KÜNYE
T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2025
- Esas no
- 2025/55
- Karar no
- 2025/207
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/10/2024
- Esas no
- 2024/360
- Karar no
- 2024/961
- Davanın konusu
- İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)
- İstinaf karar tarihi
- 30/01/2025
- Yazım tarihi
- 05/02/2025
Karar Metni
1.475 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2024 tarih ve 2024/360 Esas - 2024/961 sayılı kararı davalı ... Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın alacağı için Kayseri 2. Tüketici Mahkemesi'nin 2023/23 Esas, 2023/314 Karar sayılı ilamında yer alan 1.750.000,00-TL alacağın tahsili amacıyla Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyasında başlattıkları ilamlı icra takibinin 18/07/2023 tarihinde kesinleştiğini, 21/09/2023 tarihli icra dosya kapak hesabına göre alacaklarının 2.401.711,24-TL olduğunu, ilama konu alacağın icra takibi neticesinde halen ödenmediğini, borçlu şirketin, söz konusu icra emrinin kesinleşmesine rağmen herhangi bir ödemede ve itirazda bulunmadığını, bu itibarla İİK'nun 177 ve 177/4. maddesi hükümleri gereği ilama müstenit borcunu ödemeyen davalı şirketin doğrudan iflasına karar verilmesi gerektiğini,
davalının taşınmazlarının olmasına rağmen müvekkilden başka bir çok da icra takip alacaklısı bulunduğunu belirterek davalının ilamlı takibe konu icra ödeme emrini tebellüğ etmesine rağmen borcunu ödemediğini ve herhangi bir itirazda da bulunmadığını belirterek, İİK'nun 177. maddesi hükümleri gereğince iflas taleplerinin kabulü ile davalı ...A.Ş. (V.
No: ...)'nin doğrudan iflasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili davalı şirketin, şuan tek yetkilisi olan ...'nın babası tarafından 1970 yılında kurulduğunu, 1990 yılında yetkili tarafından idare edilmeye başlandığını, Kayseri'nin köklü firmalarından olduğunu, İstanbul'da da büyük projelere imza attığını, baştan sona süre gelen ticari hayatında bir çok kişiye iş imkanı sunduğunu, yaptığı sözleşmeleri yerine getirdiğini, ödemelerini gerçekleştiriğini, daire teslimi ve sonrasında ki sorunlarını çözdüğünü, itibarı yüksek bir firma olarak bilindiğini, son yıllarda gelişen ekonomik krizlerin,
inşaat sektöründeki malzeme fiyatlarının dalgalanması ve son dönemde ortaya çıkan küresel boyuttaki pandemi nedeniyle herkeste olduğu gibi müvekkili şirketinde de ticari işleri sekteye uğrattığını, artarak giden bir ekonomik daralma meydana geldiğini, anlatılan bu olayların neticesinde en büyük somut delili olarak müvekkilim olan davalı şirket 09/09/2019 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne konkordato projesi için başvurulduğunu, yapılan incelemeler sonunca 11/09/2019 tarihinden başlamak üzere 3 ay süreyle geçici mühlet kararı,
14/01/2021 tarihinde konkordato talebiyle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/584 Esas sayılı dosyasıyla müvekkili şirket hakkında 11/02/2020 tarihinden başlamak üzere 1 yıllık konkordato kesin mühleti verildiğini, şirket yetkili temsilcisi olan ...'ın 26/10/2020 tarihinde kalp krizi geçirdiğini, 02/11/2020 tarihinde de by-pass ameliyatı olduğunu, bu sağlık sorunlarından ötürü 14/01/2021 başlangıç, 13/04/2021 bitiş tarihli "iş göremezlik raporu" verildiği,
müvekkili hakkında verilmiş olan kesin mühlet süresinin uzatılmasının talep edildiğini, 11/02/2020 tarihinden itibaren başlamak üzere verilen kesin mühlet süresinin bitiş tarihi olan 11/02/2021 tarihinden itibaren kesin mühletin 4 ay süre ile uzatılmasına,
karar verildiğini, ikinci kez süre uzatım kararı verildiğini 11/06/2021 tarihinden başlamak üzere konkordato süresi 2 ay daha uzatıldığını, hali hazırda konkordato sürecinde olan şirkete İİK'nun 294. maddesine göre "Mühlet içinde borçlu aleyhine 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez." hükmü uyarınca takip yapılamadığını ve yapılan takiplerin durduğunu,
bu doğrultuda konkordato dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil ...A.Ş. vekilinden müdahale dilekçesinde özetle; davalı şirketten alacaklı olduklarını belirterek davalının iflasına karar verilmesini talep etmiştir. Müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "....Yukarıda açıklanan tüm sebeplerle, davalı şirket aleyhine yapılan takibin kesinleşmesine rağmen davalı borçlunun davacıya olan borçlarını ödemediği, davacı tarafından mahkememize açılan işbu doğrudan iflas talepli davada iflas avansının yatırıldığı, yapılması gereken yasal ilanların yapıldığı, ilgili gazete nüshalarının dosyaya geldiği, ilanda belirtilen yasal süre içinde davaya itirazların olmadığı,
İİK'nun 177. maddesine göre açılmış olan işbu doğrudan iflas davası yönünden İİK'nun 177/4. maddesi gereğince davalı şirketin yasal temsilci ya da temsilcilerinin duruşmada dinlenebilmesi amacıyla meşruhatlı ve ihtaratlı davetiye tebliğ edildiği, tebligatın usulünce yapıldığı ve davalı şirket yetkilisinin duruşmaya katılarak beyanda bulunduğu, davaya konu alacakla ilgili başlatılmış ve kesinleşen icra takibe ilişkin davacının alacağının davalı borçlu şirket tarafından ödenmediği, ödendiğine dair herhangi bir iddia, beyan ve delilin de sunulmadığı,
dolayısıyla en son tarih itibari ile davalı şirketin davacıya kesinleşen icra takibi nedeniyle borçlu olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/4394 Esas, 2015/1653 Karar ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 2018/2707 Esas, 2018/1821 Karar sayılı kararları da dikkate alınarak takibe konu ilamın kesinleşmesine dahi gerek olmadığı, buna rağmen ilgili dava dosyasında verilmiş olan hükmün kesinleştiği görülmüştür.
Davacı tarafından İİK'nun 177. maddesine göre açılan işbu doğrudan iflas davasının kabulü için yasaca aranan gerekli ve yeterli koşulların oluştuğu ve kabulü gerektiği kanaatine varıldığından,..." gerekçesiyle Davanın KABULÜ ile Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı davalı ... Anonim Şirketi'nin İFLASINA, İflasın 21/10/2024 günü saat:11:39 itibarı ile açılmasına, 3-İflas masasının teşkili ve iflas ilanlarının yapılması için dava dosyasındaki iflas avansı ile birlikte kararın Kayseri Genel İcra Dairesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. İşbu kararı davalı ... Anonim Şirketi vekili süresinde istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Davacı tarafından alacaklarının ödenmediği iddiası ile müvekkili şirkete karşı işbu davanın ikame edildiğini, müvekkili şirketin bir inşaat şirketi olduğunu, Kayseri ve diğer illerde birçok inşaat yaptığını, ve bu bakımdan ülkemize ve vatandaşlarına önemli hizmetlerde bulunduğunu, birçok insana da istihdam sağladığını, işbu dava aşamasında müvekkili şirketin borcun ödeneceğine dair anlaşma yapılacağı hususunda beyanda bulunduğunu ve süre istendiğini, lakin yerel mahkeme tarafından bu anlaşmaya dair bir makul süre verilmediğini,
müvekkili şirketin iflasına karar vermenin bir çözüm değil tam aksine dava dışı alacaklıların alacağının tahsil kabiliyetini zorlaştıracağını, bununla birlikte birçok yerde inşaatı devam eden işlerin de yarım kalacağını, yerel mahkeme dosyasında iflas kararı verilebilmesi için gereken yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını, bir şirketin iflası için aciz vesikası gibi durumlara ihtiyacı mevcut olduğunu, dosyada talep etmelerine rağmen alacağa dair bilirkişi raporu ve ödeme için son taleplerine göre süre verilmediğini, ayrıca gerekli tebligat işlemlerinin usulüne uygun surette cereyan etmediğini,
işbu hususların gözardı edilerek iflasına karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, yargılama esnasında usulen yanlışlıklar mevcut olup usul hatalarının yeniden yargılama yapılarak düzeltilmesi gerektiğini belirterek; istinaf dilekçesinde arz ve izah edilen nedenlerden dolayı istinaf kanun yoluna başvurumuzun kabulü ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/10/2024 tarih, 2024/360 Esas, 2024/961 Karar sayılı kararının yapılacak istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dava, İİK 177/4 maddesi kapsamında açılmış davalı şirketin doğrudan iflasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
Doğrudan doğruya iflas halinin düzenlendiği 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 177 maddesine göre, maddede sayılan hallerde alacaklı evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebilir. Bu hallerden biri de ilama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse Türkiye'de bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağrılmasıdır.İİK 177/4 şerhi duruşma gün ve saatini içerir tebligat çıkarılmış, yapılan tebliğ sonucunda davacı şirket yetkilisi duruşmaya katılmış ve dinlenmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda, mevcut dosya kapsamına göre ilama dayalı alacak icra emriyle istenmesine rağmen davalı tarafından ödenmediğinden ve İİK 177/4 maddesindeki şartlar gerçekleştiği, İflas talebinin İİK’nun 166/2. maddesinde öngörülen biçimde usulüne uygun olarak ilan edildiği, İİK’nun 160 maddesi gereğince davacının iflas avansını gereğini yerine getirdiği,
bu suretle İİK’nun 177/4 devamı maddelerinde öngörülen iflas koşullarının somut olayda gerçekleştiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesinde dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre.
HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tarafın yukarıda yazılı söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/55, K. 2025/207, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama