KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/90
- Karar No
- 2024/1354
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2024
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/09/2023
- Numarası
- Esas - 2 Karar
- İstinaf eden davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 12/07/2024
- Yazım tarihi
- 16/07/2024
Karar Metni
1.524 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 26/09/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı bankanın müşterisi olduğunu, 24.06.2022 tarihinde müvekkili şirketin .... numaralı sabit telefonunun arandığını, aramaya şirket ortağı .....’ın cevap verdiğini ve Vakıfbank Genel Müdürlüğü'nden aradığını, sistemde değişiklikler yapılacağını, şirket yetkilisi ile görüşmek istendiğinin bildirildiğini, bilgi istenmediğinin ifade edildiğini ve sadece onay mesajını uygulamadan onaylaması gerektiğinin bildirildiğini, bunun üzerine .....’ın sabit telefondan diğer ortak yetkilinin kimlik numarasını girdiğini, .....'e, hesabından 90.000,00 TL çekildiğine ilişkin mesaj ulaşınca,
dolandırıldıklarını anladıklarını ve hesaba bloke konulmasını istedikleri sırada 90.000,00 TL daha çekildiğini ve toplam 180.000,00 TL’nin .....isimli kişinin Ziraat Bankası hesabına aktarıldığını, oradan da Biance isimli başka bir hesaba aktarıldığını, müvekkili şirket hesabından toplam 180.000,00 TL Para çekildiğini, söz konusu çekilen paralarla ilgili müvekkili tarafından herhangi bir onay vb. işlem gerçekleştirilmediğini, işlemlerin 24.06.2022 tarihinde yapıldığını, şirket yetkililerinin EFT yapma iradesi bulunmadığını,
şirket hesabından paranın çekildiğini öğrenen yetkililerin hemen davalı bankanın müşteri hizmetleriyle iletişime geçtiğini, söz konusu işlemlerin bilgileri dışında gerçekleştiğinden bankayı haberdar ettiklerini, aynı gün bankaya giderek dilekçeler verdiklerini, ayrıca emniyete giderek şikayetçi olunduğunu, söz konusu ihtilafın çözülebilmesi amacıyla arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, görüşmenin anlaşamama ile sonuçlandığını, somut olayın müvekkilinin herhangi bir kusuru olmaksızın, bankanın gerekli teknik önlemleri almamasından dolayı meydana geldiğini,
yaşanmış olan olay neticesinde müvekkili şirketin ciddi olarak sıkıntıya düştüğünü ileri sürerek müvekkili şirket hesabından haksız olarak tahsil edilen 180.000,00 TL bedelin EFT tarihi olan 24.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda, davacı şirket yetkilisinin ihmali ve dikkatsizliği sebebiyle işlemin gerçekleştiğini, müvekkili bankanın sorumlu olmasının mümkün olmadığını, müvekkili banka müşterilerinin bilgilerinin ve telefonuna gönderilen internet bankacılığı şifresinin üçüncü şahıslar ile paylaşılmadığı takdirde işlemlerin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın kendisini arayan numaraya kişisel bilgilerini ve şifresini paylaşması nedeniyle üçüncü kişiler tarafından söz konusu işlemlerin gerçekleştiğini, müvekkili bankanın olayda kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince. Bankacı Bilirkişi.... ve Bilgi İşlem Bilirkişisi ...z tarafından hazırlanan 14.03.2023 tarihli raporunda özetle.
Şifre gönderilen SMS'lerin davacının cep telefonuna ulaştığının banka tarafından ispat edildiği, bu şifreler kullanılmadan EFT işleminin gerçekleşmesinin teknik olarak mümkün olmadığı, mobil bankacılık hesabına giriş parolası, tek kullanımlık mobil bankacılığa giriş şifresi ve EFT için tek kullanımlık işlem şifresinin davacı tarafından iyi korunamadığı, bu nedenle tam kusurlu olduğunun açık olduğunu, dava konusu EFT işleminde bankanın uyguladığı kimlik doğrulama sisteminin mevzuata uygun olduğu, bu nedenle davalı bankaya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği,
aynı bilirkişiler tarafından hazırlanan 17.04.2023 tarihli ek raporda da aynı hususların belirtildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli, denetime açık, gerekçeli ve açıklamalı olduğu gerekçesiyle bilirkişi kurulu raporları doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar etmekle, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı bankanın ilk 90.000 TL'lik transfer işlemi yapıldıktan sonra SMS gönderdiğini, sonraki transfer ile ilgili herhangi bir bildirim dahi yapılmadığını, davalı banka tarafından müşterinin cep telefonuna onay ya da bildirim amacıyla herhangi bir SMS gönderilmediği hususunda bilgilendirme yapılmadığını, yüksek meblağlarda FAST ve EFT işlemleri gerçekleştirilmesinde rağmen davalı banka tarafından bilgilendirme de bulunulmadığını,
ayrıca Konya Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma dosyasına sunulan Konya Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adli Bilişim Büro Amirliği tarafından hazırlanan inceleme raporunda bu hususların açıklandığını, iş bu hazırlanan ilk bilirkişi raporunda ise sadece SMS ve LOG kayıtlarının incelenmesi ile yetinilip davalı bankaya herhangi bir kusur atfedilmediğini, aynı zamanda bankanın kullanmış olduğu uygulama hakkında da bilgi verilmeyerek eksik bir rapor hazırlandığını, itiraz üzerine alınan 2. Raporda ise Sayın Bilirkişiler kök raporda herhangi bir değişiklik yapılmayacağını beyan ettiklerini,
mahkemece itirazlar dikkate almaksızın ve dosya kapsamındaki eksiklikler giderilmeksizin karar verildiğini, davalı banka tarafından 180.000 TL tutarında EFT'nin nereye yapıldığı hangi şirkete gönderildiği, şüpheli dahi kabul edilmeden doğrudan EFT gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin bu hesaba daha önce herhangi bir EFT yapmadığı hususunun gözardı edildiğini, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almadığını, zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, internet dolandırıcılığı yoluyla davacı adına açılmış olan hesapta mevcut paraların üçüncü kişilere havale edilmesinden kaynaklanan zararın tazmini talebine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrası ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 inci maddesi gereğince bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 386 ve devamı maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 570 inci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/5982 Esas, 2023/806 Karar sayılı kararı)
Dava konusu somut olayda dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre ve bilirkişi raporuna göre 24.06.2022 günü saat 11;14'te mobil doğrulama için cep imza onayı yönlendirildiği ve onay verilmesi sonucu Oppo CPH1903 marka ve model telefona mobil bankacılık aktivasyonu yapıldığı, mobil aktivasyon hususunda davacı şirket yetkilisi .....'in telefonuna bilgi mesajı gönderildiği, mesajda "işlem bilginiz dışında ise lütfen.......u arayınız" denildiği, aynı gün saat 11;19 ve 11:22'de de dava konusu iki adet havalenin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu havaleler Oppo CPH1903 marka ve model telefona kurulan mobil uygulamadan gerçekleştirildiğinden bilirkişi raporunda yer alan "şifre gönderilen SMS'lerin davacının cep telefonuna ulaştığının banka tarafından ispat edildiği" yönündeki tespit ve davacı hesabından yapılan iki ayrı havalenin davacının kendisine ait bilgileri ve davalı tarafından gönderilen şifreleri paylaşması sonucu gerçekleştiği yönündeki tespit dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Ayrıca, davacı taraf olayın gerçekleştiği sırada davalı banka yetkililerinin davacı şirket yetkililerini aradığını ve başka bir cihazdan işlem yapıldığını bildirdiklerini, kendilerinin de hesaba bloke konulmasını talep ettiklerini iddia etmekte olup mahkemece olay tarihindeki davacı şirket yetkililerinin hesaplara bloke konulmasını isteyip istemediğinin tespiti gerekmektedir.
Zira davalı banka davacı şirket yetkililerine "işlem bilginiz dışında ise lütfen ...... u arayınız" şeklinde mesaj gönderdiğine göre davacı şirket yetkililerinin mesajda bildirilen telefonu araması halinde gerekli güvenlik önlemlerini almakla yükümlüdür.
Bu bakımdan mahkemece olay tarihinde davacı şirket yetkilileri ile davalı banka arasında gerçekleştirilen görüşmelere ilişkin tüm ses kayıtlarının celbedilip incelenmesi gerekirken EFT işlemine ilişkin ses kaydının istenmesi ile yetinilmesi doğru olmamıştır.
Yine davacı taraf, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde Konya Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma dosyasına sunulan Konya Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adli Bilişim Büro Amirliği tarafından hazırlanan inceleme raporunda yüksek meblağlarda FAST ve EFT işlemleri gerçekleştirilmesinde rağmen davalı banka tarafından bilgilendirme de bulunulmadığı yönünde açıklamalar yapıldığını beyan etmiş olup dosya kapsamında Konya Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adli Bilişim Büro Amirliği tarafından hazırlanan inceleme raporuna rastlanmamıştır.
Mahkemece olay tarihinde davacı şirket yetkilileri ile davalı banka arasında gerçekleştirilen görüşmelere ilişkin tüm ses kayıtları ile Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasından alınan Konya Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adli Bilişim Büro Amirliği tarafından hazırlanan inceleme raporu getirtildikten sonra bilişim uzmanı ve bankacı bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan davacıya ait banka hesabından, başka birisine ait cep telefonuna davacı adına mobil uygulama yüklemek suretiyle gerçekleştirildiği anlaşılan olayda, davalı bankanın alması gereken tüm tedbirleri alıp almadığı,
etkin kontrol mekanizması kurup kurmadığı, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarında denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Katip · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/90, K. 2024/1354, 12 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama