KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2024
- Dosya no
- 2024/745
- Karar no
- 2024/1124
- İncelenen kararın mahkemesi
- MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/01/2024
- Numarası
- 2023/250 Esas - 2024/57 Karar
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 18/10/2022
- Bam karar tarihi
- 11/07/2024
- Karar yazım tarihi
- 11/07/2024
Karar Metni
588 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/01/2024 tarihli 2023/250 Esas ve 2024/57 Karar sayılı dosyası dairemize gönderilmiş olmakla, yapılan ön inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İlk Derece Mahkemesince; "...Dava konusu bononun, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776 ncı maddesinde belirtilen yasal unsurları taşıdığı ve temel ilişkiden mücerret borç ikrarını içerdiği, bonodaki imzanın davacıya ait olduğunun sabit olduğu, bu konuda davacı-borçlunun da bir itirazının bulunmadığı, bononun anlaşmaya aykırı olarak sahtecilik yoluyla düzenlendiğinin ispat yükünün davacıda olduğu, davacının yazılı bir delil göstermediği, senedin yalnızca imzalanarak boş bir şekilde tedavüle çıkartılması mümkün olup, diğer kısımlarının sonradan doldurulmuş olmasının kıymetli evrak vasfını etkilemediği,
dava konusu bononun hile ve sahtecilik yoluyla oluşturulduğunun davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Miktar itibariyle tanık dinlenmesi mümkün değildir. Davacı iddiasını yazılı delille ispatlayamadığından, cevap dilekçesinde yemin deliline dayanması nedeniyle Mahkememizce 25/10/2023 tarihli duruşmada davacı ... vekili Av. ...'a 6100 sayılı HMK'nın 227.
Maddesi gereğince yemin deliline başvurup başvurmayacağı, yemin deliline başvuracak ise yemin metnini hazırlaması ve mahkemeye sunması için 6100 sayılı HMK'nın 90 ve 94. Maddesi gereğince iki haftalık kesin süre verilmesine, iki haftalık kesin süre içerisinde yemin metnini hazırlamadığı ve mahkememize sunmadığı taktirde yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına ve verilen kesin süreye rağmen davacı ... vekili Av. ...'un 6100 sayılı HMK'nın 227.
Maddesi gereğince yemin deliline başvurup başvurmayacağı konusunda herhangi bir beyanda bulunmadığı, bu nedenle davacının yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Bu nedenle, 6100 sayılı HMK'nın 190. Maddesi gereğince, ispat yükü üzerine düşen davacı taraf, bononun davalıya hangi nedenle verildiğini, bonondan dolayı borçlu olmadığı iddiasını ispatlayamadığından akis yöndeki beyanlara itibar edilmeyerek davanın reddine karar verilmiştir.
2004 Sayılı İİK'nın 72/5 Maddesi gereğince, davalı-alacaklının takip yapmakta kötüniyetli olduğunun ispat edilememesi nedeniyle yasal koşulları oluşmadığından davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine." şeklinde karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı asil, dosya dairemize gönderildikten sonra 24/06/2024 tarihli dilekçesinde; istinaf başvurusundan feragat ettiğini belirtmiştir.
6100 sayılı HMK'nın "Başvurma Hakkından Feragat" başlıklı 349. maddesine göre;
(1)Taraflar, ilâmın kendilerine tebliğinden önce, istinaf yoluna başvurma hakkından feragat edemez.
(2)Başvuru yapıldıktan sonra, feragat edilirse; dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur.
Somut olayda; istinaf eden davacının istinaf talebinden feragat ettiği görülmekle; 6100 sayılı HMK'nın 349-(2) maddesi ile dosya bölge adliyesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvurunun feragat nedeniyle reddolunacağının düzenlendiği ve feragatin usulüne uygun olarak yapıldığı anlaşıldığından; vaki feragat nedeniyle davacının istinaf başvurusunun reddine, dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/745, K. 2024/1124, 11 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama