İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/894 K.2025/1264

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla;…

Esas2025/894Karar2025/1264Tarih1 Temmuz 2025Okuma9 dk · 1.842 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
1 Temmuz 2025
Dosya no
2025/894
Karar no
2025/1264
İncelenen ara kararın mahkemesi
MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
17/04/2025
Numarası
2025/296 Esas
Talep
İhtiyati haciz
Bam karar tarihi
01/07/2025
Karar yazım tarihi
01/07/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.842 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; öncelikle davalarının kabulü halinde dava sonunda müvekkil şirketin davalı şirketten alacağı miktarın sonuçsuz kalma ihtimali bulunduğundan; davalı şirket adına kayıtlı bulunan banka hesaplarının, araçların ve taşınmazların üzerine ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasını talep ettiklerini,

Taraflar arasında akdedilen 11.11.2024 tarihli Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesine göre; müvekkil şirket tarafından davalı şirkete ait işyerinin güvenlik ve koruma hizmetlerinin yerine getirilmesi amacı ile özel güvenlik personellerinin istihdamının sağlanacağı buna mukabil davalı şirketçe ödeme yapılacağı konusunda anlaşıldığını, müvekkili şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı şirketçe.

30.11.2024 ve 31.12.2024 düzenleme tarihli faturalara konu olan ödemelerin yapılmadığını, ( Davalı şirketin işyerinde çalışmak üzere gönderilen özel güvenlik personellerine ilişkin SGK Hizmet Dökümleri ve tahakkuk fiş kayıtları ekte sunulu olup müvekkil şirketin üstlendiği edimi ifa ettiği ortada olduğunu ) Sözleşmenin Mali Hükümler başlıklı 5.6. maddesinde iki faturanın üst üste ödenmemesi halinde sözleşmenin tek taraflı olarak fesih sebebi oluşturacağı düzenlemesine yer verildiğinden taraflarınca Manisa 5. Noterliğinin 22.01.2025 tarih ve 2148 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete hizmet bedellerinin ödenmesi hususunda süre

verildiğini, ödeme yapılmaması durumunda haklı sebebe dayalı sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiğini, ( İhtarname ve e-tebligat mazbatası ekte sunulu olduğunu )Gelinen noktada davalı şirketçe ihtarnameye cevap verilmediği gibi ödenmesi lazım gelen bedeller de ödenmemiş olup bu doğrultuda müvekkil şirket tarafından haklı sebebe dayalı olarak sözleşmenin feshedildiğini,

sözleşmenin imza altına alındığı ( 11.11.2024 ) tarihten sözleşmenin feshedildiği ( 31.01.2025 ) tarihe kadar muaccel olan ve faturalara konu birikmiş borca ilişkin davalı şirket aleyhine Manisa İcra Müdürlüğü'nün 2025/6642 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup davalı / borçlu şirket vekili tarafından 19.02.2025 tarihli dilekçesinde taraflar arasında bir borç ilişkisi olmadığından bahisle itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, takibin durması üzerine.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesine göre, alacak ve tazminat taleplerine ilişkin davalardan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olup bu doğrultuda 04.03.2025 tarihinde Manisa Arabuluculuk Bürosuna 2025/172 başvuru numarasıyla başvuruda bulunulduğunu, ancak ekte sunmuş oldukları tutanaktan da anlaşılacağı üzere yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığını ( 21.03.2025 tarihli 2025/38686 sayılı arabuluculuk son tutanağı ektedir ) Türk Ticaret Kanununun 21/2 maddesi "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde,

faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmüne amir olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme doğrultusunda düzenlenen faturalarda borç miktarı ve ödeme tarihi açıkça belli olup borç kayıtsız ve şartsız olduğunu,

davalı yan faturaları teslim aldığı tarihten itibaren sekiz gün içerisinde itiraz etmemekle birlikte içeriğini kabul etmiş olmasına rağmen 239.605,55-TL tutarındaki borca yönelik Manisa İcra Müdürlüğü'nün 2025/6642 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine "taraflar arasında bir borç ilişkisi olmadığından" bahisle yapmış olduğu itirazında açıkça kötüniyetli hareket ettiğini gösterdiğini, ( Söz konusu faturalar elektronik ortamda düzenlenmekte olup e-faturalar sistemden gönderilmiştir. ) Davalının haksız ve hukuki temelden yoksun itirazı tamamen alacağın tahsilini geciktirmek, imkansız kılmak amacını taşıdığını,

tarafların ticari defter kayıtları bilirkişi marifetiyle incelendiğinde iddialarının haklılığı ve müvekkil şirketin alacaklı konumda olduğunun görüleceğini, alacak likit bir alacak olup, borçlu şirkete yapılan icra takibi, kanundan doğan bir hakkın kullanılmasına ilişkin olduğundan davalının kötü niyetli itirazı sonucunda takibin durması nedeniyle müvekkil şirketin alacağına kavuşamadığını, mağdur olduğunu, bu nedenle davalı şirketin son derece kötü niyetli ve takibi uzatmaya yönelik, hukuki dayanağı olmayan itirazının iptali ile takibin devamına,

ayrıca alacak miktarının kesin ve net olarak belirli olması nedeniyle %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesi için dava açma zorunluğu hasıl olduğunu, yapılan şifahi görüşmelerde davalı şirket kendisine süre verilirse ödeme yapacağını ileri sürmüş, müvekkil şirket iyiniyetli davranarak istenilen süreyi tanımış olmasına rağmen davalı yanın oyalama taktiği uyguladığı, ödeme yapmayacağının anlaşıldığını, edindikleri bilgilere göre davalı şirket ortakları arasındaki ihtilaf nedeniyle şirketin piyasaya yüklü miktarda borçlandığı, işyerinin boşaltılmaya başlandığı,

mal kaçırmaya yönelik eylemlerde bulunulduğunun öğrenildiğini, bu yönüyle davalı şirketin yargılama sürecinde varlıklarını elden çıkararak, müvekkil şirketin alacak tahsilini imkânsız hale getirmesi pek kuvvetle muhtemel olduğunu, yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilecek olması durumunda kararın infazının mümkün olamayacağı göz önünde bulundurulduğunda telafisi imkansız zararların önüne geçebilmek için öncelikle duruşmasız ve teminatsız olarak aksi durumda ise belirlenen teminat karşılığında davalı şirket adına kayıtlı banka hesapları,

menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini davalı şirketin icra takibine yaptığı haksız itirazının iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

MAHKEMECE

"... İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin İİK'nun 258/1.maddesi uyarınca alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması gerekmektedir. Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelere göre, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati hacze yönelik yaklaşık ispat ve muacceliyete ilişkin koşulların gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği kanaatine varılmış ve açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. '' gerekçesi ile;

KARAR

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının ihtiyati haciz talebinin REDDİNE;" şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında hizmet sözleşmesi akdedildiğini, özel güvenlik personellerinin davalı şirketin işyerinde çalıştığına dair kayıtların bulunduğunu, müvekkil şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkil şirket tarafından düzenlenen ve gönderilen e-faturalara davalı şirketin itiraz etmediği, aynı şekilde ihtarnameye cevap niteliğinde borcun ödendiğine ilişkin bir itirazları olmadığı,

cevap dilekçelerinde ödemeye ilişkin hiçbir somut belge sunulmadığı hususları bir bütün halinde değerlendirildiğinde müvekkil şirketin alacaklı konumda olduğunun net olarak anlaşıldığını, müvekkil şirketin ödeme yapılması noktasında iyiniyet göstergesi olarak süre tanımasına karşılık davalı yanın oyalama taktiğine başvurmasının, itiraz hakkını kötüye kullanarak müvekkilin alacağına kavuşmasının önüne geçmesine neden olduğunu, şirketin diğer ortağının yabancı uyruklu olup aralarında ihtilaf çıkması nedeni ile şirketin iç işleyişinde sorunlar meydana geldiğini, piyasaya borçlandıklarını ve mal kaçırmaya yönelik eylemlerde bulunduklarını,

bu bağlamda yargılamanın sonuçlanıncaya kadar davanın kabulüne karar verilecek olması halinde kararın infazının imkansız hale gelebileceğini, telafisi mümkün olmayan zararla müvekkil şirketin mağdur olacağını, müvekkil şirketin sözleşme ile üstlendiği edimleri yerine getirmesine karşılık davalı şirketin, taraflar arasındaki borç ilişkisini tamamen reddettiğini, ödeme yapmaktan kaçındığını, dosyaya sunmuş olunan belge içeriklerinden borcun muaccel hale geldiğinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde anlaşıldığını,

yaklaşık ispat şartı sağlanmış olup bu yönüyle mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava: itirazın iptali, talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir.

HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.

İlk derece mahkemesince dosya üzerinden yapılan değerlendirme neticesinde; alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati hacze yönelik yaklaşık ispat ve muacceliyete ilişkin koşulların gerçekleşmediği gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

İş bu karar ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından tarafından istinaf edilmiştir.

İcra ve İflâs Kanunu'nun 257’nci maddesinin 1’nci fıkrası uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi hâlinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.

İcra ve İflâs Kanunu'nun 257’nci maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca “Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa”. Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.

İcra ve İflâs Kanunu'nun 258’inci maddenin 1’nci fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre, alacaklı alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiği veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK’nın 257/II hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. Daha açık bir anlatımla sadece alacağın varlığı, ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli veya tek şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.

Somut olayda; davacı tarafça dosyaya davalı tarafla aralarında düzenlenen 11/11/2024 tarihli sözleşme ile bu sözleşmeye dayalı olarak düzenlenen 3 adet fatura sunulduğu, mahkemece verilen ara karardan sonra davalı tarafça dosyaya sunulan cevap dilekçesinde de davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi inkar etmediği, davacı ile aralarında borç ilişkisi olmadığını beyan ederken aynı zamanda davacı yana gerekli ödemelerin yapıldığı ve yükümlüğün yerine getirildiğini ileri sürdüğü, davacının dosyaya sunduğu SGK dökümleri de bir bütün olarak değerlendirildiğinde ihtiyati haciz için yaklaşık ispat koşulunun oluşmuş olduğu,

bu nedenle ilk derece mahkemesince İİK 257. maddesi gereğince koşulları oluştuğundan ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.

HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür. Bu itibarla, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz isteminin reddine dair verilen kararın 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1).b.2 maddesi uyarınca kaldırılarak İİK 257. maddesi gereğince koşulları oluştuğundan ihtiyati haciz isteminin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarda açıklanan nedenlerle;

A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

1-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/296 Esas sayılı dosyasında verilen 17/04/2025 tarihli ARA KARARIN KALDIRILMASINA,

2-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafın yatırmış olduğu 615,40 TL istinaf karar harcının ihtiyati haciz talep eden davacıya iadesine,

3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yolu harcının davalıdan alınarak ihtiyati haciz talep eden davacıya verilmesine,

4-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama gideri 75,00 TL'nin davalıdan alınarak ihtiyati haciz talep eden davacıya verilmesine,

5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,

B-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;

1-İhtiyati haciz talep eden yönünden ihtiyati haciz talebinin teminat mukabilinde KABULÜ ile,

2-İİK'nun 257. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz talep edenin 239.605,55 TL alacağını karşılayacak şekilde davalı şirket aleyhine davalı şirket adına kayıtlı haczi kabil menkul ve gayrimenkullerle sınırlı olmak kaydıyla İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,

3-Aleyhine ihtiyati haciz istenen ve 3. şahısların muhtemel zararlarına karşılık olarak 239.605,55 TL'nin % 15'i oranında hesaplanarak takdir olunan 35.940,83 TL nakit teminatın mahkeme veznesine depo edilmesi veya aynı miktarda kesin ve süresiz bir banka teminat mektubunun mahkemeye ibrazı halinde kararın yerine getirilmesi için bir örneğinin ihtiyati haciz talep eden davacı vekiline verilmesine,

4-Kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde infaz edilmemesi halinde kendiliğinden kalkmış sayılacağına,

5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

6-Görülmekte olan bir dava içinde ihtiyati haciz talep edildiğinden davacı lehine avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

7-Teminat alınması ve devamındaki işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

8-Artan yargılama giderinin istek halinde yatırana iadesine

9-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 01/07/2025

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/894, K. 2025/1264, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Talep
  5. Mahkemece
  6. Karar
  7. İstinaf Başvuru Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/894
Karar No
2025/1264
Tarih
1 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/895 K.2025/1052
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2025/895 K.2025/1031
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2025/896 K.2025/1182
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2025/897 K.2025/1030
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/899 K.2025/1257
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2025/900 K.2025/957

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.