KÜNYE
T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Esas no
- 2025/609
- Karar no
- 2025/788
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/01/2025
- Esas no
- 2023/1003
- Karar no
- 2025/93
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 17/04/2025
- Yazım tarihi
- 18/04/2025
Karar Metni
1.861 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 29/01/2025 tarih ve 2023/1003 E - 2025/93 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacıların murisi ...’ın, 2009 yılında vefat ettiğini, murisin davalı kooperatifte üyeliği bulunmakta iken ölümle birlikte üyeliğe bağlı hak ve alacaklarının davacılara geçtiğini, davacılar, davalı kooperatife ... tarih ve ... yevmiye numaralı Kayseri 10.Noterliği ihtarını gönderip; üyelere tapuların devredildiği, tapuların ferdileştirildiği,
kuraların çekildiği ve kooperatife bir borçları varsa bu borcu ödemek suretiyle tapularını almak istediklerini iletmiş olduklarını, davalı kooperatif 15.09.2023 tarihli cevabi ihtarında, 14.563 TL anapara ve 61.703,55 TL gecikme zammı ile toplam 76.266,55 TL murislerinin borcu olduğunu davacılara ilettiğini, bunun üzerine davalı kooperatif ile harici görüşmeler yapılmış ve borcun sebebi ve işletilen faiz hususunda bir döküm talep edilmiş olmakla, kooperatifin davacılara verdiği 29.09.2023 tarihli belgede;
murisin 70.106,10 TL borcunun olduğunun yazılmış olduğunu, davalı kooperatif 2 hafta ara ile murisin borcunu 7.000 TL daha aşağı hesaplamıştır ki geçen süreçte davacılar tarafından bir ödeme de yapılmamış olduğunu, hal böyle iken davalı kooperatifin gerek hesaplama tekniği gerekse işlettiği faiz hususunda derin şüpheler oluşmuş olduğunu, daha sonra davalı kooperatif ile arabuluculuk görüşmesi yapılmış ve neticeten 03.11.2023 tarihli son tutanak ile taraflar arasındaki uyuşmazlık hususunda anlaşmazlık belgesi düzenlenmiş olduğunu, süreçte, davalı kooperatifin müphem ve mütenakız söylemleri, birbirini tutmayan hesapları,
hesaplamayı nasıl yaptığına dair bir belge de sunamıyor oluşu hep birlikte değerlendirildiğinde, davacılar aleyhine bir icra takibi başlatılabileceği hususunda kuvvetli yargıya sahip olunmuş olduğunu, öyle olunca da davayı açma zarureti hasıl olmuş olduğunu, davalı kooperatifin cevabi noter ihtarı, arabuluculuk süreci ve davacılara gönderdiği ihtarnameler sonrasında, davalı kooperatifin bir icra takibine girişmesi veya bir dava açması kuvvetle muhtemel olduğunu,
o haliyle davacılara kesin olmayan ve taraflarınca da itiraza uğramış bir hesaplamaya dayanarak davacılar aleyhine bir hukuki süreç başlatmasının davacıları ciddi mağdur edeceği için iş bu dava açılmış olduğunu, bugüne dek davalı kooperatiften davacılara gönderilen bir davet kağıdı, borç bildirim yazısı veya bir ihbarname olmadığını, davacılara aleyhine işletilen faiz ve faiz oranına bu bapta itiraz ettiklerini, davacılar mütemerrit olmadan aidat borcuna faiz işletilmesinin yasal olmadığını, ayrıca kooperatifler kanuna göre işletilecek faiz üst sınırı da belli olduğunu,
2006 ile 2012 yılları arasında tavan faiz oranı %9 iken 2012 sonrası bu oran %18 olarak tahvil edilmiş olduğunu, dolayısıyla kooperatifin buna muhalif bir hesaplama yapması da kanuni olmadığını, hal böyle iken, davalı kooperatifin defter ve kayıtlarının detaylıca incelenmesi ve davacıların borcu olup olmadığının tespiti ile varsa borcu -kabul anlamına gelmemek üzere- işletilecek faizin de hesaplanması iktiza etmekte olduğunu belirterek, davacıların;
davalıya fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalarak 76.266,55 TL borçlu olmadığının tespitinin, davalı aleyhine %20 den az olmamak şartıyla tazminatına hükmedilmesinin, davacılar hakkında takip başlatılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacılar tarafından davalı aleyhine ikame edilen davayı hiçbir yönü ile tutarlı ve hukuka uygun bulmadıklarını, kabul de etmediklerini, her şeyden önce işbu dava ve bu davaya bağlı davacılar talepleri zamanaşımına uğramış olup zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, davacı vekili dava dilekçesinde davacıların murisi ...'ın 2009 yılında vefat ettiğini, vefatı ile birlikte kooperatif üyeliğinin hak ve alacaklar bakımından davacılara geçtiğini, davacılarında davalı kooperatife ... tarih ve ... y.nolu Kayseri 10.Noterliğinden ihtarname gönderdiklerini, üyelere tapuların devredildiği,
tapuların ferdileştirildiğini ve kuraların çekildiğini, kooperatife bir borçları varsa bu borcu ödemek suretiyle tapularını almak istediklerini iletmiş olduklarını, davalı kooperatifin ise 15.09.2023 tarihi itibariyle 14.563 TL ana para ve 61.703,55 TL gecikme zammı ile toplam 76.266,55 TL murislerinin borcu bulunduğunu davacılara ... tarihli Kayseri 3.Noterliğinin ... y.nolu cevabi ihtarnamesiyle bildirmiş olduğunu, mezkur bu ihtarnamede borcun ödenmesi ve tüm mirasçıların birlikte müracaatı halinde tapu devrinin de gerçekleştirilebileceği kendilerine ifade edilmiş olduğunu,
zaten kura çekimi sonunda yapılan dükkanlardan ...'a isabet eden dükkan fiilen de kendilerine teslim edilmiş ve davacıların kullanımında olduğunu, murislerinin vefatı olan 2009 tarihinden 28.08.2023 tarihine kadar davacılar ana para borçlarını ödemedikleri gibi kooperatifle de irtibata geçmemiş olduklarını, bizzat murisleri ...'ın borcun ödenmesini talep eder kendi kendine gönderdiği ihbarnameler mevcut olduğunu, Kooperatif tüm üyelerine gecikme halinde aynı yöntemi uygulayarak hesaplama yapmakta olduğunu, davacı vekilinin iddia ettiği gibi müphem,
mütenakız söylemler birbirini tutmayan hesaplar ve hesaplamayı nasıl yaptığına dair bir belge de sunulamaması gibi herhangi bir durum söz konusu olmadığını, davacı vekili ikame ettiği bu davada borçlu olmadıklarının, hiç borçları bulunmadığının tespitini talep etmekte olduğunu, davacının murisi 2009 yılında vefat ettiği esnada ihtilafsız 14.563 TL borçlu olduğunu, bu durumun kesin olduğunu, 2009'dan bu yana 14.563 TL ana para borcu olan birinin o tarihten beri hiç ödeme yapmamış olduğu da düşünüldüğünde ikame ettiği bu davada iyi niyetli olmadığı açıkça görülecek olduğunu,
Kooperatif yönetimi davacıların murisinin kooperatif yönetiminde vefatına kadar bir süre görev yapmış olması bakımından hakkında üyelikten çıkarma işlemleri yapmadığı gibi hatırasına saygısızlık olmaması açısından yasal muamele yapmamış ne var ki bu nedenle bu davanın muhatabı olmuş olduğunu, davalı kooperatif davacılara karşı üyelikten çıkarma dahil tüm yasal haklarını saklı tutmakta olduğunu, davanın haksızdır ve her türlü hukuki mesnetten yoksun olduğunu belirterek,
yukarıda arz ve izah ettiği sebeplerle öncelikle davanın zamanaşımı sebebiyle reddine, saniyen ise haksız yersiz ve hukuka aykırı davanın esastan reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Kayseri Çevre Şehircilik İl Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu ilgili evrakın dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür. Bilirkişi heyetinden alınan 26/11/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacıların murisinin yaptığı ödemeler, tahakkuk eden borçlar ve genel kurulda alınan faiz kararları dikkate alındığında dava tarihi itibariyle 16.313 TL anapara ve 65.047,64
TL işlemiş faiz borcu hesaplandığı," sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davacı tarafça, davacıların murisi ...’ın davalı kooperatif üyeliği nedeni 76.266,55 TL borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra davacıların murisinin kooperatife borcu olup olmadığının tespiti için bilirkişi heyetinden 26/11/2024 tarihli rapor alınmış olup raporda da belirtildiği üzere,
davacıların murislerinin davalı kooperatife üyeliğinden kaynaklı dava tarihi itibariyle davacıların 16.313 TL anapara ve 65.047,64 TL işlemiş faiz borçlarının olduğunun tespiti ile denetime elverişli bilirkişi raporuna itibar edilmiş ve böylece davacıların dava edilen miktardan daha fazla borçları olması nedeni ile davanın reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Yerel mahkeme tüm delilleri toplamadan, sadece 1 adet bilirkişiden alınma rapor ile ve rapora karşı da öne sürdüğümüz itirazları göz ardı ederek sonuca gittiğini, yerel mahkemenin gerekçesinde, taraf denetimine açık bir bilirkişi raporu olduğu yazılsa da dosya kapsamında rapor ne taraf denetimine ne de üst mahkemeler denetimine açık olmadığını, evvel bilirkişi raporunda yer alan ve müvekkilin borçlandırıldığı alacak kalemlerini neler olduğu, bu alacak kalemlerini nasıl ulaşıldığı,
hangi mantıkla bu borçlandırmaların yapıldığı belirsiz olduğunu, bilirkişi sadece kooperatifin bilgisayar kayıtlarında yazan rakamları raporuna derç ettiğini, bu rakamların ne manaya geldiği, neden müvekkile tahakkuk ettirildiği belirsiz olduğunu, tek taraflı olarak ve davalı kooperatif tarafından her zaman bilgisayar sistemlerine girilmesi mümkün olan kayıtlar mahkemece doğru kabul edildiğini, bu kayıtlara ilişkin alt belgeler hiç bir zaman bilirkişi tarafından kontrol edilmediği gibi kooperatif tarafından da mahkemeye sunulmadığını, doğruluğunun teyit edilmesi gerekirken bu teyit yapılmadığını,
buna ilişkin itirazlarımıza rağmen yerel mahkeme bu itirazları karşılamadığını ve sonuca gittiğini, raporda, tablo içinde yer alan bir kısım alacak kalemlerinin nasıl ve neden tahakkuk ettirildiği anlaşılamadığını, özellikle arsa, inşaat maliyeti, ışıklandırma, saat ücreti gibi kalemlerin neye ilişkin olduğu izah edilmediğini, bu kalemlere bir de faiz işletilmiş olması hesaplamaların tamamen yanlış olması sonucunu doğurduğunu, ana para alacaklarının neye ilişkin olduğu belli olmadan ve izahat da yapılmadan bir de bu kalemlere faiz işletilmesi,
raporun eksik ve hatalı yönlerinden biri olduğunu, raporda geçen, tapu masrafı, belediye ruhsatı kalemlerine yine itiraz ettiklerini, zira halihazırda müvekkil adına kayıtlı bir tapu senedi olmadığını, yani müvekkilin davalı kooperatiften devraldığı bir taşınmaz tapusu olmadığını, dolayısıyla bu bedelin neye göre hesaplandığı, bu bedelin içinde hangi kalemlerin olduğu da açık ve net olmadığını, rapor denetime tamamen kapalı olduğunu, bu haliyle raporun hükme esas alınması mümkün olmadığını, yine hesaplamalarda geçen aidat alacaklarına ilişkin kooperatif genel kurul kararlarının da müvekkile tebliğ edilmediği,
genel kurulda alınan kararların ne derece hukuki olduğu hususlarında, kooperatif defterlerinin bu yönüyle de irdelenmesi gerektiğini, bilirkişilerin faiz hesabının hatalı olduğunu, genel kurulda alınan kararların müvekkile tebliğ edilmeden veya usulüne uygun bir şekilde ilan edilmeden tatbike konulması mümkün olmadığını, değişen dönemlere ilişkin yapılan kademeli faiz hesabına da itiraz ettiğini, ayrıca faiz başlangıç tarihi de hatalı olduğunu, müvekkilin usulüne uygun bir şekilde temerrüte düşürülmediğini,
hatta bu manada davalı kooperatife yazı yazıldığını ve eldeki dava açılmak suretiyle kabul anlamına gelmemek şartıyla varsa bakiye bir borç-alacak durumu da izaha davet edildiğini, hal böyle iken ana paranın 4 katına yakın bir rakamın faiz olarak müvekkile dikte ettirilmesi ne hukuka ne de vicdana sığmayacağını, sonuçta davalı, bir kooperatif olup düşük bütçeli insanları taşınmaz sahibi yapma adına kurulmuş bir sanayi işletmesi kooperatifi olduğunu, bu kooperatifin esnafı desteklemesi gerekirken ana paranın 4 katı oranında faiz talep etmesi kabul edilemeyeceğini, bu manada bilirkişi raporuna ve içeriğine itiraz ettiğini,
usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, istinaf taleplerinin kabulüne, davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, davacıların murisi ...’ın davalı kooperatif üyeliği nedeni ile davacıların davalıya 76.266,55 TL borcu olup olmadığı ve borcu varsa miktarı hususlarına ilişkindir.
Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davacılar murisinin davalı kooperatife üyeliği nedeniyle dava tarihi itibariyle , menfi tespit istenen dava değerini de aşan miktarda borcu bulunduğunun tespiti nedeniyle ile işbu menfi tespit davasının reddine ilişkin verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacıların yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı,
kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/609, K. 2025/788, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama