KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/671
- Karar No
- 2025/698
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ...
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 26/11/2024
- Numarası
- ... Esas
- Davacı
- ......
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ......
- Vekili
- Av....
- İflas idare memuru
- 1 -......
- İflas idare memuru
- 2 -Av....
- İflas idare memuru
- 3 -......
- Temsilci
- Konya.... İCRA (İFLAS) MÜDÜRLÜĞÜ
- Davanın konusu
- Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)
- İstinaf karar tarihi
- 24/04/2025
- İstinaf karar yazım tarihi
- 25/04/2025
Karar Metni
1.214 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili 25/11/2024 tarihli dilekçesiyle; davalı müflis şirketin 28/11/2024 tarihinde olağanüstü alacaklılar toplantısının yapılacağını, kendi alacakları yönünden yaklaşık ispat prensiplerinin sağlandığını, iflas idaresinin görevini hukuka uygun olarak yerine getirmediğini, alacaklar toplantısına katılmadıkları takdirde hak kaybına uğrayacaklarını beyan ederek, 2004 s. İİK.nin 235. maddesi gereğince 28/11/2024 tarihinde yapılacak olan 2. alacaklılar toplantısına katılmaları konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Somut olayda; Davacı taraf her ne kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiş ise de; davacının alacağının varlığı ve miktarı konusunda, yaklaşık ispat prensiplerine göre ihtiyati tedbir verilmesinin şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmış ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." şeklinde davacının 25/11/2024 tarihli dilekçesindeki ihtiyati tedbir talebinin reddine, dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin devrettiği ocağın değerinin makul ve cüzi olduğunun iflas dosyasına sunulan raporla ortaya konulduğunu, müvekkilinin alacağının tartışmasız ve gerçek olduğunu, iflas dairesince alınan bilirkişi raporunda iflas idaresinin mevcudu azalttığının ortada olduğunu, 18 kişinin ölümünden sorumlu olan ......'in şirketin vekili olarak hareket ettiğini, davaya konu sıra cetvelini hazırlana hiçbir iflas idare memurunun görevine devam etmediğini,
davaya konu sıra cetvelini ve bu cetveli hazırlayan iflas idaresinin taraflı olduklarını ve davaya konu alacağın kötü niyetli olarak kabul edilmemesinin nedenini ortaya koyduğunu, iflas idare memurlarının taraflı ve keyfi davrandıklarını, sıra cetvelinin hazırlanması sırasında kendi ve şirketlerinin alacaklarını kabul ederken müvekkilinin ve müvekkilinin sahibinin diğer alacaklarını sebepsiz şekilde reddedildiğini, süreç içinde taraflı ve keyfi davranmalarının da devam ettiğini, davaya konu sıra cetvellerini hazırlayan tüm memurların görevlerden seçim tarihleri itibariyle azledildiğini,
sıra cetvelinin bu nedenle yok hükmünde olduğunu beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılan sıra cetveline itiraz ( kayıt kabul ) davasıdır. Uyuşmazlık, davacının ikinci alacaklılar toplantısına katılma talebinin yerinde olup olmadığı ve mahkeme gerekçesinin talebe uygun olup olmadığıdır. A) Kararın istinaf incelemesine tabi olup olmadığı yönünden yapılan incelemede :
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 235. maddesinde “Sıra cetveline itiraz ve neticeleri “ düzenlenmiştir.235/1. fıkrada “...Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nispette katılması gerektiği konusunda 302’nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. “ ifadelerine yer verilmiştir.
Maddede belirtilen 302/6. fıkrasında ise, çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkemenin karar vereceği, şu kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümlerin saklı olduğuna yer verilmiştir. 237.Maddenin üst başlığı ise, “ ikinci alacaklılar toplanması “ dır.
Maddede, İflas idaresinin, alacakların tespit işini yaptıktan sonra, 232. maddedeki sürenin bitiminde alacakları tamamen veya kısmen idarece kabul edilen alacaklılar ile sıra cetveline kayıt davası açmış alacaklılardan, 235. maddeye göre katılmalarına karar verilmiş olanlarında, ikinci toplantıya ilanla davet edeceği belirtilmiştir.
Alacağını iflâs idaresine veya basit tasfiye usulünde iflâs müdürüne bildirmeyen alacaklının doğrudan doğruya açtığı kayıt kabul davası mahiyetindeki alacak davasında alacaklı, yargılamayı yürüten ticaret mahkemesinden İİK m. 237 uyarınca yapılacak olan ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ya da katılacaksa hangi miktarda alacağı için katılacağı hususunda İİK m 297/son’un kıyasen uygulanması yoluyla ihtiyati tedbir kararı vermesini talep edebilir.
Mahkemenin ihtiyati tedbir talebini reddetmesi hâlinde ret kararına karşı alacaklı istinaf kanun yoluna başvurabilir. Çünkü alacaklının talebi neticesinde verilecek olan karar niteliği itibariyle bir ihtiyati tedbir kararıdır.(Uyar, Şerh, C:10, s. 16383. Kuru/Arslan/Yılmaz, s. 579. Kuru, El Kitabı, s. 1333. Muşul, s. 1353, 1354. Arslan/Yılmaz/Taşpınar-Ayvaz/Hanağası, s. 510. Yılmaz, Şerh, s. 1069. 43 Y.3.HD., 12.06.2015
Bu sebeple, mahkemece, İhtiyati tedbir şartlarının değerlendirilmiş olması yerindedir.
B) Esasa ilişkin itirazın incelenmesinde :
6100 sayılı HMK'nun 389.maddesi başlığında düzenlenen ve geçici hukuki korumalar olarak vasıflandırılmış ihtiyati tedbir müessesesi ile ilgili aynı maddenin 1.fıkrasında ''mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir'' şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanmaması... gibi sair hususlarda tereddüte yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür gösterilmiştir.
Diğer taraftan, ihtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi bakımından HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu öngörülmüş olup, Yasanın hükümet gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda "...hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı edemez... bu sebepledir ki haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması..." hükme bağlanmıştır.
Somut olayda davacının 96.630.631,45 TL alacağı olduğu iddiasıyla bu miktarın kayıt kabulünü istediği, davacı tarafın kayıt kabul talebine ilişkin davasında dosya içerisine sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinde 6100 sayılı HMK'nun 390. Maddesi kapsamında yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla itirazın reddi gerekmiştir.
Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/671, K. 2025/698, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama