İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/814 K.2025/812

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2025/250 Esas sayılı 28/03/2025 tarihli ara kararına karşı , davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;

Esas2025/814Karar2025/812Tarih24 Nisan 2025Okuma10 dk · 2.041 kelime

KÜNYE

T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi İstinaf Karar Yazım

Karar tarihi
24 Nisan 2025
Esas no
2025/814
Karar no
2025/812
İncelenen kararın mahkemesi
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28/03/2025 ARA KARAR
Numarası
2025/250 Esas
Davanın konusu
Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)
İstinaf karar tarihi
24/04/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.041 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2025/250 Esas sayılı 28/03/2025 tarihli ara kararına karşı , davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dilekçesinde özetle; mahkememizce verilen 20/03/2025 tarihli ara kararının "5-Davacı şirket lehine geçici mühlet kararı verilmesi halinde, konkordato tasdiki veya konkordato talebinin reddine dair kararın verileceği tarih ile sınırlı olmak üzere ve davacının düzenlediği çeklerin bankalara ibraz edilmesi halinde davacıya ait çeklere "Karşılıksızdır" kaşesi yerine "Konkordato Tedbir Şerhi" kaydının düşülmesine ilişkin davacı talebinin reddine,

6-Süresinde bankaya ibraz edilen ve karşılıksız çıkan çekler yönünden "konkordato mühleti nedeniyle işlem yapılamadığının ve karşılıksız kalan miktarın" muhatap banka tarafından çek üzerine yazılması suretiyle davacı lehine tedbir kararı verilmesine ilişkin davacı talebinin reddine" şeklinde verilen kararın müvekkilini mağduriyetine sebebiyet verdiğini belirterek, üçüncü kişiler tarafından müvekkili şirkete ait çeklerin bankaya ibrazı halinde karşılıksızdır kaşesi yerine konkordato tedbir şerhi kaydının düşülmesine,

konkordato mühleti nedeniyle işlem yapılamadığının ve karşılıksız kalan miktarın muhatap banka tarafından çek üzerine yazılması suretiyle müvekkili lehine tedbir kararının verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece Mahkemesi kararı ile. Mahkememizin 20/03/2025 tarihli ara kararı ile konkordato talep eden şirket yönünden 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, aynı karar ile geçici mühlet kararı kanuni sonuçları hakkında tedbir kararı da verildiği, konkordato talep eden şirket vekilinin 28/03/2025 tarihli dilekçesindeki tedbir isteminin konkordato talep eden şirketin mal varlığını korumaya yönelik olmadığı,

şahısların kambiyo hukukundan doğan hak ve def'ilerini engeller mahiyette tedbir kararı verilemeyeceği gibi çeklerden dolayı lehdar ya da cirantalar arasında oluşan hukuki ilişkiye geçici mühlet nedeniyle müdahale edilmesinin de konkordato kurumunun amacını aşar nitelikte olduğu,

konkordato talep eden şirketi konkordato sürecinde çıkması muhtemel ihtilaflardan korumak için tedbir kararı verilemeyeceği, yine anılı tedbir isteminin yasal dayanağının bulunmadığı değerlendirilmiş ve konkordato isteyen vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş "1- Davacı şirketin düzenlediği çeklerin bankaya ibrazı halinde "karşılıksızdır" kaşesi yerine "konkordato tedbir şerhi" kaydının düşülmesine ilişkin davacının tedbir talebinin REDDİNE," şeklinde ara karar kurulmuştur.

Davacı vekili işbu ara kararı yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

İlk derece mahkemesine sunulan talep dilekçesinde, tedbir talebinin neden kabul edilmesi gerektiğine ilişkin ayrıntılı olarak ileri sürülen sebepler, ilk derece mahkemesince karşılanmadan herhangi bir gerekçe belirtilmeden 28/03/2025 tarihli ara karar ile reddedildiğini, halbuki; alacaklılar arasında eşitliğin korunması gerektiği, konkordatonun bireysel değil kolektif menfaate hizmet etmesi, borçlunun işletme faaliyetlerinin devamının sağlanmasının ve mal varlığının bütünlüğünün korunmasının tüm alacaklıların menfaatine olacağının tartışmasız olması,

tek bir alacaklıdan ziyade bütün alacaklıların maksimum yararının gözetilmesi gerektiği, mülga iflasın ertelenmesi kurumundan farklı olarak konkordatoda kanun koyucu tarafından maddi hukuk ilişkilerine tesir edilebileceğinin öngörüldüğü tartışmasız olduğunu, ilk derece mahkemesine sunulan, 28/03/2025 tarihli talep dilekçesinde, ayrıntılı bir şekilde ileri sürülen sebepler tekrara girmeme adına tekrar dile getirilmediğini, konkordato başvurusu üzerine geçici mühlet talebinden önce keşide edilmiş bir çekin, geçici mühlet kararından sonra edilmesi halinde, lehine geçici mühlet kararı verilen borçlunun,

çekin karşılığını hesapta hazır bulundurması ve çek bedelinin ödenmesi halinde konkordato teklifinden önce alacaklı olanlar arasındaki eşitlik prensibine aykırı hareket edildiği iddiasıyla karşılaşılmasının muhtemel olduğunu, İİK'nın 308-c/2 maddesine göre, konkordato, konkordato talebinden önce doğan veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün borçlar bakımından bağlayıcı ve zorunlu olduğunu, konkordato eden borçlu, alacaklılarından bazılarına diğerlerinin zararına olacak şekilde ödeme yapmamakla sorumlu olduğunu, İİK'nın 297. maddesi uyarınca mahkemece,

mühlet içerisinde eşitlik ilkesine aykırı davranan borçlunun tasarruf yetkisi kısıtlanabileceği gibi kaldırılabileceğini, İİK'nın 292. maddesi gereğince, ağır ihlal halinde mahkemece geçici veya kesin mühletin kaldırılmasına karar verilmesi de mümkün olduğunu, görüldüğü üzere;

fiili olarak mühlet tarihinden önce ve fakat mühlet tarihinden sonraki bir tarih gösterilerek keşide edilmiş bir çekin bedelinin hesapta bulundurulmayarak ödeme yapılmaması bir sorun olduğu gibi ödeme yapılması da başlı başına bir sorun yaratabileceğini, zira, konkordato talep eden borçlu, konkordato mühleti içinde talepten önce keşide ettiği çeklerin bedelini ödememesi halinde cezai yaptırıma maruz kalacak ve çek keşide etme yasağı ile eldeki bütün çek yapraklarını ait olduğu bankalara ibraz etmekle yükümlü olacağını, bu durumdaki borçlunun yeni çek hesabı açması da mümkün olmayacağını, aksi durumda da,

alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesi ihlal edilmiş olacağını, konkordato talep eden borçlunun mühlet tarihinden önce ve fakat mühlet tarihinden sonrasını göstermek suretiyle keşide ettiği çeklere karşılıksızdır şerhi yazılıp yazılmayacağı uygulamada tereddütlere yol açtığından, kurumun özüne uygun bir kanuni düzenleme yapılması isabetli olacağını, ekte uygulamadan da bir çok mahkeme ilamına yer verildiğini, bu sebeple;

müvekkil şirket hakkında, çeklerin bankaya ibrazı halinde karşılıksızdır şerhi yerine çek borçlusu hakkında mühlet kararı bulunduğu bu sebeple ödeme yapılamayacağına dair tedbir kararı verilmesi yönünde bir karar verilmesi gerekirken talebin reddi usul ve yasaya aykırı olduğundan söz konusu kararın kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurma zarureti hasıl olduğunu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/ 250 Esas sayılı dosyasında verilen 28/03/2025 tarihli ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvuruyor, istinaf incelemesi ile ilk derece mahkemesince verilen ara kararın kaldırılmasına, ve talep doğrultusunda;

konkordato talep eden müvekkil şirketin, geçici mühlet talebinden önce keşide ettiği çeklerin, geçici mühletin ilanından sonra, 5941 Sayılı Çek Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında "karşılıksızdır" şerhi yazılmasının ihtiyati tedbiren ÖNLENMESİNE, ibraz edilen ve karşılığı bulunmayan çeklere konkondato tedbir şerhinin YAZILMASINA, ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu Düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Yapılan inceleme sonunda derdest dava, davacı şirketin konkordato talebine ilişkindir.Yargılama devam ederken Davacı vekilinin 28/03/2025 tarihli dilekçesinde özetle;

mahkemece verilen 20/03/2025 tarihli ara kararının "5-Davacı şirket lehine geçici mühlet kararı verilmesi halinde, konkordato tasdiki veya konkordato talebinin reddine dair kararın verileceği tarih ile sınırlı olmak üzere ve davacının düzenlediği çeklerin bankalara ibraz edilmesi halinde davacıya ait çeklere "Karşılıksızdır" kaşesi yerine "Konkordato Tedbir Şerhi" kaydının düşülmesine ilişkin davacı talebinin reddine,

6-Süresinde bankaya ibraz edilen ve karşılıksız çıkan çekler yönünden "konkordato mühleti nedeniyle işlem yapılamadığının ve karşılıksız kalan miktarın" muhatap banka tarafından çek üzerine yazılması suretiyle davacı lehine tedbir kararı verilmesine ilişkin davacı talebinin reddine" şeklinde verilen kararın müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini belirterek, üçüncü kişiler tarafından müvekkili şirkete ait çeklerin bankaya ibrazı halinde karşılıksızdır kaşesi yerine konkordato tedbir şerhi kaydının düşülmesine,

konkordato mühleti nedeniyle işlem yapılamadığının ve karşılıksız kalan miktarın muhatap banka tarafından çek üzerine yazılması suretiyle müvekkili lehine tedbir kararının verilmesini talep etmiştir. Mahkeme 28/03/2025 tarihli gerekçeli ara kararıyla: "...

6100 Sayılı HMK'nun 389. maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklinde düzenlenmiştir.

Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi hâlinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hâle gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir.

Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asgari ölçüde ikna edecek delil değerlendirmesi yapamıyor, yaklaşık ispat ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir. Ancak bu da hiçbir zaman tam bir ispat seviyesinde ispat şartına dönüşmemelidir. (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes Muhammet.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, Ankara 2011-Sh.715-717) (Yüksek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/04/2012 gün ve 2011/15388 esas,2012/6651 karar sayılı ilamında belirtildiği gibi)

Mahkememizin 20/03/2025 tarihli ara kararı ile konkordato talep eden şirket yönünden 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, aynı karar ile geçici mühlet kararı kanuni sonuçları hakkında tedbir kararı da verildiği, konkordato talep eden şirket vekilinin 28/03/2025 tarihli dilekçesindeki tedbir isteminin konkordato talep eden şirketin mal varlığını korumaya yönelik olmadığı,

şahısların kambiyo hukukundan doğan hak ve def'ilerini engeller mahiyette tedbir kararı verilemeyeceği gibi çeklerden dolayı lehdar ya da cirantalar arasında oluşan hukuki ilişkiye geçici mühlet nedeniyle müdahale edilmesinin de konkordato kurumunun amacını aşar nitelikte olduğu, konkordato talep eden şirketi konkordato sürecinde çıkması muhtemel ihtilaflardan korumak için tedbir kararı verilemeyeceği, yine anılı tedbir isteminin yasal dayanağının bulunmadığı değerlendirilmiş ve konkordato isteyen vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

KARAR

1- Davacı şirketin düzenlediği çeklerin bankaya

ibrazı halinde "karşılıksızdır" kaşesi yerine "konkordato tedbir şerhi" kaydının düşülmesine ilişkin davacının tedbir talebinin REDDİNE,

2-Kararın bir suretinin davacı vekiline tebliğine, tebligat giderinin davacının yatırdığı gider avansından karşılanmasına,..." karar verilmiştir.

Davacı vekili 02/04/2025 tarihli dilekçesiyle işbu ara kararını istinaf ettiğini bildirmiştir.

HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341/1. Maddesine göre, "İlk Derece Mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." şeklinde düzenleme getirilmiş ise de; İİK'nun 7101 Sayılı yasa ile değişik "Geçici mühlet" başlıklı 287. maddesinin birinci ve altıncı fıkralarında, "Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır....

...Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz." hükmü getirilmiştir.

Burada yasa koyucu tarafından "TEDBİRLERE İLİŞKİN KARARLAR" şeklinde belirtilmiş olup, tedbirlere ilişkin ara kararının içeriği yönünden (kabulüne yada reddine ilişkin olmak üzere) herhangi bir açıklama ve ayrım da yapılmamıştır. Dolayısıyla istinafa konu edilen dava türüyle (Konkordato) ilgili olarak verilmiş söz konusu somut ara kararla ilgili istinaf talebi yönünden işbu yasal düzenlemelerin ve genel anlamda HMK.nun ihtiyati tedbirlere ilişkin hükümlerinin uygulama alanı/zorunluluğu açısından incelenmesi ve hukuken/usulen değerlendirilmesi gerekmiştir.

Aynı konuyu düzenleyen birden fazla yasal düzenlemenin bulunması durumunda, hangi yasa hükmünün uygulanacağı konusunda özel yasa-genel yasa ölçütü esas alındığında özel yasa hükmünün uygulanması,önceki yasa-sonraki yasa ölçütü bakımından değerlendirme yapıldığında ise sonraki yasa hükmünün uygulanması gerektiği genel hukuk ilkesi olarak kabul edilmiştir.6100 sayılı HMK'nun 01.10.2011 tarihinde,

2004 sayılı İİK'nin 287. maddesinin uygulanması gereken hükmünü değiştiren 7101 sayılı Yasanın ise 15.03.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 2004 sayılı İİK'nin 287 v.d. maddelerinin sonraki tarihli bir yasa hükmü olduğu açıktır. Ayrıca 6100 sayılı HMK, hukuk davalarındaki yargılama usulünü düzenlemesi bakımından genel bir yasa vasfındayken, 7101 sayılı Yasa ile değişik 2004 sayılı İİK'nin 287. V.d.

Maddelerinin HMK'na kıyasla özel bir yasa hükmüdür.Bu nedenlerle HMK'nın 341. maddesinin (1) numaralı fıkrasının lafzı ile bağlı kalınıp buna göre yorum yapılarak, sonraki değişikliği yok saymak suretiyle adi konkordato talebi sırasındaki geçici hukuki korumalara/tedbire yönelik istemlere ilişkin kurulan ara kararlarda istinaf kanun yolunun açık olduğu sonucuna ulaşmak hukuken mümkün görülmemiştir. Nitekim İİK nun 293/1 hükmü de buna engel bir düzenlemedir.

Ayrıca İİK'nın 287/son maddesinde bahsedilen tedbirlerin içeriği ve niteliği ile ilgili olarak da (Kabulü ya da reddi kararları yönünden) herhangi bir ayrım da yapılmamıştır. Konkordato istemlerinin süratle sonuçlandırılması gereği nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesince konkordato istemi sırasındaki geçici hukuki korumalara yani ihtiyati tedbirlere ve kesin mühlet kararı verilmesine ilişkin verilen ara kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmasının yasal olarak mümkün olmadığı yani bu vasıftaki ara kararların niteliği itibariyle KESİN olduğu kabul edilmiştir.

Davacı şirket vekilinin istinaf talebine konu işbu ara kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulamaması yani kesin nitelikte olması nedeniyle mahkemece HMK nun 346. Maddesi de gözetilmelidir. İstinafa konu ara kararının KESİN olması nedeniyle HMK 352/1-b Maddesine göre öncelikle karar verilir.

Yukarıda açıklanan tüm sebeplerle davacı vekilinin sözkonusu ara kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun, ara kararının kesin nitelikte olması yani kanun yoluna başvurulamayacak olması nedeniyle İİK 287/son maddesi gereğince reddine dair kesin olarak karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2025/250 Esas sayılı derdest konkordato talebine ilişkin dava dosyasında verilen 28/03/2025 tarihli ara kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun/dilekçesinin İİK 287/son, HMK 341 ve 352/1-b maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,

İstinaf eden davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,

İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine ,

İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ,

HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 352. maddesi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 24/04/2025

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/814, K. 2025/812, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Karar
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/814
Karar No
2025/812
Tarih
24 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi E.2025/816 K.2025/1133
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/818 K.2025/808
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2025/822 K.2025/604
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/822 K.2025/1075
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2025/823 K.2025/703
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2025/825 K.2025/756

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.