KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Dosya no
- 2023/27
- Karar no
- 2025/1032
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/03/2022 (Dava) - 27/10/2022 (Karar
- Numarası
- 2022/218 Esas - 2022/890 Karar
- Dava
- Maddi Tazminat
- Bam karar tarihi
- 25/06/2025
- Karar yazım tarihi
- 25/06/2025
Karar Metni
2.186 kelime·11 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/218 Esas-2022/890 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 23/08/2021 tarihinde otoparkta manevraları düzenleyen genel şartlara uymama kuralını ihlal ederek müvekkiline ait park halindeki ... plakalı araca çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini ve müvekkilinin aracının maddi zarara uğradığını, karşı aracın davalı ...'a ait olduğunun ve ...
A.Ş'ne sigorta ettirildiğinin anlaşıldığını, müvekkili Türkiye’de kısa süreli tatil amaçlı bulunduğundan ötürü hasar tespitini Almanya’ya döndüğünde yaptırabildiğini, uğradığı maddi zararın 3.900,00 Euro olduğunu, davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, başvuru dilekçelerinin 01/10/2021'de tebliğ edildiğini, 8.iş günü bitimi itibariyle sigorta şirketinin 14/10/2021 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünü, sigorta şirketinin temerrüde düştüğü gün €/TL ....Bankası efektif alış kurunun 10,6045 TL olduğunu,
kaza tarihinde ZMSS kapsamındaki teminat limiti 43.000,00-TL olup Euro cinsinden karşılığının 4.054,88 Euro olduğunu, dolayısıyla araçta meydana gelen zararın tamamının teminat limiti dahilinde olduğunu, araçta oluşan zarar dışında zararın tazmini için sarf edilen hasar tespit giderleri, tercüme ücretleri, mahkeme masrafları ve vekalet ücretlerinin de yargılama giderleri kapsamında davalının sorumluluğu içinde olduğunu belirterek,
3.900,00 Euro maddi hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hasar tespit giderleri 969,73 Euro ve ekspertiz raporunun tercüme giderinin de yine davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ...
A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava yetkisiz yerde açıldığından reddi gerektiğini, müvekkilinin adresinin İstanbul ili Kadıköy ilçesinde bulunduğunu, davanın İstanbul Mahkemelerinde açılması gerektiğini, Bölge müdürlüğünün şube olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini,
her ne kadar davacı yan müvekkili şirkete süresi içinde başvuruda bulunduğunu iddia etmiş ise de eksik belgelerle başvuruda bulunmuş olup, eksik ekspertiz raporunun talep edilmesine rağmen temin edilmediğini, kusur raporunun ATK Trafik İhtisas Kurulundan alınmasını, davacının müvekkili şirketin yokluğunda yaptırdığı tespitin delil niteliği bulunmadığını, zararın Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında mahkemeler nezdinde alınacak raporla ispatı gerektiğini, anlaşmalı servis sigortalıdan onay almadan hiçbir işlem gerçekleştiremeyeceği gibi, eksper ile servis arasındaki iskontonun ise başvuran tarafın lehine olup başvuran onay verdikten sonra,
müvekkili şirketten iskonto farkının talep edilmesinin mümkün olmadığını, KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, tazminat tutarının dava dilekçesinde harcı yatırılan tutarı geçemeyeceğini, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren (8) iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde başvuru tarihinde muaccel hale geldiğinden, bu tarihlerden öncesi için faiz sorumluluklarının bulunmadığını, talep edilmesi gereken faizin de yasal faiz olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın taleplerinin fahiş ve kötü niyetli olduğunu, ayrıca, hasar tespit gideri tercümesi konusunda da istenen bedel fahiş olmakla reddini talep ettiklerini, müvekkilinin kusuru olmamasına rağmen müvekkilinin davacıyı beklediğini, polis çağırdığını, hasarın durumunun tespit edildiğini, müvekkilinin durumu sigorta şirketine haber verdiğini, sigorta şirketinin bahse konu zararı karşılaması gerektiğini, bu arabanın Almanya’daki değerinin dahi üzerinde tazminat talep edilmesinin kanuna ve tazminat hukuku kurallarına aykırı olduğunu, davacının, zararın artmasına kendisinin sebebiyet verdiğini, park alanına yanlış park etmesi konusunda davacının kusuru bulunduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; "...Davalı sigorta şirketinin Ege Bölge Müdürlüğü bulunduğundan yetki itirazının reddine karar verildiği, kusur oranlarının tespiti açısından düzenlenen raporda; davalı ...'ın idaresindeki kamyonet ile alışveriş merkezi açık otoparkında park halinde bulunduğu esnada aracı ile park yerinden dikkatsiz ve özensiz olarak ayrılmak istediği esnada aracının sağ arka tekerlek kısımları ile park halinde bulunan davacıya ait ....yabancı plakalı otomobilin sol ön tampon ve çamurluk kısmına çarpması neticesinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında 2918 Sayılı KTK'nın 67-b) ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 137.maddesini ihlali ile
1.derecede etken hatalı davranış sergilemiş olduğu, ...plakalı araç sürücüsünün ise kazanın oluşumunda herhangi bir hatalı davranışının bulunmadığı kanaatine varıldığının bildirildiği, bu değerlendirmenin mahkememizce de benimsenerek kazasının oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunun kabul edildiği, makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda; hasarla ilgili olarak Almanya'da .. Motorlu Araç Bilirkişi Bürosu tarafından davaya konu ....
Alman plakalı otomobilin 21.09.2021 tarihinde Almanya Berlin'e hasarlı olarak götürülüp yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde hazırlanmış raporda yer alan yedek parça ve işçilik ücreti hesaplamalarının aracın uğramış olduğu kaza ile uyumlu, orantılı ve Almanya ülkesindeki şartlara göre makul bulunduğu, buna göre yapılan hesaplama neticesinde davacıya ait araçta yedek parça, işçilik ve KDV dahil toplam 4.497,09 Euro hasar meydana geldiği,
bu rakamın aracın kaza tarihi itibariyle 4.200,00 Euro olarak belirlenen 2.el piyasa rayiç değerini aşması nedeniyle onarımının ekonomik olmayacağı, pert-total olarak kabul edilmesi gerektiği, Almanya'da aracın sovtaj değerinin 300,00 Euro olduğu, bu kapsamda davacı tarafça talep edilebilecek maddi tazminatın (4.200,00 Euro - 300,00 Euro =) 3.900,00 Euro olduğu kanaatinin bildirildiği, rapor dosya kapsamına uygun bulunmakla hükme esas alındığı,
... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile kaza tarihi itibariyle 43.000,00 TL limitle sigorta kapsamına alındığı dosya kapsamı belgelerle sabit olup, kaza tarihi olan 23.08.2021 tarihi itibariyle ....
Bankası'nca yayımlanan kura göre 1 Euro'nun 'TL' karşılığının 10.6470 olduğu, buna göre kaza tarihi itibariyle 43.000,00 TL'nin 4.038,69 Euro'ya denk geldiği, davalı sigorta şirketinin bilirkişi tarafından hesaplanan 3.900,00 Euro'luk maddi tazminattan ZMMS poliçesi ve limiti kapsamında dava konusu trafik kazası sırasında aracın maliki olan ... ve sürücüsü olan ... ile birlikte davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları sonucuna varıldığı,
yine 21.09.2021 tarihli 969,73 Euro'luk ekspertiz incelemesine ilişkin ekspertiz bedelinin Almanya'daki ekonomik ve sosyal koşullara göre uygun ve kadri maruf olduğu bildirildiğinden aynen benimsenen rapora göre davacının 969,73 Euro'luk ekspertiz ücretine ilişkin talebinin de kabulü ile dava dilekçesindeki talep uyarınca dava tarihi itibariyle .....
Bankası'nca yayınlanan kura göre 1 Euro'nun 'TL' karşılığının 16.3524 olması nedeniyle 969,73 Euro ekspertiz ücret bedelinin dava tarihi itibariyle (969,73 Euro x 16.3524=) 15.857,41 TL olarak yargılama giderlerine eklendiği, ayrıca ekspertiz raporunun Türkçe tercümesi gerekeceğinden bu kapsamda davacı tarafın 06.04.2022 tarihli dilekçesi ekinde sunulan ve tercüme bedeli olarak dava dışı şirket tarafından davacı adına düzenlenen 05.04.2022 tarih ve KDV dahil 855,00 TL'lik fatura tutarı da uygun bulunmuş olmakla, davalılardan yargılama gideri olarak tahsiline karar verildiği,
somut olayda davacı tarafça davalı sigorta şirketine 29.09.2021 tarihinde müracat edilmiş olup 8 iş gününün ilavesiyle davalı sigorta şirketinin 14.10.2021 tarihi itibari ile temerrüde düştüğü, diğer davalılar yönünden ise haksız fiil hükümleri gereğince kaza tarihi olan 23.08.2021' in temerrüt tarihi olarak kabul edildiği, sonuç olarak.
DAVANIN KABULÜNE, 3.900,00 Euro maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.08.2021'den itibaren (davalı sigorta şirketi yönünden 14.10.2021 tarihinden itibaren) 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince döviz faizi işletilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ...
AŞ vekili tarafından; "...Başvuru şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekirken hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, her ne kadar süresi içerisinde başvuruda bulunulduğunu iddia edilmiş ise de, davacının asıl talebinin sürekli sakatlığı sebebiyle meydana gelen kalıcı sakatlığı sonucu manevi tazminata ilişkin olduğunu, ancak, başvuran yandan manevi tazminat talebinin değerlendirmeye alınabilmesi için, eksik evrak talep edildiğini, bu talepleri giderilmeden dava yoluna başvurulduğunu, sigorta şirketine yapılmış olan başvurularda belirli kriterlerin sağlanması gerektiğini,
zararın hesaplanmasına ilişkin belgelerde eksiklik veya yanlışlık yapılması hâlinde, başvurunun geçerli kabul edilemeyeceğini, ZMMS poliçe limitleri TL cinsinden olup, EURO cinsi tazminat tutarı belirlenmesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirket Tükiye Cumhuriyetinde faaliyet gösteren bir kurum olup primlerini TL cinsinden tahsil edip, TL cinsinden mağdurlara ödeme yaptığını, bu sebeple davacının Euro cinsinden talebinin reddi gerektiğini, hatalı bilirkişi raporunun hükme esas teşkil etmesinin istinaf sebebi olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla,
mahkeme tarafından döviz cinsinden tazminat tutarının kabul edilerek kaza tarihindeki döviz kuru baz alınarak hesaplama yapılmasının ve karara bağlanmasının istinaf sebebi olduğunu, eksper raporunda 23.08.2021 tarihindeki kura göre.
3900 Euro'nun 41.523,00 TL’ye denk geldiğini, 41.523,00 TL maddi zararın ise, karar tarihindeki (27.10.2022) kur baz alındığında, 41523 TL/ 18,6040=2.231,93 Euro olduğunu, işbu sebeple kaza tarihindeki verilerin değil karar tarihindeki verilen dikkate alınması gerektiğini, ayrıca ülkemizde yapılmayan araç hasarı için KDV dahil hesaplama yapılması hatalı olup ekspertiz ücreti ve tercüme ücreti de asıl alacak olmayıp, döviz cinsinden alacağa hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin ekspertiz ücreti ve tercüme giderlerinden sorumluluğu bulunmadığını,
döviz kuru olarak faiz hesaplaması yapılarak hüküm kurulması da hatalı olup faizin yasal faiz olduğunu..." gerekçeleriyle mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasına dayalı olarak yabancı aracın uğradığı zararın karşı taraf sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısından tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı ... A.Ş vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacıya ait aracın park halinde olduğu esnada davalı tarafa ait ... plakalı aracın çarpması neticesinde davacı aracının zarar gördüğü, Almanya'ya götürülen aracın eksper incelemesi neticesinde, araçtaki zararın belirlendiği ve davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, ancak ödeme yapılmadığından eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan kusur ve hasar raporuna göre, kazada manevra kurallarına uygun hareket etmeyen davalı taraf sürücüsünün kusurlu olduğu, davacıya atfı kabil bir kusur bulunmadığı, Alman eksper raporunun kaza ile ve Alman piyasa rayici ile uyumlu olduğu, aracın tamirinin araç değerini aşması nedeniyle tamirinin ekonomik olmayıp pert total olması gerektiği, aracın kaza tarihindeki rayicinden piyasa koşullarına göre belirlenen sovtaj değerinin düşümü ile gerçek zarar miktarının 3.900 Eur olarak belirlendiği,
bahse konu bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve olayın oluşumuna uygun olup, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu görülmekle, mahkemece bu rapora göre hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davalı sigorta şirketi vekilinin bu husustaki itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ekspertiz ücreti ve tercüme giderlerinin kaza ile irtibatlı gerçek zarar kapsamındaki giderlerden olması nedeniyle yargılama giderlerine eklenmesinde bir isabetsizlik olmadığı, ayrıca, davadan önce başvuru şartının yerine getirildiği görülmekle bu yöndeki itirazın ve yine gerçek zararın tazmini ilkesi nedeniyle KDV'nin dahil edilmemesi gerektiğine dair itirazın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin istinaf dilekçesinin başında somut dava dosyası ile ilgisiz bir şekilde ileri sürülen "kalıcı sakatlık ve manevi tazminat"a dair hususların dosya ile bağlantılı olmadığı ve bu nedenle yerinde görülemeyeceği de açıktır.
Almanya'da ikamet eden ve aracı Alman plakalı olan davacının yabancı para üzerinden alacağını dava etmesi mümkün olup, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL cinsinden hüküm kurulması da mümkündür. Bununla birlikte, davalı sigorta şirketinin kaza tarihindeki poliçe limiti 43.000-TL olup, hükümde bu hususun belirtilmesi gerekirken, infazda limit aşımına neden olunacak şekilde karar verilmesi ve yargılama giderlerinin de poliçe limiti ile orantılı olacağı hususuna dikkat edilmemiş olması doğru olmamış, ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının HMK 353/1-b-2.madde uyarınca kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... A.Ş vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, mahkeme kararının HMK 353/1-b-2. madde uyarınca kaldırılıp, Dairemizce yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/27, K. 2025/1032, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama