KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/792
- Karar No
- 2025/1013
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ... - ...
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen ara kararın mahkemesi
- Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 24/04/2025
- Numarası
- ... Esas
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av...
- Davanın konusu
- Tacirler arası satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve zarar tazmini
- Talep konusu
- İhtiyati haciz tesisi
- İstinaf karar tarihi
- 26/06/2025
Karar Metni
840 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 26/06/2025
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP, DÜŞÜNÜLDÜ
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava; tacirler arası satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak; talep ise ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 341. maddesinde ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği açıkça belirtilmiştir.
HMK'nın 394/1. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbirin kabulü kararına karşı itiraz yolu açıktır. Aynı maddenin 4. fıkrasına göre mahkeme itiraza ilişkin olarak tarafları dinlemek üzere davet edip karar verir. Verilen bu karar ise, HMK'nın 341. maddesi gereğince istinaf kanun yoluna tabidir.
6100 sayılı HMK'nın durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasını düzenleyen 396. maddesinde; "Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir.
İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır" düzenlemesi bulunmaktadır. Ancak maddede, kanun yoluna başvuru imkanını düzenleyen 394.maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmadığı görülmektedir.
HMK'nin 396. maddenin gerekçesi ise. "İhtiyatî tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasını düzenleyen bu maddede de, yukarıda belirtilen iki maddedeki ortak yönler dikkate alınarak itiraza ilişkin benzer hükümlere ayrıca atıf yapılmıştır. Ancak, itiraz üzerine verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulması hakkındaki fıkraya atıf yapılmamıştır.
Zira, hâl ve şartların değişmesi, hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı bir husustur. Ayrıca, aynı yargılama süreci içinde, bir çok kez hâl ve şartlarda değişiklik olması sebebiyle, tedbirde değişiklik yapılması veya kaldırılması, bu yönde talepte bulunulması ya da talebin reddi söz konusu olabilir.
Her talepten sonra verilecek karar hakkında kanun yoluna başvurulması, ihtiyatî tedbirler için kanun yoluna başvurulmasında istenen amacı da sağlamayacaktır. Kanun yolunun açılmış olmasının amacı, ihtiyatî tedbirlerle ilgili temel hukukî ve prensip hatalarının önüne geçmektir. Bu sebeple, ihtiyatî tedbirin reddi ve ihtiyatî tedbire itiraz üzerine verilen kararlar için kanun yolu imkânı getirilmiştir" şeklindedir.
Bu bağlamda, durum ve koşulların değişmesi nedeni ile verilen kararlar hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı kararlar olduğundan, bu kararlara karşı kanun yolunun kapalı olması ön görülmüştür. Nitekim, yargılama süresince her yeni durumda talebin yinelenerek karar verilmesi halinde sürekli kanun yoluna başvuru imkanı tanınması, kanun yolundan beklenilen amaçtan uzaklaşılması sonucunu doğuracaktır. Şüphesiz, bu tür kararlar esas hükümle birlikte kanun yolu denetimi altındadır. Dolayısıyla mahkemece ihtiyati tedbir talebine yönelik verilen ilk ara karardan sonraki ara kararlara yönelik istinaf başvurusunda bulunulamaz.
Somut olayda davalı hakkında dava dilekçesinde ihtiyati haciz talep edilmiş, mahkemece 19/12/2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir.
Bu kez yargılama devam ederken davacı vekili tarafından 22/04/2025 tarihinde yeniden ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, mahkemece aynı gerekçelerle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği bu kez davacı vekili tarafından bu karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin talebi mahkemece reddedilen ihtiyati haciz kararı üzerine durum ve koşulların değişmesi nedeniyle yeniden ihtiyati haciz kararın verilmesine matuftur.
Durum ve koşulların değişmesi nedeni ile verilen kararlar hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı kararlar olduğundan, bu kararlara karşı kanun yolunun kapalı olması ön görülmüştür. Nitekim, yargılama süresince her yeni durumda talebin yinelenerek karar verilmesi halinde sürekli kanun yoluna başvuru imkanı tanınması, kanun yolundan beklenilen amaçtan uzaklaşılması sonucunu doğuracaktır.
Şüphesiz, bu tür kararlar esas hükümle birlikte kanun yolu denetimi altındadır.
Mahkemece aynı konuda ihtiyati haciz talebinin reddi kararı üzerine yeniden talep üzerine yeni bir karar verilmiş olup mahkemece ihtiyati haciz talebine yönelik verilen ilk ara karardan sonraki ara kararlara yönelik HMK'nın 396.madde ve gerekçesi çerçevesinde istinaf başvurusunda bulunulamayacağından davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak değerlendirmek ve sonucuna göre bir değerlendirme yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/792, K. 2025/1013, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama