KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1595
- Karar No
- 2023/2535
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2023
- T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/... - 2023/...
- Dosya no
- 2023/...
- Karar no
- 2023/...
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 26/10/2022
- Numarası
- 2017/... Esas 2022/... Karar
- Davacı
- SAĞLIK BAKANLIĞI -
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
2.355 kelime·12 dk okuma·8 bölüm
Av. ... Av.... Av. ...
DAVALI
1-... SİGORTA A.Ş... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI
2- ... OTOMOTİV AŞ.- ...
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 23/11/2023
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 23/11/2023
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Karatay ... Nolu Acil Sağlık Hizmetleri'nin kullandığı ... plakalı acil yardım ambulansı 23/08/2016 tarihinde saat 18:20'deki vakada hastaya oksijen verilmesi esnasında oksijen tüpünün açılmasıyla beraber ambulansta yangın meydana gelmiş ve ambulansın arka kabini kullanılamaz hale gelmiştir.
Meydana gelen bu olayla ilgili 20.09.2016 tarihinde Konya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından idari soruşturma açılmış ve idari soruşturma 03:11:2016 tarihinde sonuçlanmıştır. Mezkur soruşturmaya bingen araçta teknik inceleme yapılması sonucu yangının çıkış sebebiyle ilgili olarak bilirkişi ihtiyacı olduğu kanaatine varılmış olup Konya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesii Başkanlığından 07.10.2016 tarih ve E... sayılı yazı ile bilirkişi talep edilmiştir.
14/10/2016 tarih ve ... sayılı Yazı ile Konya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye 'Dairesi Başkanlığından İtfaiye Çavuşu ... bilirkişi olarak görevlendirilmiştir.
18/10/2016 tarihinde bilirkişi itfaiye çavuşu ... tarafından yapılan inceleme netiçesinde hazırlanan bilirkişi raporunda Oksijen Tüpü üzerinde takılı olan basınç düşürücü pirinçten yapılmış regülatörün, arka kısmı: patlatarak delinmiş olduğu görüldüğü' ayrıca raporda Şonuç - olarak “döğetlendirinelerden Anlaşılacağı üzere oksijen tüplerinde saf oksijenin yani oksijen konsantrasyonunun 95100' e yakın olduğu durumlarda artık ısıya gereksinim kalmaz ve iğinden yanma oluşur, Eğer oksijen reğülatörü ve oksijen Hörtumu. ve bağlantı noktalarından oksijen.şızıntısı olur ise yanma( patlama ) oluşacaktır.” Denilmektedir.
Bu sebeple, idâri soruşturma neticesinde hazırlanan dişiplin soruşturma raporunda tespit konusu. ambulansta - olay: anında görev yapan personel hakkında herhangi adli ve idari soruşturmaya gerek “olmadığı, yangının oksijen tüp regülatörünün üretim hatasından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Söz konusu ambulansın üretici firması ise ... Otomotiv A.Ş.'dir. regülatörlerdeki hatanın üretici firmadan kaynaklandığını da, ... Otomotiy A.Ş'nin Konya yetkili servisi ...
Otomotiv Firmasında servis yetkilisi olarak çalışan:... de ifadesinde ikrar etmiştir. Servis yetkilisi ... ifadesinde yaptığım kontrolde regülatördeki yükseki basınç müşür bağlantısında oksijen kaçağı olduğunu tespit ettim. Regülatörü yerinden. söktüm. ......Aracın geçici olarak tek oksijen tüpü ile şalışabileceğini ambulans personeline ilettim demiştir ” Öte yandan:davalı sigorta şirketi de doğan zarardan sorumludur.
Zira genişletilmiş kasko poliçesinin Teminatlar.kısınında kasko-yangın da kapsama dahildir. Bu sebeple davalı şirket poliçe kapsamındaki zarar ve hasarlardan sorumludur.
Yine Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın Sigortanın Konusu başlıklı A.1 nmddes_indel“Bn sigorta ile sigortacı, sigortalının, karayolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz taşıtlardan, römork veya karavanlar ile iş makinelerinden ve Jastik tekerlekli traktörlerden doğan menfaatinin aşağıdaki tehlikeler dolayısıyla ihlali sonucu uğrayacağı maddi zararları temin eder" yukarıdaki hükümlerden anlaşılacağı üzere gerek müvekkil ile davalı şirket arasında imzalanan poliçede gerekse de Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nda yukarıda belirttiğimiz şekilde gerçekleşen hasarların deminat kapsamında olduğu belirtilmiştir.
Müvekkil poliçede ve genel şartlarda belirtilen tüm yükümlülüklerini iyerine getirmiş, primlerini zamanında yatırmıştır. Konuyla ilgili delil tespiti amacıyla Konya ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nde 2017/... D. İş sayılı açmış olduğumuz tespit davası ve ve bu davada alınan bilirkişi raporu da delillerimiz arasında da sunulmuştur. Yukarıda bahsettiğimiz sebeplerle, ambulansın üretici tîrması ile müvekkilin sigortalı aracında meydana gelen zararın 6762 sayılı Türk Ticaret Kanun.
Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları ve taraflar arasında .irfizalanan poliçe htikümleri gereğince davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesini sağlamak amacıyla mahkemenize başvurmak zorunluluğu doğmuştur." şeklinde dava açılmıştır.
Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin cevap dilekçesinde özetle; " Davacıya ait olan ve Müvekkil Şirket tarafından ... nolu Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi ile sigortalanan ... plaka sayılı ambulans olarak kullanılan aracın oksijen tüpünden meydana gelen yanma sonucunda oluşan hasarında Müvekkil Şirketin ödeme sorumluluğu olduğu iddia olunmaktadır.
Ancak, aracın söz konusu poliçe teminatı altına alınmış olması, teminatın tamamen ve otomatik olarak ödeneceği anlamına gelmemektedir. Müvekkil Şirketin hukuki sorumluluğu, sigorta limitleri dahilinde ve sigorta poliçesi klozları çerçevesinde zararı teminle mükellefiyet olup, sigorta hukuku hükümleri gereği sorumluluğunun bulunmadığı hallerde, Müvekkil Şirketin sorumluluğundan bahsedilmesi mümkün olmayacaktır.
Bu nedenlerle, yargılamaya konu olayda sorumluların kusur dağılımına ilişkinin olan maddi gerçeğin, Sn. Mahkemenizce İstanbul Teknik Üniversitesi, Karayolları Trafik Fen Heyeti, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi heyetinden alınacak ayrıntılı ve gerekçeli rapor tanzimi ile saptanması gerekmektedir. Mevcut evraklardan da anlaşılacağı üzere, olayın meydana gelişinde araç sorumlularının ağır kusur ve ihamli vardır.
Bu şartlar altında istenilen hasar bedeli Müvekkil Şirketin ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ayrıca. Davacı tarafın talepte bulunmuş olduğu değer kaybı, poliçe teminatları dışındadır. Poliçe genel şartları uyarınca, kazanç kaybı, değer kaybı ve mahrumiyet kaybı gibi hususlar teminat dışıdır.
Arz olunan nedenlerden ötürü; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraf yüklenilmesine karar verilmesi bilvekale saygıyla arz ve talep olunur. " şeklinde cevap vermiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/... Esas 2022/... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Tüm dosya kapsamı, tüm deliller ile bilirkişi raporları, tüm belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; davacının, davalılar aleyhine açtığı tazminat davası nedeniyle; toplam 128.236,80 TL nin (davalı sigorta şirketi yönünden 123.036,80 TL ile sorumlu ve temerrüt tarihi olan 11/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalı ... Otomotiv AŞ yönünden olay tarihi olan 23/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair;
Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
Davacının, davalılar aleyhine açtığı tazminat davası nedeniyle; toplam 128.236,80 TL nin (davalı sigorta şirketi yönünden 115.000,00 TL ile sorumlu ve temerrüt tarihi olan 11/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalı ... Otomotiv AŞ yönünden olay tarihi olan 23/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE" şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı Sağlık Bakanlığı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi yönünden zararın oluştuğu 23.06.2016 tarihinden itibaren mevduata uygulanan yüksek reeskont faizine hükmedilmesi gerektiğini, söz konusu mahkeme kararında davalılar yönünden yasal faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olup, mevduata uygulanan en yüksek reeskont faizine hükmedilmesinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/... E., 2022/...
K. ve 01.11.2022 tarihli kararında faiz başlangıcının zararın oluştuğu tarih olarak ve mevduata uygulanan en yüksek reeskont faiziyle birlikte taraflarına ödenmesinin kabulü yönünden kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davacı vekili sunduğu tavzih kararına karşı istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta A.Ş.
Vekili Av. ... tarafından sunulan dilekçe ile hükmün tavzihinin talep edildiğini ve bu talebin mahkemece kabulü neticesinde 05.12.2022 tarihinde tavzih kararı verildiğini, dava konusu 26/10/2022 tarihli mahkeme kararındaki hüküm kısmının, mahkemece verilen 05/12/2022 tarihli tavzih kararı ile tamamen değiştirilmiş olup, anılan hükme aykırı davranıldığını, davalı sigorta şirketi yönünden zararın oluştuğu 23.06.2016 tarihinden itibaren mevduata uygulanan yüksek reeskont faizine hükmedilmesi gerektiğini, söz konusu mahkeme kararında davalılar yönünden yasal faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olup,
mevduata uygulanan en yüksek reeskont faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/... E., 2022/... K. ve 05.12.2022 tarihli kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Mahkemece verilen karar, davacı yanca tavzih kararına ve faiz tür ve başlangıcı yönünden istinaf edilmiştir.
Dava, davalı sigorta yönünden kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
-Tavzih kararına ve davalı sigorta tazminat miktarına yönelik itirazda;
Hükmün tavzihini ve tashihini düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304. Maddesine göre; "(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.
(2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir."
305. maddesine göre. "Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." şeklindeki yasal düzenlemeye göre, hükmün tavzihinin istenebilmesi için verilen hükmün, yeterince açık olmaması, icra işlemleri sırasında uygulanması açısından tereddüt uyandırıyor olması ve hükmün içinde bir birine aykırı fıkralar bulunması gerekmektedir.
Eğer böyle bir hal söz konusu ise, taraflardan her biri hükmün tavzihini isteyebilir ve mahkeme kararında açık olmayan veya çelişkili bulunan yönler; ancak, hükmün aslına uygun olarak tavzih edilebilir. Ancak tavzih yolu ile hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar sınırlandırılamaz, karar değiştirilemez veya genişletilemez.
Şu halde, "tavzih yolu ile hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar sınırlandırılamaz, karar değiştirilemez veya genişletilemez" düzenlemesinden hareketle, mahkemece hükümde davalı sigortaya yükletilen borcun tavzih kararı ile açıkça değiştirilmiş bulunduğu, bu şekilde tavzih kararı verilemeyeceği açık olmakla, tavzih kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle davacı vekilinin buna yönelik itirazı yerinde bulunup, tavzih kararının kaldırılması gerekmektedir. Bunun dışında;
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma neticesinde davalı ...
Otomotiv A.Ş.'nin yangın olayının meydana gelmesinde % 100 kusurlu olduğu, meydana gelen hasarın giderilmesi ile ambulansın arka kısmının paket halindeki sistemin yenilenmesi toplam bedelinin olay tarıhi itibariyle 114.800,00 TL olduğu, Araçta meydana gelen değer kaybının 90.000.,00 TL (Hasarsız Değeri)- 85.000,00 TL(Hasar Sonrası Değeri) — 5.000,00 TL (Beşbin TL) olduğu, Araçta meydana gelen hasarların onarımı ve ambulansın arka kısım ekipmanlarının yenilenmesi işlemlerinin 50 gün süreceği, kazanç kaybı hesaplarında bu sürenin dikkate alındığı, bu itibarla kazanç kaybının 7.500,00 TL olduğu,
gerçekleşen rizikonun taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesi teminatı arasında bulunduğu ve Kasko Sigortası Genel Şartları A.l maddesine göre kapsam dâhilinde bulunduğu, değer kaybına ilişkin sigorta poliçesinde bir teminat bulunmadığı, kazanç kaybına ilişkin sigorta teminatının yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği şekilde toplam 200,00 TL ile sınırlı olduğu, sigorta poliçesinde değer kaybına ilişkin teminat-kloz bulunmadığı görülmüştür.
Bu sebeplerle, davalı kasko sigortasının yukarıda belirtilen tespitler çerçevesinde sadece 115.000 TL hasar ve kazanç kaybından sorumlu olduğu, bunun dışındaki tutarlardan ve değer kaybı ile bakiye kazanç kaybından sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından, bu hususlara yönelik davalı itirazının reddi gerekmiştir.
-Faiz başlangıcı ve faiz türüne yönelik itirazda;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1427/2. maddesinde" Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur." TTK'nın 1427/4 üncü maddesine göre ise "Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer." düzenlemeleri uyarınca tazminat talep hakkı bulunan sigortalı temerrüt tarihinden, davalı sigorta temerrüte düşürülmemiş ise dava tarihinden itibaren faiz talep etme hakkı bulunmaktadır.
Mahkemece buna göre faiz başlangıcının belirlenmesi gerektiğinden; davalı sigortaca gönderilen hasar dosyası içerisinde yer alan bilgi ve belgeler ile sigorta üst yazı cevabından davacı tarafça daha önce başvuru yapıldığı iddia ve ispat edilemediğinden, mahkemece belirlenen temerrüt ve dolayısıyla faiz başlangıcında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, davaya konu araç ticari araç olmadığından, devlete ait kamu hizmeti gören araç olduğundan (ambulans) yasal faize hükmedilmesinde de usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, davacının buna yönelik itirazı da yerinde değildir.
Netice itibariyle, davacının istinafı yukarıda belirtilen tavzih kararındaki usulsüzlük nedeniyle yerinde olup, mahkeme hükmünün ve tavzih kararının kaldırılarak aşağıdaki şekilde yeniden hüküm tesisi gerekmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1595, K. 2023/2535, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama