İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/1238 K.2025/817

Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik süresi içinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine gönderilen dosyanın yapılan incelemesi sonucunda,

Esas2024/1238Karar2025/817Tarih9 Temmuz 2025Okuma18 dk · 3.564 kelime

KÜNYE

T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
9 Temmuz 2025
Dosya no
2024/1238
Karar no
2025/817
İncelenen dosyanın mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Numarası
2022/671 Esas 2024/417 Karar
Karar tarihi
24/04/2024
Dava konusu
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Kararın yazıldığı tarih
09/07/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.564 kelime·18 dk okuma·9 bölüm

Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik süresi içinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine gönderilen dosyanın yapılan incelemesi sonucunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil firma ile davalı Şirket arasında 24.04.2017 tarihinde akdedilen Taşeron Sözleşmesine göre davalı firmanın, müvekkil firmaya ait 60 villadan oluşan ...Sitesi için çevre düzenlemesi ve sulama işlerini, 24.04.2017'de işe başlamak ve 24.05.2017'de işleri eksiksiz ve hatasız olarak teslim etmek üzere yüklendiğini, davalı firmanın 20.04.2017 tarihli Teklif Formunda, müvekkil firmaya sağlayacağı hizmetleri ve meydana getireceği eserleri belirttiğini, sözleşmede bu teklife atıf yapıldığını, müvekkili firmanın, bu sözleşmeye göre, taşeron olan davalı firmaya, yapacağı işle ilgili şantiye ortamını,

elektrik, su ve yolu sağladığını, ancak davalı firmanın, çalıştığı sahada sözleşmeye uygun şekilde standartları belirli malzemeleri kullanmadığını veya yanlış montaj-işçilik sonucu site peyzajını tamamlayamadığını, villalardaki bahçelerde yer altına döşediği sulama sistemini çalışır vaziyete getiremediğini, çim ekimi ve bitki dikimi konularında ortak alanda hiçbir edimde bulunmadığını, davacı firmaca 150.000,00 TL'lik ödemenin sözleşmeye uygun şekilde çeklerle yapıldığını, Nisan 2018'de, villalardaki sulama sisteminin test edildiğini ve sistemin çalışmadığının farkedildiğini, davalıya gönderilen Kayseri 8. Noterliği'nden... tarihli,

... yevmiye nolu ihtarnamesine de cevap verilmediğini, Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/22 D.

İş E. dosyasıyla, delil tespiti talep edildiğini, uzman bilirkişilerce, sulama sisteminin tamamen ayıplı olduğu, bitkilerin pek çoğunun ve çim alanın büyük oranda kurumuş olduğu, villa bahçelerindeki sulama sistemini çalışır vaziyete getirme ile ortak alana sulama sistemi kurdurma bedeli hariç villa bahçelerindeki kuruyan çim ve bitkilerin yeniden sağlanması ile ilgili hiçbir edim yapılmadığı, ortak alana bitki- çim ekilmesi açısından "toplam 92.107,00 TL.

Lik zararı bulunduğu"nun tespit edildiğini, Kayseri 8. Noterliği'nin ... tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilerek, borcun aynen ifasından vazgeçilerek oluşan maddi zararın ödenmesinin talep edildiğini, davalı tarafından bu ihtara cevaben Kayseri 7. Noterliği'nden ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi gerçek dışı olaylar öne sürerek taleplerini reddettiğini ve bu kadar eksik ve kusurlu imalatları karşısında 150.000,00 TL ödeme almalarına rağmen halen alacakları kaldığını iddia ettiğini, müvekkil firmanın, ticari itibarının da zedelendiğini, villa sahiplerine verdiği sözü tutamadığını,

bu sebeple müvekkil firmaya karşı pek çok villa sahibinin ihtarname gönderdiğini, yaz aylarında peyzajı-çimlendirilmesi- bitkileriyle hazır villaların satışını yapmayı bekleyen müvekkil firmayı, satış yapamaz hale getirdiğini, kusurlu olarak ifa edilen işleri de tamamlattırmak zorunda kaldığını, bu sebeple yeni bir taşeronla anlaşıldığını ve 30.04.2019 tarihli iş yeri teslim tutanağı düzenlendiğini, yeni taşerona 41.300,00-TL ödeme yapılmak zorunda kalındığını, ayrıca bu fatura ödemesi sonrası, yeni taşerona ortak alana çim ekimi yaptırıldığını, davalı firmanın bu şekilde pek çok firmayı mağdur ettiğinin öğrenildiğini belirterek,

mahkemece, peyzaj ve tesisat açısından uzman bilirkişilere keşif yaptırılarak, davalının, gecikmedeki kusurunun, imalatındaki eksikliklerin, tam teslimat yapılmadığının, buna karşılık müvekkil firmanın sözleşmeye göre edimini yerine getirdiğinin tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının 24.04.2017 tarihli Taşeron Sözleşmesine aykırılığı sonucu oluşan müspet ve munzam zararlarının tespiti ile şimdilik 100,00 TL'nin, temerrüt tarihinden itibaren, ticari temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline,

müvekkil firmanın 30 yılı aşkın bir süredir inşaat sektöründe kazandığı güvenilirlik imajını davalı firmanın kusurlu davranışlarla zedelemesi ve villa sahiplerine karşı mahcup etmesi nedeniyle, 2.000,00 TL'lik manevi tazminatın işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil ile davacı arasında taşeron (alt müteahhit) sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme gereğince davacının ...Mahallesindeki villa şantiyesinde yapılacak olan çevre düzenlemesi ile ilgili işlerin yapılması konusunda anlaşıldığını, şantiye durumuna göre yapılması gereken işlerin tamamının yapıldığını, sözleşmeye uygun şekilde eksiksiz olarak tamamlandığını, davacı tarafça şantiyenin hazır edilmemesi nedeniyle bir kısım işlerin müvekkil tarafından tamamlanamadığını, davacı tarafa defalarca müvekkil tarafından bildirilmesine rağmen davacıdan herhangi bir dönüş olmadığını,

davacı tarafından şantiyenin peyzaja uygun bir şekilde taş işçiliğinin, dolgu toprağının bitmiş bir şekilde 2017 yılı Mayıs ayında müvekkile teslimi gerekirken teslim edilmediğini, ortak alanların, halen günümüze kadar projeye uygun şekilde bitirilip müvekkile teslim edilmediğini, dolgu toprağının davacı tarafından yetiştirilememesi nedeniyle sözleşme dışında davacının talimatıyla yaklaşık 130 yevmiyelik (yevmiye başı 120,00 TL.) işin müvekkili tarafından yaptırılıp, toplamda çıkan 15.600,00 TL bedelin müvekkile ödenmediğini, müvekkilinin yapılacak işlerde kullanacağı şantiyeye su temininin davacı tarafça yapılması gerekmekte iken,

su temini yapılmadığını, sözleşmenin 7.maddesinde açıkça müteahhidin taşerona karşı sorumlukları başlıklı kısmında "şantiyedeki elektrik, su ve yol yüklenici tarafından şantiyeye kadar getirilir" hükmü gereğince bu konudaki sorumluluğun davacıya ait olduğunu, davacıdan kaynaklı olarak yapılacak işler tamamlanamadığını, daha sonra davacı tarafça Kayseri 8.Noterliği’nin... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkilden asılsız taleplerde bulunulduğunu, söz konusu ihtarnamede her ne kadar 116 adet 200 cm ... isminde bitkinin dikilmediği belirtilmiş ise de, öncelikli olarak sözleşmede böyle bir ağacın dikileceğinin belirtilmediğini,

diğer belirtilen bitkilerin tamamının dikildiğini, bu konuda müvekkilin bir eksiği bulunmadığını, ihtarnamede belirtilen 60 adet küresel vananın da sözleşmede belirtilmediğini, bu konuda bir yükümlülükleri bulunmadığını, 11 adet kontrol ünitesi, 6 adet kontrol ünitesi, 1500 metre 9x0,8 NYY kablo, 180 adet teflon, 1 adet 12” vana kutusu, 2 adet 14” vana kutusu, 162 adet rotor spring (rain bird) ve fazlarının sözleşmeye uygun şekilde yapıldığını, bu konuda müvekkilinin bir eksikliği bulunmadığını, ihtarnamede belirtilen diğer eksik hususların ise davacıdan kaynaklanan sebepler dolayısı ile teslim edilememiş olduğunu,

bu konuda müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, sözleşme konusu bedelin de tamamının müvekkiline ödenmediğini, bu hususta da davacıdan defalarca sözlü ve yazılı olarak talepte bulunulmasına rağmen bir sonuç alınamadığını, sözleşmedeki edimini yerine getirmeyen davacının, edim ifasını isteme hakkı da bulunmadığını, davacı tarafından sözleşme gereği müvekkiline ödenmesi gereken halen KDV dahil 74.203,68 TL ve dolgu toprağı işçiliği olarak 15.600,00 TL var iken davacının böyle bir dava açmış olmasının açıkça kötü niyetinin göstergesi olduğunu,

müvekkil şirket tarafından Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesinde delil tespiti yapıldıktan sonra, davacı tarafça da Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/22 D.İş dosyasından tespit yaptırıldığını ve yokluklarında yapılan bu tespite karşı da itirazlarını sunduklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

Mahkemece; taraflar arasında 24/04/2017 tarihli Taşeron (alt müteahhit) Sözleşmesi düzenlendiği, istinaf mahkemesinin kaldırma kararı sonrası yeniden yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi rapor ve ek raporunda dosyaya sunulu 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/22 D.İş sayılı dosyasından aldırılan 30/04/2018 rapor, 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/22 D.İş sayılı dosyasından aldırılan 21/05/2018 tarihli rapor ve istinaf kaldırma kararı öncesi yargılaması sırasında aldırılan 16/07/2021 tarihli raporları da incelenmiş,

buna göre ... ağacının her villa için 2 adet olmak üzere toplam 120 adet dikildiği ancak tespit dosyasında görüldüğü üzere 4 adet canlı 116 adedinin ise kurduğunun anlaşıldığı, ...ağacının sözleşmeye göre 120 adet dikilmesi gerektiği bu adedin dikildiği ancak tespitte yer aldığı üzere 45 adenin kuruduğu, 75 adedin ise canlı kaldığı, ... ağacının sözleşmeye göre 120 adet dikilmesi gerektiği 50 adedin dikildiği ve tamamının canlı kaldığı, ...ağacının sözleşmeye göre 6250 adet dikilmesi gerektiği, 5000 adedin dikildiği ancak tespitte yar aldığı üzere 240 adedinin kuruduğu 4760 adedin ise canlı kaldığı,

vaziyet planında yapılan incelemede her bir villa bahçesinde ortalama 180 metre kare çim alanı oluşturacağı, ortak alandaki çim alanının ise 13.000 metre kare olduğu, ortak alanlarda çim ekili olmadığı ancak sulama eksiği nedeniyle kuruduğu, villa bahçesinde çim alanlarına ait tüm villalarda ekim yapıldığı, 1 villa hariç tamamının kuruduğu, sözleşmeye göre yapılması gereken iş toplamı 190.003,12-TL KDV hariç olup çim ekimi 8.030,00-TL,...ağacı 3.500,00-TL,...

3.125,00-TL toplam 14.655,00-TL yapılmayan iş toplamı ve çim ekimi 38.763,00-TL, ... ağacı 6.640,00-TL,... 600,00-TL, ... 7.650,00-TL, dikim işçiliği 611,35-TL toplam 52.264,55-TL ayıplı iş bedeli, ayıplı sözleşme dışı iş bedeli 41.721,50-TL olduğu, bu bedellerin toplamının 108.641,05-TL ettiği, toplam sözleşme bedeli olan 190.003,12-TL'den eksik ve ayıplı iş bedeli 108.641,05-TL mahsup edildiğinde 81.362,07-TL KDV hariç kaldığı,

bu bedelinden ödenmiş, yapıldığı hususunda ihtilaf bulunmayan 150.000,00-TL'den mahsubu sonucunda davacının bakiye alacağının 68.637,93-TL olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla 68.637,93- TL alacağın ıslahla artırılan 68.537,93 TL'sine ıslah harcının yatırıldığı 25/01/2022 tarihinden, 100,00TL'sine ise Kayseri 8. Noterliği ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarnamesi nedeniyle 02.05.2018 tarihinden itibaren tarafların tacir olmaları nedeniyle ticari (avans) faizi işletilmek suretiyle toplam 68.637,93-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

fazlaya dair istemin reddine, davacı vekili bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazında munzam zarar hesabının yapılmadığını ve yeniden rapor alınmasını talep etmiş ise de davacı tarafın munzam zarara dayanak olarak gösterdiği banka kredilerinin faiz ve gecikme zamlarının ödenmemiş olmasının işbu davaya konu iş ile illiyet bağı bulunduğu hususunda sunulan belgelerde herhangi bir kayıt bulunmadığı, Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre enflasyon, döviz kurlarındaki yükselme ve bankaların uyguladığı faiz oranlarındaki artışların tek başına munzam zararın gerçekleştiği anlamına gelmediği,

davacının şahsen geç ifadan kaynaklı zarar gördüğünü usulünce ispat edemediğinden bilirkişi raporunda munzam zarar hesaplanmaması da uygun görülmüş ve bu talep yönünden davanın reddine, manevi tazminat talebi yönünden ise; istinaf kaldırma kararında hükmedilen manevi tazminat yönünden bir bozma bulunmaması, işlerin eksik bırakılması nedeniyle davacı şirketin itibarının olumsuz etkilendiği ve bu sebeple zarar gördüğü kanaatine varılmakla 2.000,00-TL manevi tazminatın davalı şirketten alınarak davacı şirkete ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEP VE GEREKÇESİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında taşeron-eser sözleşmesi imzalandığını, müvekkil ile davacının işbu sözleşme gereğince davacının ...Mahallesindeki villa şantiyesinde yapılacak olan çevre düzenlemesi ile ilgili olan işlerin yapılması konusunda anlaştığını ve taraflara karşılıklı olarak sözleşme gereği edimler yüklendiğini, şantiye durumuna göre yapılması gereken işlerin tamamının sözleşmeye uygun şekilde yapıldığını ve tamamlandığını, ancak davacıdan kaynaklı sebepler dolayısıyla bir kısım işlerin müvekkil tarafından tamamlanamadığını,

şantiye ortak alanının hazır edilmesi konusunda sözlü uyarılara rağmen hazır edilmediği için eksikliklerin giderilmediğini, davacı edimini yerine getirmediği için yapılamayan eksiklikler için müvekkiline ihtarname gönderdiğini, müvekkilinin haksızlığa düşmemek için Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/22 D.İş dosyası ile tespit istediğini, yapılan tespitte müvekkilinin sözleşme unsurlarının büyük kısmını yerine getirdiğinin anlaşıldığını, TBK'nun 472 ve 485. maddeleri uyarında eserin yapılması için gösterilen yerin hazır edilmemesi dolayısıyla sözleşmenin yerine getirilemediği,

ayrıca ifa imkansızlığının ortaya çıkmasında davacının açıkça kusuru varken ve bu durumda müvekkilin tazminat imkanı varken, aksine verilmiş bu kararın hukuka ve yasalara aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2018/22 D.İş dosyasında yapılan tespitlerin gözardı edildiğini, davacı tarafından Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde yaptırılan ve orada yapılan hesaplamalardan ayrıca bir araştırma yoluna gidilmediğini, bu tespit dosyasındaki tüm hususlar ve rakamların birebir alınarak hesaplama yapıldığını, bilirkişilerin davacının yaptırdığı tespit dosyası esas alınarak davacı lehine rapor düzenlediklerini,

iki tespit dosyası arasında çok açık farklar bulunduğunu, davacının sunduğu yeni taşerona ödediğini 41.300,00 TL tutarında faturanın hiçbir araştırma yapılmaksızın kabul edildiğini ve müvekkil aleyhine karar verildiğini, müvekkil aleyhine manevi tazminata hükmedildiğini, davacı şirket olduğundan manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından yapılan ıslah süresinde olmadığı halde mahkemenin ıslahı kabul ettiğini, ıslahın hiç yapılmamış gibi değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kaldırma ilamındaki eksikliklerin giderilmediği raporlara dayalı olarak hüküm kurduğunu, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, yeniden alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin gerçek zararının tespit edilmediğini, Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/22 D.İş sayılı dosyası ile zarar tespitinin talep edildiğini, zararın 92.107,00-TL olarak tespit edildiğini, esasa ilişkin davada ise zararının 80.968,88 TL olarak belirlendiğini, bu tutar üzerinden davanın ıslah edildiğini, iki tutar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini,

müvekkilin zararının karara bağlananın çok ötesinde olduğunu, munzam zarar hesabının hatalı yapıldığını, ifa tarihi ile eksik ifanın tamamlandığı tarihler arasındaki birim maliyet farkının munzam zarar olarak kabulü ve tespitinin gerektiğini, raporda bu hususun gözardı edildiğini ve itirazlara rağmen raporun hükme esas alındığını, müvekkilinin munzam zarara uğradığını kanıtladığını, karşı taraftan bu iddialarını çürütecek herhangi bir karşı delil ibraz edilemediğini, iddiaların ispatı ancak bilirkişi incelemesi neticesinde somutlaşabilecek olup alınan raporda hesaplamaya yada değerlendirmeye yer verilmediğini,

bilirkişilerin iddia ve savunmalarını tam olarak anlamadan rapor tanzim ettiğini, mahkemece manevi tazminat talepleri kabul edildiği halde yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususunda bu durumun gözardı edildiğini, manevi tazminat yönünden vekalet ücretinin hüküm altına alınmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLER

İddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler.

İSTİNAF NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, taraflar arasında düzenlenen taşeronluk sözleşmesi gereği edimlerin yerine getirilip getirilmediğinin tespiti ve uğranılan maddi manevi zararların tazmini istemine ilişkindir. Davacı yüklenici davalı taşeronun sözleşmeye aykırı şekilde eksik ve ayıplı iş yaptığını beyanla müspet ve munzam zarar talep etmiştir.

Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince istinafı üzerine Dairemizin 04.07.2022 tarih 2022/623 Esas-939 Karar sayılı ilamı ile; dosya içeriğinden anlaşıldığı üzere sözleşme tarihinde sahada ruhsata bağlı elektrik ve su aboneliğinin bulunduğu ancak sistemin davalı tarafından kurulmadığı, bu eksikliğin farklı bir taşeron tarafından giderildiği, bu işin karşılığında davacıya kesilmiş olan faturanın davacının zararı olarak dikkate alınması gerektiği yönündeki Mahkeme kabulü yerinde olmakla beraber;

davacının yaptırdığı tespit sonucu 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden alınan bilirkişi raporunda ağaçların, satın alma bedeli, söküm ve yenilerinin ekim-dikim işçiliği, çim alan hazırlığı bedeli ve enkaz nakli ile birlikte davacının zararı hesaplanmış olup, eldeki dosyada sadece ağaç satın alma fiyatları üzerinden zarar hesabı yapıldığı, değişik iş dosyalarında alınan raporlarda da çelişkiler mevcut olup, yüklenicinin yaptığı iş bedelleri sözleşmede belirlenen birim fiyatlar üzerinden hesaplanmadığı, davacının munzam zarar talebine ilişkin olarak;

davacı, belirttiği kredi geri ödemelerindeki gecikmelerinin, pek çok villayı satamamış olmasının, bankalardan yüksek meblağlı kredi çekmiş olmasının, teminat olarak gösterdiği taşınmazların nakde çevrilmesinin dava konusu işlerin yapılmamasından kaynakladığı iddia etmekte ise de, bu işlemlerin nedeninin dava konusu işin yapılmaması olduğuna dair uygun illiyet gösteren delillerinin mahkemece sorularak,

davalının temerrüdü ile munzam zarar arasında uygun illiyet bağı bulunduğunun yasal delillerle ve somut olarak davacı tarafından kanıtlanması durumunda davalının munzam zarardan sorumlu tutulabileceğinin değerlendirilmesi gerektiği, davalı, davacının sunmuş olduğu yeni taşerona ödendiği belirtilen 41.300,00 TL tutarında faturanın hiçbir araştırma yapılmaksızın kabul edildiğini ve müvekkili aleyhine karar verildiğini beyanla, bu yönde araştırma yapılmadığını savunmuş olup,

yeni taşerona yaptırıldığı belirtilen işi kendisinin yaptığını iddia etmediğine göre faturaya konu işin bilirkişi tarafından niteliğinin ve bedelinin belirlenmesi gerektiği, zira davalı, şantiyeye elektrik, su ve yolun yüklenici tarafından getirilmesi gerektiğini savunmakta olup, kendisinin bu işi tamamladığına ilişkin bir iddiası bulunmadığı, 4. Sulh Hukuk 2018/22 değişik sayılı dosyası ile davalı tarafından sözleşme ve ekinde belirtilen ağaçların dikildiği ancak ortak kullanım alanlarında su bulunmadığı için ağaçların kuruduğunun tespit edildiği,

sözleşmenin 7. maddesinde yüklenici tarafından şantiyeye elektrik ve su getirileceği belirtilmiş olup, belediye ve elektrik şirketi yazılarına ve yapı ruhsatlarına göre şantiye alanında elektrik ve su bulunduğu, sözleşme ekindeki listede kazı-montaj işçiliği bedeli 40.040,00 TL olarak eklendiği, bu maddeden de kazı ve montaj işçiliğinin davalı yüklenici tarafından üstlenildiği ancak faturaya konu işin tamamlanmadığının anlaşıldığı,

mahkemece mahallinde konusunda uzman teknik bilirkişiler marifetiyle yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak sözleşme birim fiyat esasına göre düzenlendiğinden yüklenicinin gerçekleştirdiği ve sözleşme eki teklif formunda belirtilen imalâtların bedeli hesaplattırılıp, varsa ayıplı işlerin bedelinin her bir iş kalemi yönünden oranlama veya nesafet indirimi yapılarak tespiti ile iş sahibinin sorumlu olacağı miktarın belirlenmesi ve bundan ödendiği ihtilâfsız olan 150.000,00 TL mahsup edilerek varsa kalan miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken,

sözleşmedeki birim fiyatları esas almadan düzenlenen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru olmadığı belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

Mahkemece kaldırma ilamı sonrası mahallinde 15/02/2023 tarihinde yapılan keşif sonucu alınan 12/06/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; yapılmayan ve eksik yapılan işlerin mahsubu ile yapılan iş tutarı sözleşme bedeli 190.003,12-TL + KDV = 224.203,68-TL - 108.641,05-TL = 115.562,63-TL KDV'li, yapılan ödemenin 150.000,00-TL'den 115.562,63-TL yapılan iş bedelinin mahsubu ile davacının alacağı miktarın 34.437,37-TL olacağı görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.

Tarafların itirazı üzerine alınan 13/03/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; yapılmayan ve eksik yapılan işlerin mahsubu ile yapılan iş tutarı sözleşme bedeli 190.003,12-TL + KDV hariç- 108.641,05-TL= 81.362,07-TL KDV hariç, yapılan ödeme 150.000,00-TL'den 81.362,07-TL yapılan iş bedelinin mahsubu ile davacının alacağı miktarın 68.637,936-TL olacağı görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile; davacının fazla ödemeye yönelik talebinin 68.637,93 TL üzerinden kabulüne, fazlaya ilişkin istemi ile munzam zarar talebinin reddine, manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

Tüm dosya kapsamından taraflar arasında düzenlenen 24/04/2017 tarihli sözleşme ile ...Mahallesi ... Caddesi ...Sokak adresindeki 60 Villalık...

Sitesinde yapılacak olan çevre düzenlemesi, sulama İşleri ve ağaç dikim işlerinin sözleşme şartnamesine uygun olacak şekilde sözleşmeye bağlı birim fiyat cetvelleri üzerinden geçerli olmak üzere davalı taşeron tarafından yapılmasının, 24.04.2017 tarihinde işe başlanmasının ve 24.05.2017 tarihinde işin teslim edilmesinin ,sözleşme bedelinin KDV hariç 190.003,12 TL olduğunun kararlaştırıldığı, sözleşmenin 7. Maddesine göre, müteahhidin taşerona yapacağı işle ilgili şantiye ortamını vermek zorunda olduğu, yine şantiyedeki elektrik, su, yol yüklenici tarafından şantiyeye kadar getirileceğinin düzenlendiği,

gerek davacı gerekse davalı tarafça yaptırılan değişik iş tespit dosyası raporlarından yapılan çevre düzenlemesinin ve dikilen ağaçların sulanmamasından kaynaklı olarak kuruduğunun tespit edildiği, davalı, şantiyeye elektrik, su ve yolun yüklenici tarafından getirilmesi gerektiğini, dolayısıyla oluşan zarardan sorumluluğunun bulunmadığını savunmuş ise de; dosya kapsamındaki belediye ve elektrik şirketi yazılarına ve yapı ruhsatlarına göre şantiye alanında elektrik ve su bulunduğu, oluşan zararın sulama sistemindeki eksik ve ayıplı imalattan kaynaklandığının anlaşıldığı,

mahkemece kaldırma ilamına uygun yaptırılan bilirkişi incelemesi ile değişik iş dosyaları ile hükme esas alınan önceki bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin giderildiği, sözleşme birim fiyat esasına göre düzenlendiğinden yüklenicinin gerçekleştirdiği ve sözleşme eki teklif formunda belirtilen imalatların bedeli hesaplattırılıp, varsa ayıplı işlerin bedelinin her bir iş kalemi yönünden oranlama veya nesafet indirimi yapılarak tespiti ile iş sahibinin sorumlu olacağı miktarının belirlenmesi ve bundan ödendiği ihtilafsız olan 150.000,00-TL mahsup edilerek varsa kalan miktar üzerinden yapılan hesaplama sonucu davacı alacağının hesap edildiği,

bu noktada yapılan hesaptan davalı tarafça sözleşme dışı olarak yapılan dolgu toprağı işinin 10.800,00TL olan bedelinin mahsubunda isabetsizlik bulunmadığı zira davacı tarafın cevaba cevap dilekçesinde dolgu toprağı işi için davalı tarafça sözlü olarak anlaşıldığını kabul ettiği, taraflar arasındaki anlaşmanın halen ayakta olması nedeniyle yapılan işin yüklenici davalı tarafça yapıldığına yönelik karinenin aksinin davacı tarafından ispat edilmediği, bunun dışında davacı tarafından yeni taşerona ödendiği belirtilen ayıplı işlerin bedeline yönelik 41.300,00 TL tutarında faturanın piyasa rayiçlerine uygun olduğunun tespit edildiği;

kaldı ki davalının söz konusu işin kendisi tarafından tamamlandığına yönelik bir savunma ve ispatı da bulunmadığı, dolayısıyla fatura bedelinin hesaplamaya dahil edilmesinde de isabetsizlik bulunmadığı, davacının maddi tazminata yönelik talebini kısmi dava olarak açmış ise de; mahkemeden sehven bedel artırımı için süre talep edildiği ve mahkemenin buna göre süre verdiği; ancak davacı tarafça ıslah dilekçesi sunularak süresi içerisinde harcını tamamladığı anlaşılmış olmakla ıslahın da süresinde olduğu, davacının munzam zarar talebine yönelik olarak da;

esasen davacı, belirttiği kredi geri ödemelerindeki gecikmelerinin, pek çok villayı satamamış olmasının, bankalardan yüksek meblağlı kredi çekmiş olmasının, teminat l olarak gösterdiği taşınmazların nakde çevrilmesinin dava konusu işlerin yapılmamasından kaynakladığı iddia etmekte ise de, bu işlemlerin nedeninin dava konusu işin yapılmaması olduğuna dair uygun illiyet gösteren bir delil gösterilmediği, davalının temerrüdü ile munzam zarar arasında uygun illiyet bağı bulunduğunun yasal delillerle ve somut olarak davacı tarafından kanıtlanamadığı anlaşılmıştır.

Ancak. Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesine göre eser sözleşmelerinde sözleşmeye aykırı davranan tarafın manevi tazminatla sorumlu tutulması için salt sözleşmeye aykırı davranış manevi tazminata hükmedilmesi için yeterli olmayıp ,

sözleşmeye aykırı hal ve hareketin diğer tarafın kişilik haklarına saldırı teşkil etmesi gerektiği ve malvarlığına yönelik eylem bakımından manevi tazminat isteminin koşullarının gerçekleşmediği dikkate alınarak buna yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından davalı tarafın istinaf talebinin bu noktada kabulü ile yapılan bu yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi hükmü gereğince kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜ M

Yukarıda açıklanan nedenlerle, A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/671 Esas 2024/417 Karar sayılı kararının yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA;

B-DAVANIN YENİDEN ESASIYLA İLGİLİ OLARAK

1-DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; 68.637,93-TL'nin 100,00-TL'sinin temerrüt tarihi olan 02/05/2018 tarihinden, 68.537,93-TL'sinin ıslah harcının yatırıldığı 25/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin REDDİNE,

2-Manevi tazminat talebinin REDDİNE,

3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 4.688,66-TL ilam harcından, 54,40-TL peşin harç ve 1.381,04-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 3.253,22-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul - ret oranına göre: 224,40-TL'sinin davacıdan alınarak, 1.095,60-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5-Davacı tarafın yaptığı 54,40-TL başvurma harcı, 54,40-TL peşin harç, 1.381,04-TL ıslah harcı, (419,90 + 1.274,90) 1.694,80-TL keşif harcı, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti, 525,00-TL keşif araç ücreti, 271,90-TL posta ücreti ve delil tespiti dosyasında yapılan 1.229,40-TL masraf olmak üzere toplam 13.431,64-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre 11.148,26-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davalı tarafından yapılan 100,00-TL posta masrafından ibaret yargılama giderinin kabul - ret oranına göre 17,00-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,

7-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,

8-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi 10/3 ve 13/2 maddeleri uyarınca 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

9-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 12.230,95-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,

9-Yatırılan gider avansından varsa kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi gereğince Yazı İşleri Müdürlüğü tarafından karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

C-İSTİNAF YARGILAMASI YÖNÜNDEN

1-Davacının istinafı nedeniyle alınması gerekli 615,40-TL harçtan peşin yatan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

2-Davacı tarafından istinaf kanun yolunda yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

3-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,

4-Davalı tarafından yapılan 584,00-TL posta masrafı ve 1.169,40-TL istinaf başvuru harcından ibaret toplam 1.753,40-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-Kullanılmayan gider avansı var ise; 6100 Sayılı HMK' nun 333. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 59. Maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra başvuranlara iadesine,

7-Kararın Dairemizce taraflara tebliğine,

SONUÇ / HÜKÜM

6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1, 361/1, 362/1-a ve 365/1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Dairemize veya hükmü veren İlk Derece Mahkemesi'ne veya temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/07/2025

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1238, K. 2025/817, 9 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. İlk Derece Mahkemesi Karar Özeti
  6. İstinaf Sebep Ve Gerekçesi
  7. Deliller
  8. İstinaf Nedenlerinin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Hükü M
  10. B-davanın Yeniden Esasıyla İlgili Olarak
  11. C-istinaf Yargılaması Yönünden
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1238
Karar No
2025/817
Tarih
9 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1239 K.2025/783
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/1240 K.2025/1423
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1241 K.2025/833
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/1241 K.2025/777
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1242 K.2025/734
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1244 K.2025/739

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.