KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2024
- Dosya no
- 2024/1608
- Karar no
- 2024/1512
- İncelenen kararın mahkemesi
- AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/03/2024
- Esas no
- 2024/192
- Karar no
- 2024/146
- İncelenen kararın mahkemesi
- SÖKE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/11/2023
- Esas no
- 2023/192
- Karar no
- 2023/558
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Gerekçeli karar tarihi
- 13.6.2024
Karar Metni
639 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, rücu alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davanın açıldığı Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesince uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olduğu gerekçesi ile Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir. Dosyanın gönderildiği Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince haksız fiilden kaynaklanan rücuen alacak davasının Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
TTK'nun 1472.maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır.
TTK'nun 1472.maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır.
Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir.
Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir.17.01.1972 tarih ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği;
sigortacının, sigorta ettirenin bütün defilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44. maddesine (TBK m.52) de dayanabileceği; doğal olarak sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.
Diğer taraftan, 3 Temmuz 1944 tarihli ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.03.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. sayılı kararına göre de "Sigortacının sigorta poliçesinden münbais olmayıp kanundan aldığı bir salâhiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği dâvada hukuk mahkemesine başvurması gerekir." şeklindedir.
Somut olayda. Davacı şirket tarafından 7.10.2020-7.10.2021 tarihleri arası dönem için sigortalanan ... plakalı ... adına düzenlenen kasko genişletilmiş ticari kasko sigorta poliçeli aracın 1.2.2021 tarihinde ... plakalı aracın hatalı sevki ile arkasındaki aracın tampona sürtmesi ile kazaya uğradığı, sigortalıya ödeme yapıldığı, çarpan sürücünün olay yerinden kaçtığı bu itibarla zararın rücuen tazmini talep edilmiştir.
Dava ile ilgili Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Aydın Asliye Ticaret mahkemesi arasında karşılıklı görevsizlik kararı verilmiştir. Dosya kapsamı itibariyle dava rücuen alacak davasıdır. Dava dışı sigortalı gerçek kişiye ait özel araç trafikte seyir halindeyken davalıya ait aracın çarpması sonucu oluşan maddi hasar dava dışı sigortalıya ödendiğinden sigorta şirketince tahsili istemli dava ikame edilmiştir. Burada uyuşmazlık sigorta poliçesinden kaynaklanmamaktadır.
Dava dışı sigortalı ile davalı arasında sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. Dayanağı haksız fiil olan rücuen alacak davasının belirtilen yönler karşısında genel mahkemece bakılıp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1608, K. 2024/1512, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama