İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1768 K.2025/1238

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 17/10/2025 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye…

Esas2024/1768Karar2025/1238Tarih9 Ekim 2025Okuma12 dk · 2.301 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Esas No
2024/1768
Karar No
2025/1238
Karar tarihi
9 Ekim 2025
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
... - ...
Dosya no
...
Karar no
...
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
17/10/2024
Numarası
... Esas ... Karar
İstinaf eden davacı
......
Vekili
Av...
Davalı
...
Vekili
Av...
Dava
Tazminat
İstinaf kararının karar tarihi
09/10/2025
Yazım tarihi
13/10/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.301 kelime·12 dk okuma·6 bölüm

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 17/10/2025 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı bankanın Yazır/Konya Şubesi'nin ...... numaralı müşterisi olduğunu, müvekkiline ait telefon numarasını arayarak ......

Bankası çalışanı olduğunu söyleyen şahısların, müvekkili şirket yetkilisi ...... ile görüşme yaptığını, yapılan görüşmede müvekkiline yeni bir kredi kartı gönderileceğinin söylendiğini, telefon ile arayan şahısların işlem güvenliği için mobil bankacılık şifresinin tuşlanmasını istemeleri üzerine müvekkili şirket yetkilisi tarafından kendi telefonunda tuşlama yapıldığını, bunun üzerine davalı bankada bulunan ve müvekkili şirkete ait ......

Iban numaralı hesaptan müvekkilin bilgisi ve rızası olmaksızın dava dışı şüpheli ...... isimli şahsa 10 ayrı işlemle toplamda 919.537,12 TL para aktarımı yapıldığını, müvekkilinin davalı banka tarafından mobil bankacılık işlemlerinde yeterli güvenlik sağlanmadığı için üçüncü kişi tarafından dolandırıldığını, davalı bankanın mobil bankacılık işlemlerinin güvenli bir şekilde gerçekleşmesini sağlamakla yükümlü olduğunu, davalının bu yükümlülüğe aykırı davranması sebebiyle müvekkilinin zarar gördüğünü, müvekkilinin internet bankacılığı işlemlerini aynı IP adresi üzerinden yaptığını, dolayısıyla farklı bir IP adresinden yapılan bu işlemde,

bankanın işlemi şüpheli olarak görüp müvekkilini uyarması ve işlemi engellemesi gerekirken bankanın basiretli bir tacir olarak bu yükümlülüğünü ihmal ettiğini, kötü niyetli 3.kişiler tarafından ele geçirilen bilgilerle müşterinin haberi dışında bankanın kusurundan kaynaklanan işlemler sonucu müşterilerin uğradığı zararlardan dolayı bankanın sorumlu olacağını, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın belirsiz alacak davası olmadığını, davacı şirket yetkilisinin, bilgisi ve rızası olmaksızın dava dışı şüpheli ...... isimli şahsa toplamda 919.537,12 TL para aktarımı olduğunun iddia edildiğini, davaya konu işlemlerin davacının müvekkili bankanın ......-......-...... nolu hesabından 04/08/2023 tarihinde yine müvekkili bankanın internet şubesiyle gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini,

davacının internet bankacılığı giriş tercihini 26/05/2021 tarihinde ...... onay olarak değiştirdiğini ve davacının 26/05/2021 tarihinden beri internet bankacılığı işlemlerini ...... onay ile gerçekleştirdiğini, ilgili değişikliğe ilişkin davacının sistemde kayıtlı cep telefonuna (......) sms gönderildiğini, ilgili telefon numarasının müvekkilinin banka sistemine 21/12/2016 tarihinde tanımlandığını, müvekkilinin müşterileri ile yüz yüze yapılmayan online bankacılık işlemleri için iki faktörlü kimlik doğrulama mekanizmasına tabi tutulduğunu, bu kimlik doğrulama sürecinde kullanılan faktörler, müşterinin bildiği (parola),

sahip olduğu mobil uygulama (...... onay benzeri cep imza uygulamaları), sms’le gönderilen tek kullanımlık şifre, tek kullanımlık şifre üretim cihazı vb.) veya müşterinin biyometrik bir karakteristiği olan unsurlar arasından seçilen en az 2 farklı tipte olmak zorunda olduğunu, müşterilerin kimlik bilgileri söz konusu faktörlere karşılık gelmemekte, böylelikle sadece müşterilerin kimlik kartlarında yer alan bilgiler kullanılarak bu mekanizmanın aşılmasının mümkün olmadığını, davacının itiraz ettiği işlemlerin ...... onay uygulaması ile onaylandığını, itiraza konu işlemlerin tamamının aynı alıcıya gerçekleştirildiğini,

alıcı ...'ın finansal işlemler gerçekleştirilmeden önce ...... onay uygulaması ile ”eft alıcısı“ olarak tanımlandığını, davacının, dava dilekçesinde kendisini bankacı olarak arayan şahısların yönlendirmesi ile işlemleri nasıl gerçekleştirdiğini anlattığını, davacının kullandığı cep telefonuna ya da hattına kötü amaçlı yazılımla herhangi bir müdahalede bulunulmadığını, böyle bir durumda müvekkili bankanın güvenlik altyapısının eksikliğinden söz edilmesinin ve bu mekanizmanın üçüncü şahıslarca aşılmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; "...Her ne kadar davacı vekili bilirkişi raporuna itirazlarında ve mahkememizdeki beyanlarında şifre işlemlerine ilişkin telefon görüşmesi yapan kişinin davacı şirket yetkilisi olmadığını ve dava konusu işlemden 5-6 yıl önce yapılan bir görüşme olduğunu beyan etmiş ise de; bilirkişi raporunda ilgili duruma ilişkin tespitlerin ayrıntılı ve gerekçeli şekilde değerlendirildiği ve neticeten davalı bankanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespit edildiğinden bu yöndeki savunmalara itibar edilmemiştir.

Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; yargılamaya esas alınan bilirkişi 2. ek raporunda, davacı şirket personelinin banka çağrı merkezi ile yaptığı telefon görüşmesinde internet şifresini kendisi tarafından bloke edildiği, çağrı merkezi ile yapılan görüşmede güvenlik sorulara doğru cevap verilmemesi nedeniyle çağrı merkezinin bloke işlemi için davacıyı şubeye yönlendirildiği, BDDK'nın 34.maddesi gereği davalı banka tarafından davacıya mobil doğrulama yapıldığı için sonraki işlemlerde davacıyı sms onay kodu gelmediği, şifresini korumakla yükümlü olan davacının şifresinin muhafaza edemediğini için olayda kusurlu olduğu,

davalı bankanın bir kusurunun tespit edilemediğinin bildirildiği anlaşılmakla, tespit edilen hususlara dair ispat külfeti davacı üzerinde bulunduğundan ve dosya kapsamı itibariyle aksini gösterir herhangi bir muteber delil sunulmadığı..." gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin müvekkilinin şifresini koruyamadığı ve bloke ettirdiğine yönelik gerekçesinin hatalı olduğunu, yargılama aşamasında defalarca belirtildiği üzere bu şifre bloke işleminin müvekkil firma ile ilgili değil, firma yetkilisi ...... 'nun kendi şahsi hesabıyla ilgili olduğunu, bu işlem üzerinden yıllar geçtiğini, dava konusu işlemle tamamen alakasız olduğunu, mahkemece işlemlerde mobil doğrulama yapıldığı bu nedenle bankanın sms göndermesine gerek olmadığı yönündeki gerekçenin hatalı olduğunu, bankanın basiretli tacir olarak şüpheli işlemleri müşteriye bildirme yükümlülüğü bulunduğunu,

davalı bankanın mobil bankacılık işlemlerinin güvenli bir şekilde gerçekleşmesini sağlamakla yükümlü olduğunu, bankanın bu yükümlülüğünün ortadan kalktığını kabul etmenin hatalı olduğunu, müvekkilinin hesabından 10 ayrı işlemle toplamda 919.537,12 TL para çekildiğini, bu kadar büyük meblağda bir paranın kısa aralıklarla hesaptan çekildiğine ilişkin banka tarafından bir sms, mail gönderilmediğini, bankanın bu tür şüpheli işlemleri müşteriye bildirmesi gerektiğini, müvekkilinin durumu fark ettiğinde banka yetkililerine ulaşmaya çalıştığını, fakat bankanın bu halde dahi müvekkilinin mağduriyetini gidermediğini beyanla kararın kaldırılmasını,

davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; davacının davalı bankada bulunan hesabından rızası dışında yapılan işlemler nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/11/2018 tarih 2017/11-2224 Esas 2018/1753 Karar sayılı ilamında "...İnternet, birden fazla haberleşme ağının (network) bilgisayarlar aracılığıyla meydana getirdikleri bir iletişim ortamıdır. Bu ağlar arasındaki ilişkiler IP (internet protokolü) kullanılmak suretiyle bilgisayarlar arasında gerçekleşir.

Bankaların da bu ağa dâhil olmasıyla banka hizmetlerinin yer ve zaman kısıtlaması olmaksızın internet ortamında sunulmasına başlanmış ve böylece internet bankacılığı adı verilen yeni bir sistem doksanlı yılların ikinci yarısından itibaren yaygınlaşmaya başlamıştır.

Günümüzde internet, tüm dünya üzerine yayılmış olan çok geniş bir bilgisayar ağı durumuna gelmiş olup, bu iletişim ağından yararlanan internet bankacılığı; teknolojide meydana gelen gelişmeler sonucu ortaya çıkan ve hemen hemen bütün bankacılık işlemlerinin zaman ve yer sınırı olmaksızın internet üzerinden yapılabilmesini sağlayan elektronik bir bankacılık türü olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bankalar tarafından hazırlanan sözleşmelerde yer alan yaygın tarifiyle ise internet bankacılığı; şahsın kablolu, kablosuz iletişim sistemleri ile teknik şartlara haiz bilgisayar, tablet, cep telefonu gibi araçlar üzerinden ve internet-wap aracılığı ile otomatik, sesli yanıt sistemi ile şifre ve parolayı kullanarak, bankanın belirleyeceği kurallar ve limitler dâhilinde şahsın banka hesapları üzerinde her türlü işlem yapma yöntemidir.

İnternet bankacılığı işlemleri bakımından uygulamada ortaya çıkan en önemli sorun, hiç kuşkusuz güvenlik sorunu olup, banka hesaplarındaki paraların, müşterilere ait özel bilgiler kullanılarak üçüncü kişilerce başka hesaplara aktarılmasıdır. Bu sorun hem bankalar hem de müşteriler açısından önemli riskler oluşturmaktadır.

Güvenli bir internet bankacılık hizmetinin sunulmasında, böyle bir hizmetin alınmasında, normal bankacılık işlemlerindeki yükümlülüklerin yanı sıra hem bankanın hem de müşterinin üzerine düşen bazı ek yükümlülükler vardır.

Bu bağlamda, internet bankacılığı hizmetini müşterilerine bankalar sunduğuna göre, bankaların internet bankacılığı sisteminin güvenliğine yönelik tüm tedbirleri almaları ve sistem hatalarını ve eksikliklerini gidererek sistemi bilinen en son teknolojik gelişmeye uygun hâle getirmeleri büyük önem taşımaktadır. Müşterilerin internet bankacılığını kullanmakta olması bankaların mevduatı koruma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı gibi, sorumluluğunu da hafifletmeyecektir.

Bu kapsamda işlemlerini internet ortamına taşıyarak daha fazla müşteri kitlesine ulaşmak ve dolayısıyla daha fazla kâr elde etmek isteyen bankanın, buna paralel olarak gerekli teknolojik ve yazılımsal önlemleri alması, gelişen teknoloji karşısında kötü niyetli üçüncü kişilerin internet bankacılığı sistemine girişimlerini anında engelleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması, sistemini sürekli güncelleyerek yenilemesi, herhangi bir usulsüz işlemle karşılaşıldığında gerekli önlemleri almanın yanı sıra müşterilerini de anında bilgilendirmesi gerekmektedir (Savaş, Abdurrahman.

İnternet Bankacılığı ve Tarafların Yükümlülükleri, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 19, S. 2, s. 151.).

Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlar olup, sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir (Battal, Ahmet.

Güven Kurumu Nitelendirmesi Işığında Bankaların Hukuki Sorumluluğu, Ankara 2001, s. 106). O hâlde, bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Ayrıca, bu sorumluluğu kaldırmaya yönelik sözleşmeler de geçerli değildir.

Zira sorumsuzluk sözleşmesi hükümlerine sınırlama getiren 818 sayılı Borçlar Kanununun (818 sayılı BK) 99/2 ve 100/3 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 115/3 ve 116/3) maddeleri gereğince, bankaların hafif kusurlarından dolayı ortaya çıkan sorumluluğunu kaldıran sözleşme hükümleri geçersiz olacaktır.

6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6762 sayılı TTK) 20/2. (6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6102 sayılı TTK) 18/2) maddesi gereğince, tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Nitekim, bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklıdır. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlüğü şüphesiz daha ağırdır. Özellikle bankaların internet bankacılığı hizmeti vermeye başladıkları andan itibaren özen yükümlülüğünün daha da arttığının kabul edilmesi gerekmektedir (Yılmaz, Süleyman; Hukuki Açıdan İnternet Bankacılığı, Ankara, 2010, s. 152.).

Buna karşılık, hiç kuşkusuz, internet bankacılığı işlemlerinde müşteriler de kendilerinden beklenen her türlü tedbiri almak ve her türlü dikkat ve özeni göstermek zorundadırlar. Bu sebeple bilgisayarlarına başkalarının ulaşmasına imkân tanıyan her türlü gerçek ve sanal saldırıyı önleyici tedbirleri almaları ve bu konuda azami özeni göstermeleri gerekmektedir. Müşterilerin, internet bankacılığında kullanılmak üzere kendilerine verilen özel bilgilerini, banka ve kredi kartlarında olduğu gibi, üçüncü kişilerden özenle koruma ve saklama yükümlülüğü mevcuttur. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi hâlinde müşterinin kendi kusurundan kaynaklanan bu durumun sorumluluğuna kusuru oranında katlanması gerekmektedir.

Bu itibarla, müşterinin internet dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusuru var ise 818 sayılı BK’nın 44. (6098 sayılı TBK’nın 52.) maddesi gereğince bu kusur, müterafik kusur olarak değerlendirilebilecektir. Bu durumda banka, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirememesinde kusurlu olmadığını 818 sayılı BK’nın 96. (6098 sayılı TBK’nın 112.) maddesi gereğince ispat etmek durumunda olup, ayrıca müşterisinin müterafik kusurunu da ispat etmekle yükümlüdür (Yasaman, Hamdi; Banka Hukuku, İstanbul 2013, C. II, s.105)...." hususunun belirtildiği,

Somut olayda; davacının internet bankacılığı giriş tercihini 16/05/2021 tarihinde ...... onay olarak değiştirdiği ve o tarihten beri de işlemlerini ...... onay ile gerçekleştirdiği, davacı şirket yetkilisinin bankaya ait olup olmadığı belli olmayan bir numaradan yapılan aramayı kabul ederek mobil bankacılık şifresini paylaştığı, davalı bankanın ise davacının hesabından 04/08/2023 tarihinde 14:30-14:32 saatleri arasında kısa aralıklarla 10 ayrı işlemle EFT yapılmasına engel olamadığı,

bu nedenle tarafların %50'şer oranda kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince davanın kısmen kabulü ile.

5.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine şeklinde yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A) Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/10/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,

1- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

2- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,

1- Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; 5.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2- Alınması gereken 341,55 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 71,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3- Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince belirlenen 5.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4- Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince belirlenen 5.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5- Kabul ve red oranına göre; davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti, 354,75 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 8.124,60 TL yargılama giderinden 4.062,30 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

6- Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7- Arabuluculuk ücreti olarak Hazine tarafından suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL'nin kabul red oranına göre 1.560,00 TL'sinin davacıdan, 1.560,00 TL'sinin de davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

8- HMK'nın 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine,

C) İlk derece mahkemesince davacıdan tahsiline karar verilen bakiye karar harcı ve arabuluculuk ücreti ile ilgili yazılan 04/12/2024 tarihli harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iadesinin ilk derece mahkemesince istenmesine,

D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,

E) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/10/2025 tarihinde oy çokluğuyla HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan ... e-imzalıdır (Muhalif)

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

...

MUHALEFET ŞERHİ

Dava; davacının davalı bankada bulunan hesabından rızası dışında yapılan işlemler nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.

Her ne kadar ilk derece mahkemesi, dosyada yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda tanzim edilen rapor hükme esas alınarak değerlendirme yapmış ise de; dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu incelendiğinde, ses kaydına yönelik CD'nin olaydan yaklaşık iki yıl önceki şirket yöneticisinin telefonu ve post cihazı ile ilgili sorunun giderilmesine yönelik olduğu, davacı şirketin yöneticisinin soruşturma sırasındaki beyanında geçen hususların ayrıntılı olarak değerlendirilmediği, davalı bankanın kusursuz olduğu belirtilmesine rağmen davacı şirket çalışanlarının kusurunun ayrıntılı olarak tespit edilip belirtilmediği, dosyadaki delillerin davacı talebinin esastan karara bağlanmasına yeterli olmadığı kanaatinde olduğumdan;

Sayın çoğunluğun istinaf taleplerini esastan inceleyip HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi sıfatıyla hüküm kurması gerektiği görüşüne katılmıyorum.

Başkan ... · e-imzalıdır

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1768, K. 2025/1238, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı Özeti
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Muhalefet Şerhi
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1768
Karar No
2025/1238
Tarih
9 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/1768 K.2025/1323
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1769 K.2025/1239
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1770 K.2025/1240
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1773 K.2025/896
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1774 K.2025/1265
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1783 K.2025/1266

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.