KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/117
- Karar No
- 2024/1481
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/11/2023
- Numarası
- Esas - 2 Karar
- İstinaf eden davacı
- —
- Vekilleri
- Av.
- Davalı
- ...
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
2.363 kelime·12 dk okuma·16 bölüm
Av.
DAVA
Yönetim Kurulu Kararının İptali
Birleşen Konya.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E. K.sayılı dosyası
DAVACI
VEKİLLERİ : Av.
DAVALILAR : 1-
: 2- ........ - VEKİLLERİ : Av. Av. : 3- ........
T
: 4- : 5-
DAVA
Yönetim Kurulu ve Genel Kurul Kararlarının İptali
Birleşen KonyaAsliye Ticaret Mahkemesi'ninE. K.sayılı dosyası
DAVACI
VEKİLLERİ : Av.
DAVALILAR : 1-
: 2- ........ - T.C
VEKİLLERİ : Av. Av.
DAVA
Yönetim Kurulu Kararının İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 24/09/2024
YAZIM TARİHİ : 25/09/2024
Davacı-birleşen dosyalar davacısı tarafından, davalılar aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.... Esas sayılı dosyası ile açılan yönetim kurulu ve genel kurul kararlarının iptali davasında 15/11/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı, davacı-birleşen dosyalar davacısının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi, 22/03/2022 tarihli 1.tavzih dilekçesi, 23/03/2022 tarihli 2.tavzih dilekçesi, 10/06/2022 tarihli 3.tavzih dilekçesi ve 01/02/2023 tarihli duruşmadaki tavzih beyanlarıyla; davacının davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin aile şirketi niteliğinde olup, ortaklar arasındaki ihtilaflara ilişkin çok sayıda dava bulunduğunu, davalı şirket yönetimi tarafından davacının şirket ortaklığından doğan haklarını bertaraf etmek için işlemler yapıldığını, bu amaçla davalı şirket yönetim kurulu tarafından 08/02/2022 tarih ve 11 sayılı karar alındığını, alınan bu kararın hakkaniyet, nesafet, iyiniyet,
dürüstlük ve eşitlik kurallarına aykırı olduğunu beyan ederek, davalı şirketin 08/02/2022 tarih ve 11 sayılı yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun veya batıl olduğunun tespitini ya da iptalini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....
Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesi, 29/09/2022 tarihli tavzih dilekçesi ve 01/02/2023 tarihli duruşmadaki tavzih beyanlarıyla; davacının davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin aile şirketi niteliğinde olup, ortaklar arasındaki ihtilaflara ilişkin çok sayıda dava bulunduğunu, davalı şirket yönetimi ve genel kurulu tarafından davacının şirket ortaklığından doğan haklarını bertaraf etmek için işlemler yapıldığını, bu amaçla davalı şirket yönetim kurulu tarafından 01/02/2022 tarih ve 9 sayılı, 07/02/2022 tarih ve 10 sayılı,
08/02/2022 tarih ve 11 sayılı yönetim kurulu kararları ile 23/03/2022 tarihli saat 15:00 ve 16:00'da yapılan iki ayrı genel kurul kararları alındığını, alınan bu kararların hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle ıskat işlemlerinden kaynaklı 1.308 adet payı yönünden 1.278 adet hissenin ........'a, her biri 10 adet pay olmak üzere....., .... ve .........'a toplamda 1.308.125,05 TL'lik hissenin devri yönüyle (Yönetim Kurulunun 01.02.2022 tarih 9 sayılı, 07.02.2022 tarih 10 sayılı, 08.02.2022 tarih 11 sayılı kararları kapsamında) ihtiyati tedbir va'zı ile yargılamanın sonuna kadar durdurulmasına,
yine şirket ortaklık yapısı ve şirket sermaye yapısına ilişkin yeni bir işlem tesis edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir va'zına, davalı şirket Genel Kurulu tarafından alınan 23.03.2022 tarih ve saat 16:00'da ve aynı tarihte saat 15:00'da yapılan genel kurul kararlarının ve dayanak yönetim kurulu kararlarının iptaline, dağıtılması gereken kâr payının bilirkişi marifetiyle belirlenmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .....
Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesi ve 01/02/2023 tarihli duruşmadaki tavzih beyanlarıyla; davacının davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin aile şirketi niteliğinde olup, ortaklar arasındaki ihtilaflara ilişkin çok sayıda dava bulunduğunu, davalı şirket yönetimi ve genel kurulu tarafından davacının şirket ortaklığından doğan haklarını bertaraf etmek için işlemler yapıldığını, bu amaçla davalı şirket yönetim kurulu tarafından 06/12/2021 tarih ve 6 sayılı yönetim kurulu kararı ile 08/12/2021 tarih ve 8 sayılı yönetim kurulu kararları alındığını, alınan bu kararların hukuka aykırı olduğunu beyan ederek,
davalı şirketin 06/12/2021 tarihli 6 sayılı yönetim kurulu kararı ile 08/12/2021 tarihli 8 sayılı yönetim kurulu kararlarının yokluk, butlan ve geçersizlik kapsamında iptaline, iş bu dosyanın Konya ..ATM'nin ..... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ".....Yönetim kurulu kararları yönünden esas itibariyle ancak yokluk ve butlanının ileri sürülebilecek olması ancak, ortağı doğrudan ilgilendiren yönetim kurulu kararlarının iptalinin istenebilecek olmasına rağmen, yokluk ve butlan hallerinde dava süresi söz konusu olmadığı gibi, yasada açıkça iptal öngörülmeyip içtihatlarla yönetim kurulu kararlarının iptalinin sınırlı şartlarda kabul edilmesi ve iptal halinde dava açmaya ilişkin yasal bir zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin olmaması nedeniyle,
davalı tarafın gerek birleşen bu davaya gerekse diğer birleşen davalardaki yönetim kurulu kararlarına yönelik zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları kabul edilmemiştir. Birleşen Konya. Asliye Ticaret Mahkemesinin .....
E. sayılı davasına konu olan genel kurul kararları yönünden de yokluk ve butlan sebepleri süreye bağlı olmadığı gibi, iptal edilebilirlik sebebi yönünden de 3 aylık sürenin geçmediği görülmüş, bu nedenle davalı tarafın genel kurul kararlarına yönelik zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları da kabul edilmemiştir.
Yukarıda yazılı Yargıtay emsal içtihatlarında da belirtildiği üzere kural olarak yönetim kurulu kararlarının iptalinin değil, yokluk veya butlanının tespitinin istenebilecek olması ancak ortağı doğrudan ilgilendiren kararlar yönünden iptal edilebilirlik sebebinin ileri sürülebilecek olması, Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin birleşen bu davasına konu her iki yönetim kurulu kararının yokluk veya butlan sebeplerinin ya da iptal edilebilirlik sebeplerinin ispat edilememesi,
08/12/2021 tarihli yönetim kurulu kararında ticari defterlerin incelenmesine izin verilmemesi karşısında bu ihtilafın ticari defterlerde izin verilmesini talebi içeren ayrı bir dava ile giderilebilecek olması nedenleriyle, her iki yönetim kurulu kararının yokluk, butlan veya iptal edilebilirlik sebepleriyle iptali talebi de reddedilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." gerekçesiyle;
1-Davacı.....'ın asıl ....... E. sayılı davası yönünden; davalı şirketin 08/02/2022 gün ve 11 sayılı şirket yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğuna veya batıl sayılması gerektiğine ya da iptaline ilişkin taleplerin ispat edilememesi nedeniyle reddine,
2-Davacı.....'ın birleşen Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı davası yönünden;
a) Davalılardan ........, ...., ..... ve ........'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
b) Davalılardan.... ........ Plastik Ziraat ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'ye karşı açılan davaya ilişkin olarak ise;
aa) Davalı şirketin 08/02/2022 gün ve 11 sayılı yönetim kurulu kararının iptali talebinin, 6100 s. HMK'nin 114/1-ı ve 115/1. maddeleri gereğince derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
bb) Davalı şirketin 01/02/2022 gün ve 9 sayılı yönetim kurulu kararı ile 07/02/2022 gün ve 10 sayılı yönetim kurulu kararının iptali talebinin ispat edilememesi nedeniyle reddine,
cc) Davalı şirketin 23/03/2022 tarihli ve saat 15:00 ve 16:00'da yapılan 2 ayrı genel kurulda alınan kararların iptali talebinin ispat edilememesi nedeniyle reddine,
3-Davacı.....'ın birleşen Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı davası yönünden;
a) Davalılardan ........'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
b) Davalılardan ..... ........ Plastik Ziraat ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'ye karşı açılan davaya ilişkin olarak ise, davalı şirketin 06/12/2021 gün ve 6 sayılı yönetim kurulu kararı ile 08/12/2021 gün ve 8 sayılı yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğuna veya batıl sayılması gerektiğine ya da iptaline ilişkin taleplerin ispat edilememesi nedeniyle reddine şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı-birleşen dosyalar davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından hiçbir araştırma yapılmadığını, ıskat kararının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, nitekim keyfi olarak kâr payı dağıtılmama kararı alınmayacağına ilişkin emsal Yargıtay HGK'nun 2020/11-674 Esas 2022/1291 Karar sayılı ilamının gayet açık olduğunu, davalı şirketin vergi dairesine bizzat yaptığı başvuru dolayısıyla kayıt dışı işlem olduğunu ikrar ve beyan ettiğini, nitekim bu stok affı beyanlarını,
kayıt dışılık durumlarını ve bu kapsamdaki nakit akışı kontrolünü yapan hakim ortak durumundaki ........ şirketin bu kayıt dışı varlığını kullanmak suretiye sermaye koyma borcunu yerine getirmiş olmakla eşitlik ilkesine aykırılık oluştuğunu, bununla birlikte davalı şirket kurulduğu 2005 yılından dava tarihi olan 2021 yılına kadar olağan genel kurul toplantılarının hiçbirisini yapmadığını, 2005 yılından dava tarihi olan 2021 yılına kadar olağan genel kurul toplantılarının hiçbirisini yapmadığından kârın dağıtılıp dağıtılmayacağı hususunun genel kurulda müzakere dahi edilmediğini, sadece 2010, 2011, 2013,
2014 ve 2018 yıllarında elde edilen kârın sermaye artırımında kullanılması kararı alındığının açık olduğunu, davalı şirket müdürü ........’ın kendisi tarafından ödenmesi gereken sermaye koyma borcunu şirket kaynaklarını kullanarak karşılayıp, davacı hakkında ıskat prosedürünü uygulamasının hem dürüstlük kuralına aykırılık hem de eşit işlem ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca davalı şirket müdürü ........ tarafından sermaye artışlarına ilişkin hiçbir nakdi ödeme yapılmadığı,
söz konusu kişinin sermaye artışına ilişkin ödemelerinin şirketin finans biriminde görevli ........ tarafından şirketin kayıt dışı gelirlerinden ödendiği davacı ...........hakkında alınan ıskat kararının hem eşit işlem ilkesine aykırı olması hem de dürüstlük kuralına aykırı olmasından dolayı batıl olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği yönündeki iddialarının incelenmediğini ve araştırılmadığını, bilindiği üzere ıskat durumunda hangi hükümlerin uygulanacağı yönünde 6102 sayılı Kanun tarafından düzenleme yapılmadığını, raporlara karşı itirazlarının sunulduğunu ancak yerel mahkemece itirazlarının reddedildiğini, Konya ..
Asliye Ticaret Mahkemesi.....
Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğunu, buna göre davalı ........'ın şahıs firmasından dolayı neredeyse hiçbir kazancının olmadığı, sermaye koyma borcunu şahıs firmasından karşılamasının mümkün olmadığının ortaya çıktığını, yerel mahkeme tarafından bilanço ve ticari defterler üzerinde inceleme yapıldığını ve ........'ın sermaye koyma borcunu ticari defterler itibariyle yerine getirdiğinin belirtildiğini, oysa taraflarınca ikame edilen davada bilanço yönünden inceleme talep edilmediği,
kayıt dışılık ve fiili durumun nazara alınması gerektiğinin bildirildiğini, şirketin kayıt dışı iş ve işlemleri iddiasının incelenmediğini, Konya. Asliye Ticaret Mahkemesi ....
Esas sayılı dosyasında alınan raporda bazı saptamalar yapıldığını, raporda belirtildiği üzere davalı şirket üretici durumunda olup davalı ........'ın ise şahıs firması bayii durumunda olduğunu, bayii durumundaki ........'ın üretici durumdaki davalı şirketten 3.840.334,99 TL alacaklı göründüğünü, bayii durumundaki ........'ın bu şekilde fatura düzenlemek suretiyle davalı şirketi borçlandırmasının akla, mantığa ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilin hisse oranına isabet eden bir kâr payı bulunduğunu ve bunun hiçbir şekilde dağıtılmadığını, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın ise eksik ve hatalı olduğunu,
müvekkilin kâr payı alacağı çok yüksek miktarlara baliğ olduğu halde sermaye koyma borucunu yerine getirmesi için nakit ödeme yapmasını istemesinin MK'nun 2. ve 3.maddelerine aykırı olduğunu, bu itibarla davalı tarafın tümüyle haksız ve kötü niyetli şekilde işlem yaptığını, bilirkişi kurulu tarafından verilen ilk raporda ıskat kararının Yönetim Kurulu tarafından alındığı oysa işlemlerin müdür tarafından yapılması gerektiği yönünde olduğunu, buna göre Yönetim Kurulu tarafından alındığı bildirilen kararların yok yükmünde olduğunu, birleşen dava yönünden;
asıl davanın açıldığı tarihte genel kurulun yapılmadığını ve Yönetim Kurulunca alınan diğer kararlardan müvekkilinin haberinin olmadığını, ıskat işlemlerinin usul ve yasaya uygun olmasının söz konusu olmadığını, şirketin kâr elde ettiğini ancak elde edilen kârın dağıtılmadığının tespit edildiğini, taraflarınca ileri sürülen hiçbir iddianın araştırılmadığını, olumlu olumsuz bir karar verilmediğini, davalardaki taleplerinin hiçbir şekilde değerlendirilmediğini beyanla istinaf taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılmasına,
öncelikle ıskat ve ardıl işlemlerinin müdür tarafından yapılmamasının TTK'nın 623. maddesine aykırı olduğundan hem asıl hem de birleşen davanın kabulüne, aksi halde; ........ şahsi, ........ şahsi, .... ...... şahsi, .....
Ltd.Şti, ve ........ şahıs firmasına ilişkin tüm bankalardaki hesaplar ve hesap dökümlerinin 7.Ekim.2005 tarihinden 08.04.2022 tarihine kadar celbi için tüm bankalara müzekkere yazılmasına, stok affına konu tüm miktarın dağıtılması gereken kâr payına (kayıt dışı gelirler yönüyle) dahil edilmesi suretiyle bilirkişi raporu tanzim edilmesine ve ayrıca 6762 sayılı TTK'nın 530. maddesi uyarınca davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; asıl ve birleşen dosyalarda genel kurul ve müdür kararının yokluk ve iptal talebine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 07.05.2007 tarih 2006/3963 Esas 2007/6913 Karar sayılı ilamında "....Kural olarak bir sermaye şirketi türü olan limited şirkete TTK.nun 533 ncü maddesi uyarınca bu şirketin sağlayacağı kazançtan yararlanmak amacı ile ortak olunur. Yine ilke olarak bu tür şirketlerde ortağın kâr payı alacağı, ortaklar kurulunun TTK.nun 539/4 ncü maddesi gereğince kâr dağıtma kararıyla muacceliyet kazanır.
Ancak, şirket ana sözleşmesinde aksine hüküm yoksa, şirket ortaklar kurulu TTK.nun bu konudaki düzenleme- leri ile bağlı olup, tahakkuk eden kazanç üzerinde dilediği gibi tasarruf yetkisine sahip değildir. Ortaklar kurulu bilançoya göre ortaya çıkan kazancı dağıtmaktan keyfi bir şekilde diğer bir değişle, hot be hot sarfı nazar edemez.
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine aykırı olan kararlar iptal ettirilebileceği gibi, şirketçe kâr dağıtmama konusunda haklı bir nedene dayanmayan direnme halinde ortaklar, kazancın kanun hükümleri gereğince tespit ve dağıtılmasını da talep ve dava edebilirler. ( Bkz. Ord. Prof. Dr. Halil Aslanlı-Prof. Dr. Hayri Domaniç, Limited Şirketler Hukuku ve Uygulaması, İst. 1989 C.lll.
Sah.454.) somut olayda, davacıların murisi olan Kamil Arı, davalı şirketin ortağı olup, 19.08.1994 yılında vefatı ile hisseleri davacılara intikal etmiştir. Davalı şirketin murisin ölüm tarihinden bu güne kadar kar payı dağıtılmaması nedeniyle direngen hale düştüğü anlaşıldığından, davacı ortakların kâr payının tespit ve tahsilini mahkemeden isteme hakkı olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece, davalı şirketin faaliyet gösterdiği sektörün genel gelişimi, davalı şirketin ekonomik faaliyet ve amaçları ayrıca şirket işlemlerinin devamlı gelişmesini veyahut mümkün olduğu kadar istikrarlı kâr payı dağıtılmasını temin bakımından davalı şirketin kâr payı dağıtmasının gerekip gerekmediği, gerekiyor ise, ne oranda dağıtması gerektiği yolunda bu sahada uzman kişilere bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak kâr payı isteminin de reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir...." hususunun belirtildiği (aynı mahiyette 04/06/2018 tarih 2016/12065 Esas 2018/4267 Karar ve 22/09/2014 tarih 2014/7604 Esas 2014/14243 Karar sayılı ilamlar),
Davacı-birleşen dosyalar davacısının bu dosya ile birleşen Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .......
Esas sayılı dosyasında açtığı davada kâr payı dağıtılması talebinin reddine dair davalı-birleşen dosyalar davalısı şirketin 23/03/2022 tarih saat 15:00'de yapılan genel kurul kararının iptalini talep ettiği, limited şirket ortaklığında aslolanın şirket kârından pay almak olması nedeniyle yukarıda belirtilen yargıtay ilamında belirtildiği gibi davalı-birleşen dosyalar davalısı şirketin kâr payı dağıtmasının gerekip gerekmediği, gerekiyor ise, ne oranda dağıtması gerektiği yönünde inceleme yaptırılması, davacı-birleşen dosyalar davacısının kar payına ilişkin dava açtığını bildirdiği, Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ........
Esas sayılı dosyasının kâr payı dağıtılmasına engel olup olmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacı-birleşen dosyalar davacısının birleşen Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..........
Esas sayılı dosyaya yönelik istinaf başvuru talebinin kabulü ile, HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra karar verilmek üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı-birleşen dosyalar davacısının diğer istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığı sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Katip · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/117, K. 2024/1481, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama