KÜNYE
T. C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2026
- Dosya no
- 2025/517
- Karar no
- 2026/797
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/12/2024
- Numarası
- 2022/505 Esas, 2024/1106 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/06/2022
- İstinaf kararının verildiği tarih
- 13/05/2026
- Yazıldığı tarih
- 13/05/2026
Karar Metni
1.206 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi davalı ... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili; ... tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada müvekkili ...'in herhangi bir kusurunun olmadığını, meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkili ...'in aracının hasarlı hale gelmesi sebebi ile piyasa değerinin düştüğünü, bu hasarın karşılanmadığını, ayrıca müvekkili ...'in aracını yaşadığı ... ülkesinde tamir ettirdiğini ve bu zararı da sigorta poliçesi kapsamında bulunduğunu,
meydana gelen trafik kazası nedeni ile müvekkiline ait aracın uğramış olduğu maddi zarar ile araçta oluşan değer kaybından ve tamir masrafından kaynaklanan zararın tespit edilerek taraflarına ödenmesi gerektiğini belirterek, ... tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybının, tamir-maddi hasar masrafı, tespit masrafı; zararlarının tespitinin yapılarak şimdilik 100 €'nün aynen tahsiline, mümkün olmaması halinde fiili ödeme günündeki ...
Bankası döviz efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 22/06/2022 tarihli beyan dilekçesi ile talebini somutlaştırmış; tamir masrafı için 50 Euro, değer kaybı için 40 Euro, maddi tazminat için 10 Euro talep etmiştir.
Davacı vekili 14/11/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle, değer kaybı tazminatı için 500 Euro, tamir bedeli için 5.963,13 Euro talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davadan önce karşı yana 17/12/2021tarihinde 11.920,64-TL araç hasarı tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, zmss sigortası genel şartları'na göre yabancı plakalı araçların değer kaybı talepleri poliçe teminatı dışında olduğunu, somut uyuşmazlıkta, yabancı plakalı aracın hasarının karşılandığını sigorta poliçesi üzerinden tazmin edilebilecek başka bir tazminat kalemi bulunmadığını bu nedenle, davanın doğrudan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'nın davaya cevap vermediği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davacının davalılar aleyhindeki değer kaybı ve hasar bedeline ilişkin davasının yargılamada alınarak bilirkişi raporuna göre kısmen kabulü ile, 5.963,16 Euro hasar bedeli ve 500 Euro değer kaybı olmak üzere toplam 6.463,13 Euro tazminatın davalı sigorta şirketince 11.920,64 TL düşüldükten sonra bakiye poliçe limiti olan 31.080,00 TL (poliçe limiti kaza tarihinde 43.000,00 TL dir) ile sınırlı olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına,
alacağı sigorta şirketi yönünden kısmi ödeme tarihi olan 17/12/2021 tarihinde itibaren davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren devlet bankalarınca Euro cinsi yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz işletilmesine, davacının sigorta şirketi yönünden alacağı kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi ve sigorta şirketi yönünden ise poliçe limiti ile sınırlı tutulma talebi olmadığından fazlaya ilişkin istemin reddine ve davacının ekspertiz ücretine ilişkin talebinin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ...; ilk derece mahkemesince usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, davacı tarafın aracını Türkiye'de yaptırmış olmasına karşın ...'da araç yapılmış gibi EURO cinsinden açtığı davanın kabul edildiğini, ayrıca davacının Sigorta şirketi ve kasko şirketinden aldığı bir ödeme var ise mahsup edilmesi gerektiğini, bu hususun araştırılmadığını, aracın işleteni olmadığından kazadan kaynaklı doğan maddi tazminata ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını,
her ne kadar mahkeme tarafından sürücü ...'nın meydana gelen olayda %100 oranında kusurlu olduğu değerlendirilse de bu konuda henüz yeterli değerlendirme ve inceleme yapılmadığını, Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu alınarak kusur oranlarının belirlenmesini talep ettiğini, kabul etmemekle birlikte bir kusur izafesi halinde bile istenilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğunu, davacının hasar değer kaybı talebini öncelikli olarak Sigorta Şirketine yöneltmesi gerektiğini, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile EURO cinsinden yüksek oranda borçlandırılmış bulunduğunu,
karşı tarafın sebepsiz zenginleştiğini, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporundaki alacak kalemlerinin de usul ve yasaya açıkça aykırı şekilde hesap edildiğini, yabancı plaka aracın kendi ülkesindeki sigortalardan da para aldığını, hem de kendisinden para aldığının sabit olduğunu, aracın plakasından Trafik Tescil Şube'ye yazı yazılarak Sigorta ve Kasko şirketlerine de yazı yazılarak aracın ülkemiz kuruluşlarından ve aynı zamanda yabancı kuruluşlardan hasar değer kaybı ve hasar ödenesine ilişkin ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini, eksik inceleme yapıldığını,
bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;
Dava, Almanya plakalı aracın Türkiye'de karışmış olduğu davaya konu kaza nedeniyle uğramış olduğu hasarın, değer kaybının ve ekspertiz ücretinin, karşı aracın işleteni ve trafik sigortacısı olan davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Somut olay değerlendirildiğinde; geçici olarak Türkiye’de bulunan davacıya ait aracın davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan araç ile meydana gelen trafik kazasında hasar gördüğü ancak sigortalı araç sürücüsünün aracını Türkiye’de tamir ettirmeyi tercih etmeyerek Almanya ülkesine döndüğü ve aracını ...’da tamir ettirdiği, dosyaya fatura sunulduğu, onarım bedeline dair eksper raporu ve tercümesinin sunulduğu anlaşılmıştır.
...’da ikamet eden, tatilini geçirmek üzere Türkiye’de bulunan ve geçici olarak getirdiği aracı trafik kazası sonucunda aracı hasara uğrayan davacının, aracının onarımını Türkiye’de yaptırması konusunda zorlanamayacağının kabulü gerekir. Davacı aracını Türkiye’de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahiptir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/9275 Esas - 2018/3896 Karar sayılı kararı ve benzer nitelikteki kararlarında vurgulandığı üzere yabancı bir ülkede yaşayan davacıya ait yabancı plakalı araçta oluşan zararın, yabancı para birimi üzerinden doğmuş olmasına ve davacının, BK'nın 83/son maddesi uyarınca yabancı para birimi üzerinden zararının karşılanmasını talep edebilecek olmasına göre, yabancı para birimi üzerinden zarar hesabı yapılarak bunun hüküm altına alınmış olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Kaza tespit tutanağında hazırlanan kusur raporu oluş, usul ve yasaya uygun olup, hüküm vermek bakımından yeterlidir. Davacının doğmuş olan zararını talep edebilmesi için aracın onarımını yaptırmış olması şart değildir. Yine, kaza tarihinden bu yana zarar sorumlularına rücu edildiğine ilişkin bir dava ve talebin varlığı bulunmadığına göre, hasarlanan aracın ...'da düzenlenmiş bir kasko poliçesi bulunup bulunmadığı hususunun mahkemece araştırılmasına lüzum bulunmamaktadır (Yargıtay 4. H.D. E:2022/15015, K: 2025/4002 sayılı kararı).
Bu durumda yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olduğuna göre; yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/517, K. 2026/797, 13 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama