KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2021
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2020/1002 - 2021/762
- Esas no
- 2020/1002
- Karar no
- 2021/762
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/02/2020
- Numarası
- 2016/1722 Esas - 2020/130 Karar
Karar Metni
884 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
**** ****
BAŞVURAN DAVACI
**** ****
BAŞVURAN DAVALI
VEKİLLERİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU
Trafik Kazasında Yaralanma Sebebiyle Açılan Tazminat
BAŞVURU TARİHİ : 28.08.2020 - 01.09.2020
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 19.11.2020
KARAR TARİHİ : 09.09.2021
YAZIM TARİHİ : 10.09.2021
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği, dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, 17.02.2016 tarihinde .... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'in yaya müvekkiline çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, davacının Gebze Fatih Devlet Hastanesinde ameliyat olduğunu, bacak fonksiyonlarının halen daha düzelmediğini, bu nedenle işinden ayrılmak zorunda kaldığını, sosyal hayatını etkileyecek olan yürüme bozukluğu ile hayatını sürdürmeye mahkum edildiğini, manevi olarak çöküntü yaşadığını beyan ederek belirsiz alacak davası olarak 5.000,00 TL maddi tazminatın davalı sürücüden kaza, davalı sigorta şirketinden dava tarihinden işleyecek temerrüt faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen.
50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... 'den tahsilini talep etmiş. 29.11.2019 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat talebini fazlaya dair haklarını saklı tutarak 8.814,95 TL'ye artırmıştır.
Davalı... vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından dava tarihinden önce tazminat talepleri bakımından sigorta şirketine herhangi bir başvuru bulunmadığını, bu nedenle davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, davalıya ait ...plaka sayılı aracın davalı sigorta nezdinde 12.08.2015-2016 tarihleri arasında ZMMS Poliçesi ile sigortalandığını, maluliyet halinde kişi başına 310.000,00 TL azami sorumluluk hadleri bulunduğunu, manevi tazminat talepleri bakımından sigorta şirketinin bir sorumluluğunun bulunmadığını,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu, maluliyet oranının ATK tarafından belirlenmesi gerektiğini, temerrüt faiz taleplerinin kabul edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince maddi tazminat davasının kabulü ile 8.814,95 TL'nin davalı ...'den kaza, davalı Mapfre Sigorta A.Ş'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hüseyin Demirel'den tahsiline karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekili ile davalı Mapfre Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosya kapsamında alınan maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğunu, bu çelişki giderilmeden dosyanın hesap bilirkişisine tevdii edildiğini, bu nedenle hesap bilirkişisi raporunun gerçeği tam anlamıyla yansıtmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı Mapfre Sigorta A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının tazminat talepleri bakımından dava tarihinden önce sigorta şirketine herhangi bir başvuruda bulunmadığını, davanın bunedenle usulden reddi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla emekli olan davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 17.02.2016 tarihinde yaya olan davacıya, davalıların sürücüsü ve Zorunlu Mali Mesuliyet sigortacısı olduğu araç çarpmış, davacının kaza tarihine göre doğru yönetmelik kapsamında Atk'dan alınan maluliyet raporunda, davacının kalıcı maluliyetinin olmadığı, iyileşme süresinin 9 ay olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde her ne kadar ATK 2. İhtisas Dairesinden alınan raporlar arasında çelişki olduğu iddia edilmişse de.
18.09.2018 tarihli ilk raporun Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre, 18.03.2019 tarihli ikinci raporun ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine göre alınmış olduğu, ikinci raporun kaza tarihi itibariyle doğru yönetmeliğe göre düzenlenmesi nedeniyle raporlar arasında çelişki bulunmadığı; davalı Mapfre Sigorta A.Ş vekilinin istinaf nedenlerinin incelenmesinde; davanın devamı sırasında davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapılması nedeniyle dava şartı eksikliğinin giderildiği,
geçici iş göremezlik zararının zms poliçe teminatı kapsamında olduğu, emekli olan kişi lehine de geçici iş göremezlik tazminatı verilmesi mümkün olduğu anlaşılmakla, her iki tarafın istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekili ve davalı Mapfre Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/1002, K. 2021/762, 9 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama