KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi
- Mercii
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/27
- Karar No
- 2026/130
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2026
Karar Metni
715 kelime·4 dk okuma·15 bölüm
8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2026/27
KARAR NO : 2026/130
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05.11.2025
NUMARASI
2025/547 Esas, 2025/970 Karar
MAHKEMESİ : İZMİR 6. TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TARİHİ : 15.05.2025
NUMARASI
2024/599 Esas, 2025/410 Karar
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ : 20.01.2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 21.01.2026
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir 6. Tüketici Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, davacı sigorta şirketine sigortalı aracın yaptığı kaza sonucu davacı sigorta şirketi tarafından zarar gören üçüncü kişiye yapılan ödemenin davalı sigortalıdan tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davanın açıldığı İzmir 6. Tüketici Mahkemesince, sigortalı olan araç kamyonet olup davacı vekili tarafından 31.01.2025 tarihli beyan dilekçesinde kamyonetin kullanım şeklinin yük nakli olarak bildirildiği, poliçede de kullanım şeklinin yük nakli olduğu, kullanım amacı ve şekli itibari ile araç malikinin tüketici olma ihtimalinin bulunmadığı, davaya asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, karar 15.05.2025 tarihinde kesinleşmiştir.
Dosyanın gönderildiği İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesince, bütün araçlarda araçların kullanım şeklinin yük nakli ya da yolcu nakli olarak belirlenmiş olduğu, esasen tüketici vasfının belirlenmesi için aracın kullanım amacının araştırılması ve buna göre değerlendirme yapılması gerektiği, uyuşmazlığın çözümünde aracın ticari amaçla üretilmesi değil hangi amaçla alındığına ilişkin tescilin tespitinin önem taşıdığı,
araç ruhsatında yük nakli yazsa dahi aracın hususi olarak tescil edilmesi durumunda, ticari araç olarak kabul edilemeyeceği, somut olayda dava konusu aracın tescil belgelerine göre kullanım amacının hususi olduğu dikkate alınarak davalının sözleşme ilişkisi kapsamında tüketici olduğu ve bu nedenle davada görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu belirtilerek karşı görevsizlik kararı verilmiş, karar taraflara usulüne uygun tebliğ edilerek yasal süre geçtikten sonra Dairemize gönderilmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Satıcı. “Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”; sağlayıcı.
“Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”; tüketici ise. “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade etmektedir. Aynı Kanunun 3.maddesinde de tüketici işlemi.
“Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi, bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir. Bu nedenle vekalet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların 6502 sayılı yasa kapsamında olması için mutlak surette taraflardan en az birisinin tüketici vasfını taşıması gerekir.
Somut olayda davaya konu aracın trafik tescil kaydının incelenmesinde; kullanım amacının "hususi", kullanım şeklinin "yük nakli", cinsinin ise "kamyonet" olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu aracın kullanım şekli yük nakli olmasına rağmen kullanım amacının hususi araç olduğu, aracın tescil belgesine göre ticari araç olmadığı ve dosya kapsamında da aracın ticari amaçla kullanıldığına dair bir delile rastlanmadığı dikkate alındığında, davacının tüketici kapsamına girdiği, taraflar arasında 6502 Sayılı Kanun'da belirtilen şekilde tüketici işlemi bulunduğu anlaşılmaktadır.
6502 Sayılı Kanun'un 3/1-K maddesi gereğince davacının tüketici sıfatını taşıması ve taraflar arasındaki işlemin 6502 Sayılı Kanun'un 3/1-L maddesi gereğince tüketici işlemi niteliğinde olması nedeniyle, davaya bakma görevi 6502 Sayılı Kanun'un 73. maddesi gereğince Tüketici Mahkemesine aittir.
Açıklanan nedenlerle, yargı yeri olarak İzmir 6. Tüketici Mahkemesinin belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/27, K. 2026/130, 20 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama