İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/640 K.2026/504

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 06/02/2025 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine,…

Esas2025/640Karar2026/504Tarih7 Nisan 2026Okuma7 dk · 1.485 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Esas No
2025/640
Karar No
2026/504
Karar tarihi
7 Nisan 2026
Dosya no
...
Karar no
...
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
06/02/2025
Numarası
... Esas - ... Karar
İstinaf eden davacı
...
Vekili
Av...
Davalı
...
Vekili
Av...
Dava
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
İstinaf kararının karar tarihi
07/04/2026
Yazım tarihi
07/04/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.485 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 06/02/2025 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01/01/1950 doğumlu ilkokul mezunu ev hanımı iken yeğeni ......'nın ısrarı ile ..... adı altında okul formaları imalat ve satış şeklinde 2010 yılında bir iş yeri açtığını, açılan iş yerinin Milli Eğitim Bakanlığı'na ait okullarda okuyan öğrencilerin okul formalarını fason imal edilip satış yapılmasına ilişkin olduğunu, ilerlemiş yaşı nedeniyle iş yerini idaresi için yeğeni ......'ya genel vekaletname verdiğini, davacı yönünden kamu haczi tatbik edilince davacının vergi dairesi ve SGK kurumuna giderek borç durumunu sorguladığını,

..... adı altında kamu haczi olduğunu öğrenince vekalet verdiği yeğeni ......'ye durumu sorduğunu, ......'yi vekaletten azlettiğini ve ..... adı altına açtığı iş yerini kapattığını, davalının müvekkili aleyhine Konya ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattığını, takip dayanağı senedin 01/01/2016 keşide tarihli 20/05/2020 vade tarihli 850.000,00 TL tutarlı senet olduğunu, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu hususta Konya ...

İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... imza itirazı davasında takip dayanağı senedin ...... tarafından imzalandığının tespit edildiğin, kararın kesinleştiğini, müvekkilinin takip dayanağı senette imza bulunmadığından borca ve ferilerine ayrıca ve açıkça itiraz ettiğini beyan ederek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının aleyhine % 20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip çıkışı üzerinden harç yatırılmadığından harçta eksiklik bulunduğunu, önceleri vekaleten atılan imzayı da inkar eden davacı tarafın eldeki davada vekaleti ve vekaleten atılan imzayı da ikrar ettiğini, takibe dayanak senedin bu vekaletnameye istinaden imzalandığını beyan ederek davanın reddine, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; uyuşmazlık; davacı tarafından dava dışı ......'ya verilen vekâletnameye göre “kambiyo senetlerini düzenlemeye, kambiyo taahhüdünde bulunmaya” açık yetkisinin bulunup bulunmadığı, bu yetkiyle vekilin bir kambiyo senedi olan bono keşide edip edemeyeceği, ayrıca dava dışı kişinin ticarî temsilci olarak kabul edilip edilemeyeceği, buradan varılacak sonuca göre dava konusu bonodan dolayı vekâlet veren davacının sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.

Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı gibi öncelikle bir kişinin ticarî vekil mi, yoksa ticarî mümessil mi olduğunun çekişmeli bulunduğu hâllerde, o kişiye işletme sahibi (veya işletmeyi temsile yetkili kişi) tarafından verilen yetkilerin içerik ve kapsamları dikkate alınarak bir değerlendirme yapılmalıdır.

Eğer verilen yetkiler, işletmenin hem olağan ve hem de olağanüstü nitelikteki bütün işlerinin idare edilmesine olanak tanıyan bir içerik ve genişlikte ise, ortada ticarî mümessilin bulunduğu; buna karşılık, sadece olağan işlerle sınırlı bir yetki verilmiş ise, ticarî vekilden söz edilmesi gerektiği kabul edilmelidir.

Bu aşamada şu husus da belirtilmelidir ki; olağan işlerin neler olduğunun belirlenmesinde, hem işletmenin niteliği, iş hacmi gibi unsurlar, hem de yapılacak işlemlerin türü ve değeri göz önüne alınmalıdır. ticarî temsilci ile ticarî vekil arasında; atanması, temsil yetkisinin kapsamı, mahiyeti, niteliği vs. açılarından farklılıklar vardır.

Ticarî temsilcinin temsil yetkisi, iyiniyet sahibi üçüncü şahıslara karşı sınır ve kapsam bakımından emredici hükümlerle tanzim edilmişken; ticarî vekillerde, vekilin temsil yetkisini düzenleyen hükümler daha ziyade tamamlayıcı mahiyettedir. Ticarî vekilin temsil yetkisinin sınır verilen hizmetin niteliğinden doğar; temsil yetkisinin sınırı ve kapsamı da dış ilişkideki görünüşe göre belirlenir.

Ticarî vekil, ticarî işletmenin olağan işlerini görmek amacıyla tayin edildiğinden, temsil yetkisi de bu çerçevede olacaktır. Konya ...

Noterliği'nin ...... yevmiye numaralı 02/10/2010 tarihli vekaletnamede; ''Adıma işyerleri açmaya, ruhsatlarını almaya, açılmış ve açılacak işyerlerimle ilgili her türlü ticari işleri yürütmeye, namıma ticari mal almaya, satmaya, siparişler vermeye, siparişleri kabule, yazılı ve sözlü anlaşmalar yapmaya, taahhütlerde bulunmaya şeklinde verilen yetkiler, işletmenin hem olağan ve hem de olağanüstü nitelikteki bütün işlerinin idare edilmesine olanak tanıyan bir içerik ve genişlikte olduğundan ortada ticarî mümessilin bulunduğu kanaatine varılmıştır.

Borçlar Kanunu’nun 449. maddesi gereğince dava dışı ...... yukarıda belirtilen vekâletname uyarınca tanınan yetkiler kapsamında davacının ticarî mümessili olduğunun kabulü gerekir.

Ayrıca, BK’nın 450. maddesinde belirtildiği üzere ticarî mümessil, iyi niyetli üçüncü kişilere karşı, işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya ve onun adına işletmenin amacına giren her türlü işlemleri yapmaya yetkili olduğundan, davacı ticarî mümessil olan dava dışı ...... tarafından düzenlenen bonodan dolayı borçlu olmadığını ileri süremez.

Zira, ticarî mümessil iyi niyetli üçüncü kişilere karşı işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisine sahip olacağından davanın reddine karar vermek gerekmiş, yasal şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin de reddine karar verilerek ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın reddine ve davalı tarafından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlıkta dava konusu takip dayanağı senetteki imzanın müvekkile ait olmadığı noktasında çekişme bulunmadığını, çekişmenin vekilin sınırlı yetki ile imzaladığı senet ile müvekkilinin borçlu olup olmadığı, vekaletnamede verilen yetki kapsamında mal ve hizmet satışı karşılığında senet düzenleneceğini davalının bildiği ve müvekkiline bu senet karşılığında mal ve hizmet satışı yapılıp yapmadığı,

müvekkilin dava konusu senetten borçlu olup olmadığı noktasında toplandığını, müvekkilinin verdiği vekaletnamede kambiyo senedi düzenleme yetkisinin ancak kendisine mal satışı yapılması halinde düzenleme yetkisi bulunduğundan sınırlı yetki verilen vekaletname ile düzenlenen senette müvekkilinin borçlu olmadığını, mahkemece bu noktada dava dışı vekilin müvekkilinin ticari mümessili olarak kabul etmesinin hatalı olduğunu, davalı tarafından müvekkiline mal ve hizmet satışı yapıldığı kanıtlanamadığını,

mahkemece Konya Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma dosyası dosyasının celbini sağlamak suretiyle davalı ve dava dışı şüpheli ......' verdiği ifadeleri ve vergi dairesi kayıtları, öte yandan davalının sosyal mali içtimai durum araştırılması yaparak mevcut duruma göre karar vermesi gerekirken, sınırlı yetki verilen vekil ......'yi ticari mümessil olarak kabul etmesinin hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Davaya son veren taraf işlemleri olan feragat, kabul ve sulh, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307 ilâ 315. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Tasarruf ilkesinin bir sonucu olarak davaya son veren taraf işlemleri hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. Bir başka ifade ile taraflar davayı kabul ederek ya da davadan feragat ederek veya sulh sözleşmesi yaparak yargılamanın her aşamasında ve hatta kanun yollarında herhangi bir hükme gerek kalmaksızın davayı sona erdirebilirler. Ancak bu işlemler vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK m. 74).

Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır.

Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m. 307). Davadan feragat eden davacı, bununla dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan kısmen veya tamamen vazgeçer. Feragat, davayı kesin olarak sonuçlandıran bir hukuki neden olup, yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur.

Her ne kadar ilk derece mahkemesince verilen karara karşı yukarıda yazılı gerekçelerle davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de; davacı asilin 26/03/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirdiği, davacının kimlik tespitinin yapıldığı, dosyanın henüz karara bağlanmadığı anlaşıldığından; HMK'nın 310 maddesi gereğince karar kesinleşinceye kadar davadan feragat mümkün olduğundan ve dairemizce henüz davacının istinaf sebepleri esastan incelenip karara bağlanmadığından, davacının feragat beyanı nazara alınarak ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması ve HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurularak davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A)Davacının davadan feragat beyanı nazara alınarak istinaf talebine ilişkin dilekçesinin REDDİNE,

1-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

2-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

B)Davacının davadan feragat beyanı nazara alınarak, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/02/2025 tarih ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,

1-Davanın FERAGAT nedeniyle REDDİNE,

2-Peşin alınan 14.515,88 TL harçtan, alınması gereken 732,00 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 13.783,88 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,

E) Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 07/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır ...

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/640, K. 2026/504, 7 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/640
Karar No
2026/504
Tarih
7 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/640 K.2026/278
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/641 K.2026/301
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/641 K.2026/304
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/641 K.2026/187
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/642 K.2026/1170
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/644 K.2026/408

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.