KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/49
- Karar No
- 2024/1450
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/11/2023
- Numarası
- Esas Karar
- Davacı
- ... - (T.C Kimlik No: ...
- Vekili
- Av. ...
- İstinaf eden davalı
- ...
- Vekili
- Av. ... - [
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 19/09/2024
- Yazım tarihi
- 20/09/2024
Karar Metni
1.393 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 09/11/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; işbu davaya konu 23.10.2019 tanzim, 14.05.2020 vade tarihli, 120.000,00 TL bedelli bononun müvekkilinin bilgisi dışında hileli olarak doldurulduğunu, müvekkil ve babası .......nin 2013 yılına kadar davalıya ait petrol istasyonundan araçlarına yakıt alarak veresiye fişi doldurduğunu ve imzaladığını, müvekkilinin babası .... adına düzenlenmiş olan veresiye fişlerinin alt kısmının senet şeklinde düzenlendiğini, davalı şirket işbu fişleri kesmek suretiyle üzerilerinin doldurduğunu ve kambiyo senedi olarak icra takibi başlatıldığını,
aynı şekilde müvekkilinin babası adına da senet düzenlenerek icra takibine konu edildiğini, müvekkili aleyhine icra takibine konu edilen senet incelendiğinde senedin üst tarafının kesilmiş olduğunun görüleceğini, davalının bir limited şirket olup defter tutma yükümlülüğü olduğunu, müvekkilinin kendisine bir borcunun olmadığı şirkete ait defterlerin incelenmesi görüleceğini, davalının söz konusu senetle başlatmış olduğu icra takibinde müvekkili üzerine kayıtlı malvarlıklarına yönelik haciz işlemlerine başladığını, müvekkilinin telafisi güç zararlara uğramaması adına işbu dava sonuçlanıncaya kadar Konya ...
İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı dosyası üzerinden yürütülen icra takibinin durdurulması gerektiğini, Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında davaya konu senedin yapılan incelemesinde senet üzerindeki yazı ve imzaların müvekkiline yada babasına ait olmadığının tespit edildiğini, tüm sebepler dolayısıyla, öncelikle teminatsız olarak icra takibinin durdurulmasına, yargılama neticesinde de müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı .... Taah. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.‘nin mazot borcuna karşılık verilen senetten kaynaklı borcunu ödemediğini, bu senede dayalı olarak müvekkili tarafından Konya ...İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının ise Konya .. İcra Hukuk Mahkemesinin...
E. sayılı dosyasında imzayı inkâr ve itiraz ettiğini, davacı tarafından Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesinde sahte imzadan dava açıldığı belirtilmişse mezkûr davanın polis laboratuvarından alınmış tek bir rapora istinaden açıldığını, işbu polis raporuna itiraz ettiklerini, malumu olduğu üzere müstakar Yargıtay içtihatlarına göre sahte imza iddiasında bulunan davacının örnek imzaları alınarak istiktab edilmesi suretiyle Adli Tıp Kurumu Başkanlığından denetime elverişli heyet raporu alınması gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve ücreti-i vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....27/09/2023 tarihli ATK raporuna göre dava konusu başlatılan icra takibine dayanak senetteki imzanın davacı ...'ye ait olmadığı yargılamaya esas alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden davacının Konya .. İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyasında, takibe konu edilen; 23/10/2019 tanzim tarihli, 14/05/2020 vade tarihli, 120.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve takip dosyasının taleple bağlı kalınarak davacı borçlu yönünden iptaline karar verilmiştir.
Davalının dava konusu matbu olarak düzenlenen bonoda Lehtar olarak bulunması ve dava konusu senedin senetteki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edilmesi karşısında, sahte imza ile oluşturulan senedi kullanarak takip yapmakla davalının kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığından takip miktarı olan 120.000,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 24.000,00 TL'nin kötü niyet tazminatının davacı lehine davalıdan tahsiline dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın kabulü ile; davacının Konya ..
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, takibe konu edilen 23/10/2019 tanzim, 14/05/2020 vade tarihli 121.000,00 TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının taleple bağlı kalınarak davacı borçlu yönünden iptaline, 120.000,00 TL nin %20 si oranında hesaplanan 24.000,00 TL kötü niyet tazminatının davacı lehine davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı 120.000,00 TL bedelli bononun bilgisi dışında müvekkili şirket tarafından hileli olarak doldurulduğunu, senet üzerindeki yazı ve imzaların kendisine veya babasına ait olmadığını iddia etmiş ise de; bu iddiaların haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava konusu 120.000,00 TL bedelli senet, dava dışı .... Taah. Nak. San. ve Tic. Ltd.
Şti.' nin mazot borcuna karşılık verildiğini, dava konusu senedin davacının bilgisi dışında ve hileli doldurulduğu yönündeki haksız iddiaların hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, mahkeme 27/09/2023 tarihli ATK raporuna dayanarak senetteki imzanın davacıya ait olmadığını tespit ettiğini ancak raporun eksik ve usulsüz olduğunu, 27/09/2023 tarihli ATK raporunda inceleme konusu imzalara ilişkin belgele keşide tarihinden sonra düzenlendiğinden,
dava konusu senette bulunan imza ile belgelerdeki imzaların mukayese edilmesi neticesi ile tanzim edilen 27/09/2023 tarihli ATK raporunun yargılamaya esas alınarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, takibe konu senedin keşide tarihinin 23/10/2019 olduğunu, davacının keşide tarihinde 23 yaşında olduğunu ve bir kimsenin atacağı imza yaşına ve zamana göre değişiklik gösterebilecek bir olgu olduğunu,
nitekim dava konusu senedin keşide edildiği 23/10/2019 tarihinde davacı yaşı gereği halen gelişim çağında olduğundan keşide tarihinden önce ile keşide tarihinden sonra atacağı imzalar arasında farklılık bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, sonuç olarak,
yerel mahkeme tarafından yargılamaya esas alınan 27/09/2023 tarihli ATK raporu neticesinde dava konusu senetteki imzanın davacı eli ürünü olmadığı hususunun kabul edilebilir olmadığını, açıklananlar ışığında tanzim edilen ATK raporunun hükme esas alınamayacağını,
bu durumda itiraza konu senet aslı ve yöntemince keşide tarihinden önce toplanmış ve mukayeseye esas olabilecek nitelikteki diğer belgeler üzerinde açıklanan yöntem ve ilkelere uygun olarak yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmekte ise de yerel mahkeme tarafından eksik inceleme ve araştırma yapılarak tanzim edilen 27/09/2023 tarihli ATK raporu yargılamaya esas alınarak hüküm kurulduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava takip konusu bonodaki imzanın sahte olduğu iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Adli Tıp Kurumu tarafından verilen ön raporda, inceleme konusu senette sorulan husus doğrultusunda sağlıklı bir değerlendirme yapılarak sonuç bildirir rapor tanzim edilebilmesi için; ...'nin inceleme konusu belgenin düzenlenme tarihine yakın (2019 yılı) ve tercihen bu tarihten önce başka amaçlarla atmış olduğu bol ve samimi imzalarını içerir belgelerin; muhtarlıklar, noterler, bankalar, seçim kurulları, tapu ve vergi daireleri, nüfus müdürlükleri, evlendirme dairesi, dernekler ve vakıflar, vb. gibi çeşitli kurum ve kuruluşlardan temin edilerek mevcutlar ve adli dosya ile birlikte gönderilmesi gerektiğinin belirtildiği,
bunun üzerine mahkemece davacı vekiline süre verilerek adli tıp raporunda belirtilen belge asıllarını bildirmesinin istendiği, davacı vekilinin başka bildirecek belge olmadığını beyan ettiği, mahkemece de mevcut haliyle rapor tanzim edilmesi için dosyanın tekrar Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, Adli Tıp Kurumu tarafından dava konusu bononun keşide tarihinden sonra olan belge asılları mukayeseye esas alınarak bonodaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı yönünde rapor verildiği anlaşılmıştır.
İmza inkarı hususunda yapılacak inceleme teknik bir inceleme olup bononun keşide tarihinden önceki ve keşide tarihine yakın imza asılları getirtilerek usulüne uygun imza incelemesi yapılması gerekmektedir. Mahkemece bu konuda yeterli araştırma yapılmadan davacı tarafın bildirecekleri başka belge aslı olmadığı yönündeki beyanına göre Adli Tıp Kurumu'ndan bononun keşide tarihinden sonra olan belgelere göre inceleme yapılarak rapor tanziminin istenmesi doğru olmamıştır.
Bu sebeple Adli Tıp Kurumu ön raporunda belirtildiği şekilde kurum ve kuruluşlara müzekkereler yazılarak davacının dava konusu bononun keşide tarihi olan 23/10/2019 tarihinden önceki ve keşide tarihine yakın imza asıllarının bulunduğu belgelerin getirtilmesi, belge asılları geldikten sonra dava konusu bonodaki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı yönünde Adli Tıp Kurumu'ndan ya da uzman bilirkişiden rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/49, K. 2024/1450, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama