yatırıldığında kararın infazı için ara kararın icra müdürlüğüne gönderilmesine,.."
Şeklinde karar vermiştir.
Yani dosya istinaf incelemesine geldikten sonra ilk derece mahkemesince davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda ihtiyati tedbir talep etmekte davacının hukuki yararı kalmamıştır.
HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davacı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile kararın kaldırılarak HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/668, K. 2025/1006, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama