KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/413
- Karar No
- 2024/1908
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/01/2024
- Numarası
- Esas Karar
- İstinaf eden davacı
- —
- Vekilleri
- Av.
- İstinaf eden davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 28/11/2024
- Yazım tarihi
- 29/11/2024
Karar Metni
1.275 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 11/01/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın, müvekkiline olan borcunu ödemediğini,bu sebeple müvekkilinin icra dairesi aracılığıyla borcunu tahsil etmek amacıyla Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, ancak davalı tarafın, başlatılan icra takibine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalının müvekkiline borçlu olduğunu, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek yaptığı davalının itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalının takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı yana tahmilini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Konya ..
İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine yaptığı icra takibine itirazlarının iptali için dava açtığını, müvekkilinin müteahhit firma olarak davacı ile iş yaptığını, ancak davacının işi yarım bıraktığını, işi tamamlamadığını ve mesnetsiz faturalar düzenlediğini, davacı, hakediş işlemlerini yapmadığını ve müvekkilinin düzeltme taleplerine yanıt vermediğini, müvekkilinin 31.12.2020 tarihine kadar ödemeler yaptığını ancak davacının faturaya dayanak işleri yaptığına dair ataşman, kabul tutanağı, sevk işi gibi belgeleri sunamadığını, davacının 28.12.2020 tarihinde düzenlenen faturaya süresinde itiraz etmediğini,
daha sonra itiraz süresi geçtikten sonra itiraz ettiğini, davacı kötü niyetli olup müvekkilini mağdur etmeye çalıştığını beyan ederek davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine,yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....davacının faturaya dayalı alacağı olduğunu iddia ettiği, bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere, davacı ve davalı ticari defter ve kayıtları davaya konu alacak konusunda birbirini teyit etmediğinin belirtildiği,davalı vekilinin cevap dilekçesinde davacının işi yarım bıraktığını, 31/12/2020 tarihine kadar ödemelerin yapıldığını, faturaya dayanak işlerini yapıldığına dair belgenin bulunmadığını beyan etiği, dava faturaya dayalı alacak iddiasından kaynaklandığından alacaklı olduğunu ispat külfetinin davacı da olduğu,
faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunan davacının faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin (mal teslimi, hizmet ifası vs.) ifa edildiğini ispatla mükellef olduğu, faturanın tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmadığı, bu nedenlerle davacı tarafından ispat edilemeyen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının işi yarım bırakmasının söz konusu olmadığını, davalının defterlerinin usulüne uygun olmadığını, ispat külfetinin davacıda değil davalıda olduğunu, alacağın doğmasına sebep olan edimin ifa edildiğini ispat için belge sunulmasının işin niteliği gereği mümkün olmadığını, mahallinde keşif yapılması gerektiğini, davalının kötüniyetli olduğunu, işin tamamlandığını, alacakların ödenmediğini, davalı lehine ücret ve masrafa hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı, faturayı ticari defterlerine kaydetmiş olmasına rağmen haksız bir şekilde icra takibi yaptığını, mahkeme kararı ile davacının alacaklı olmadığı sabit olmasına rağmen müvekkili lehine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin yerinde olmadığını, beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak %20'den aşağı olmamak üzere müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda davacı tarafından davalı aleyhine 20/01/2021 tarihinde Konya ..İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasında,...nolu 26/07/2018 tarihli 200.128,00 TL bedelli ve ... nolu 20/10/2018 tarihli 131.237,71 TL bedelli 2 adet faturadan kalan bakiye alacak olarak 180.313,00 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, ilk derece mahkemesince tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, alınan bilirkişi raporuna göre davacı ticari defterlerine göre davacının davalıdan 180.313,00 TL alacaklı olduğu, davalı ticari defterlerine göre davalının davacıya borcunun bulunmadığı, takibe konu 2 adet faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
davalı tarafından davacıya kesilen 28/12/2020 tarihli 180.327,60 TL bedelli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır.
Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tacir tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli değildir. Faturanın tebliğ edilmiş olması da faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin ifa edildiğini göstermez.
Faturaya dayalı olarak alacak talebinde bulunan kişi, faturada belirtilen alacağın doğmasına sebep olan edimin (mal teslimi, hizmet ifası vs.) ifa edildiğini ispatla mükelleftir.
Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli olmamakla birlikte faturanın kabul edilerek ticari deftere kaydedilmiş olması ve faturayla ilgili olarak Vergi Dairesi'ne BA-BS bildirimi verilmesi faturaya konu malın teslim edildiğine veya hizmetin gerçekleştirildiğine karine teşkil etmektedir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3).
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Bu açıklamalardan sonra tekrar somut olaya dönüldüğünde; takibe konu 2 adet faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması, davacının takibe konu faturalarda belirtilen hizmeti gerçekleştirdiğine karine teşkil eder. Bu sebeple ispat külfeti davalı üzerindedir.
Davalı, davacının işi yarım bıraktığını faturalarda belirtilen kadar iş yapmadığını savunmakta olup, davacıya 28/12/2020 tarihli 180.327,60 TL bedelli bir fatura keserek davacıya olan borcunu kendi defterlerinde kapatmıştır. Ancak bu fatura davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı için davalı davacıya takibe konu faturalardan dolayı bakiye borcununun olmadığını yazılı delillerle ispat etmek zorundadır.
Davalı yazılı bir delil ibraz edememiş ancak yemin deliline de dayanmıştır.
Bu sebeple ispat yükü üzerinde olan davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ispat yükünün tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırma sebebine göre davalının istinaf talebinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Üye · e-imzalıdır Katip · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/413, K. 2024/1908, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama