İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1504 K.2025/617

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 02/07/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri…

Esas2024/1504Karar2025/617Tarih22 Nisan 2025Okuma10 dk · 1.921 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Esas No
2024/1504
Karar No
2025/617
Karar tarihi
22 Nisan 2025
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
.....
Dosya no
.....
Karar no
.....
Başkan
..... (...
Üye
..... (...
Üye
..... (...
Katip
..... (...
İncelenen kararın mahkemesi
Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
02/07/2024
Numarası
... Esas ... Karar
Davacı
........
Vekili
Av......
İstinaf eden davalı
........
Vekili
Av.....
Dava
İtirazın İptali
İstinaf kararının karar tarihi
22/04/2025
Yazım tarihi
22/04/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.921 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 02/07/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından, davalı hakkında Konya.... İcra Müdürlüğü’nün ...

E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibe davalı tarafından 20.02.2023 tarihinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, itiraza konu icra takibinin müvekkilce yemek hizmeti verilmiş olmasından kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkin olduğunu, müvekkili şirkete yapılan ve yapılmayan ödemelerin ticari defter ve banka kayıtları ile sabit olduğunu,

alacağın varlığı ve meblağı ticari defterler ve kayıtlar üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde anlaşılacağını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla 38.198,52 TL takip çıkışlı ve davanın ikame edildiği tarihteki 46.702,60 TL tutarındaki alacağa yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların tamamına itiraz ettiklerini, zamanaşımı ve takas-mahsup definde bulunduklarını, husumet yönünden itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin, davacı şirket faaliyete başlamadan önce, aralarında organik bağ bulunan ........ İnovasyon... Tic. Ltd.

Şti ile ticaret yaptığını ancak alacaklarının ödenmediğini, müvekkili tarafından bu şirket aleyhine başlatılan icra takibi kesinleşmiş olmasına rağmen, batık bir şirket halindeki ........ Tic. Ltd. Şti'nden tahsilat yapılamadığını, şirket, faaliyetlerini davacı ........ Oto. İnş Tic. Ltd. Şti. adı altında sürdürmekte olduğunu, ilgili ticaret sicil kayıtları incelendiğinde ........ Oto. İnş. Tic. Ltd. Şti. ile ........ ...Tic. Ltd.

Şti isimli her iki şirketinde aynı adreste faaliyet gösterdiğini, her iki şirketin de kurucusunun ve tek pay sahibinin ........ olduğunu, fatura kayıtları ve ticaret unvanlarından her şirketin de faaliyet konusunun aynı olduğunun görüleceğini, cari hesap ekstrelerinde müvekkilinin 2022/Kasım döneminden itibaren ........ Oto. İnş... Tic. Ltd. Şti. İle cari hesabını devam ettirdiğini, öncesinde ........ ...Tic. Ltd.

Şti isimli şirketle yürüttüğünü, 09.01.2022 tarihinde cariler arası virman işlemi yapılarak ........ ...Tic. Ltd. Şti'ne aktarıldığını, davacının diğer borca batık şirketine ait borcunu ödemeyerek haksız kazanç elde etmeye çalıştığının ortada olduğunu beyanla davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; "Davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 27/11/2023 tarihli bilirkişi raporu ile; davacı tarafın ticari defterlerine göre, davalı tarafın davacı tarafa 37.238,40 TL borçlu olduğu, borcun tahsilatına ilişkin herhangi bir ödeme aracının olmadığı, davalı taraf defterlerinde; davalı taraf davacı tarafa 37.238,40 TL borçlu iken davacı taraf ile arasındaki ticari ilişkiye istinaden davacı tarafa olan borcuna mahsuben; dava dışı ........ Yapı Gıda Ür. Temizlik San, Ve Tic. Ltd.şti.” nin muavin hesabına “cari Hesap Virman” açıklamalı 37.238,40 TL tutarlı yevmiye/muhasebe kaydı yapıldığı tespit edilmiştir.

Her ne kadar davalı tarafça; dava dışı ........ San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin davacı ile organik bağının bulunması ve dava dışı ........ San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye ödeme yapılması nedeniyle, takas-mahsup iddia ve talebinde bulunulmuş ise de, Konya....İcra Müdürlüğünün ........ E. nolu dosyasında, borçlunun ........ San. Ve Tic. Ltd. Şti. olduğu ve davalı tarafça, davacı ile ........ San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında organik bir bağ olduğuna yönelik mahkeme kararını sunmak için tanınan süreye rağmen, herhangi bir kararın sunulmadığı dikkate alınarak davacının takas-mahsup talebinin yerinde olmadığına karar verilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının davacıya 37.238,40TL borçlu olduğu kanaatine varılmış, davalı vekiline tanınan kesin süreye rağmen "Davaya konu fatura bedellerinin davacı adına dava dışı ........ San. ve Tic. Ltd. Şti ‘ye ödendiği hususunda" yemin teklifinde bulunulmadığı anlaşılmıştır.

Davalının temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından, davacının takip tarihine kadar işlettiği faiz talebi reddedilmiş, alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davalının Konya....İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 37.238,40TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,

fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağa uygulanacak %20 icra inkar tazminatı olan 7.447,68 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı Tarafın Takas-Mahsup Talebinin Reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin organik bağ hususundaki kanaatinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece öncelikle bu hususun incelenmesi gerekirken bu hususun incelenmediğini, davacı ile ".....

San. ve Tic.Ltd.Şti" arasında organik bağ bulunduğunu, her iki şirketin kurucusu ve tek pay sahibinin ........ olduğunu ayrıca fatura kayıtları ve ticaret unvanlarından faaliyet konularının aynı olduğunu, tüm bunlara rağmen bu hususta bir mahkeme ilamının olup olmadığının araştırılmasının hatalı olduğunu, davacı firma kullanılarak dava dışı firmanın borçlarının kötüniyetli bir şekilde müvekkili şirkete yüklendiğini, müvekkilinin, 2022/Kasım döneminden itibaren "........

Oto.İnş.Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti." ile cari hesap yürüttüğünü, önceki hesaplar ise "........ San. ve Tic. Ltd. Şti." ile olduğunu, 09.11.2022 tariihinde cariler arası virman işlemiyle ........ Ltd. Şti.'nin borcu ........ Ltd.

Şti.'ne aktarıldığını, bilirkişi raporunda müvekkiline ait borç olmadığının tespit edildiğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı, Konya.... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasında takip dayanağı olan iki adet fatura nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali talebinde bulunmakta, davalı ise davacı ile organik bağı bulunan ........ Ltd.Şti'den alacaklı olduğunu, bu nedenle davacının alacağı ile davalı şirketin ........

Ltd.Şti'den olan alacağının takas edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmektedir. Tarafların beyanlarına göre davacının Konya.... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasında takip dayanağı olan iki adet fatura nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamakta olup uyuşmazlık, davalının dava dışı ........ Ltd.Şti'den olan alacağı ile davacının davalıdan olan alacağının takas edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/11-454 Esas, 2023/1221 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere. Tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisine değinmek gerekirse; bu teori ancak istisnai ve sınırlı durumlarda titizlikle uygulanması gereken bir teoridir.

Bu teoriye ihtiyatlı bir biçimde yaklaşılmalı; istisnai bir teori olduğundan mümkün olduğunca dar yorumlanmalı ve bu teorinin uygulanmasına ancak tüzel kişilik kavramının arkasına saklanılarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı, kendisine tanınan hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratıldığı, zarara yol açan tüzel kişinin sorumluluğuna hükmedebilmek için ise başka bir yasal nedene dayanılmasının mümkün olmadığı durumlarda başvurulmalıdır.

Zira tüzel kişilik perdesinin aralanması, tüzel kişilerin borçlarından dolayı başkalarının sorumlu tutulamayacağı ilkesinin, özellikle şirketlerin sadece sermayeleri ile sorumlu olacakları ve tüzel kişilerin borçlarından dolayı ortakların sorumlu tutulamayacağı kuralının önemli bir istisnasını teşkil etmektedir (Ersin Çamoğlu, Ticaret Ortaklıkları Bağlamında Perdenin Kaldırılması Kuramı ve Yargıtay Uygulaması, Batider, C. 32, S. 2, 2016, s. 12).

Anlaşılacağı üzere tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi her somut olayın özelliği gözetilerek değerlendirilmeli ve 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi gereğince dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı gözetilerek tüzel kişiliğin alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kullanılıp kullanılmadığı, tüzel kişiliği düzenleyen normların dışına çıkılıp çıkılmadığı incelenmelidir.

Borçlu şirketin yanında aynı ana şirkete bağlı bir kardeş şirketin sorumluluğuna gidilebilmesi tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle mümkün olabilmektedir. Bu durum sadece ana ve kardeş şirket için değil, aynı zamanda grup veya holding sistemi içinde yer alan kardeş şirketler arasında da söz konusu olabilmektedir.

Tüzel kişilik perdesinin aralanması genellikle kardeş şirketler arasında söz konusu olduğundan, ana şirket ile kardeş şirket ve ortaklar arasındaki karmaşık ilişkiler zinciri net bir şekilde ortaya konulmalıdır. Bu noktada bu şirketlerin ekonomik anlamda bağımsız şirket vasfında olup olmadığının araştırılması büyük önem taşımaktadır.

Çünkü kardeş şirketler arasında perdenin aralanması teorisine başvurabilmek için tek bir iktisadi işletmenin yürütüldüğü farklı faaliyetler için birbirinden bağımsız tüzel kişiliklerin kurulmuş olması gerekmektedir. Hukuken iki farklı tüzel kişilik gibi görünen bu şirketler aslında özdeştir, alacaklılardan mal kaçırmak ya da sorumluluktan kurtulmak amacıyla kötüniyetli olarak iki farklı tüzel kişilik gibi kurulmuştur.

Ayrıca bunların üretim, pazarlama ve ihracat faaliyetleri birbirini tamamlayıcı nitelikte olup, şirketler aslında tek ve aynı iktisadi işletmeye vücut vermektedir (Selçuk Öztek, Tekin Memiş, Şirketler Hukuku ve İcra İflas Hukuku İlkeleri Karşısında Borçlu Şirketin Alacaklılarının Hakim Ortağa Karşı Korunması, E. Ulusoy (Editör), I. Uluslararası Ticaret Hukuku Sempozyumu, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul 2008, s. 209).

Tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasına benzeyen bir başka kavram organik bağ kavramıdır. Tüzel kişilik perdesinin aralanmasında olduğu gibi organik bağ kavramında da bir tüzel kişinin borçlarından bir başka tüzel kişinin sorumluluğuna gidilmektedir. Bu hâliyle organik bağ kavramının da kaynağını 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı oluşturmaktadır (Öztek/Memiş, s. 210).

Ancak organik bağ kavramı, tüzel kişilik perdesinin aralanmasına göre daha geniş bir anlama sahip olsa da organik bağın varlığı, tek başına tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirmemektedir.

Başka bir deyişle şirketler arasında organik bağ tespit edilse dâhi tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötüniyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir.

Şirketler ortaklarının akraba olması tek başına şirketler arasında organik bağ olduğunun kabulü veya tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli olmadığı gibi şirketlerin aynı alanda faaliyet yürütüyor olması da organik bağ için yeterli değildir.

Şirketler arasında organik bağ olup olmadığı; şirketlerin adreslerinin aynı olması, ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer olması veya temsilcilerinin aynı olması, faaliyet alanları, hisse devirleri, muvazaalı işlemler gibi hususlar ve somut olayın özellikleri de gözetilerek tespit edilebilir.

Ancak tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasında her iki şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, ortakları gibi konularda öyle büyük ve derin bir kesişme vardır ki; bu şirketlerle iş yapan kişiler nezdinde iktisadi bir bütünlük içerisinde tek bir şirketle iş yapılıyor algısı oluşmaktadır.

Ayrıca üçüncü kişiler nezdinde uyandırılan bu algı neticesinde, ticaret yaparken güçlü bir yapıya sahip görüntüsü oluşturularak, şirketlerden birinin borca batırılması ya da içinin boşaltılıp iş alanının diğerine kaydırılması işlemleri tipik bir hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmelidir. Nitekim aynı hususlara Hukuk Genel Kurulunun 08.02.2022 tarihli ve 2021/(19)11-659 Esas, 2022/82 Karar sayılı kararında da değinilmiştir.

Dava konusu somut olayda davalı, davacı ile dava dışı şirket arasında organik bağ bulunduğunu ileri sürmekte ise de yukarıda da belirtildiği üzere şirketler arasında organik bağ tespit edilse dâhi tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötüniyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmekte olup dosya kapsamında davacı ile dava dışı ........

Ltd.Şti arasında alacaklıdan mal kaçırma amacıyla işlem yapıldığını ispata elverişli bir delil bulunmamaktadır. Davalının tek taraflı olarak dava dışı ........ Ltd.Şti'den olan alacağını davacının cari hesabına virman yapması, davacının dava dışı ........ Ltd.Şti.'nin borcundan sorumlu tutulmasını gerektirmez.

Her ne kadar ilk derece mahkemesince davalıdan davacı ile dava dışı şirket arasında organik bağ bulunduğunun tespitine yönelik mahkeme kararı istenmesi doğru olmamışsa da ilk derece mahkemesinin davacının dava dışı ........ Ltd.Şti'nin borçlu olmadığı yönündeki kabulü sonucu itibariyle doğrudur.

Bu nedenle mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 2.609,34 TL harçtan peşin alınan toplam 652,34 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.957,00 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

4-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/04/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır .....

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1504, K. 2025/617, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1504
Karar No
2025/617
Tarih
22 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2024/1505 K.2025/483
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2024/1509 K.2025/482
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1515 K.2025/466
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1522 K.2025/527
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1526 K.2025/417
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1531 K.2025/446

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.