İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/1243 K.2025/1852

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar…

Esas2025/1243Karar2025/1852Tarih1 Ekim 2025Okuma10 dk · 1.967 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Esas No
2025/1243
Karar No
2025/1852
Karar tarihi
1 Ekim 2025
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
... - ...
Dosya no
...
Karar no
...
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
27/03/2025
Numarası
... Esas ... Karar
Davacı
......
Vekili
Av...
Davalı
......
Vekili
Av...
Dava
Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
01/10/2025
İstinaf karar yazım tarihi
01/10/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.967 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı şirkete ait ...... plakalı ...... şasi numaralı dorse/aracın çalınması sonucu meydana geldiğini, davacı şirket, Konya ilinde bulunan ...... plakalı dorseyi, kiralama vs suretiyle ticari işletmesinde kullanmak ve ticari kazanç elde etmek amacıyla, 26.07.2023 tarihinde satın aldığını, akabinde ise dava dışı ... isimli şirket ile kira sözleşmesi imzalayarak söz konusu aracın 06.10.2023 tarih itibariyle teslim edilmesi hususunda anlaştıklarını,

bu nedenle davacı 06.10.2023 tarihine kadar (yaklaşık 3 ay boyunca) herhangi bir faaliyet kapsamında kullanılmayacak olan bu aracı İstanbul gibi kalabalık ve tabiri caizse pahalı bir şehirde bulundurmasının çok daha fazla külfetli olacağını düşünerek (park yeri, park ücreti vs) aracı Konya ilinde pek çok aracın park edildiğini, park edilmeye müsait bir yere park ettiğini,

yine davacı söz konusu aracı İstanbul iline götürmek için görüşmüş olduğu nakliye firmalarının aracı fahiş bir miktara (50.000 TL) taşıyabileceklerini söylemesi sebebiyle de aracı akrabası olan bir nakliyeciye çok daha uygun bir fiyata (15.000 TL) taşıtmak istemiş ve bu kişiyle anlaştığını, davacının akrabası olan bu nakliyeci yutrduşında olması sebebiyle aracı Türkiye'ye dönüş yaptığında taşıyabileceğini söylediğini, davacının hem söz konusu aracın 06.10.2023 tarihine kadar kullanılmayacak olması hem de nakliye fiyatının çok daha uygun olması sebebiyle aracın nakliyeci gelene kadar Konya'da kalmasına karar verdiğini,

davacının tamamen ekonomik gerekçeler sebebiyle söz konusu aracı Konya ilinde beklettiğini, ancak davacının aracını taşıtmak için Konya'ya geldiği 19.09.2023 tarihinde aracının çalındığını gördüğünü, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı ... numaralı dosya ile soruşturmaya başlandığını, dosyanın halen derdest olduğunu, davacı şirkete ait ...... plakalı araç, olay tarihinde davalı şirket nezdinde 0001-0210-57958757 nolu genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalandığını, poliçe içerisinde çalınma teminatı vs de yer aldığını, dosya kapsamında ise davacının uğramış olduğu zararın teminat dahilinde olduğunu,

HMK m.107'ye göre 100,00 TL maddi tazminatın (Poliçe limiti araç rayiç değeri olarak belirlenmiştir) davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans/ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olaya ilişkin olarak zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının başvurusu üzerine hasar dosyası açıldığını ve hırsızlık olayının detaylıca araştırıldığını düzenlenen rapor sonucunda ise;

araştırma raporunda araştırmacının belirttiği üzere aracın park edildiğini iddia ettikleri yer bırakın uzun süreli parka kısa süreli parka bile müsait olmadığını, kaldı ki bahsi geçen aracın büyüklüğü çevrede iş yerlerinin olması dikkate alındığında illa ki mobese, çevre işl yeri kamerasına takılmış olması gerektiğini, aracın ortadan hiçbir görgü şahidi olmaksızın kameraya takılmadan kaybolmayacağını, davacının hırsızlık iddiası somut delile dayanmamakta ve kötü niyetli olduğunu, dava konusu olayın haksız fiilden kaynaklandığını ticari faiz talebinde bulunulamayacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle. "Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacının davacıya ait ...... plakalı aracın çalındığını, çalınma teminatı kapsamında davalıdan tazminat talebinde bulunduğu, davalının ise, davacının başvurusu üzerine hasar dosyası açıldığını ve hırsızlık olayının detaylıca araştırıldığını düzenlenen rapor sonucunda ise;

araştırma raporunda araştırmacının belirttiği üzere aracın park edildiğini iddia ettikleri yer bırakın uzun süreli parka kısa süreli parka bile müsait olmadığını, kaldı ki bahsi geçen aracın büyüklüğü çevrede iş yerlerinin olması dikkate alındığında illa ki mobese, çevre işl yeri kamerasına takılmış olması gerektiğini, aracın ortadan hiçbir görgü şahidi olmaksızın kameraya takılmadan kaybolmayacağını, davacının hırsızlık iddiası somut delile dayanmamakta olduğu yönünde beyanda bulunduğu, Konya Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan müzekkereye verilen cevapta;

... soruşturma numaralı dosyada, müştekisinin ...., şüphelisinin .... olduğu '' adet gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık'' suçundan ek takipsizlik karar verildiği, kolluk tarafından tutulan tutanakta kamere kaydının olmadığının ve faili meçhul yönünden dosyanın daimi aramaya alındığı belirtilmiş olup, davacının hırsızlık olayını somut ve maddi delillerle ispat edemediği kanaatine varılarak ;

Davanın REDDİNE, " şeklinde hüküm kurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece dosya kapsamında mahallinde keşif dahi yapılmadığını, rapor aldırılmadığını, poliçenin genel şartları ilgili maddelerinin değerlendirilmediğini, yalnızca başlı başına bir delil niteliği teşkil etmeyen ve davalı tarafından hazırlatılmış olan bir araştırma raporunun esas alındığını, olayın poliçe teminat dışı kaldığına dair ispat yükü kendisine ait olan davalı sigorta şirketi zararın teminat dışında kaldığını belgeleyici nitelikte somut bilgi ve belge de sunmadığını,

dolayısıyla başlı başına bir delil niteliği dahi teşkil etmeyen ve davalının görevlendirdiği kişi tarafından hazırlanan bir araştırma raporuna binaen davalının iddiasını ispat ettiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, her ne kadar karara esas alınan araştırma raporunda, aracın park edildiği yere park edilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılması sebebiyle olumsuz kanaat bildirilmişse de dosya kapsamına sunulan fotoğraflar ve tanık beyanlarından da sabit olduğu üzere bu hususun gerçeği yansıtmadığını, müvekkilin kasko sözleşmesi gereği sahip olduğu tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini,

müvekkil aracını taşıtmak için Konya'ya geldiğinde aracının çalındığını görür görmez beklemeksizin kolluk kuvvetine ihbarda bulunduğunu ve şikayetçi olduğunu, bundan sonraki süreçte de davalı şirketi bilgilendirdiğini ve kendisinden istenen bilgi ve belgeleri temin ederek davalıya ulaştırdığını, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ...

Karar numaralı hükmün ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Mahkemece verilen ret kararı, davacı yanca istinaf edilmiştir.

Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan kasko tazminat istemine ilişkindir.

Davacı şirkete ait aracı satın aldıktan sonra satın aldığı kişinin bıraktığı park yerinde kaldığını ve buradan çalındığını beyan ederek kasko sigortasından tazminat talep etmektedir.

Davacı şirkete ait aracın, 26.07.2023-2024 vadeli poliçeyle davalı şirket nezdinde kaskolu olduğu ve 19.09.2023 tarihli rizikonun poliçe yürürlük süresi içerisinde meydana geldiği belirtilerek tazminat talep edilmektedir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kaskolu aracın çalınma olayının gerçekten var olup olmadığı, varsa bunun poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamındadır.

Bu itibarla tekrar belirtmek gerekirse, TTK'nın 1281'nci maddesi hükmüne göre de; kural olarak, rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin, Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.

İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının B.1.5 maddesi ve TTK’nın 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer.

Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.12.1998 gün 1998/11-872 E., 1998/905 K. ve 22.12.2010 gün ve 2010/17-655 E., 2010/688 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler vurgulanmıştır.

Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.

Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.

İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer. (bkz.

Yargıtay 17. HD 2016/9594 Esas, 2019/4109 Karar sayılı ilamı)

Taraflar arasında geçerli Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.1. maddesinde, "Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi" teminat kapsamına dahil olduğu hükmüne yer verilmiştir. Kasko sigorta poliçesinde ise ayrıca "Aracın Çalınması veya Çalınmaya Teşebbüsü" başlıklı maddenin 6. Bendinde, "Kendisine ait olmadığı halde gönül rızası ile kullanılmasına izin verilen veya kendisine emanet olarak teslim edilen aracın, bu kişilerce çalınmaya teşebbüs edilmesi veya çalınması sonucu oluşan zararlar" teminat kapsamında olmadığı düzenlenmiştir.

Öte yandan TTK'nun 1293. maddesi uyarınca, sigorta ettiren kimse zararı önlemeye, azaltmaya ve hafifletmeye yarayacak tedbirleri almakla mükelleftir.

Anlatılan ilke ve düzenlemeler ışığında somut uyuşmazlıkta; davacı, yarı römork niteliğindeki aracı park halinde gördükten sonra başka şehre gittikten sonra 26/07/2023 tarihinde noter sözleşmesi ile satın aldığı ve aynı gün kasko poliçesinin düzenlendiği, daha önce gördüğü park yerinden sonra başkaca kontrol etmeksizin ve görmeksizin aldığı kişiye emanet ettiğini belirttiği, bundan sonra 19/09/2023 tarihinde de ilgili aracın bulunduğu yerden çalındığını beyan ederek şikayetçi olduğu,

ihbar üzerine davalı sigorta ekpertizi tarafından yapılan araştırma sonucunda da hırsızlığın varlığına ve gerçekleşme biçimine yönelik herhangi bir tespit yapılmadığı gibi aksinin davacı tarafça ispat edilecek delil ve emare ortaya konulamadığı, açılan soruşturma sonucunda da hırsızlığın gerçekleştiğine dair herhangi bir tanık ve delil bulunamadığı, dolayısıyla hırsızlığın gerçekleştiğine dair herhangi bir delil ve emarenin ortada olmadığı gibi TTK'nun 1293. maddesi uyarınca, sigorta ettiren kimse zararı önlemeye, azaltmaya ve hafifletmeye yarayacak tedbirleri de almadığının dosya kapsamından açık olduğu,

davacının soruşturma dosyasında ifadesini düzeltmesinden önce olayı hırsızlık olarak değil dolandırıcılık olarak nitelendirerek şikayetçi olduğunun da açıkça ifadesinden görüldüğü, neticeten olayın aracı yeni alması ve henüz fiilen teslim almamış olmasından dolayı sözleşmenin yerine getirilmemiş olmasından da kaynaklanmış olabileceği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının B.1.5 maddesi ve TTK’nın 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçecektir.

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucunda aracın çalındığının/dolandırıldığı şeklinde ihbar edildiği, aracın halen bulunamadığı, hırsızlık olayına ilişkin delil ve emarelerin mevcut olmadığı, bu nedenle soyut müşteki iddiası dışında delil ve emarenin bulunmadığı,

zararı önleyecek gerekli önlemleri almadığı gibi, davacının soruşturmadaki kendi beyanları ile sabit olmak üzere, "Kendisine ait olmadığı halde gönül rızası ile kullanılmasına izin verilen veya kendisine emanet olarak teslim edilen aracın, bu kişilerce çalınmaya teşebbüs edilmesi veya çalınması sonucu oluşan zararlar" teminat dışında tutulup, aracı satın aldığı kişiye güvenerek bırakmış olması nedeniyle bu teminat dışı hususunda davalı tarafça ispat edilmesi nedeniyle, neticeten davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.01/10/2025

... Başkan ... e-imzalı

.... Üye ... e-imzalı

... Üye ... e-imzalı

... Katip ... e-imzalı

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1243, K. 2025/1852, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1243
Karar No
2025/1852
Tarih
1 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/1244 K.2025/1158
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2025/1244 K.2025/1469
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2025/1244 K.2025/1056
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2025/1245 K.2025/926
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/1246 K.2025/947
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2025/1246 K.2025/773

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.