İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/303 K.2024/1645

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2021 tarihli 2020/50 Esas ve 2021/633 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın…

Esas2022/303Karar2024/1645Tarih14 Kasım 2024Okuma13 dk · 2.546 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
14 Kasım 2024
Dosya no
2022/303
Karar no
2024/1645
İncelenen kararın mahkemesi
KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
06/06/2018 (Dava) - 12/11/2021 Karar
Numarası
2020/50 Esas - 2021/633 Karar
Dava
Menfi Tespit
Bam karar tarihi
14/11/2024
Karar yazım tarihi
14/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.546 kelime·13 dk okuma·6 bölüm

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2021 tarihli 2020/50 Esas ve 2021/633 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının yenge-yeğen olduğunu, davalı ...'ın müvekkilinin eşinin ablasının oğlu olduğunu, aralarında hiçbir şekilde bir ticaret veya alacak-borç ilişkisi doğuracak bir işlem yapılmadığını, müvekkilinin eşi olan dava dışı ... ile yeğeni olan davalı arasında inançlı işlem yapıldığını, dava dışı ...'ın Almanyada ikamet ettiğini, Almanyada yapmış olduğu birikimini Türkiyede değerlendirmek amacıyla şehir içi bir minibüs hattı satın alma yolunu seçtiğini,

ancak yasal olarak ülkemizin bu konudaki mevzuatı ...'ın Almanyada kullandığı ehliyetinin iptaline sebep olacağından ve ülkemizde aracın resmi işlemlerinin takibi zor olacağından, Ankarada yaşayan ve işsiz olan yeğeni ... ile konuşmak ve anlaşmak suretiyle, parasını ödeyerek satın almış olduğu minibüsün tüm resmi kayıtlarını ve söz konusu aracın resmi alımını davalı üzerinden yaptığını, ayrıca ...'ın, davalı ... ile vardığı anlaşmaya göre, ...-...'a ait ... Sokak ... No:...

D:... ... ... adresindeki evin davalıya bedelsiz tahsis edildiğini ve ... tarafından satın alınan minibüste çalışmasının sağlandığını, dava dışı ... söz konusu aracı satın aldıktan sonra bu minibüsü işletmesi amacıyla yine dava dışı ... isimli kişiye yeğeni ...'ın şoför olarak çalıştırılması şartıyla kiraya verdiğini, Ağustos 2014 tarihinden bu yana çalışmaya devam eden taraflar arasında yani dava dışı ... ile ... arasında, ...'ın devamlı surette para talep etmeye başlamasıyla problemlerin baş göstermeye başladığını, ailevi sorunlarda eklenince ve dava dışı ...'ın, kendisine ait ancak ... adına kayıtlı olan aracı devretmesini talep ettiğini,

bunun üzerine tartışmalar çıktığını, ...'ın kendi adına kayıtlı aracı geri verme konusunda zorluklar çıkarmaya başladığını, ...'ın nihayetinde minibüsü geri verme konusunda ikna edildiğini, Noterdeki yazım işlerinin bitmesine müteakip imza aşamasında müvekkilinin önüne davalı ... tarafından matbu senet metni içeren ve bedel kısmında 100.000 TL yazan ancak diğer doldurulması gereken yerlerin tamamının boş olduğu bir kağıt konulduğunu ve imzalamasının istenildiğini, müvekkilinin bunu imzalamak istemediğini, ancak davalı ...'ın o zaman devrin yapılmayacağını, söz konusu minibüsü çalıştırmayacağını, yakacağını,

müvekkilinin eşi dava dışı ...'ı bitireceğini söyleyerek tehdit ettiğini, o an korkan ve eşi dava dışı ...'a ulaşamayan ve ne yapacağını bilemeyen müvekkilinin, akrabalık bağınıda göz önüne alınarak nasıl olsa ... ile davalı ... ve ...'ın ablası anlaşırlar bu işler tatlıya bağlanır mantığı ile söz konusu olayı büyütmeden ve herhangi bir şikayet yoluna gitmeden belgeyi imzalamak zorunda kaldığını, dava dışı ...'a iade işlemi yapan davalının, ... Sokak ... No:...

D:... ... ... adresinde oturmaya ve aynı minibüste şoför olarak çalışmaya da devam ettiğini, bu süreçte müvekkilini zor durumda bırakarak, tehdit ederek davalı tarafından imzalattırılan söz konusu bono vasfını taşımayan belge defalarca gerek müvekkili tarafından gerek dava dışı ... tarafından geri istenildiğini ancak davalının bu belgeyi iade etmekten imtina ettiğini, davalının bu belgeyi evde oturmak ve çalışmak için tehdit ve şantaj unsuru olarak kullanmaya çalıştığını, sonuç olarak,

müvekkilinin haciz baskısı altında olduğunu, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, borcu kabul etmemek kaydıyla davalının bir alacağı var isede bu alacağının müvekkilinden olmadığını, müvekkilinin inançlı işlemin tarafı olmadığını, Karşıyaka 4. Noterliğinin 08.12.2017 tarih ve 40494 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinde davalının tüm alacağını aldığına dair ikrarı bulunduğunu, bunlara rağmen müvekkili aleyhinde icra takibine girişilmesinin haksız ve hukuka açıkça aykırı olduğunu belirterek öncelikle.

HMK 207.

Maddesine göre hükümsüz kaldığını düşündükleri belgenin tahsili amacıyla açılan İzmir 1. İcra Müdürlüğünün 2018/6003 sayılı icra takip dosyası ile Haymana İcra Müdürlüğünün 2018/110 sayılı icra takip dosyalarının, müvekkilinin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan, teminatsız veya uygun görülecek bir teminat mukabilinde ve iş bu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar durdurulmasına yönelik ihtiyat-i tedbir kararı verilmesine ,

aksi kanaatte ise İİK 72. Madde hükmüne uygun bir şekilde teminatsız veya uygun görülecek bir teminat mukabilinde ihtiyati tedbir tesis edilmesini ve icra dosyasına yatırılacak bedelin davalı alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına, davalı aleyhine açmış oldukları iş bu menfi tespit davasının kabulü ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olarak başlatmış olduğu icra takiplerinden dolayı kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu dava ticaret mahkemesinin görev alanını ilgilendirdiğinden bu davaya bakmakla görevli olan mahkemenin, Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, tarafların araç devrini gerçekleştirmeden önce anlaştığını ve araç devrinin yapılacağı tarih olan 08.12.2017'de satış işlemi olmadan davacı borçlu ...'ın, müvekkiline olan borcu karşılığında işbu menfi tespit istemli davaya konu icra dosyasındaki 100.000-TL bedelli bonoyu noterde verdiğini, bu bononun tanzim tarihinin noterde araç devrinin gerçekleştiği tarih olan 08.12.2017 olduğunu,

dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların asılsız ve hiç meydana gelmemiş, olmamış olaylara ilişkin asılsız söylemler olduğunu, davacının bahse konu bononun noterde verildiğini bizzat tasdik ettiğini, ortada bir baskı ve tehdit olmadığını, tarafların anlaştığını, bononun noterde verildiği hususunun da davacı yanca açıkça zikredildiğini,davacının bono bedelini ödememek ve icra takibini sürüncemede bırakmak için tüm bu asılsız iddiaları ortaya attığını ve işbu haksız davayı açtığını, borç sebebi açıkça noter satış sözleşmesine dayandığından davacı tarafın sunduğu,

sunacağı hiçbir delilin değerlendirilmesine muvafakatleri olmadığını, zira yargılamanın uzamaması ve müvekkilinin mağduriyetinin artmaması gerektiğini, davacının araç satışına karşılık aynı gün satıştan önce (davacı ikrarıyla sabittir) bono tanzim ettiğini ve bononun ödendiğine dair de işbu dosyaya hiçbir delil sunamadığını çünkü böyle bir delil bulunmadığını, müvekkilinin hem alacaklı hem mağdur olduğunu, davacının sadece, bono bedelini ödememek için noter ihtarıyla bononun iadesini istemekle yetindiğini,

müvekilinin de bu ihtarnameye cevaben 100.000-TL bedelli bononun tüm fer'ileriyle birlikte ödenmesi ile diğer tüm borçların da ödenmesi hususunu ihtaren bildirdiğini, bu sebeple de davacı taraf iddialarının dinlenemeyeceğini ve haksız davanın reddine karar verilmesini istediklerini, mükerrer takibin söz konusu olmadığını, ihtiyati haciz dosyasından haciz yapılmış olup;

esas icra dairesinden hiçbir haciz işlemi yapılmadığını, zira Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/5940 E. Sayılı dosyası olan esas dairesi icra takibi kesinleşmeden davacı borçlunun dosya borcunu Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/5940 E. Sayılı dosyasına depo ettiğinin UYAP üzerinden görüldüğünü, yerel mahkemeden verilen 12.06.2018 tarihli ihtiyati tedbir kararıyla takip dosyasına yatırılan para İİK 72 maddesi uyarınca alacaklıya ödenmesi ihtiyati tedbirle durdurulduğunu, ihtiyati tedbir kararı dolayısıyla da dosyaya yatan paranın taraflarına ödenemediğini,

tedbir kararının bir an önce kaldırılmasını ve müvekkilinin mağduriyetinin artmamasını istediklerini, araç satış sözleşmesinden kaynaklı olarak borç ödemeye yönelik olarak tanzim edilen bononun tahsili söz konusu olup alacaklı olan müvekkilinin de en az borçlu kadar korunmaya değer menfaati bulunmakta olduğunu ve müvekkilinin mağdur edilmemesi gerektiğini belirterek işbu davanın usulden reddine (görev yönünden), müvekkiline karşı açılan davaya cevaplarının kabulüyle kötü niyetli ve haksız olarak açılmış olan davanın reddine, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,

davacının, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı tutulmasına, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, ''...davacı ve davalının akraba oldukları, davacının münibüs hattı almaya karar verdiği ve Almanya'da yaşaması ve ehliyetinin iptali gibi nedenlerle aldığı aracı davalının üzerine yaptığı, ancak daha sonra aracın devrinin kendisine geri verilmesini istediğinde davalının problem çıkardığı,

kendisini zor durumda bırakarak ve tehdit ederek senet imzalattığını beyan ettiği , davalının ise araç satışına karşılık aynı gün bono düzenlenip kendisine verildiğini iddia ettiği, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından senet yağması suçundan davalı hakkında takipsizlik kararı verilmiş olduğu görülmekle senedin imzalanması sırasında tehdit halinin söz konusu olduğu iddiasının davacı tarafından kanıtlanamamış olmakla birlikte mücerretlik ilkesi gereğince bir hukuki işlem olarak senet düzenlenmesinin geçerli olacağı sonuç ve kanaatine varılmakla ispatlanamayan davanın reddine ,dosya içeriğine göre;

tesis edilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle davalının alacağına kavuşması gecikmiş olduğundan...'' gerekçesiyle; ''...Davanın REDDİNE, Alacağın %20 si üzerinden hesaplanan 20.000,00 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine...'' şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; olayların oluşumu, gelişimi, dosya kapsamında dinlenen tanıklar, davalı asilin beyanı, davalı vekilinin beyanları göz önüne alındığında ilk derece mahkemesi gerekçesi ve kararının hatalı olduğunu, takibe konu bononun noterde kayda geçmeksizin satıştan hemen önce verildiğinin tarafların beyanları ile sabit olduğunu, davalı tarafın dava konusu olan bonoyu ta'lil ettiğini ve Karşıyaka 4. Noterliğinin 08.12.2017 tarih ve 40494 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesine bağladığını,

Karşıyaka 4. Noterliğinin 08.12.2017 tarih ve 40494 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinde davalının alacağını aldığı, alacağının kalmadığını noter huzurunda beyan ettiğini, bononun ispat gücü açısından resmi senet hükmünde olan noter evrakından daha aşağı seviyede olduğunu, dava dışı müvekkilinin eşi davalının dayısı ...'ın inanan kişi olduğunu, davalının iddiasına göre müvekkilinin davalıya karşı "seni mağdur etmeyeceğim" demesinin mümkün olmadığını, dava dışı ... ile aralarında bulunan iş ve işlemlerinin sadece tarafları bağlayacağı ve varsa kendi aralarındaki alacak-borç ilişkisinde müvekkilinin taraf olamayacağını;

davalının inançlı işlemde de muhatabının dava dışı ... olduğunu, hal böyle iken müvekkilinin durduk yere senet imzalayarak satıştan hemen önce vermesinin kesinlikle hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaldı ki; senet imzalandıktan hemen sonra yani 08.12.2017 tarihinde davalının hesabına müvekkilinin hesabından 50.000 TL gönderildiğini, buna ilişkin banka dekontunun dosyaya sunulduğunu, müvekkilinin iradesini sakatlayan, iradesini fesada uğratan sebeplerin olduğunun dosyada dinlenen tanıklar ile ispatlandığını,

tanık ifadelerinden de anlaşılacağı üzere müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmamasına rağmen ve herhangi bir bono vermesine bile ihtiyacının olmamasına rağmen davalının inançlı işleme konu minibüsünün geri iadesinde zorluk çıkartarak bir takım sözler sarfetmek suretiyle müvekkilinin iradesini sakatladığını, fesada uğrattığını, davalının, devir için gidilen noterde sıra beklerken müvekkilinin önüne senet koyması ve davalının devredilecek araca zarar vermeye yönelik beyanları, devirden vazgeçme ihtimali gözönüne alındığında müvekkilinin yapacağı birşey kalmadığını ve senedi imzalamak zorunda kaldığını,

müvekkilinde oluşan tehdit algısı kendisine yönelik olmayıp mala/araca yönelik olduğunu, kaldı ki;aracın mülkiyetinin kendisine devri ile tehdit algısının sona erdiğini, ancak irade fesadı yaparak senet alınmasından dolayı ve tarafların akraba olması da dikkate alındığında aile içi bu senedin geri alınmasına yönelik gerek eşi ... gereksede başkaca akrabalarının devreye girdiğini bir çözüm olmadığını, iş bu davayı açma ve suç duyurusunun yapılması arasındaki bekleme süresi ve boş olarak senedin verilmiş olmasının, davalıdan icra takibine geçmeyeceği ve bir şekilde senedin iade edileceği yönünde görüşmelerin sonucu olduğunu,

tarafların dayı/yenge-yeğen olduğunu, kabul anlamına gelmemesi kaydıyla müvekkilinin davalıya senedi verdikten ancak devirden önce o gün 50.000 TL gönderdiğini, bu ödemenin kısmi olarak itfa olarak kabul edilerek senetten düşülmesi gerekirken hesaplamaya dahil edilmemesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, senedin tehdit unsurları ile müvekkilinin kadın olmasından ve araca zarar verme niyetinin olduğunun açık bir şekilde belirtilmesiyle alındığının açık olduğunu, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının takipsizlik kararına karşı da kanun yararına bozma yoluna gidildiğini,

davalı vekilinin cevap ve beyanları dikkate alındığıda hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek hükmün bozulmasına, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine; hükmün bozulması yerine, davanın bölge adliye mahkemesi’nde yeniden görülmesine karar verilirse;

ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılmasını ve duruşmalı yapılacak istinaf incelemesi neticesinde yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne, davalı tarafından söz konusu kararın bazı bölümleri Polatlı İcra Müdürülüğü 2021/3427 sayılı icra dosyası ile takibe konulmuş olup iş bu takip açısından tehiri icra kararı verilmesini, davalı tarafından açılan Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğünün 2018/5940 sayılı icra dosyası ile takibe konulmuş olup iş bu takip açısından tehiri icra kararı verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin hem alacaklı hem mağdur olduğunu, işbu dosya hakkında daha önce Karşıyaka Asliye Hukuk Mahkemesince 2018/412 E. Sayılı dosyasıyla görevden reddedildiğini ve HMK 331/2. maddesi gereğince yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına kararı uyarınca, yerel mahkeme vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmetmesi gerekirken hükmetmediğini, bu sebeple yerel mahkemenin bu husus dışındaki kararının onanması; bu hususun lehlerine bozulması gerektiğini belirterek karşı yan istinaf müracaatının reddine, katılma yoluyla istinaf müracaatlarının kabulüne, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, İİK'nun 72. Maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

HMK'nın "Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri" başlıklı 331. maddesinin ikinci fıkrasında," Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Görevsizlik ya da yetkisizlik hâlinde verilecek karar "usulden ret" kararıdır (HMK m.115/2). Diğer bir anlatımla görevsizlik ve yetkisizlik kararları ile mahkeme davadan elini çekmiş olsa da söz konusu kararlar davanın esasını çözmeyip, davacı bu kararların kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde görevli veya yetkili mahkemeye başvurarak davaya kaldığı yerden devam olunmasını sağlayabilmektedir.

(HMK 20. mad.) Çünkü; usule ilişkin nihai kararla davanın esası hakkında herhangi bir karar verilmediğinden davanın sonunda hangi tarafın haklı, hangi tarafın haksız olduğu tespit edilemez.

Ancak "yargılama giderlerinin, kural olarak aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilmesi" gerektiğine ilişkin HMK'nın 326. maddesi ve "yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği; yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümünün hüküm altında gösterileceği;

hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceğinin, mahkemece ilamın altına yazılması" gerektiğine ilişkin HMK'nın 332. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde henüz yargılamayı sona erdirmeyen görevsizlik veya yetkisizlik kararları üzerine yetkili mahkemede davaya devam edildiği hâllerde uyuşmazlığın esası hakkında verilecek nihai kararda haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin hüküm altına alınması yerinde olacaktır.

Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; taraflar arasında Noterde resmi yazılı şekilde noterde düzenlenen araç satış sözleşmesinin içeriği, dava konusu bononun düzenleme tarihi, davalıya bono bedelinin ödendiğine dair belge sunulamamış olması; davalının zorlaması üzerine senedi imzalayarak davalıya verdiğine dair delil sunulamadığı;

davacının dava dilekçesinde iddia ettiği hususları yazılı delil ile ispat edemediği; talep üzerine mahkemece verilen tedbir kararı nedeni ile davalının alacağına geç kavuşmasından kaynaklı zarara uğradığı anlaşılmış olmakla davacı vekilinin itirazlarının yerinde olmadığı;

diğer taraftan yukarıda belirtilen yasal düzenlemeye göre mahkemece verilen kararda HMK'nın 331/2 maddesine uygun olarak yargılama giderinin görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmiş olması nedeni ile görevsiz mahkemede yapılan yargılama giderine ve vekalet ücretine ayrıca hükmedilmemiş olmasında, usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmakla; davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekili ve davalı vekilinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2021 tarihli 2020/50 Esas ve 2021/633 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-İSTİNAF AŞAMASINDA;

Davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 346,90-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

Davalıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 346,90-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),

3-Davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/11/2024

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/303, K. 2024/1645, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/303
Karar No
2024/1645
Tarih
14 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/305 K.2024/792
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/306 K.2024/794
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/306 K.2024/1023
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/308 K.2024/756
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/312 K.2024/1560
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/313 K.2024/738

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.