KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
- Dosya no
- 2024/627
- Karar no
- 2024/556
- İncelenen kararın mahkemesi
- KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/12/2023 (Talep) - 07/02/2024 (Karar
- Numarası
- 2023/119 D.İş Esas - 2023/127 D.İş Karar
- Talep
- İhtiyati Hacze İtiraz
- Bam karar tarihi
- 28/03/2024
- Karar yazım tarihi
- 28/03/2024
Karar Metni
2.142 kelime·11 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/02/2024 tarihli 2023/119 D.İş Esas ve 2023/127 D.İş Ek Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile borçlular arasında akdedilen kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, kredi şartlarına uyulmaması ve borcun zamanında ödenmemesi nedeniyle borçlulara Beşiktaş 17.Noterliğinin 18/03/2021 tarihli 23476 yevmiye nolu kat ihtarnamesinin keşide edildiğini, bu borç kapsamında kefil ...'ın sorumluluğunun 145.631,09 TL, kefil ...'ın sorumluluğunun 145.631,09 TL, kefil ...'in sorumluluğunun 1.167.736,55 TL olduğunu bildirerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla;06.12.2023 tarihi itibariyle borçlu ... yönünden 1.488.229,06 TL, borçlu ... yönünden 1.488.229,06 TL, borçlu ... yönünden 145.631,09 TL, borçlu ... yönünden 145.631,09 TL, borçlu ... yönünden 1.167.736,55 TL nakit alacağın tahsilini teminen borçluların menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İhtiyati Hacze İtiraz Eden Karşı Taraf Vekili İtiraz Dilekçesinde Özetle. Muterizler ... ve ... vekili 05/01/2024 uyap tanzim tarihli dilekçesi, muterizler ... ve ... 05/01/2024 havale tarihli dilekçeleri ve muteriz ...
08/01/2024 havale tarihli dilekçesi ile, ihtiyati haczin icrası nedeniyle haciz işlemleri yapıldığını ve zarara uğranıldığını, zira İİK'nun 257.maddesinde öngörülen şartların gerçekleşmediğini, zira alacağın rehinle teminat altına alındığını, borçluların kaçma ve mal kaçırma durumlarının söz konusu olmadığını bildirerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını ve dosyaya sunulan teminat üzerine tedbir konularak alacaklıya iade edilmemesini talep etmişlerdir.
Muterizler ... (...) vekili 23/01/2024 uyap tanzim tarihli dilekçe ile, bu kez dava konusu alacakla ilgili olarak Tire İcra Müdürlüğünün 2023/2324 E.sayılı dosya ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, rehinle teminat altına alınan alacak hakkında ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini ileri sürmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece 22/12/2023 tarihli ara karar ile ''...Talep eden banka ile borçlulardan ... arasında 04/08/2015 tarihli 350.000,00 TL limitli ve 15/04/2020 tarihli 1.000.000,00 TL limitli kredi çerçeve sözleşmeleri imzalandığı, 04/08/2015 tarihli sözleşmeyi borçlular ..., ... ve ...'ın 350.000,00 TL kefalet limitli olarak, 15/04/2020 tarihli sözleşmeyi ... ve ...'in 1.000.000,00 TL kefalet limitli olarak müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, krediler kullandırıldığı, çek karnesi verildiği,
ödemelerdeki aksamalar üzerine hesapların kat edilerek 16/03/2021 tarihi itibariyle 676.223,13 TL nakit, 126.825,00 TL gayri nakit alacağın ödenmesi yönünde gönderilen ihtarnamenin karşı taraf borçlulara 22/03/2021 tebliğ edildiği, borçluların 26/03/2021 tarihinde temerrüde düştükleri, kat tarihinden talep tarihine kadar toplam 378.420,49 TL ödeme yapıldığı, 06/12/2023 talep tarihi itibariyle bankanın 1.308.665,68 TL nakdi alacağının bulunduğu,
karşı taraflar ... ve ...'in 1.308.665,68 TL nakdi alacağın tamamından, ... ve ...'in bu tutarın 128.841,23 TL'lik bölümünden ve ...'in ise taleple bağlı kalınarak 1.167.736,55 TL lik bölümünden sorumlu oldukları hususlarının yaklaşık ispat seviyesinde ispatlandığı, borçlular yönünden belirlenen bu nakdi kredi tutarları üzerinden ihtiyati haciz talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin nakdi kredi alacağının bakımından ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 27/12/2017 tarih 2016/1 E., 2017/6 K.sayılı içtihadında belirtildiği üzere, gayri nakdi krediler yönünden İİK'nun 257/1 maddesinde öngörülen muacceliyet koşulu bulunmadığından anılan madde kapsamında ihtiyati haciz kararı verilemez. Muaccel olmayan gayri nakdi kredi ile ilgili olarak soyut iddia dışında İİK'nun 257/2.maddesinde öngörülen şartların bulunduğuna dair yaklaşık ispat koşulu da yerine getirilmemiştir.
Bu itibarla gayri nakdi kredi alacağına ilişkin ihtiyati haciz talebi hukuki dayanaktan yoksun bulunmuştur...'' gerekçesiyle; ''...Gayri nakdi kredi alacağına ilişkin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, Nakdi kredi alacağına ilişkin ihtiyati haciz talebinin KISMEN KABULÜNE, İİK.nun 257/1 maddesi gereğince toplam 1.308.665,68 TL banka alacağına yetecek miktarda karşı taraf borçluların (borçlular ... ve ...'in 1.308.665,68 TL bu alacağın tamamından, ... ve ...'in bu tutarın 128.841,23 TL'lik bölümünden ve ...'in 1.167.736,55 TL lik bölümünden
sorumlu olmaları kaydıyla) menkul ve gayrimenkul malları ile 3.şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA...'' şeklinde karar verilmiştir. Karşı Tarafların Karara Süresinde İtirazı Üzerine; Mahkemece 07/02/2024 tarihli ek karar ile "....Muterizler ... ve ... vekili ile muterizler ..., ... ve ...'ın ihtiyati hacze itirazlarının ayrı ayrı REDDİNE, Tüm muterizlerin "...davalar sonuçlanıncaya kadar alacaklının mahkemeniz nezdindeki teminatı üzerine tedbir konularak teminatın alacaklıya iade edilmemesi" yönündeki taleplerin ayrı ayrı REDDİNE...." şeklinde karar verilmiştir
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati hacze itiraz eden karşı taraflar ..., ... (...), ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; somut olayda ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli şartlar oluşmamasınarağmen ihtiyati haciz kararı verildiğini, alacağı rehinle temin edilmiş olan alacaklının, kural olarak ihtiyati haciz isteminde bulunamayacağını, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması gerektiğini, dava konusu alacakla ilgili bulunan gayrimenkul rehni nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi şeklinde Tire İcra Müdürlüğü 2023/2324 E. sayılı icra takibi yapıldığını,
Yargıtay tarafından da rehinle teminat altına alınan alacak hakkında ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğine ilişkin içtihat birliğine varıldığını, somut olayda alacağın rehinle temin edildiğini, Tire İcra Müdürlüğünün 2023/2324 E. Sayılı dosyasında rehinle temin edilmiş bir alacağın varlığı halinde usule ve yasaya aykırı olarak ihtiyati haciz kararı verildiğini,
ihtiyati haciz kararının verilebilmesi için İcra İflas Kanunu madde 257'deki yazılı olan şartlara uymadan hukuka aykırı olarak verilen işbu ihtiyati haciz kararının Yerel Mahkeme tarafından kaldırılmasına karar verilmesi gerekmekte iken itirazlarının reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ... banka ile protokol yapmış olup mal kaçırma kastı bulunmadığını, müvekkilinin sabit ikametgahı bulunduğunu, mallarını kaçırmayı amaçlayan bir kimsenin sabit yerleşim yeri olamayacağını, ihtiyati haciz kararı verilebilme şartlarının oluşmadığını, müvekkillerinin mallarını kaçırdığına, mallarını gizleme hazırlığı içinde olduğuna,
veya alacağını tahsilini zorlaştıracak hileli işlemler yapıldığına ilişkin hiçbir somut delil bulunmadığını, bu nedenle ihtiyati haciz kararına karşı istinaf başvurularının kabulü gerektiğini, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu göz önüne alındığında davacı vekilinin;
davalı müvekkilinin hangi tür eylemlerinden dolayı mal kaçırmalarından şüphe duyduklarını açıklamadığı gibi bu yönde somut delil ve belge de sunamadığını, yalnızca sözleşme ile ihtiyati haciz kararı verildiğini, her ne kadar Yerel Mahkemece alacağın yaklaşık ispat seviyesinde ispatlandığı belirtilmişse de bu durumun gerçeği yansıtmadığını, zira talep eden banka tarafından yalnızca sözleşme sunulduğunu, kambiyo senetlerinin varlığında dahi ihiyati haciz kararı verilmezken yalnızca sözleşme ile ihtiyati haciz kararı verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkillerinin sorumlu olduğu bedeli ipoteğin fazlasıyla karşıladığını,
İİK'ya göre ihtiyati haciz telep etmek için alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması gerektiğini, alacak rehinle teminat alınmışsa, rehinli malın kıymetinin alacağı karşıladığı oranda ihtiyati haciz istenmesinin mümkün olmadığını, ihtiyati haciz talep eden bankada müvekkili şirket ve lehine borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte aşkın ipotekler kurulduğundan ihtiyati haciz verilme şartlarının oluşmadığını, karşı tarafça ihtiyati haczin kötü niyetle fahiş miktarlar üzerinden uygulama alanı bulması ve müvekkillerinin kaçma,
mallarını gizleme veya tahsili zorlaştırma niyetleri olmadığı da göz önüne alınarak ihtiyati haciz borçlusu olarak gösterilen müvekkilleri aleyhine alınan ihtiyati haciz kararının kaldırılması, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati hacze yapılan itirazın reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, 22/12/2023 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karşı tarafın itirazı üzerine mahkemece 07/02/2024 tarihli ek karar ile itirazın reddine karar verilmiş, karar karşı taraflar ..., ... (...) ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.
İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken ise alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen ve karara esas alınan raporun denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli olduğu; aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen karşı taraflar ... (...) ve ... yönünden İİK'nın 257. ve 258 maddeleri uyarınca yasal şartların oluşmuş olmasına göre adı geçenlerin itirazlarının tümden ayrı ayrı reddine; karşı taraflar vekilinin sadece ... yönünden aşağıdaki bendler kapsamındaki nedenler ile istinaf itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK’nın 45. maddesinde; "Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir" hükmüne yer verilmiştir.
Yargıtay12. Hukuk Dairesinin 2023/212 E.- 2023/7563K. Sayılı kararında da belirtildiği üzere, İİK'nın 45. maddesi asıl borçlular ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğine ilişkin bulunmaktadır.
Bir diğer anlatımla, İİK'nın 45. maddesi asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, kefiller hakkında uygulanmaz. Öte yandan, Hukuk Genel Kurulunun 18.04.2001 tarih ve 2001/12-354 Esas, 2001/367 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere alacağın rehin tutarı ile karşılanamayacağının anlaşılması ve bunun belirgin olması durumunda tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile alacaklının asıl kredi borçlusu hakkında genel haciz yolu ile takip yapmasına bir engel bulunmamaktadır.
Dosyada mevcut Tire İcra Müdürlüğü'nün 2023/2324 E.sayılı dosyasının incelemesinde tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, banka alacaklı, borçlular ise asıl borçlu ... ve ipotek veren kefil ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı; takip dosyasındaki 2 ayrı ipotek senedine göre alacağın birinci dereceden 600.000 TL ve 1.300.000 TL ikinci dereceden olmak üzere toplam 1.900.000,00 TL olarak ipotekle temin edilmiş olduğu, maliki ... olan bağımsız bölüme alacaklı banka lehine ve sadece asıl borçlu ...'in borcu için ipotek verildiği,
ancak taşınmaz maliki ipotek veren karşı taraf ...'ın borçu yönünden ipotek verilmediği; icra takip dosyası kapsamında 27/02/2024 tarihli kıymet takdiri raporunun tebliğine karar verildiği, üzerine ipotek konulan bağımsız bölümün kıymet takdirinin yapıldığı ve kıymet takdiri raporunda taşınmaz değerinin 44.585.000,00 TL olarak belirlenmiş olduğu, ancak henüz satış yapılmadığı ancak borçlu ... lehine verilen toplam ipotek bedeli ve ipoteğe konu taşınmazın tespit edilen değerinin borcu karşılamaya yeter derecede olduğu;
bu durumda alacaklı banka tarafından asıl borçlu hakkında hem ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile hem da genel kredi sözleşmesine dayalı olarak genel haciz yolu ile (7 örnek) ilamsız icra takibi başlatılmış ise de asıl borçlu yönünden alacak ipotekle temin edildiğinden ve alacağın ipotek bedelini aşmadığı anlaşıldığından asıl borçlu ... yönünden İİK'nın 45. maddesi gereğince öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerektiğinden asıl borçlu ... yönünden itirazın kabulü gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; karşı taraflar ...(...) ve ... vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine; karşı taraf ... vekilinin istinaf itirazının belirtilen yönden HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/627, K. 2024/556, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama