KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/305
- Karar No
- 2025/509
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- .....
- Dosya no
- .....
- Karar no
- .....
- Başkan
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Katip
- ..... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 10/12/2024
- Numarası
- ... Esas ... Karar
- Davacılar
- 1- ........
Karar Metni
2.003 kelime·10 dk okuma·17 bölüm
2- ........ 3- ........ 4- ..... 5- ..... 6- .....
VEKİLLERİ
Av.....Av.....Av.....
DAVALI : 1- ........ -
VEKİLLERİ
Av.....Av.....Av.....
DAVALI
2- ........ VEKİLİ : Av......
DAVALI
3- ........ VEKİLİ : Av......
DAVA İHBAR OLUNAN
1- ........
VEKİLLERİ
Av......Av.....
DAVA İHBAR OLUNAN
2- ........
VEKİLLERİ
Av.....Av......
DAVA İHBAR OLUNAN
3- ........
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 27/03/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 28/03/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle. Kaza. 18/06/2019 günü davalı ........ sevk ve idaresinde bulunan ........ plaka sayılı araç davacının içinde olduğu ........ idaresindeki ........ nolu araca çarpması sonucu davacıların annesi (........'IN eşi) ........ vefat ettiğini, trafik kazası tespit tutanağına, tanık ifadelerine, Savcılık soruşturmasına göre kazanın oluşunda davalılara ait aracın kusurlu olduğunu, Konya.... Asliye Ceza Mahkemesi ..... E ve .....
K. sayılı ilamı ile davalı kusurlu bulunduğunu ve hapis cezası ile cezalandırıldığını, davalının kusuru ile meydana gelen kazada, davacı ........ eşini, diğer davacılar ise annesini kaybettiğini, davacı ........ müteveffa eşi ile birlikte yaşamakta ve onun maddi desteği, katkısı ile birlikte hayatlarını sürdürmekte iken bu elim kaza meydana gelmiş ve davacı ........, eşinin desteğinden mahrum kaldığını, Müteveffanın ev hanımı olduğunu, Bu nedenle destekten yoksun kalma zararı oluştuğunu,
yukarıda izah ettiğimiz üzere davacı ........ desteği olan karısının vefatı nedeniyle şimdilik 190,00 TL olarak destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan tahsiline ve tazminatı ödemekle yükümlü tutulmasına ve temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesini gerektiğini, davacılar ........ kaza neticesinde eşi, hayat yolda bütün çocukları evli olduğu için şu anda yalnız yaşadığını, diğer davacılar ise bu yaşlarına kadar evlendiren, bakan gözeten annelerini kaybettiklerini, Bu kaza nedeniyle büyük oranda acı ve elem duyduklarını,
Bu nedenle eşini kaybeten davacı ........ için 50.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline hükmedilmesini, annelerini kaybeden davacıların her biri için ayrı ayrı 40.000,60 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardın tahsiline hükmedilmesini, Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ........ Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesi özetle.
Davacı taraf, ........ şirkete ZMMS (Trafik) Sigorta poliçesi ile sigortalı 35 ADA 457 plakalı aracın karıştığı kazada ........'ın ölümü nedeniyle desteğinden yoksun kaldığından bahisle maddi tazminat talepli iş bu davayı açtığını, davacı tarafa destekten yoksun kalma tazminatı ödenmek istediğini ancak davacı taraf teklif ettikleri tutarı kabul etmediğinden ödeme gerçekleştirilemediğini, kaza dolayısıyla Davacı tarafından ........ şirkete yapılan başvuru üzerine ........ nolu hasar dosyası açılmış ve yapılan değerlendirmeler sırasında % 25 kusur oranı üzerinden tanzim edilen Aktüer Raporu doğrultusunda,
Davacı ........ için 47.318,11 TL tutarında tazminat tespit edildiğini, tespit edilen 47.318,11 TL, Davacı tarafa ödenmek istendiğini, ancak Davacı taraf söz konusu tutarı kabul etmediğini, ........ şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, Sigortalısının kusuru oranında sorumlu olan ........
Şirketinin de sorumluluğunun tespiti açısından tüm dosyanın ve savcılık / ceza davası evraklarının da eklenerek Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, davanın reddi taleplerinin esas olmakla; destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasında esas alınacak unsurlar, genel şartlarda açıkça belirlendiğini, yapılacak hesaplamada genel şart hükümlerinin esas alınması gerektiğini, hiçbir şekilde kabul manasına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın cenaze defni için belediyeye başvurup başvurmadığının tespitinin gerektiğini, kazaya karışan ........ plakalı karşı aracın kaza tarihi itibariyle ZMSS sigortacısı ........
Sigorta A.Ş. Olduğunu, bu kapsamda, dava konusu kazaya her iki aracın kusuruyla sebebiyet verdiği sabit olduğundan, ödemeye sebebiyet vermemek adına ve ........ şirket aleyhine hükmedilecek tazminat sonrasında ........ Sigorta A.Ş.'ye rücu edileceğinden davanın ........
Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmesini talep ettiklerini, ........ şirketin sorumluluğu bulunmamakla, haksız ve mesnetsiz DAVANIN REDDİNE; yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan ........ ve ........ vekilinin cevap dilekçesi özetle.
Dava konusu meydana gelen kazada davalı ........ ve ........ kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, kazanın gerçekleştiği yer açısından kaza tutanakları incelendiğinde dava dışı ........ kontrolünde olan aracın tali yolda, davalı ........ kontrolünde olan aracın ise ana yolda olduğu görüldüğünü, kusurun yüklenmesi açısından dosyadaki en önemli nokta bu yol ayrımı olduğunu, dosya içerisinde yer alan evraklardan davalı ........'a atfedilen tek kusurun KTK 52/1-a maddesinde yer alan "sürücüler kavşaklara yaklaşırken hızlarını azaltmak zorundadırlar" hükmüne ilişkindir.
Bu kanun maddesinde atfedilen durum olay esnasında tespiti mümkün değilse sonradan tespite açık olmayıp bilirkişi ve kolluk tarafından kusur vermiş olmak için kusur vermeye kullanılmaktadır.
Dava konusu olayda da davalı ........'ın somut bir kusuru bulunmadığından sırf tali kusur verebilmek için bu kanun maddesine başvurulduğunu ve kusur oranı bu şekilde belirlendiğini, somut bir delil olmaksızın sadece hızını kesmemiş olma ihtimali üzerine atfedilmiş bu kusur oranına dayanarak kurulan karar hakkaniyete, somut olaya ve hukuka aykırı olduğunu, bu minvalde kazada kusuru bulunmayan davalı ........ ve ........'dan tazminat talep edilmesi hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, bu nedenle davacıların maddi tazminat taleplerinin reddini talep ettiklerini,
Yine davacıların cenaze ve defin giderleri talepleri de kabul edilebilir nitelikte olmadığını, bu hususta hiç bir delil ileri sürülmediğini, Bu nedenle davacıların bu taleplerinin reddini talep ettiklerini, Davacılar tarafından talep edilen manevi tazminat miktarları da fahiş ve hayatın olağan akışına aykırı olup afaki rakamlardır.
Talep edilen miktar manevi tazminatın düzenleniş amacına tamamen aykırı olduğunu, dava konusu aracın kasko sigorta poliçesi olması nedeniyle davanın ........ A.Ş.'ne ihbar edilmesine, davacıların haksız ve mesnetsiz davasının müvekkiller yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar Olunan ........ A.Ş. vekilinin cevap dilekçesi özetle;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Özel Yargılama Usulleri başlığı altında düzenlenen UZLAŞMA hukuki müessesesi gereği, taraflar arasında “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;
açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır.” Bu nedenle davacıların taraf olduğu olaya dair ceza dosyası içerisinden herhangi bir şekilde olayın tarafları arasında bir uzlaşma olup olmadığının tespiti hukuki açıdan önem arz ettiğini, Davanın tarafları arasında herhangi bir uzlaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerektiğini, Davacılar tarafından açılan davanın olaylara ve delillere dayalı kusur durumu da göz önüne alınmak sureti ile reddi gerektiğini,
KTK’nun 90’ıncı maddesine göre maddi ve manevi tazminata ilişkin olarak KTK ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanacağı düzenlendiğini, Dava konusu olan 18/06/2019 tarihli trafik kazasında, vefat eden ........'ın yolcu konumunda bulunduğu ........ plaka sayılı araç sürücü ........'ın kazanın oluşumunda TAM KUSURLU olduğuna dair bir izlenimi olduğunu, Sigortalı araç sürücüsü ........'ın meydana gelen kazada kusuru bulunmamakta olup dolayısıyla davalı sigorta şirketinin de kazadan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını,
hukuk hâkiminin kusur konusunda ceza yargılamasında yapılan tespitlere yasadan kaynaklı bağlı bulunmasa da, mahkeme tarafından kusur konusunda yapılacak olan bilirkişi araştırması yapılması gerektiğini, kuvvetli manevi sancılarının manevi tazminatın konusunu ve tazminatın miktarının belirlenmesinde bir ölçek olmaktan çıkarılıp, manevi tazminatı maddi bir boyutla ele alınıp, belirlenebilir nesnel bir formla tanımlayıp hem keyfiliğin sakıncalarından hem de belirsizlikten sıyırmak gerektiğini, Bununla birlikte maddileştirilmiş olan manevi tazminatın,
maddi tazminatın yetersiz kaldığı durumlarda adaletsizlikleri önleyen bir son çare olması gerektiğini, davacı taraf tarifimize uyar herhangi bir zararının varlığın da kanıtlamış olmadığını, izah edilen nedenlerden ötürü davacılar tarafından açılan işbu davanın reddi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "Davacılardan ........' ın eşi ........' nın trafik kazası neticesi vefatı nedeniyle;
A-Destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer oladığına,
B-Cenaze ve defin gideri masrafı talebi yönünden, davacı ........' a 179,00 TL maddi zararın davalı ........ A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 18.12.2020 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 18.06.2019 tarihinden yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-DAVACILARIN MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİ İLE İLGİLİ OLARAK;
a- Davacı ........ yönünden 50.000,00 TL,
b- Davacı ... yönünden 40.000,00 TL,
c- Davacı ... yönünden 40.000,00 TL,
d- Davacı ..... ........ yönünden 40.000,00 TL,
e- ... yönünden 40.000,00 TL,
f- ... yönünden 40.000,00 TL,
Manevi tazminatların kaza tarihi olan 18/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan ........ ve ........' dan tahsili ile adı geçen davacılara ayrı ayrı verilmesine," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar ........ ve ........ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece davacılar adına hükmedilen manevi tazminatın hukuka aykırı olduğunu, reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı müvekkillerinin aleyhine hükmedilen manevi tazminat tutarlarının çok yüksek olduğunu, mahkemece tarafların kazanın meydana gelmesindeki kusurları ve sosyo ekonomik durumlarının dikkate alınmadan çok yüksek miktarlarda manevi tazminata hükmettiğini, davalı müvekkillerin ekonomik olarak mahvına yol açacağını, kararın kaldırılmasını talep ettiklerini,
kazanın müteveffanın içerisinde bulunduğu araç sürücüsünün ağır kusuru varmış gibi davacılar adına fahiş miktarda manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
İlk derece mahkemesince verilen ilk karara ilişkin olarak Davacılar ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile ; Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 19/04/2022 tarih ... Esas ... Karar
sayılı dosyasında verilen kararının eksik araştırma nedeniyle HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Dava; ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1- Kusura ilişkin itirazın incelenmesinde:
Kaza tespit tutanağı, ceza dosyasında alınan rapor ve mahkemece alınan raporların birbiri ile uyumlu olduğu olaya ve oluşa uygun olduğu davalı ........'nin %25 dava dışı sürücü ........'ın %75 kusurlu olduğunun kesinleştiği anlaşılmakla itirazın reddi gerekmiştir.
2-Manevi tazminat miktarına ilişkin itirazın incelenmesinde:
Manevi tazminat,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre,Manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir.
Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır.
Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Somut davaya gelince, çift taraflı kazada yolcu olan davacıların murisi vefat etmiş , buna göre manevi tazminatın takdirinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları, yukarıda ilkeler gözönünde tutularak tazminat miktarının yerinde olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin itirazının reddi gerekmiştir.
Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/305, K. 2025/509, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama