KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1785
- Karar No
- 2025/1006
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- .....-.....
- Dosya no
- .....
- Karar no
- .....
- Başkan
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Katip
- ..... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/10/2024
- Numarası
- ... Esas - ... Karar
- İstinaf eden davacı
- .....
- Vekili
- Av.....
- Davalı
- .....
- Vekili
- Av.....
- Dava
- İtirazın İptali
- İstinaf kararının karar tarihi
- 01/07/2025
- Yazım tarihi
- 08/07/2025
Karar Metni
1.480 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 09/10/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ormancılık ve nakliye işleri yaptığını, davalı tarafa sunduğu hizmet karşılığında kesilen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Ilgın İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen tarafların anlaşamadıklarını belirterek; davalının icra takibine yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhinde %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiş, davalı vekili yargılama aşamasındaki beyanları ile özetle; dava konusu icra takibinin dayanağının davacı tarafından kesilen 31/10/2022 tarih ve ........ seri numaralı 141.600-TL bedelli fatura olduğunu, müvekkili şirket tarafından ise bu faturaya karşılık 01/11/2022 tarihinde ........ seri numaralı iade faturası düzenlendiğini, müvekkili şirketin hiç bir borcu bulunmadığını, faturaya konu işlerin yapıldığına ilişkin herhangi bir kayıt ya da emare söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "...Somut olayımızda; davalı yan, davacının kestiği dava konusu faturaya iade etmiştir. Davacı yan alacağını başkaca usulüne uygun delillerle de ispat edememiştir. Yemin deliline dayanmamıştır.
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi raporu tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının, davasının reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla; ilk derece mahkemesi kararının eksik inceleme sonucu hatalı olarak verildiğini, yerel mahkemece, 20/12/2023 tarihli duruşmada taraf vekillerine taraflara ait ticari defter ve belgelerin sunulması için 2 haftalık süre verildiğini, sunulmadığı taktirde HMK md.220 ve 222.
Maddeleri ile TTK md.83 gereğince ilgili belgenin içeriği konusunda karşı tarafın beyanının kabul edilebileceğinin ihtar edildiğini, davalı şirket tarafından, ticari defter ve belgeler verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde sunulmadığını, ancak ihtarat yapılmış olmasına rağmen.
6100 s. HMK'nın 220 ve 222. maddeleri ile 6102 s. TTK'nın 83. Maddesi gereği belgelerin içeriği konusunda taraflarının beyanlarına itibar edilmediğini, dava konusu ticari işlemin orman işçiliği olması nedeniyle iade faturası düzenlemeye elverişli olmadığını, iade faturasının tebliğ edilmediğini, davalının düzenlediği iade faturasının elektronik ortamda davacı firmaya ne zaman iletildiği ile ilgili bir tespit yapılamadığını, bu hususlar dikkate alındığında davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; İcra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı hakkında Ilgın İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davanın temelini oluşturan ilamsız icra takibinde 141.600,00 TL asıl alacak, 1.082,37 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 142.682,37 TL'nin tahsili talep edilmiştir. İtiraz üzerine açılan istinaf incelemesine konu itirazın iptali davasında ise harca esas değer 141.600,00 TL olarak gösterilmiş ve bu değer üzerinden peşin harç yatırılmıştır. Ancak dava dilekçesinin netice ve talep kısmında "itirazın iptali" denilerek, takip konusu alacağın tamamının dava konusu yapıldığına dair izlenim yaratılmıştır.
Bu durumda; öncelikle mahkemece 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen "Hakimin Davayı Aydınlatma Ödevi" ilkesi çerçevesinde işin esasına girilmeden önce davacının talebinin icra takibindeki (harca esas değer olarak gösterilen) asıl alacağa yönelik mi, yoksa dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümünde belirtildiği üzere icra takibindeki toplam alacağa yönelik mi olduğunun belirlenmesi gerekmektedir.
Zira, davanın takip talebindeki toplam alacağa yönelik olduğunun tespiti halinde, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28/a ve 32 inci maddeleri uyarınca eksik peşin harç tamamlanmadan yargılamaya devam edilemeyeceğinden öncelikle eksik peşin harcın tamamlatılması gerekecektir. Davacının talebinin harca esas değer olarak gösterilen takipteki asıl alacağa yönelik olduğunun anlaşılması halinde ise taleple bağlı kalınarak söz konusu tutar üzerinden değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerekmektedir.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanununda, harç alınması veya tamamlanması tarafların isteğine bırakılmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi hükme bağlanmış ve yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmıştır. Harçlar Kanunu gereğince eksik harç tamamlanmadan yargılama devam edilememesi kamu düzenine ilişkin bir aykırılık olup mutlak bir istinaf sebebi olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Zira HMK’nın 355. maddesi gereği de Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü taktirde bunu re'sen gözetir. Mahkemece, 6100 sayılı HMK'nun 31. maddesi çerçevesinde davacı vekiline davadaki talebi açıklattırılarak belirtilen usul kuralları çerçevesinde işlem yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Kabule göre de; Davacı, Ilgın İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takip dayanağı olan 31/10/2022 tarih ve ........ seri numaralı 141.600,00 TL bedelli fatura nedeniyle alacaklı olduğunu savunarak itirazın iptalini talep etmekte, davalı ise takip dayanağı faturaya karşılık, 01/11/2022 tarihinde ........ seri numaralı iade faturasını düzenlendiğini, faturaya konu işlerin yapılmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.
Fatura satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı üzere emtiayı satan veya iş yapan tacir tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değildir. Faturanın tebliğ edilmiş olması da faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin ifa edildiğini göstermez.
Faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunan kişi, faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin (mal teslimi, hizmet ifası vs.) ifa edildiğini kesin delillerle ispatla mükellef olup bu hususun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 202 inci 203 üncü maddelerinde belirtilen istisnai haller dışında tanıkla ispatı mümkün değildir.
Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmamakla birlikte faturanın alıcı tarafından kabul edilerek ticari deftere kaydedilmiş olması karine teşkil etmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21 inci maddesinin 2 fıkrasında bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Bu madde hükmüne göre faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır.
Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığına karine teşkil eder.
Faturayı alanın tek taraflı olarak iade faturası düzenlemesi bu karineyi ortadan kaldırmaz. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, borçlunun kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder.
Dava konusu somut olayda taraflara ait ticari defterler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan 31.03.2024 tarihli ve 16/07/2024 tarihli bilirkişi raporlarına göre davacı tarafından düzenlenen 31/10/2022 tarih ve ........ seri numaralı 141.600-TL bedelli faturanın davalıya ait ticari defterlere kaydedildiği, davalının bu faturaya 01/11/2022 tarihinde ........ seri numaralı iade faturası düzenlendiği, ancak iade faturasının davacıya tebliğ edilmediği, bilirkişi tarafından faturanın elektronik ortamda davacı firmaya ne zaman iletildiği ile ilgili bir tespit yapılamadığı,
davalı tarafça düzenlenen iade faturasının davacıya ait ticari defterlerde yer almadığı anlaşılmaktadır. Buna göre davacı tarafça düzenlenen faturada belirtilen işin yapıldığı hususunda davacı lehine karine oluşmuş olup davalının tek taraflı olarak iade faturası düzenlemesi sözkonusu karineyi ortadan kaldırmaz. Bu durumda ispat yükü davalıda olup, davalı, faturada belirtilen işin yapılmadığı yönündeki savunmasını ispatlamakla yükümlüdür.
Mahkemece davacı tarafça düzenlenen faturada belirtilen işin yapıldığı hususunda davalı lehine oluşan karinenin aksinin ispatlanıp ispatlanamadığı hususu değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davalının tek taraflı olarak düzenlediği iade faturasına itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının istinaf talebinin kabulüne, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır .....
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1785, K. 2025/1006, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama