KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1068
- Karar No
- 2025/948
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- .....- .....
- Dosya no
- .....
- Karar no
- .....
- Başkan
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Katip
- ..... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 15/04/2025
- Numarası
- ... Esas
- İstinaf eden davacı
- ........
- Vekili
- Av......
- Davalı
- ......
- Vekilleri
- Av...... Av......
- Dava
- Ticari Şirket (Fesih İstemli
- İstinaf kararının karar tarihi
- 23/06/2025
- Yazım tarihi
- 26/05/2025
Karar Metni
1.028 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan fesih istemli davada 15/04/2025 tarihinde tesis edilen talebin reddine ilişkin ara karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
TALEP
Davacı vekili 15/04/2025 tarihli dilekçesinde özetle; davalı şirketin 10.03.2025 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığını, bu toplantıda sermaye artışı hususunun görüşüldüğünü ve müvekkiline finansal tabloları incelemesi süre verildiğini, genel kurulun 18.04.2025 tarihine ertelendiğini, bu sermaye artırımının müvekkilini zarara uğratmak ve müvekkilinin şirketteki kâr, tasfiye payı ve oranlarını azaltmak maksadıyla olduğunu, iş bu davada yargılamanı son aşamalarına gelinmesi, müvekkil dışındaki davalı şirket ortaklarının müvekkilin payını azaltmak için sermaye artışı istemesi,
diğer ortaklarca bu sermaye artışının müvekkile karşı bir tehdit unsuru olarak kullanılması, iş bu davanın 2-3 ay sonrasında karara çıkmasının kuvvetle muhtemel olduğu, bu dava neticesinde müvekkilin hisse bedelinin ödenerek ortaklıktan çıkma ihtimali ve şirketin feshi ile tasfiyesine karar verilme ihtimali dikkate alındığında şirketin sermaye artışının şu aşamada şirkete hiçbir fayda sağlamayacağı ve diğer ortaklar tarafından süreci kilitlemek ve uzatmak amacıyla bu sermaye arttım kararının alınmak istendiği açık olduğundan yapılacak genel kurulda kötü niyetli olarak alınmak istenen sermaye artışına ilişkin kararın iş bu davanın yargılaması
süresince durdurulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "....ihtiyati tedbir talep edenin davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, ibraz edilen delillerin yaklaşık ispata elverişli olmadığı, dolayısıyla ihtiyati tedbirin şartlarının gerçekleşmediği, bunun yanında davanın fesih ve tasfiyeye ilişkin olması karşısında, alınmasının muhtemel olduğu belirtilen sermaye artışına ilişkin kararın bu davanın konusu olmadığı, dava konusu olmayan uyuşmazlık hakkında tedbir kararı verilemeyeceği, bu yönden de ihtiyati tedbirin şartlarının oluşmadığı...." gerekçesiyle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin, TTK'nın madde 531'de düzenlenen haklı sebeple fesih şartlarının oluşması sebebiyle 23.09.2023 tarihinde davalı aleyhine iş bu davayı açtığını, davanın açıldığı tarihten bu yana diğer ortakların, müvekkili şirketle ilgili çıkma akçesini düşürebilme adına bir çok işlemler yaptıklarını, davalı şirketin dava dilekçesinde arz edildiği üzere müvekkilinin fesih davasını semeresiz bırakma, çıkma payını sıfırlama adına daha önce tehdit unsuru olarak kullandıkları "Sermaye Artırımı Yapar Senin Payını Daha Da Düşürür Sıfırlarız" sözünü 2023-2024 yılına ait genel kurulda gerçeğe dönüştürdüğünü,
ilk olarak 20.02.2025 tarih ve 11276 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin 315 sayfasında ilan ile 10.03.2025 tarihinde genel kurul yapılacağının ilan edildiğini ve bu ilanda sermaye artırımına dair ana sözleşme tadil tasarısında şirket sermayesinin 400,00 TL değerinde 31939 paya ayrılmış 12.775,600,00 TL olduğunun belirtildiğini, bu genel kurulda yapılacak sermaye artışının sırf müvekkilin fesih davasını semeresiz bırakma amacını taşıması ve kötü niyetli olması sebebiyle sermaye artışına yönelik karar alınmaması yönünde tedbir talebinde bulunulduğunu,
dosyaya gelen dava tarihinden bugüne kadarki son banka kayıtlarına bakıldığında sadece işbankasındaki hesapta müvekkili haricindeki hissedarların şirketi kendi şahsi çıkarları için kullandıklarının da açıkça ortaya çıktığını, 6102 sayılı TTK'nin "sona erme sebepleri ve sona erme sonuçları" başlıklı 636/4 maddesinde;
"(4) Fesih davası açıldığında mahkeme tarafından birinin istemi üzerine gerekli önlemler alabilir." hükmü bulunduğunu, yerel mahkemeden talep edilen sermaye arttırımına ilişkin kararın durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesi taleplerinin reddedilmesi nedeniyle müvekkilinin ciddi anlamda maddi zarara uğradığını ve hüküm aşamasına gelen iş bu dava bu sefer genel kurul kararının iptaline ilişkin Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı davanın sonucunu beklemek zorunda kalacağı için boş yere uzayacağını, davalı şirket tarafından müvekkil dışındaki hissedarlar ile sermaye arttırım kararı alınmak istenmesi ve bu hususta genel kurul toplantısı yapılması açıkça kötüniyetli olup sermaye arttırımındaki tek amacın müvekkilin payını azaltmak ve müvekkili zor duruma düşürmek olduğunu beyanla 15/04/2025 tarihli ara kararın kaldırılmasını, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep; ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 531 maddesinde (1) Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler.
Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir" düzenlemesi bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 530/2. maddesinde; ''Dava açıldığında mahkeme, taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir,'' hükmü yer almaktadır.
TTK'nın 530 ve 531. maddelerine dayanan fesih davası açısından verilebilecek önlemler konusunda bir düzenleme yapılmamış olup mahkemece resen bu maddelere uyan önlemler alınabilir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1. maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü içermektedir.
HMK'nın 390. maddesine göre de; tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Somut olayda davacının davalı şirketin 18/04/2025 tarihinde yapılacak genel kurulunda sermaye artışına ilişkin karar alınmaması yönünde tedbir kararı verilmesini talep ettiği, davanın fesih ve tasfiyeye yönelik olduğu, sermaye artışına ilişkin genel kurula yönelik bir davanın bulunmadığı, davacının haklı olduğunu yaklaşık olarak ispat edemediği, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır .....
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1068, K. 2025/948, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama