KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/422
- Karar No
- 2024/234
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/01/2023
- Numarası
- Esas - Karar
- Davacı
- ... - (T.C Kimlik No: ...
- Vekili
- Av. ... -
- İstinaf eden davalı
- ... - (T.C Kimlik No: ...
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 26/01/2024
- Yazım tarihi
- 31/01/2024
Karar Metni
1.402 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 09/01/2023 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının Konya..İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını, müvekkilinin dava dışı ....'e daha önceden 100.000 TL borç verdiğini, vermiş olduğu borcu uzun bir süre borçludan tahsil edemediğini, ...'in müvekkiline, üzerinde ipotek bulunan bir evi olduğunu, bu daireyi kendisine verebileceğini, ancak ... adlı kişiye de 538 gr altın karşılığı para borcu bulunduğunu, ...'in evi satarak kendi parasını aldıktan sonra müvekkiline 100.000,00 TL'yi verebileceğini teklif ettiğini, müvekkilinin İnançlı Devir Sözleşmesi'ni içeren antlaşmaya imza atarak Konya İli, Karatay İlçesi, ...
Mah, ....Ada ve. Parselde bulunan E Blok, 4 No'lu bağımsız bölümün mülkiyetini devraldığını ve 100.000,00 TL alacağını garanti almaya çalıştığını, taşınmaz üzerine ....Ticaret Limited Şirketinin 1. dereceden ipotek tesis ettiğini, daha sonra bu şirketin ipotek hakkını ...'e devrettiğini, ...'in mülkiyeti müvekkiline ait olan ev için Konya. İcra Dairesi'nin ....
E. Sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını ve ipoteğin paraya çevrilmesinin sağladığını, ...'in villanın satış ihalesine katıldığını ve villayı kendisinin aldığını, daha sonra ...'in taşınmazı ... adlı şahısa sattığını, davalının ise müvekkili ile aralarında yapılan inançlı devir sözleşmesi'nin 5. Maddesinde yer alan "ipotek paraya çevrilmez ve daire tapusu herhangi bir şahısa devredilmez ise ...'ın herhangi bir sorumluluğundan da bahsedilemez." maddesine aykırı olacak şekilde teminat senedini 13.05.2022 tarihinde Konya ..
İcra Müdürlüğü vasıtasıyla .... dosya sayılı icra takibi ile müvekkil aleyhinde icra takibi başlattığını ve protokolün 5. maddesine aykırı olarak müvekkilini borçlandırdığını, müvekkili ile davalı arasındaki protokolün 4. maddesinde; "..., ... veya onun göstereceği üçüncü bir kişiye ipotekli dairenin tapusunu devretmekten kaçınırsa veya ipotekli dairenin tapusunu bir başka şahsa/şahıslara devrederse ...
350.000 TL (Üçyüz Elli Bin Türk Lirası) tazminat ödemeyi şimdiden peşinen kabul eder. ..., ...'e 350.000 TL teminat senedi vermiştir. Senet sözleşme ekindedir.
13/07/2020" denildiğini, müvekkilinin söz konusu evi devretmekten kaçınmadığı gibi, söz konusu evin tapusunu bir başka kişiye de devretmediğini, müvekkilinin davalıya 350.000 TL'lik borcunun doğmadığını, ayrıca İnançlı Devir Sözleşmesi'ni içeren protokolün 5. Maddesine göre açık bir şekilde "ipotek paraya çevrilmez ve daire tapusu herhangi bir şahsa devredilmez ise ...'ın herhangi bir sorumluluğundan bahsedilemez." denerek,
müvekkilinin davalıya 350.000 TL'lik borcu doğmadığını, davalının icraya koyduğu 350.000 değerli bononun muaccel bir alacağı ihtiva etmediği ve teminat senedi olduğunun protokolde ifade edildiğini, davalı ile müvekkili arasında yapılmış olan .....'e ilişkin protokolün ekinde gösterilen ve aslında doğmamış 350.000 TL hayali alacağı içeren bono şeklindeki kıymetli evrakı icra takibine koyarak, müvekkili hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna başvurduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıya Konya.
İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası ile borcu olmadığının tespitine, davalının bono senedi bedeli olan 350.000 TL'nin %40'ı üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, kambiyo senetleri esaslı menfi tespit davalarının ticari dava olarak zorunlu arabuluculuk kapsamında değerlendirmesi gerektiğini, davacı tarafın arabuluculuğa başvurmadığını, davanın usulden reddine gerektiğini, dava dışı ...'in müvekkilinden 538 gr altın aldığını, davacı ile müvekkili arasında 13.07.2020 tarihinde protokol akdedildiğini,
bu durumun ödemelerine ilişkin olarak da 13/07/2020 tanzim tarihli 15/09/2020 vade tarihli 350.000,00 TL bedelli senet ile birlikte 13.07.2020 tarihli protokolün müvekkili ile ve davacı tarafından imzalandığını, tazminat olarak belirtilen meblağın ödemesi için 350.000,00 TL değerindeki senedin kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile Konya .. İcra Dairesinin...
E. Sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, davacının ise takibi uzatmak amacıyla bu davayı açtığını, söz konusu 13/07/2020 tarihli protokolün 5. maddesinde açıkça "İpotek paraya çevrilmez ve daire tapusu herhangi bir şahsa devredilmez ise ...'in herhangi bir sorumluluğundan da bahsedilemez" denildiğini, ancak ipoteğin ... tarafından paraya çevrildiğini ve taşınmaz tapusunun ...'e, yani başka bir şahsa devredildiğini.
"İpotek paraya çevrilmez ve daire tapusu herhangi bir şahsa devredilmez ise" şartının açıkça ve çekişmesiz olarak ihlal edildiğini, ve davacının bu hususta sorumluluğu doğduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesine rağmen davacının sözleşmede tazminat olarak belirtilen 350.000,00 TL değerindeki meblağı müvekkiline ödemekten imtina ettiğini, öte yandan, müvekkilinin alacağı likit ve haklı bir alacak olmasına rağmen, davacı tarafından haksız ve mesnetsiz açılan bu dava sebebiyle müvekkilinin alacağını geç tahsil etmesinin söz konusu olduğunu,
bu sebeple davanın reddi ile İİK m.72/4 uyarınca müvekkilinin uğradığı zararın tazmini için davacı borçlunun yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince.
Taraflar arasındaki protokolün davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu, protokol başlıklı evrak olduğu bu hususun davacı tarafından da kabul edildiği, ilgili protokolün 4. Maddesinde "..., ... veya onun göstereceği üçüncü kişiye ipotekli dairenin tapusunu devretmekten kaçınırsa veya ipotekli dairenin tapusunu bir başka şahsa-şahıslara devir ederse ..., ...'e 350.000,00 TL tazminat ödemeyi şimdiden peşinen kabul eder, ..., ...'e 350.000,00 TL teminat senedi vermiştir.
Senet sözleşme ekindedir." şeklinde açıklama bulunduğu ve bu açıklamaya göre ...'ın tazminat sorumluluk şartları ipotekli dairenin tapusunu davalı veya onun göstereceği kişiye devretmekten kaçınması veya ipotekli dairenin tapusunu bir başka kişiye devretmesi olarak belirlenmiş olup, yukarıda zikredildiği üzere taraflar arasındaki protokole konu taşınmaz davacının herhangi bir etkin eylemi dışında cebri satış yoluyla dosya alacaklısı dava dışı ....adına satış gerçekleştiği anlaşılmakla mevcut durum itibariyle taraflar arasındaki protokolün tazminat şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalıya Konya ..
İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı dosyasına ilişkin olarak borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, davalının açıkça kötüniyetli olarak hareket ettiğine dair muteber herhangi bir delil sunulmadığı ve taraflar arasındaki protokolün yanlış yorumlanması nedeniyle takip başlatıldığı gerekçesiyle de davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrar etmekle, arabuluculuğa başvurulmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin protokolde ipoteğin paraya çevrilmesi ile ilgili bulunan maddeyi gözardı ettiğini, yapılan bu değerlendirmede 13/07/2020 tarihli protokolün yalnızca 4. maddesinin gözetildiğini, aynı protokolün 5. maddesinin dikkate alınmadığını, protokolün 5. Maddesinde İpotek paraya çevrilmez ve daire tapusu herhangi bir şahsa devredilmez ise ...'ın herhangi bir sorumluluğundan bahsedilemez" denildiğini, somut olayda ipoteğin ... tarafından paraya çevrildiğini,
sözleşmede belirtilen bu şartın açıkça ihlal edildiğini, davacının taşınmazı ipoteğin, ipotek sahibi tarafından paraya çevrilebileceğini bilerek devraldığını, ipoteğin paraya çevrilmiş olması nedeniyle davalının sözleşmede belirtilen tazminatı ödemekle yükümlü olduğunu, mahkemece tanıklar dinlenmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. Maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesine göre karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Aynı kanunun 32. Maddesinde ise; "yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamayacağı belirtilmiştir. Harç alınması, kamu düzenine ilişkin hususlardan olup mahkemece re'sen gözetilmelidir. Dava konusu somut olayda davacı taraf dava dilekçesinde Konya.Müdürlüğü'nün...
Esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığını talep etmiştir. Konya ..İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalı alacaklı davacıdan toplam 403.176,03 TL alacağın tahsilini talep etmiştir. Buna göre davacı taraf bu miktar üzerinden harç yatırmalıdır. Ancak davacı taraf dava dilekçesinde dava değerini 350.000,00 TL olarak göstermiş ve bu miktar üzerinden harç yatırmıştır.
Mahkemece davacı tarafa eksik harcı tamamlamak üzere usulüne uygun olarak süre verilmesi ve Harçlar Kanunu'nun 30. ve 32. maddeleri gereğince işlem yapılması gerekirken eksik harç tamamlatılmadan işin esasına girilmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenle davalı vekilinin esasa ilişkin diğer sebepler incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1/a-6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/422, K. 2024/234, 26 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama