KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2021
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/51 - 2021/837
- Esas no
- 2021/51
- Karar no
- 2021/837
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/10/2020
- Numarası
- 2019/259 Esas - 2020/515 Karar
- Başvuran davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- MAPFRE SİGORTA A.Ş.
- Vekili
- Av.
- Davalı
- NOVAK SAĞLIK HİZMETLERİ VE MALZEMELERİ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- İhbar olunan
- ERNAZ SİGORTA ARACILIK HİZ. LTD. ŞTİ. -
- Vekili
- Av.
- İhbar olunan
- AK SİGORTA A.Ş
- Davanın konusu
- Trafik Kazasında Yaralanma Sebebiyle Açılan Tazminat
- Başvuru tarihi
- 24.11.2020
- İstinafa geliş tarihi
- 20.01.2021
- Yazım tarihi
- 23.09.2021
Karar Metni
1.210 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği, dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, 29.01.2018 tarihinde meydana gelen kazada davacının yaralandığını, kaza ile ilgili soruşturmanın devam ettiğini, kazaya karışan ....plakalı hasta nakil aracının davalı Mapfre Sigorta tarafından sigortalandığını, davacının kolunda kalıcı hasar meydana geldiğini, hayat kalitesinin oldukça düştüğünü, davacının aynı zamanda diyaliz hastası olduğunu, halen kolu nedeniyle tedavisinin devam ettiğini, çok büyük ölçüde bakıma muhtaç olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Novak Sağlık Hizmetleri ve Malz. San. Tic. Ltd. Şirketi vekili cevap dilekçesinde, kaza nedeniyle Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/5642 soruşturma sayılı dosyasında ek kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, davacının emniyet kemeri takmayarak kendi kusuruyla zarara neden olduğunu, diyaliz hasta ulaşım araçlarında emniyet kemeri takılmasının zorunlu olduğunu, kaza ile zarar arasında illiyet bağının ispatı ve maddi teminatının hesaplanması gerektiğini, manevi tazminatın zenginleşmeye sebep olmaması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Mapfre Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde, davacının dava şartı olarak arabulucuya başvurmaması nedeniyle davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde talep ettiği maddi tazminat talebinin net ve açık olmadığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketine 19.07.2017-2018 tarihleri arasında geçerli ZMMS Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe teminatının kişi başı 330.000,00 TL olduğunu, sigorta şirketinin sigortalının kusuru oranında tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, öncelikle kusur durumunun tespiti gerektiğini,
ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporunun hukuk yargılamasında bağlayıcı olmadığını, maluliyete ilişkin maddi tazminat talebinin esasının özürlülük ölçütü olması gerektiğini, dosyada ATK'dan rapor alınmasını talep ettiklerini, hesaplamada TRH-2010 mortalite tablosunun esas alınmasının gerektiğini davacıya herhangi bir kurum tarafından ödeme yapılıp yapılmamasının araştırılması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne, davacının maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Novak Sağlık Ltd. Şirketi ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminatın kapsamını takdir hakkının, kural olarak yargıca ait olduğunu, hayatının geri kalanını %31 oranında malul olarak geçirecek olan davacıya takdir edilen manevi tazminat miktarının son derece düşük olduğunu, davalı sigortanın tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat davasının ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilinin, tüm yargılama giderlerinin arabuluculuk görüşmesine katılmaması nedeniyle davalı sigorta şirketine yüklenmesi gerektiği hususundaki istinaf istemi, davacı vekilinin 17.09.2019 tarihli kısmi feragat dilekçesinde "maddi tazminata ilişkin anapara, işlemiş ve işleyecek faiz, yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin tüm taleplerimizden ve davanın maddi tazminat talebinden..... tüm davalılar yönünden feragat etme gereği hasıl olmuştur." içerikli olup bu nedenle bu husustaki istinaf istemi yerinde bulunmamıştır.
Hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf itirazına gelince; 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda; olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanma derecesi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu, yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca, davacı yararına 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin, manevi tazminat talebinin tam kabulüne karar verilmesinin olaya ve hakkaniyete uygun düştüğü değerlendirilmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, hükmedilen manevi tazminat miktarı yetersiz bulunmuş ise de; manevi tazminat miktarının arttırılması için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, HMK. 353/1-b-2 maddesi gereğince, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilerek, davacının manevi tazminat talebinin tam kabulüne karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/51, K. 2021/837, 22 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama