İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/120 K.2025/426

2-.......... 3-..........

Esas2025/120Karar2025/426Tarih17 Mart 2025Okuma14 dk · 2.759 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Esas No
2025/120
Karar No
2025/426
Karar tarihi
17 Mart 2025
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
.......
Dosya no
.......
Karar no
.......
Başkan
....... (..........
Üye
....... (..........
Üye
....... (..........
Katip
....... (..........
İncelenen kararın mahkemesi
Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
16/10/2024
Numarası
.......... Esas .......... Karar
Davacı
..........
Vekili
Av. .......
Davalı
HASIMSIZ
Müdahiller
1-..........
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.759 kelime·14 dk okuma·22 bölüm

2-.......... 3-..........

VEKİLİ

Av. ....... : 4- ..........

VEKİLİ

Av. ....... : 5-..........

VEKİLİ

Av. ....... : 6- ..........

VEKİLİ

Av. ....... : 7-..........

VEKİLİ

Av. ....... : 8-.......... VEKİLİ : Av........ : 9-..........

VEKİLİ

Av. ....... : 10-..........

VEKİLİ

Av. ....... : 11-.......... VEKİLİ : Av........ :12-.......... VEKİLİ : Av........ : 13-..........

VEKİLİ

Av. ....... : 14- .......... : 15- ..........

VEKİLLERİ

Av. ....... Av. ....... : 16-..........

VEKİLİ

Av. ....... : 17-..........

VEKİLİ

Av. ....... : 18-..........

VEKİLİ

Av. ....... : 19-.......

VEKİLİ

Av. ....... FERİ MÜDAHİL : ..........

VEKİLİ

Av. .......

KONKORDATO GEÇİCİ

KOMİSERİ : ..........

DAVA

Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 17/03/2025

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 17/03/2025

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili vermiş olduğu 17/07/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle. Müvekkillerinden .......... ve ..........'ın 1986 yılında şahıs şirketi olarak piyasadan süt toplayarak üretici firmalara tek elden pazarlamak amacıyla süt toplama işine giriştiklerini, diğer müvekkili şirket olan .......... San. ve Tic. Ltd.

Şti.'nin de aynı faaliyet alanında 2016 yılında .......... ve .......... tarafından kurulan aile şirketi olduğunu, şirketlerin faaliyetlerinin yıllar geçtikçe büyüdüğünü ve büyük miktarlarda süt alım satım rakamlarına ulaşıldığını, 2023 yılında yaşanan büyük depremle birlikte süt satılan firmalardan yapılacak tahsilatların gecikmesi,

banka kredilerinin kapanması ve faizlerin artması ile şirketlerin mali açıdan zora girdiğini, müvekkillerinden şirket yetkilisi olan ..........'a cebren senet imzalatılması ile şirketlerin olumsuz yönde etkilendiğini, bu durumun ..........'ın işlerden uzaklaşmasına ve kontrolü kaybetmesine neden olduğunu, bu durumla ilgili yasal süreçlerin devam ettiğini, cebren imzalatılan senetlerle ilgili cebri icra tehditleri ile karşı karşıya kalındığını, müvekkillerinin ödemelerini düzenli olarak yapamaz hale geldiğini, bu süreci atlatabilmek için iş bu konkordato başvurusunda bulunmak durumunda kalındığını,

şirketlerin mali yapısının teknik kişilerce incelenmesi ile içinde bulunulan durumdan kurtulabilmek için yönetim kurulu kararı ile konkordatoya başvuru yapılması kararı alındığını, vadesi gelen borçların ödenmesi için müvekkili şirketlerin mal varlıklarının satılması durumu ile karşı karşıya kalınacağını, konkordato ön projesi ile şirketlerin mali durumlarının tespitinin yapıldığı ve izlenecek yolun belirlendiğini, şirketlerin faaliyetlerinin devam edebilmesi ve şirketlerin borçlarını ödeyebilmesinin amaçlandığını, hazırlanan ön proje kapsamında mahkememize yapılacak tespitler ile şirket faaliyetinin devam edebilmesi,

olası cebri icra tehdidinin önlenmesi, başlatılan icra takiplerinin durdurulması için şirketler hakkında öncelikle geçici mühlet verilmesine, geçici konkordato komiseri atanmasına, müvekkil şirketlerin mallarının muhafazası için gerekli tedbir kararlarının alınmasına, davacı lehine tedbirlere hükmedilmesine, sonrasında geçici mühlet kararının uzatılmasına veya kesin mühlet kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle.

"Geçici konkordato komiserinin 20/08/2024 tarihli geçici mühlet dönemi 07/10/2024 tarihli nihai raporu ve 14/10/2024 tarihli nihai ek raporunda işaret edildiği üzere, davacı, süt alımı yaptığı şahıs veya firmalara, 02.07.2024-14.07.2024 tarihleri (geçici mühlet tarihinden önceki 2 hafta) arasında düzenlenen sözleşmelere istinaden, dosyaya sunulan irsaliye ve teslim tutanaklarından anlaşıldığı üzere 04/07/2024-31/07/2024 tarihleri arasında (bir kısmı geçici mühlet dönemi içinde) toplamda 14.168.000,00 TL değerindeki hayvan yemi (stok) teslimi gerçekleştirmiştir.

Geçici konkordato komiserinin raporlarında tespit ettiği üzere, yemlerin teminat olarak verilmesine ilişkin olarak davacının ticari defterlerinde bir kayda yer verilmemiştir. Bununla birlikte kendisine yem verilen süt tedarikçilerine, alınan sütlerin karşılığı olarak, geçici mühlet dönemi içerisinde banka havalesi yoluyla nakdi ödeme yapılmaya devam edilmiştir.

Davacının stok varlığının yaklaşık % 80'ine tekabül eden, aktifinde büyük yer teşkil eden ve üzerinde herhangi bir haciz, tedbir v.s kısıtlama bulunmayan hayvan yemlerinin, geçici mühlet öncesindeki iki hafta içerisinde düzenlenmiş adi yazılı sözleşmelere istinaden, gerekli güvenceye bağlanmaksızın ve üstüne üstlük ticari defterlerde kayıt oluşturulmaksızın, bir kısmı geçici mühlet dönemi içinde olacak şekilde elden çıkarılmasının davacıda en başta bulunması gereken dürüst davranma ilkesine aykırılık teşkil ettiği,

bu haliyle davacının komiser talimatlarına ve geçici mühlet kararına aykırı hareket ederek alacaklılarının zararına bir tutum izlediği, söz konusu işlemin davacının aktifinde azalma yaratarak aktif pasif dengesizliği oluşturduğu, yapılan bu işlemin piyasaya güven telkin edilmesi veya muhasebesel hata ile açıklanamayacağı, her zaman düzenlenmesi mümkün adi yazılı sözleşme ve fatura gibi evrakların davacının izahatları için olumlu kanaat oluşmasına yeterli gelmediği anlaşılmıştır.

Diğer yandan geçici konkordato komiserinin 20/08/2024 tarihli geçici mühlet dönemi 1. raporunda dosya müdahili ..........

Kalkınma Kooperatifi İktisadi İşletmesi vekili tarafından kendisine ibraz olunan 29.07.2024 tarihli yazı ile, davacı firmanın piyasada ödenmeyen çekleri olduğu belirtilerek, toplam bedeli 16.900.000,00 TL olan 13 adet çek sureti ile toplam bedeli 9,390.000,00 TL tutarlı 7 adet çek aslının aslının kendisine teslim edildiği, asılları görülen çeklerin aslına uygun şerhi verilerek fotokopilerinin alındığı, toplam bedeli 26.290.000,00 TL olan çek borcunun ön projede borçlar içerisinde yer almadığı ve ayrıca davacının ticari defterlerinde de bu çeklere ilişkin bir kaydın yer almadığı hususları tespit edilmiştir.

Konuyla ilgili davacıdan izahat istenildiğinde davacı şirket temsilcisi tarafından konkordato komiserliğine bir örneği dosyada mevcut 26/09/2024 tarihli açıklama dilekçesi sunulmuştur. Davacı şirket temsilcisi tarafından düzenlenen 26/09/2024 tarihli dilekçede ve sonrasında huzurda alınan beyanlarında özetle, .......... A.Ş ye ait 25/05/2024 tarihli, sıra numaralı 1.500.000,00 TL bedelli çekin keşidecisinin müdahil ..........

Kalkınma Kooperatifi İktisadi İşletmesi olduğu, geri kalan çeklerin ise (dilekçede detayına yer verildiği üzere) bir kısmının kendisinden süt alımı yapılan firma ve şahıslara teminat amaçlı verilen çekler olduğu ve bu çeklerin süt alımı yapılmaması üzerine şirketine iade edildiği, bir kısmının bedelinin ödendiği, bir kısmının kayıp veya çalıntı olduğu ve bununla ilgili suç duyurusu yapıldığı, bir kısmının ise kesin mühlete geçilmesi halinde duruma göre projeye dahil edilerek ödeme yapılabileceği, geri alınan çek asıllarının konkordato komiserliğine iade edildiği şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

Geçici konkordato komiseri de dosyaya daha sonradan sunduğu rapor ve beyanlarında, daha önce müdahil tarafından kendisine ibraz edilen çek asıllarının sonrasında davacı tarafından kendisine ibraz edildiğini belirtmiştir.

Bu durum karşısında, davacının diğer çeklere ilişkin yaptığı izahatlar bir an için kabul edilse dahi, davacının keşidecisi olduğu ve asılları müdahil tarafından konkordato komiserliğine teslim edilen çeklerin ne amaçlı verilmiş olursa olsun konkordato ön projesinde ve davacının ticari defter kayıtlarında yer almamasının ve üstüne üstlük geçici mühlet süreci içerisinde çek asıllarının davacıya geri dönmesinin davacının mali tablolarına ve izahatlarına güven duyulamayacağı sonucunu doğurmuştur.

Hal böyle olmakla, kötü niyetle baştan sakatlanmış konkordatonun tasdik edilemeyeceği ve bununla ilgili işlemlerin sürdürülemeyeceği, kesin mühlet aşamasına geçilmesinin alacaklıları daha da mağdur edeceği, böylece İİK'nun 292/1, b-c maddesinde belirtilen konkordatonun reddi sebeplerinin oluştuğu, alacaklıların daha fazla zarara uğramaması için davacının mal varlığının korunması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak; konkordato davasının reddine, geçici mühlet kararının ve mahkememizce verilen tedbir kararlarının kaldırılmasına, geçici konkordato komiserinin görevine son verilmesine karar vermek gerekmiştir.

Davanın reddi karşısında iflas kararının da verilmesinin gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesinde ise ;

İİK'nun 292 maddesinde kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflasın açılması ve aynı kanunun 287/5 maddesinde aynı hükümlerin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanabileceği hususları düzenlenmiştir.

İİK.nun Geçici Mühlet başlıklı 287/5.maddesi: "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." hükmünü içermektedir.

Yine Aynı Yasanın Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması başlıklı 292.maddesi gereğince:

"İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:

a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.

b)-Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.

c)-Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa.

d)-Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.

İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir." hükmüne yer verilmiştir.

2004 Sayılı İİK'nun 292/1-d maddesindeki şartların oluşması halinde davacı borca batık ise iflas kararı verileceği düzenlenmiş ancak, aynı maddenin a, b ve c maddeleri için açıkça borca batıklık şartı aranmamıştır.

2004 s. İİK'nin 292/1-b maddesi yönünden de kural olarak davacı şirketin borca batık olması aranmamalı ise de; iyiniyetli borçluların ya davanın kabulü ya da iflas seçeneklerinden birisi ile karşı karşıya bırakılması, mahkemeler önünde hak arama özgürlüğünü kısıtlayacağı gibi, iyiniyetli ancak projesi gerçekleşmeyebilecek borçluları cezalandırıcı bir uygulamaya dönüşebileceğinden, yasada açıkça belirtilmemesine rağmen sadece 292/1-b maddesindeki haller yönünden borca batıklık şartını aramak adalet ve hakkaniyet prensiplerinin bir gereği olacaktır.

2004 s. İİK'nın 292/1-a ve 292/1-c maddesindeki hallerin varlığı halinde ise, yasada 292/1-d fıkrasında olduğu gibi açık bir düzenleme veya (292/1-b maddesinde olduğu gibi) hakkaniyet gereği olmadığından, iflas için borca batıklık şartını aramak gerekmeyecek aksine, 292/1-a ve 292/1-c maddesindeki hallerde davacının iflası için borca batıklık şartını da aramak kötüniyetli borçluları ödüllendirici bir uygulamaya dönüşebilecektir.

Bu nedenlerle 2004 s. İİK'nin 292/1-c maddesi gereğince davanın reddine karar verilirken, iflasa tabi borçlu yönünden borca batıklık şartı aranmadan iflas kararının da verilmesi gerekir.

2004 s. İİK'nin 292/1-c maddesine göre iflas kararı verilebilmesi için diğer bir gereklilik de, davacı şirkete atfedilen kötüniyetli davranışın konkordato kesin mühletinin verilmesinden sonra (geçici mühlet de kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından dolayısıyla geçici mühletin verilmesinden sonra) gerçekleşmesidir.

Bu itibarla, yukarıda detayına yer verildiği üzere, davacının mali tablolarının gerçeği yansıtmaması, kötü niyetli davranışta bulunulduğuna dair delil ve emarelerin bulunması, komiser talimatlarına ve geçici mühlet kararına uyulmaması, davacının eylemlerinin alacaklılarını zarara uğratıcı nitelikte olması ve buna göre davacının mal varlığının korunmasının gerekmesi hususları gözetildiğinde davacının iflasına da karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekliyle hüküm oluşturulmuştur.

" şeklinde 2004 s. İİK.nin 288/1 yollamasıyla, 2004 s. İİK'nin 292/1-a, b ve c maddesi gereğince, Ereğli Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün .......... sicil numarasında kayıtlı (Mersis No : ..........- Ereğli VD. .......) ..........

GIDA TARIM HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin konkordato davasının reddine, Mahkememizin 18/07/2024 tarihli ara kararı ile verilen geçici mühletin, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal kaldırılmasına, mahkememizin 18/07/2024 tarihli ara kararı ile verilen bütün ihtiyati tedbirlerin ve konkordato şerhlerinin kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal kaldırılmasına, Ereğli Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün .......... sicil numarasında kayıtlı (Mersis No:..........-Ereğli VD. .......) ..........

GIDA TARIM HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin iflasına, 16/10/2024 günü saat 16:15 itibariyle iflasının açılmasına, iflas tasfiyesinin adi tasfiye şeklinde yapılmasına, Mahkememizce konkordato komiserinin tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine yer olmadığına dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin konkordatoya başvuru sebebinin yetkilisine cebren senet imzalatılması sebebiyle işletme bütünlüğünü kaybetmesi ve çalışamaz hale gelmesinden dolayı olduğunu, müvekkili şirketin mal varlığının borçlarını ödemeye fazlası ile yeter miktarda olduğunu, sayısız taşınmazın ve aracın bulunduğu işleyen tesisin yer aldığı bir şirkette 14 milyonluk stok yemin alacaklıların zararına bir şekilde müstahsillere teslim edildiğini iddia etmenin mantığa aykırı olduğunu,

komiser raporunda dökümüne yer verilen çeklerin tamamının müvekkili şirketin uhdesinde olduğunun hem komisere hem de mahkemeye sunularak ispatlandığını, müvekkili şirketin aktiflerinin süreç içindeki faaliyetlerden elde edilen karların değerlendirildiğinde mahkemece kötü niyet olarak nitelendirilen hiçbir hususun aktif ve faaliyet karlılığı olan bir borçlu şirkette mantıksız olduğunu beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran tarafların dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda re’sen gözetilerek yapılmıştır.

Dava, borçlarını ödeme güçlüğü içinde olduğunu ileri süren davacının İİK'nun 285 vd. maddeleri gereğince geçici ve kesin mühlet kararı verdikten sonra ileri sürdüğü vade konkordatosunun tasdiki istemine ilişkindir.

Konkordato bir borçlunun alacaklılarının kanunda öngörülen çoğunluğunun kabulüyle borçlarını belirli bir oranda ve/veya vadelerle ödemesini öngören, borçların yapılandırılmasını sağlayan bir cebri icra türüdür. Borçlu ile alacaklılar arasındaki bir çeşit sulh sözleşmesi niteliğinde olan konkordato, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak amacıyla getirilmiş bir müessesedir.

Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya indirim yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir.

İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkânı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkânları da korunmuş olur.

Konkordatonun tasdikinin şartları, talep tarihinde yürürlükte bulunan İİK'nın mülga 297 ve 298. maddesi hükümlerinde sayılmış olup, buna göre yasada açıkça belirtilmese de öncelikle borçlunun dürüst olması, daha sonra, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordatonun 297/1. maddesi uyarınca alacaklıların yarısı ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi, borçlunun konkordato işlemlerinin yerine getirilmesi, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesi ve mühlet sırasında komiserin onayı ile akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için yeterli teminatı göstermesi,

konkordatonun tasdikinin gerektirdiği, yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekir. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK DAİRESİNİN 2019/3021 ESAS , 2020/292 KARAR SAYILI İLAMI)

Konkordato, belli (nitelikli) bir alacaklı çoğunluğunun muvafakat etmesi halinde borçlunun ekonomik faaliyetine devam etmesine imkan vererek mallarının cüz’i veya külli icra yoluyla paraya çevrilmesine engel olan özel bir cebri icra alternatifi teşkil etmektedir. Öyle ki, bu cebri icra aracı, konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklıları da bağlamakta ve resmi organların katılımıyla cereyan etmektedir. Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği kombine/karma konkordato şeklinde olabilir. Borçlu bu seçenekleri değerlendirirken alacaklılar arasındaki eşitliği ya da en azından denkliği sağlayacak ve onların kabul oyunu alacak uygun bir kombinasyona ulaşmaya çalışacaktır.

Somut dosyamızda; 17/07/2024 tarihinde istemde bulunulduğu, mahkemece 17/07/2024 tarihinde 3 ay geçici mühlet kararı verildiği; Mahkemece: sunulan dosya komişerin raporları gereğince borçlunun kötüniyetli olduğunun tespit edilmesi gereğince davacı şirketin konkordato isteminin REDDİNE, ŞİRKETİN İFLASINA karar verilmiştir. Gerekçeli karar Borçlu vekiline 10/12/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup İİK 308/a maddesi gereğince iki haftalık süre içinde 25/12/2024 tarihinde istinaf edildiğinden istinafın süresinde olduğu anlaşılmıştır.

Yukarıda anılan Yasa'nın "Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292. maddesi gereğince:

"İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:

a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa,

b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa,

c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa,(Ek:06/12/2018-7155/m.16) ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.

d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse,

İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir.

Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmü emredicidir.

Yine İİK 292/ son fıkrası “Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.” Hükmü gereğince . konkordato talep eden borçlu şirketin temsilcisi .......... ın katıldığı 16/10/2024 tarihli son oturumda beyanı alınmıştır.

Diğer bir anlatımla borçlunun konkordatoda DÜRÜSTLÜK koşulunun arandığı aşikardır. Aslında borçlunun alacaklılarını zarara uğratma amaçlarına yönelik hareketleri esasen kanunun amacı dikkate alındığında konkordatonun başarıya ulaşmasını engelleyecektir.Bu bendin varlığının mahkemece tespiti halinde kesin mühlet kararı kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun İİK'nin 292/1.c. maddesi gereğince iflasına re'sen karar verilir.

İİK m. 292. madde gereğince konkordato mühleti içerisinde maddede öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde mühlet kararı kaldırılarak iflasa tabi borçlunun iflasına karar verilecektir. YANİ İİK’NIN 292. MADDESİ C BENDİ UYARINCA, İFLAS KARARI VERİLEBİLMESİ İÇİN ŞİRKETİN BORCA BATIKLIK ŞARTININ ARANMASINA GEREK YOKTUR.

KONKORDATONUN TASDİK EDİLMEMESİ İLE BİRLİKTE DERHAL BORÇLUNUN İFLASINA KARAR VERECEK VE BU KARAR İLE BİRLİKTE İFLASA BAĞLANAN SONUÇLAR ORTAYA ÇIKACAKTIR. .(AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK DAİRESİNİN 2019/2690 ESAS, 2021/117 KARAR SAYILI İLAMI)

Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, HMK.'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca itirazın esastan reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın bu davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafınca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

4-İstinaf yargılaması aşamasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İİK m. 308/a gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA İÇİNDE, kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verildi.17/03/2025

....... ....... ....... ....... Başkan Üye Üye Katip .......... .......... .......... .......... E imza E imza E imza E imza

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/120, K. 2025/426, 17 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Vekili
  5. Vekili
  6. Vekili
  7. Vekili
  8. Vekili
  9. Vekili
  10. Vekili
  11. Vekilleri
  12. Vekili
  13. Vekili
  14. Vekili
  15. Vekili
  16. Vekili
  17. Konkordato Geçici
  18. Dava
  19. İstinaf Karar Tarihi : 17/03/2025
  20. İstinaf Karar Yazım Tarihi : 17/03/2025
  21. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  22. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  23. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  24. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  25. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/120
Karar No
2025/426
Tarih
17 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2025/121 K.2025/185
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2025/121 K.2025/249
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/121 K.2025/171
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/122 K.2025/199
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/122 K.2025/225
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/122 K.2025/194

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.