İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2026/38 K.2026/63

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/628 Esas 2025/613 Karar sayılı ilamına karşı , davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;

Esas2026/38Karar2026/63Tarih12 Ocak 2026Okuma10 dk · 1.908 kelime

KÜNYE

T.C. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi İstinaf Karar Yazım

Karar tarihi
12 Ocak 2026
Esas no
2026/38
Karar no
2026/63
İncelenen kararın mahkemesi
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/06/2025
Numarası
2024/628Esas - 2025/613Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
12/01/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.908 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/628 Esas 2025/613 Karar sayılı ilamına karşı , davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraf ile müvekkili şirket arasında yapılan anlaşma uyarınca müvekkili şirketçe davalı şirkete sağlanan ticari reklam hizmetleri bedelinin davalı şirkete fatura edildiğini ancak davalı şirketçe fatura bedellerinin ödenmeyerek temerrüde düşüldüğünü, müvekkili şirketçe fatura bedellerinin ödenmesi amacıyla davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2023 yılının sonlarında markasının sosyal medya hesaplarının yönetimi ve aylık paylaşımlar yapılması ve bu paylaşımların hazırlanması hususunda davacı ... şirketi ile anlaşma sağladığını, fakat davacının anlaşmada belirtilen yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, buna karşılık yerine getirmediği işlemler için fatura kestiğini, kesilen faturalara ilişkin başlatılan icra takibine bu nedenle itiraz ettiklerini, yapılan tüm işlemler karşılığında müvekkilinin tüm borcunu ödediğini beyanla davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; " Yargılama sonunda yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının toplam 151.420,00-TL tutarında fatura düzenlediği, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının ticari defter kayıtlarına istinaden; davalıdan 151.420,00 TL alacağı olduğu, davalının bu borcu ödediğini yasal delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla; davanın kabulüne, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...

Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının iptali ile 151.420,00-TL asıl alacak üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla icra takibinin devamına karar verilmesi gerekmiştir.

İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir.

Takibe konu edilen alacak taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturaların içeriğinden, taraflar arasındaki icra takibinden, incelenen ticari defter ve kayıtlardan tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu da sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itirazın iptaline karar verilen 151.420,00-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş...." gerekçesiyle Davanın KABULÜ ile; davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 151.420,00 TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz uygulanarak takibin devamına, 2-İtirazın iptaline karar verilen 151.420,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle. İlk derece mahkemesi tarafından davacıya bu eksiklikleri açıklattırmadan ve somutlaştırmadan karar verdiğini, davacının “ticari reklam hizmeti” iddiasının hangi somut faaliyete dayandığı açıklığa kavuşturulmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı taraf, dava dilekçesinde yalnızca “ticari reklam hizmetleri” ibaresi kullanarak,

hangi hizmetlerin nerede, nasıl, hangi tarihlerde ve ne şekilde ifa edildiğini açıklamadığını, bu haliyle dava dilekçesi soyut ve genel ifadelerden ibaret olup, HMK m. 119/1-e (iddia edilen vakıaların sıra numarası altında açık özetlerinin gösterilmesi zorunluluğu) hükmüne aykırı olduğunu, HMK m. 31 uyarınca hakim, davayı aydınlatma ödevi kapsamında taraflardan açıklama ve belge sunmalarını istemekle yükümlü olduğunu, davacının hizmetin mahiyeti ve ifasına dair iddialarını somutlaştırmadan hüküm kurulması,

hukuki dinlenilme hakkının ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatlarında da görüldüğü üzere süresi içinde itiraz edilmeyen faturanın, konusu olan malın teslim edilmiş olduğu, iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceği yönünde olduğunu, davacı taraf sözleşme yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkil şirket davacı ile çalışmış olduğu döneme ilişkin olarak davacının yükümlülüklerini yerine getirdiği aylarda ödeme yapmış bulunmakla birlikte davacı sonrasında yükümlülüklerini yerine getirmediğini,

yerel mahkeme tarafından davacının edimlerinin ne kadarını yaptığı konusunda bir araştırma yapılmadığını, raporda, yalnızca faturalar üzerinden yüzeysel değerlendirme yapılmış, işin gerçekten yapılıp yapılmadığı, hizmetin hangi tarihlerde ve hangi platformlarda yerine getirildiği,

işin ne kadarının yapıldığı konularında hiçbir inceleme yapılmadığını, davacının hizmetlerinin ifa edilip edilmediğinin tespit edilebilmesi için reklam ve medya sektöründe uzman kişilerden oluşan bir bilirkişi heyeti tarafından teknik inceleme yapılması gerekirken, bu yapılmadığını, davacı tarafça sunulan görseller incelenmek suretiyle sözleşme konusu işlemlerin yapıldığı kanaatine ulaşılmışsa da söz konusu görseller arasında müvekkil şirket yetkilisi ile yapılan bir takım maillerde açıkça görüleceği üzere müvekkil şirket davacı şirketten bazı taleplerde bulunduğunu, hizmete ilişkin bir takım eksikliklerin giderilmesi istendiğini,

söz konusu husus bilirkişi raporunda irdelenmediğini, söz konusu hizmet nitelik itibariyle medya/reklam alanında uzmanlık gerektiren bir iş olduğunu, söz konusu rapor kapsamında atanan bilirkişi bilgisayar mühendisi olup uzmanlık itibariyle ilgili hususlarda yetkin olamayacağı açık olduğunu, bilindiği üzere bilirkişi, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde oy ve görüşünü sözlü veya yazılı olarak vermesi için başvurulan gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olduğunu,

somut olayda tarafın reklam ve sosyal medya alanında alınmış bir hizmetten kaynaklı olarak hizmetin gerektiği gibi yerine getirilmediği hususunda itirazı ve bunu destekler nitelikte yazışma kayıtları söz konusu olduğunu, bu nedenlerle, dosyada alınan bilirkişi raporu yetersiz, eksik ve uzmanlık dışı olduğunu, İlk derece mahkemesi, davanın kabulü ile birlikte müvekkil aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmettiğini, arz ve izah edilen nedenlerle;

davacının dava dilekçesindeki iddialar son derece soyut olup, HMK m. 31 ve 119 gereği mahkemenin davacıya açıklattırma yükümlülüğü bulunmasına rağmen bu yapılmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, faturaların tek başına alacağın varlığını ispat etmeye yeterli olmadığı, yalnızca karine teşkil ettiği; ifa ve teslim olgusunun ayrıca ispatlanması gerektiği halde, bu inceleme yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olduğunu, davacının sözleşmesel edimlerini yerine getirmediği, işin ne kadarının yapıldığı araştırılmadan, sadece faturalara dayanılarak karar verilmesi,

TBK m. 97 ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına açıkça aykırı olduğunu, dosyada alınan bilirkişi raporu, reklam ve medya alanında uzman olmayan muhasebeci ve bilgisayar mühendisleri tarafından hazırlanmış; işin niteliği, ifası ve kapsamı değerlendirilmeden, hesaplama yapılmadan, yalnızca faturalar üzerinden rapor düzenlendiğini, bu nedenle raporun hükme esas alınması HMK m. 266’ya aykırı olduğunu, reklam ve medya sektöründe uzman bilirkişilerden rapor alınması gerekirken bu yapılmadığını, müvekkilin icra takibine yaptığı itiraz, haklı ve ciddi sebeplere dayanmakta olup, kötü niyetli olmadığını,

bu nedenle müvekkil aleyhine hükmedilen %20 icra inkar tazminatı açıkça İİK m. 67/2’ye aykırı olduğunu, kısaca arz ve izah edilen nedenlerden dolayı ve mahkemece re’sen tespit edeceği hususlar dahilinde usul ve yasalara aykırı olan yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde yeniden yargılama yapılarak tüm yönüyle ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi için iş bu kararı istinaf ettiğini, sunulan gerekçeler ve mahkemece resen tespit edilecek sair sebeplerle;

tehir-i icra talebinin kabulü ile açılmış veya açılacak olan icra takibinin yargılama sonuna kadar durdurulması için tehir-i icra kararı verilmesini, istinaf başvurusunun kabulü ile.

Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/06/2025 tarihli 2024/628 Esas, 2025/613 K sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde tüm yönüyle bozularak ortadan kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Dava, itirazın iptali istemidir. Davanın dayandığı temel ilişki, hizmet sözleşmesidir.

Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gereklidir. Faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması, koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle; taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir.

Davalının, sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda; davacının, öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.

Bir başka anlatımla; faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hali, sadece o faturanın miktar ve fiyat yönünden münderecatını kabul anlamını taşır; yoksa, o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmez; satıcının, faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunludur (Doğanay, İ.:Ticari Alım-Satım Akdi ve Nevileri, Ankara 2003, s:52, Doğanay,İ: Faturanın Kapatılması, Delil Olma Özelliği ve Faturaya İtiraz Aylık Yaklaşım Dergisi Sayı 4, Nisan 1993, s:8-13).

Kısaca, fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki; taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belge olacaktır. Elbette bu belgeye itiraz edilmemesinin sonuç doğurması da beklenemez.

Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulu'nun 12.10.2011 tarih ve 2011/15-472 E.-2011/608 K., 2017/19-915 Esas 2018/1338 sayılı kararında da benimsenmiştir.

Davalının kendi defterlerinde faturaya yer vermesi, bu kaydın kendi aleyhine delil teşkil etmesi demektir. Davalının karşı tarafın faturasını defterine kaydetmesi, daha sonra borçlu olmadığını iddia etmesi TMK 2.maddesine de aykırılık teşkil etmiştir. Davalının kendi ticari defterindeki bu kayıt karine teşkil etmektedir.Aynı zamanda TTK.

64. maddesine göre her tacir, ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak münasebetlerini ve her iş yılı içinde elde edilen neticeleri tespit etmek amacıyla, işletmesinin mahiyet ve öneminin gerektirdiği bütün defterleri tutmakla yükümlüdür. Anılan Kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır.

Şu kadar ki; kanuna uygun olan defterlerde sahibi lehine olan kayıtlar dahi aleyhindeki kayıtlar gibi muteber olup bunlar birbirlerinden ayrılamaz.TTK.65/2 ve 3. Maddelerine göre, hiçbir tacir kendi defterine aleyhe kayıt düşemeyeceğinden, faturanın davalı defterinde kayıtlı olması ile varılan sonuç, alacağın/borcun miktarı konusunda da davalı aleyhine karine oluşturur.

Davacının davaya konu faturadaki hizmeti davalı yana sunduğunu ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu, davacının bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre, 6100 sayılı HMK.’nın 200. maddesi (HUMK 288) uyarınca yazılı delille kanıtlaması gerektiği anlaşılmıştır. Davacının hizmeti verdiğini tanıkla ispat etmesi mümkün değildir.

Fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan dava konusu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmasının tek başına davacının alacağını ispata yeterli olamaz. Nitekim davaya konu faturanın hem davacı hem davalı defterinde kayıtlı olduğu, iade faturası düzenlenmediği, davalının faturayı red etmediği bilirkişi raporu sonucunda anlaşılmıştır.

Bu durumda davacı bu faturadan kaynaklı olarak alacaklı olduğunu kesin delillerle ispat etmiş olup davanın kabulü yönündeki ilk derece mahkemesi kararı yerinde görülmüştür.

Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tarafın yukarıda yazılı söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının asıl dava yönünden HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/628 Esas 2025/613 sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davalının istinaf başvurusunun HMK. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 10.342,00TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davalı taraftan peşin olarak alınan 2.585,88 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 7.756,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

Davalı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,

İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ,

HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.12/01/2026

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/38, K. 2026/63, 12 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İstinaf Sebepleri
  6. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/38
Karar No
2026/63
Tarih
12 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/38 K.2026/56
  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/39 K.2026/30
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2026/39 K.2026/59
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/39 K.2026/23
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/39 K.2026/23
  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2026/39 K.2026/79

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.