KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/455
- Karar No
- 2026/445
- Karar tarihi
- 24 Mart 2026
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ... - ...
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/01/2026
- Numarası
- ... Esas- ... Karar
- Davacı
- ......
- Vekili
- Av...
- İstinaf eden davalı
- ......
- Vekili
- Av...
- Dava
- İstirdat
- İstinaf kararının karar tarihi
- 24/03/2026
- Yazım tarihi
- 24/03/2026
Karar Metni
886 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, icra dairesince düzenlenen hesap raporunda takipte kesinleşen miktarın fer'ileri ile birlikte 92.513,30 TL olarak hesaplandığını, müvekkili şirkete ait araç üzerine haciz uygulandığını, müvekkili hesabından davalı hesabına 12/06/2025 tarihinde, 100.000 TL havale yapıldığını, müvekkili şirketin borçlu olmadığı bir parayı icra tehdidi altında ödediğini ileri sürerek, icra tehdidi altında ödenen 100.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece "... dava, davacı yanın cebri icra yoluyla davalı tarafa ödenen 100.000 TL.'nin istirdat istemine ilişkin olduğu, gelen yazı cevaplarına göre davalının tacir olmaması nedeniyle davanın nispi ticari dava niteliğinde olmadığı ve davanın mutlak ticari davalardan da olmadığı anlaşılmakla; 6100 sayılı HMK uyarınca genel görevli ve yetkili Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğu kabul edildiğinden, mahkememizin görevsizliğine..." gerekçesiyle, davanın, 6100 sayılı HMK uyarınca mahkemenin görevli olmaması nedeniyle usulden reddine, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, müvekkilinin tacir olmadığının belirtildiğini ancak, mahkemece eksik yapılan inceleme ile hatalı sonuçlara ulaşıldığını, müvekkilinin ticari iş yaptığı işletmesi sayesinde davacı tarafla hizmet sözleşmesi yapabildiğini dolayısıyla davanın ticari dava niteliğinde sayılması ve işbu davada görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunun kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, istirdat istemine ilişkindir.
Her ne kadar ilk derece mahkemesince verilen karara karşı yukarıda yazılı gerekçelerle davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de, davalı vekilinin UYAP sistemi üzerinden gönderdiği 16/03/2026 tarihli dilekçesi ile istinaf talebinden feragat ettiğini bildirdiği, davalı vekilinin vekaletnamesinde kanun yollarından feragat yetkisi bulunduğu ve dosyanın henüz karara bağlanmadığı anlaşıldığından HMK'nın 349/2 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Davaya son veren taraf işlemleri olan feragat, kabul ve sulh, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307 ilâ 315. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Tasarruf ilkesinin bir sonucu olarak davaya son veren taraf işlemleri hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. Bir başka ifade ile taraflar davayı kabul ederek ya da davadan feragat ederek veya sulh sözleşmesi yaparak yargılamanın her aşamasında ve hatta kanun yollarında herhangi bir hükme gerek kalmaksızın davayı sona erdirebilirler. Ancak bu işlemler vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK m. 74).
Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır.
Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m. 307). Davadan feragat eden davacı, bununla dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan kısmen veya tamamen vazgeçer. Feragat, davayı kesin olarak sonuçlandıran bir hukuki neden olup, yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı vekili tarafından UYAP sistemi üzerinden gönderilen 23/03/2026 tarihli dilekçenin, davadan feragat dilekçesi olduğu, davaya konu nizanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri türden olduğu, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan ve kanun yollarından feragate ilişkin özel bir kısım bulunduğu,
HMK'nın 310. maddesi gereğince karar kesinleşinceye kadar davadan feragat mümkün olduğundan ve feragat dilekçesinin verildiği tarih itibariyle henüz davalı vekilinin istinafı esastan incelenip karara bağlanmadığından davacı vekilinin feragat beyanı nazara alınarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurularak feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/455, K. 2026/445, 24 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama