KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/107
- Karar No
- 2024/1359
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/11/2023
- Numarası
- Esas - Karar
- İstinaf eden davacı
- ... - (T.C Kimlik No: ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1 -...
- Vekili
- Av. ... - [
Karar Metni
2.176 kelime·11 dk okuma·8 bölüm
2 -... - (T.C Kimlik No: ...)
DAVA : Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 12/07/2024
YAZIM TARİHİ : 17/07/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 16/11/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Antalya ilinde toptan ve perakende
olmak üzere içecek bayii satış ve pazarlama alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili ile
davalılar arasında 19.09.2021 tarihinde satım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme
gereğince müvekkili tarafından toplam 200.000,00 TL değerinde 8 adet çek keşide edilerek
davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti.’ne verildiğini, çek asıllarını alanın davalı ...
Çelik olduğunu, söz konusu çek bedeli karşılığında pet şişe ve bardak satın alınacağını, pet şişe (330 ml-500
ml-1 lt-1,5 lt ve 5 lt) adedinin 9,75 TL’den, bardak (200 ml) adedinin 11,00 TL’den 10 hafta içerisinde müvekkiline
tesliminin kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşmede kendisine yüklenen edimi yerine
getirdiğini, 8 adet çekin gününde ve eksiksiz şekilde davalı tarafa tahsil edildiğini,
200.000,00 TL’lik ürünlerden 88.836,00 TL’ye tekabül eden kısmının
sözleşmede belirlendiği gibi 10 haftalık süre içerisinde müvekkiline teslim edilmediğini,
müvekkilinin karşı tarafla iletişime geçerek uyuşmazlığa konu olan ürünlerin derhal teslim
edilmesinin talep edildiğini, davalı tarafın piyasa şartları, ürün birim fiyatlarındaki artış ve
akaryakıt fiyatları, nakliye fiyat artışı vs. gerekçe gösterilerek ürünleri teslim
etmeyeceklerini bildirdiğini, ürünleri değil tahsil edilen çek bedellerini iade edebileceklerini bildirdiklerini, müvekkili tarafından davalılara Antalya ..Noterliği’nin
24.06.2022 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, davalıların Konya ..Noterliği’nin 01.07.2022 tarih ve .. yevmiye numaralı cevabi ihtarla;
söz konusu sözleşmenin söylenen zamanda dönemin tek yetkili kişisi ...
... tarafından imza altına alınmadığından borcu kabul etmediklerini bildirdiklerini, sözleşmeyi imzalayan ...'in davalı şirket yetkilisi ....'in oğlu olduğunu, davalı şirketin ...'in imzaladığı sözleşmeye örtülü olarak onay verdiğini, ...'in daha sonra şirket ortağı olduğunu, şirket muhasebecisi ile yapılan görüşmelerde 88.836,00 TL yönünden ürün
tesliminin yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 19.09.2021 tarihli 200.000,00 TL’lik ürün
alımına ilişkin yapılan sözleşme gereğince müvekkiline teslim edilmeyen, satış bedeli olarak
ödenen 88.836,00 TL’lik ürünün sözleşmede belirlenen cins, nitelik ve miktarlarda
müvekkiline aynen teslimine, mümkün olmaması halinde satış bedeli olarak ödenen 88.836,00
TL ile buna ek olarak müvekkiline teslimi gerçekleşmeyen ürünlerin yerine müvekkilinin bir
başkasını satın almak için dürüstlük kurallarına uygun olarak ödeyebileceği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın, kesin vade tarihli olan 28.11.2021 (sözleşmede yazılı 10
haftalık süreye göre) tarihinden, mümkün olmaması halinde ihtar tarihinden itibaren işleyecek
en yüksek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş, 10.01.2023 tarihli beyan dilekçesi ile de terditli ikinci talep yönünden davacının zararının en az 120.000,00 TL olduğunu beyan etmiş ve bu miktar üzerinden eksik harcı tamamlamıştır.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özet olarak; ...’in, ... Dış Tic. Ltd.
Şti.’nin yetkili temsilcisi olmadığını, davaya konu sözleşmenin akdedildiği dönemde tek
yetkilinin .... olduğunu, ...’in şirketin temsilcisi olmadığından
taraf sıfatının da olmadığını, davacının bahsettiği sözleşmenin müvekkil şirketin taraf olduğu
bir sözleşme olmadığını, anılan sözleşmede de ....’in imzasının bulunmadığını,
davacı ile müvekkil .... Dış Tic. Ltd. Şti. Arasında cevap dilekçesi ekinde sundukları faturalarla sabit
olan ürünlerin gönderildiğini, bu ürünler karşılığında çek alındığını, çek bedeli kadar ürün
tesliminin anlaşmaya uygun olarak zamanında yapıldığını, davacı tarafından söz konusu
faturaların tamamının ticari defterlerine kaydedildiğini, bu faturalara ilişkin davacı tarafından
vergi dairesine BA ve BS formlarının verildiğini, dolayısıyla mal ve hizmet alımına ilişkin
vergi dairesine bildirimde bulunduğunun açık olduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın
reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 10.03.2023 tarihli beyan dilekçesi ile; her ne kadar müvekkili şirket ....Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin 19.09.2021 tarihli davaya konu sözleşmede taraf olmadığı yönünde beyanda bulunulmuş ise de bu beyanın tamamen sehven yapıldığını, bu beyandan kastedilenin davalı ...'in şahsi sorumluluğun olmadığından dolayı taraf ehliyetinin yokluğu yönünde olduğunu, bu sebeple müvekkil ...'e 19.09.2021 tarihli sözleşmeden dolayı herhangi şahsi bir sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını, zira ticari teamüllere uygun olarak sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerin müvekkil şirket tarafından üstlenildiğini ve yerine getirildiğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; Eldeki dava terditli dava niteliğinde olup, davacının terditli birinci talebi 88.836,00 TL tutarındaki malın aynen teslimi, terditli ikinci talebi ise 88.836,00 TL alacağın ve kar kaybından kaynaklı 120.000,00 TL alacağın tahsili isteminden ibarettir.
Taraflar arasındaki ihtilaf; davalı ...'in 19/09/2021 tarihli sözleşmeyi kendi adına mı yoksa davalı şirket adına mı imzaladığı, sözleşmeden kaynaklanan ifa yükümlülüğünün davalı ... tarafından mı yoksa davalı şirket tarafından mı yerine getirilmesi gerektiği, taraflarca sözleşmeden kaynaklanan edim yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediği, sözleşmeye istinaden 88.836 TL'ye mukabil malın davacıya aynen iadesinin gerekip gerekmediği, aynen ifa mümkün değil ise teslim edilmeyen mal bedelinin davalı taraftan tahsilinin gerekip gerekmediği, davacı tarafın sözleşmeye konu malın teslim edilmemesi halinde zarara uğrayıp uğramayacağı, varsa uğrayacağı zararın ne kadar olduğu ile bu zarardan davalı tarafın sorumlu olup olmadığı hususlarından ibarettir.
Davalı şirket vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesi içeriği ile hem davalı ...'in davalı şirketi temsil yetkisinin bulunmadığını belirtmesi hem de sözleşmeden kaynaklı yükümlülüğün şirket tarafından yerine getirildiğini iddia etmesi sözleşmenin de ... tarafından imzalanması karşısında davalıların sözleşmenin ifasını birlikte üstlendikleri kabul edilmiştir.
19/09/2021 tarihli sözleşme ile 200.000,00 TL karşılığı pet şişe (330 ml - 500 ml - 1 LT, 1.5 LT, 5 LT) 9,75 TL birim fiyatı üzerinden, bardak 200 ml ise 11,00 TL birim fiyatı üzerinden davacıya satışının kararlaştırıldığı ve eldeki dava ile davacının 88.836,00 TL'lik malın aynen iadesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davalı tarafça sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerin yerine getirildiği savunularak 13 adet fatura sureti ibraz edilmiştir. Faturaların sözleşme tarihinden sonra tanzim edilmesi ve içeriklerinin sözleşmedeki birim fiyatlarla uyumlu olması hatta sözleşmedeki birim fiyattan daha düşük birim fiyattan düzenlenmesi karşısında toplam bedeli 204.034,03 TL olan 13 adet faturaya konu malın davacı tarafa teslimi halinde davalı tarafın edim yükümlülüğünü yerine getirdiği kabul edilmelidir.
6100 sayılı HMK'nın 222/2. maddesine göre; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesine göre; İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Mali Müşavir Bilirkişi ....tarafından davacı tarafın şirketin ticari defter ve kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 11/07/2023 tarihli raporda, ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu, muavin kayıtlarında 8 adet çek ile davaya konu 13 adet faturanın kayıtlı olduğu,18/03/2021 tarihinde 115.096,31 TL lik iade faturasının düzenlendiği, 31/12/2022 tarihinde davacının fazla ödemeden kaynaklı 252.888,88 TL alacağının bulunduğu belirtilmiştir.
Mali Müşavir Bilirkişi .... tarafından davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 10/04/2023 tarihli raporda, ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, ticari kayıt ve defterlerin birbirini teyit ettiği, davaya konu 13 adet toplam 204.034,03 TL bedelli faturanın düzenlendiği, davalı ... adına herhangi bir vergi mükellefiyetinin tesis ettirilmediği, davacı ile davalı şirketin açık hesap şeklinde çalıştığı, taraflar arasında herhangi bir iade faturasının düzenlenmediği, davacı ile davalı ... arasında herhangi bir ticari ilişki ve cari hesap ilişkisinin bulunmadığı, davalı şirketin davacı taraftan 107.326,58 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.
Toplam bedeli 204.034,03 TL olan 13 adet faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olması ve davcının düzenlediği iade faturasının davalı defterlerinde kayıtlı olmaması karşısında 13 adet faturaya konu malın davacıya teslim edildiği kabul edilmelidir. Dolayısıyla davalı tarafça sözleşme tarihinden sonra sözleşmedeki birim fiyatlarla uyumlu (hatta daha düşük birim fiyat üzerinden düzenlenen) faturalar ile davacıya ürün teslimi yaptığı ve teslimi yapılan toplam mal bedelinin 200.000,00 TL'nin üzerinde olması karşısında davalı tarafın sözleşmeden kaynaklı edim yükümlülüğünü yerine getirdiği kabul edilmiştir.
Davalı tarafın edim yükümlülüğünü yerine getirmiş olması karşısında davacının terditli birinci talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Yine davalı tarafın sözleşmeden kaynaklı edim yükümlülüğünü usulünce yerine getirilmesi karşısında davacının terditli ikinci talebinin de yerinde olmadığı, dolayısıyla davacının davasını usulünce ispatlayamadığı sonucuna varıldığından davanın reddine......" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar etmekle, davalılara dava açmadan evvel gönderilen ihtara verilen cevapta 200.000TL çek bedelinin karşılığı olan tüm ürünlerin gönderildiğine dair bir beyan olmadığını, aksine davalılarca sözleşmenin kabul edilmediğini, fakat yargılama sürecinde davalı şirket tarafından sözleşmenin kabul edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2020 yılından beri süregeldiğini, mahkemenin ise sadece sözleşme tarihi (19.09.2021) sonrasındaki faturaları dikkate aldığını,
mahkemeye sunulan 13 adet fatura içeriğindeki malların birim fiyatlarının 19.09.2021 tarihli sözleşmede yazılı birim fiyatları ile örtüşmediğini, bu durumu defalarca beyan ettiklerini, mahkemenin ise gerekçeli kararında davalı tarafça sunulan 13 adet faturanın birim fiyatlarla uyumlu olduğunu, parantez içerisinde de "(hatta daha düşük birim fiyat üzerinden düzenlenen)" şeklinde belirttiğini, sözkonusu faturalardaki bedelin düşük olmasının nedeninin faturalarda belirtilen bedellerin önceki ödemelere ilişkin olmasından kaynaklandığını, sektörde fiyatların düşmesinin sözkonusu olmadığını,
13 adet fatura bedeli toplamının 204.034,03 TL olduğunun belirtildiğini, fakat sözleşmeye istinaden verilen ve davaya konu 8 adet çek toplamının ise 200.000,00 TL olduğunu, birim fiyatlar örtüşmediği gibi toplam fatura bedelinin de örtüşmediğini, bu faturaların müvekkilinin sözleşme tarihi öncesi yaptığı ödemeleri de kapsadığını, mahkemenin davalı tarafça ibraz edilen 13 adet faturaya dair yaptığı saptamanın hatalı olduğunu, dosyada bulunan raporlar arasındaki çelişkinin mahkemece giderilmediğini,
tarafların ticari ilişkisinin başlama tarihi 02.12.2020 olması sebebiyle bilirkişinin 2020-2021-2022 yıllarına ait ticari defterleri incelemesi gerekirken sadece 2021 ve 2022 yıllarına ait defterlerin incelenmesinin de eksik ve hatalı tespite sebebiyet verdiğini, davalı şirketin 2020 yılına ait defterleri incelenmediği için davacı müvekkilin 2020 yılından 2021 yılına devreden sipariş avans alacakları olan 7.162,58 TL'nin tespitinin yapılmadığını, davalı defterlerinde yer alan ve hiçbir dayanağı bulunmayan 30.368,52 TL'lik alacak kaydının dikkate alınmasının hatalı olduğunu,
yine müvekkilinin düzenlediği 18.03.2021 tarihli 115.096,31 TL bedelli iade faturasının dikkate alınmamasının da hatalı olduğunu, davacının düzenlediği son faturada dahi müvekkilinin alacaklı olarak gözüktüğünü, müvekkilinin davalıya verdiği 8 adet çek haricinde daha önce 13 adet çek daha verdiğini, mahkemenin ticari ilişkinin sadece sözleşmeden sonraki kısmını değerlendirmesinin hatalı olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; satış sözleşmesi kapsamında teslim edilmediği iddia edilen ürünlerin aynen teslimi, bunun mümkün olmaması halinde malların teslim edilmemesinden kaynaklanan zararın tahsili talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı taraf, taraflar arasında imzalanan 19.09.2021 tarihinde satım sözleşmesi kapsamında davalı tarafa toplam 200.000,00 TL değerinde 8 adet çek verildiğini, çekler karşılığında teslimi gereken ürünlerin 88.836,00 TL'lik kısmının teslim edilmediğini ileri sürerek ürünlerin aynen teslimini, bunun mümkün olmaması halinde ürünlerin teslim edilmemesinden kaynaklanan zararın tahsilini talep etmekte, davalı taraf ise sözleşme kapsamında teslimi gereken ürünlerin tamamının teslim edildiğini savunarak davanın reddini talep etmektedir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelere ve bilirkişi raporlarına göre taraflar arasında imzalanan 19.09.2021 tarihli sözleşmeden sonra düzenlenen ve davacı tarafın ticari defterlerine de kaydedilen 13 ayrı fatura ile davalı tarafça davacıya toplam 204.034,03 TL tutarında mal teslimi yapıldığı anlaşılmaktadır.
Buna göre davalı taraf, sözleşme gereği teslim etmesi gereken malları teslim ettiği yönündeki savunmasını ispatlamış davacı taraf, davalının sözleşme tarihinden sonra teslim ettiği malların davalıya teslim edilen toplam 200.000,00 TL bedelli 8 adet çekten önce davalıya yapılan avans ödemeleri karşılığında yapıldığı yönündeki iddiasını ispatlamakla yükümlüdür.
Davacı taraf, sözleşme tarihinden sonra teslim edilen 204.034,03 TL tutarındaki ürünlerin davalıya daha önce yapılan avans ödemeleri karşılığında teslim edildiğini ispatlayacak yazılı delil sunmamıştır.
Davalı tarafça düzenlenen en son fatura olan 29.04.2022 tarihli faturada "cari bakiye 79.297,51 TL Alacak" şeklinde davacı lehine kayıt oluşturulmuşsa da, dava, toplam 200.000,00 TL bedelli 8 adet çeklere hasren açıldığından ve her iki tarafa ait ticari defterlere göre davacı tarafça dava konusu edilen toplam 200.000,00 TL bedelli 8 adet çeklerden sonra davalı tarafa toplam 129.500,00 TL daha ödeme yapıldığı anlaşıldığından sözkonusu kayıt toplam 200.000,00 TL bedelli 8 adet çek karşılığında teslimi gereken malların teslim edilmediğini ispata elverişli değildir.
Bir başka anlatımla 29.04.2022 tarihli faturada "cari bakiye 79.297,51 TL Alacak" şeklindeki kayıt, davacının davasını dayandırdığı 8 adet çekten sonra ödediği 129.500,00 TL nedeniyle davalıdan alacaklı olduğuna karine teşkil ederse de sözkonusu kayıt, davalının 8 adet çek karşılığında vermesi gereken malları vermediğini göstermez. Davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmışsa da yargılama sırasında davalı tarafa yemin teklif etmeyeceğini beyan etmiştir.
Buna göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/107, K. 2024/1359, 12 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama