KÜNYE
T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2025/904
- Karar no
- 2025/1013
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/03/2025
- Numarası
- 2021/301 E. - 2025/207 K.
- Davanın konusu
- Tapu İptali Ve Tescil
- İstinaf karar tarihi
- 14/05/2025
- Karar yazım tarihi
- 15/05/2025
Karar Metni
1.812 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 05/03/2025 tarih ve 2021/301 E - 2025/207 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin davalı kooperatife 1994 tarihinde üye olduğunu, bu tarihten itibaren aidatlarını düzenli olarak ödediğini ve kooperatife borcunun bulunmadığını, 72 üyeli olan kooperatifin konutları bitirdiğini, 2 kişi hariç herkesin tapularının verildiğini, daire teslimlerinin 2008 yılında olduğunu, üzerinden yaklaşık 9 yıl geçmiş olmasına rağmen müvekkiline dairesinin teslim edilmediğini, müvekkilinin 2010 yılından bu yana Mersin ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel ...
Blok, ... Kat, ... nolu dairede ailesi ile birlikte ikamet ettiğini, 13/04/2015 tarihli yönetim kurulu kararı ile bu taşınmazın tapusunun müvekkiline verilmesine karar verildiğini ancak bu karar uyarınca müvekkilinin yıllardan beri içinde oturduğu taşınmazın tapu devrinin yapılmadığını, tapu masrafı adı altında müvekkilinden 2016 yılının nisan ayında 1.000,00-TL tahsil edildiğini ancak buna rağmen tapu devrinin gerçekleşmemesi üzerine Kayseri C.
Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını ve soruşturmanın 2017/6696 soruşturma sayılı dosyasında devam ettiğini, taşınmazın başkalarının adına kayıt ve tescili ihtimali bulunduğundan öncelikle müvekkilinin mağdur olmaması adına taşınmazın tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, yapılacak yargılama sonucunda ıslah ve dava değerini artırma hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı kooperatif adına kayıtlı Mersin ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel ...
Blok, ... Kat, ... nolu dairenin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına kayıt ve tesciline, bunun mümkün olmadığı takdirde dava tarihindeki rayiç bedelinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, bunun da mümkün olmaması halinde ödedikleri paranın endekslenmiş şekli ile dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacının yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediği için tapu devrinin gerçekleştirilmediğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkeme kararında; "...Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporları, istinaf mahkemesinin kaldırma kararı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı kooperatifin üyesi olduğu, davacının kooperatiften ihracına yönelik alınan genel kurul kararlarının mahkeme kararları ile iptaline karar verildiği, böylelikle karar tarihi itibariyle halen davacının davalı kooperatif üyesi olduğu,
istinaf mahkemesinin kaldırma kararı kapsamında bilirkişi kurulundan alınan 08/06/2022 tarihli ek rapora göre davacının kendisine tahsis edilen Mersin ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde 3.280-m2 alanlı arsa olarak kayıtlı taşınmazdaki ... arsa paylı ...
Blok, ...Kat, ... bağımsız bölümdeki daireye ait kooperatife ödemesi gereken toplam borcunun 27.910,00-TL olup davacının 24.060.41 TL'lik kısmını ödediği, dairenin tescili için ödemesi gereken güncel tutarın 3.849,59-TL olduğu, kooperatif kayıtları üzerinde yapılan incelemede sadece davacı ... ve dava dışı üye ...'a tapusunun verilmediği, kooperatife borcu olan diğer üyelere tapusunun verildiği, bu suretle 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. Maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine davalık kooperatifçe uyulmadığı, böylelikle davacının dairenin tapusunu istemekte haklı olduğu,
zira kooperatifin eşitlik ilkesine aykırı olarak kooperatife halen borçlu olan bir kısım üyelere tapusunu vermesine rağmen aynı durumda olan davacıya tapusunu vermediği, tüm bu nedenlerle davalı kooperatif adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescil şartlarının oluştuğu anlaşılmıştır.
Dava konusu taşınmazın dava tarihinde alınan ilk tapu kaydında ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasından haciz bulunmakta ise de taşınmazın güncel tapu kaydına göre bu haciz kaldırıldığı, Mersin 5. İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyasından haciz şerhi işlendiği, bu haciz dava tarihinden sonra işlenmiş olduğundan ve mahkememizce verilen kararda da taşınmazın üzerindeki takyidatları ile birlikte davacı adına tesciline karar verildiği gözetildiğinde ilgili haciz alacaklısının davaya dahiline gerek görülmemiş ve mahkememiz dosyası aşağıdaki şekilde karara bağlanmıştır.
Davanın kabulü ile, Mersin ili, ... ilçesi, ... mahallesi, cilt..., sayfa ..., ada ..., parsel ...'te kayıtlı ... arsa paylı, ... Blok ...
Kat, ... bağımsız bölüm nolu mesken vasfındaki taşınmazın ...Yapı Kooperatifi adına olan TAPUSUNUN İPTALİ ile, üzerindeki tüm takyidatları ile birlikte davacı adına tapuda KAYIT VE TESCİLİNE, İİK 28/1 maddesi uyarınca hüküm özetinin derhal ilgili tapu müdürlüğüne gönderilmesine, Mahkememiz veznesine depo edilen 1.100,00-TL tutarın dosya numarası belirtilmek suretiyle açılacak birer aylık vadeli hesaba aktarılmasına, Depo edilen tutarın nemalarıyla birlikte davalı kooperatife ödenmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Mahkeme kararının gerekçesinde "davacının davalı kooperatifin üyesi olduğu, davacının kooperatiften ihracına yönelik alınan genel kurul kararlarının mahkeme kararları ile iptaline karar verildiği, böylelikle karar tarihi itibariyle halen davacının davalı kooperatif üyesi olduğu, istinaf mahkemesinin kaldırma kararı kapsamında bilirkişi kurulundan alınan 08/06/2022 tarihli ek rapora göre davacının kendisine tahsis edilen Mersin ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde 3.280-m2 alanlı arsa olarak kayıtlı taşınmazdaki ... arsa paylı ...
Blok, ...
Kat, ... bağımsız bölümdekidaireye ait kooperatife ödemesi gereken toplam borcunun 27.910,00-TL olup davacının 24.060.41 TL'lik kısmını ödediği, dairenin tescili için ödemesi gereken güncel tutarın 3.849,59-TL olduğu, kooperatif kayıtları üzerinde yapılan incelemede sadece davacı ... ve dava dışı üye ...'a tapusunun verilmediği, kooperatife borcu olan diğer üyelere tapusunun verildiği, bu suretle 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. Maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine davalık kooperatifçe uyulmadığı, böylelikle davacının dairenin tapusunu istemekte haklı olduğu,
zira kooperatifin eşitlik ilkesine aykırı olarak kooperatife halen borçlu olan bir kısım üyelere tapusunu vermesine rağmen aynı durumda olan davacıya tapusunu vermediği, tüm bu nedenlerle davalı kooperatif adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescil şartlarının oluştuğu anlaşılmıştır." denildiğini, bilirkişi raporuyla da tespit edildiği üzere davacı müvekkili kooperatife borcunu tam olarak ödemediğini, davacıya yapılan tebligatlara rağmen ödemesini süresinde yapmamış olması nedeniyle tapunun verilmemesi işleminin hukuka uygun olduğunu ileri sürerek Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/301 esas,
2025/207 karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunu, müvekkilinin kooperatiften ihracına yönelik karar ise mahkeme kararıyla iptal edildiğini, bu sebeple müvekkilinin yargılama süresince kooperatif üyesi olup kendisine tahsis edilmesi gereken taşınmazın adına tescili gerektiğini, davalı kooperatif tarafından borcu olan diğer kooperatif üyelerine tapuları verilmesine karşılık; borcu olmayan müvekkiline tapusu verilmediğini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. Maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine açıkça aykırı hareket edildiğini, tüm bu sebeplerle davanın kabulüne karar verilmesini, davalının istinaf başvurusunun reddi gerektiğini beyan etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava, kooperatif ortaklığına bağlı olarak, terditli şekilde açılan tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Dava 18.07.2017 tarihinde açılmış olup davacı dilekçesinde tapunun kendi adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece taşınmaza ait tapu kaydı Uyap üzerinden incelenmesinde; Mersin 5. icra dairesinin 16.1.2024 tarihli ... esas sayılı haciz yazısının bulunduğu görülmüştür.
Bahse konu haciz dava tarihinden sonra konulmuş olup davacının tapunun her türlü tahkikatta ari şekilde talebi bulunup bulunmadığı görülmektedir.
Taşınmaz üzerindeki hacizler, davalı kooperatifin üçüncü kişilere olan borçlarından kaynaklanan haciz şerhleridir. Davalı kooperatifin alacaklıları ise, bu davada taraf değildir. Kural olarak, verilecek karardan hukuki durumu etkilenecek olan tüm ilgililerin davada taraf olarak yer alması gerekir. Davacı bağımsız bölüm üzerinde lehine haciz bulunan şahıslar aleyhine ayrıca dava açılabileceğinden mahkemece davacının talebi de dikkate alınarak haciz sahipleri hakkında dava açması için süre verilmemesi yerinde görülmüştür. ( Yargıtay 6.Hukuku Dairesinin 21/04/2022 tarih ve 2021/2781 Esas 2022/2313 Karar, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2015/3235 E. 2015/8393 K. )
Davacı, davalı kooperatife üyelik aidatlarını düzenli olarak ödemesine ve borcu bulunmamasına rağmen davalı kooperatifin tapu devrine yanaşmadığını, bu nedenle davaya konu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı taktirde taşınmazın rayiç bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı kooperatif ise davacının yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğinden bahisle tap devrinin gerçekleştirilmediğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiş, yapılan yargılama sonucunda mahkemece davacının davalı Kooperatife olan 1.100,00 TL tutarındaki borcunun mahkeme veznesine depo edilmiş olması nedeniyle davacının tapu iptal tescil talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
6100 sayılı HMK'nun 14. maddesi “Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir” hükmünü içermektedir. İlgili madde uyarınca kooperatif ile ortağı arasındaki uyuşmazlıklara bakmaya yetkili mahkeme kooperatif merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Bu yetki kesin ve kamu düzenine ilişkindir.(Yargıtay 6. HD 2022/625 Esas 2022/768 Karar)
Kural olarak, kooperatif ortağının tapu iptali ve tescil talebinde bulunabilmesi için davalı kooperatife karşı tüm akçalı edimlerini yerine getirmiş olduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Ayrıca 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde karşılığını bulan eşitlik ilkesi gereğince, kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olup, kooperatif aynı durumdaki ortaklarına eşit işlem yapmak zorunda olduğundan, davacı ile aynı durumda olan ortağa borca rağmen tapularının verilmiş olması halinde de davacı tapu talep edebilecektir.
Bu itibarla; mahkemece, kooperatif defter, kayıt ve belgeleri üzerinde uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılıp, eldeki dava tarihi itibariyle tapu verilen diğer kooperatif ortakları ile davacının, gerçek ödeme miktarları ayrı ayrı belirlenerek karşılaştırılmak suretiyle davacının akçalı yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin tespit edilmesi, davacı ile aynı durumda olan diğer ortaklara borçlarına rağmen tapularının verilip verilmediği de belirlenerek oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekecektir.(Yargıtay 6. H.D 2021/4495 Esas 2022/5186 Karar; 2021/4465 Esas 2022/5197 Karar; 2021/4497 Esas 2022/5198 Karar; 2021/5541 Esas 2022/6090 Karar;2021/5510 Esas 2023/278 Karar; 2023/2266 Esas 2024/1436 Karar )
Somut olayda, mahkemece Dairemiz Kaldırma kararı sonrası aldırılan 07.06.2022 tarihli raporda davacının kooperatife ödemesi gereken güncel borcu 3.849,59 TL olarak belirlenmiştir. Mahkemece bu tarihten sonra, davacının kooperatife ödemesi olup olmadığı tespit edilmelidir.
Eğer davacı ödemelerini tamamlamış ise veya ödemelerini tamamlamamış fakat davacının ödediği kadar ödeme yapan bir üyeye konut verilmiş ise dava konusu taşınmazın tesciline, davacı üyenin ödemeleri eksik ve davacının ödediği kadar ödeme yapan bir üyeye konut verilmemiş ise davacının ödemesi gereken miktar hesaplanarak davacıya bu tutarı ödemesi ve depo edilmesi için süre verilmesi; bu gerekliliğin yerine getirilmesinden sonra tescile karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklamalar ışığında davalının istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
(Emsal Yargıtay 6. HD 2021/5541 Esas 2022/6090 Karar)
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/904, K. 2025/1013, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama