KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1563 - 2024/2031
- Esas no
- 2023/1563
- Karar no
- 2024/2031
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ...(...
- Üye
- ...(...
- Katip
- ...(...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11.07.2023
- Numarası
- 2022/913 Esas - 2023/408 Karar
- Başvuran davalı
- ANKARA SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ - [35608-18066-81763] UETS
- Vekili
- Av. ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Başvuru tarihi
- 21.07.2023
- İstinafa geliş tarihi
- 03.10.2023
- Yazım tarihi
- 28.11.2024
Karar Metni
1.114 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonuyla 15.09.2022 tarihinde ... üzerinde seyir halindeyken yol üzerinde bulunan rögar kapağı üzerinde geçtiği sırada kapağın kilit mekanizmasının takılı olmaması nedeniyle yerinden fırladığını ve aracın alt taraflarında hasar meydana getirdiğini, hasarın giderilmesi için yedek parça ve işçilik bedeli olarak 15.735,00 TL, 1.062,00 TL araç çekme bedeli ve araç üzerinde bulunan yükün taşınması için 10.030,00 TL nakliye bedeli olmak üzere toplam 26.827,00 TL zarar meydana geldiğini, 15 gün süreyle aracın kullanılamadığını belirterek meydana gelen zararın 15.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle yetki itirazında bulunarak Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu, ayrıca davacının gerçek kişi olup, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, kazanın meydana geldiği yolun bakım ve onarımından sorumlu kurumun Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı olduğunu, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7. maddesinin (f) bendi gereği yolların bakım, onarım, güvenlik vs. konularında yetki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığında olduğundan davalı idareye kusur atfının mümkün olmadığını, ayrıca davacı tarafından hız limitine uyulup uyulmadığının belli olmadığını, davacının kazaya sebebiyet verdiğini ve davacının kusurlu olduğunu, zararın davalıdan istenemeyeceğini bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından Davanın Kabulü ile, 15.735,00 TL hasar ve işçilik bedeli, 1.062,00 TL çekici bedeli ve 10.030,00 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 26.827,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, alacağa haksız fiil tarihi olan 15.09.2022 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava hususunda yetkili mahkeme Ankara Mahkemeleri olduğu halde yetki itirazının yerel mahkemece reddedildiğini, davalı idarenin adresinin Ankara olup hasarın meydana geldiği yerin de Ankara olduğunu ve bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafın gerçek kişi olduğu için ve çekişme konusu husus haksız fiile dayalı tazminat olduğundan görevli mahkemenin de Asliye Hukuk Mahkemeleri olmasına rağmen görev itirazlarının da reddedildiğini, davanın usulden reddi gerektiğini,
kazanın meydana geldiği yolun bakım ve onarımından sorumlu kurumun Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı olup davalı idareye kusur atfı mümkün olmadığını, meydana gelen kazada davacının kendisinin kusurlu olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı olarak onarım bedeli, araç yoksunluğu ve çekici ücreti nedeniyle maddi tazminat istemlerine ilişkindir.
Somut olayda, mülkiyeti davacıya ait olup dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun, 15.09.2022 tarihinde ... üzerinde seyir halindeyken yol üzerinde bulunan rögar kapağı üzerinde geçtiği sırada kapağın kilit mekanizmasının takılı olmaması nedeniyle yerinde fırlayıp aracın alt aksamına çarpması nedeniyle davacıya ait araçta hasar meydana geldiği ve çekici marifetiyle aracın servise çekildiği anlaşılmaktadır.
Bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Bu nedenle aracın eski hale getirilmesi için yapılacak olan onarım giderleri ile aracın ekonomik olarak değerinin azalmasından kaynaklı zarardan, zarar veren sorumlu tutulmaktadır.
Motorlu araç zarar görmüş ise, aracın kullanılış amacına göre araçtan mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Davacının araç mahrumiyeti ya da araç kiralama bedelinden zarar verenlerin sorumlu tutulabilmesi için aracın onarımı ekonomik ise onarım süresince, aracın onarımı ekonomik değil ise davacının aynı model ve yaşta, aynı özellikleri taşıyan yeni bir araç satın alması için geçecek makul süre için araç mahrumiyeti zararı belirlenmesi gerekir.
Araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir (Yargıtay 17. HD 2016/2072 E - 2018/11712 K sayılı ilam). Aracın perte ayrıldığının kabulü halinde de yeni bir araç alıncaya kadar geçecek makul süre için araç mahrumiyeti zararının belirlenmesi gerekecektir.(Yargıtay 17. HD 2014/13531 E-2016/11340 K sayılı ilam).
Bu durumda mahkemece, araç tamir edilmiş ise tamir süresince araç mahrumiyeti bedelinin, pert kabul edilmiş ise kaza tarihinden yeni bir araç satın alınmasına kadar geçecek makul süre için ikame araç bedelinin hesaplanması yönünden bilirkişi kurulundan rapor alınmalı, araç mahrumiyetine ilişkin belge sunulamaması halinde, B.K.’nun 42. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak mahkemece tayin ve takdir edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
(Yargıtay 17. HD 2012/6990 Esas, 2012/13761 Karar sayılı ilamı)
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına. Mahkemesince, trafik kolluğu tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ve olaya ilişkin fotoğraflar ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek.
Ankara Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanal İşletmesine ait olan ve davaya konu kazanın gerçekleştiği yol üzerinde bulunan rögar kapağının kilit mekanizmasının açılmaması nedeniyle meydana gelen kazada, davalı idarenin gerekli dikkat ve özeni göstermediği ve gerekli tedbirleri almadığının, kazanın davalı idarenin hizmet kusurundan meydana geldiğinin ve olayda davalının tamamen kusurlu olduğunun benimsenmesinde, davalının kusurlu hareketi ile oluşan hasar arasında uygun illiyet bağının bulunduğunun kabul edilerek;
fatura vb kayıtlar ile parça fiyatlarının denetlenerek alınan bilirkişi raporuna göre oluşan hasar ile uyumlu olduğu değerlendirilen onarım bedeli ile makul onarım süresi belirlenerek hesaplanan araç yoksunluğu bedelinden ve faturalı çekici ücretinden davalının tazmin sorumluğuna gidilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre; davalı vekilinin anılan yönlere değinen tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, H.M.K'nun 353/1-b-1 maddesi gereği davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1563, K. 2024/2031, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama