KÜNYE
T.C. Sakarya Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Esas no
- 2023/1830
- Karar no
- 2024/2222
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20.06.2023
- Numarası
- 2021/555 Esas - 2023/351 Karar
- Başvuran davalı
- 1 -PAMUKKALE TAŞIMACILIK TURİZM TİC.LTD.ŞTİ.
- Vekilleri
- Av. .................
Karar Metni
1.740 kelime·9 dk okuma·10 bölüm
Av. .................
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : 2 -...
VEKİLİ
Av. .................
DAVALI
3 -... -..., ........
DAVACI : ... -...
VEKİLLERİ
Av. ..., ............ Av. ....
DAVANIN KONUSU
Alacak (Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BAŞVURU TARİHİ : 19.07.2023-21.07.2023
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 14.11.2023
KARAR TARİHİ : 19.12.2024
YAZIM TARİHİ : 19.12.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. 11.10.2019 tarihinde ... plakalı aracın, davacı ... yönetimindeki ... plakalı araca çarptığını ve neticesinde davacının hayati tehlike taşıyacak ve bilincinin tamamen kapanacak şekilde ağır yaralandığını, davacının görmüş olduğu tedavi sonrası hayati tehlikeyi atlatmış olsa da felç kalma ihtimalinin kuvvetli olduğunu, kazanın davalı ... yönetiminde olan aracın Pamukkale Turizm Taş. Tic. ve Ltd.
Şti. adına tescilli olduğunu, Türk Nippon Sigorta A.Ş. sigorta tarafından sigortalı olduğunu, kaza neticesinde davacının aracının kullanılamaz hale geldiğini, öğretmen olarak görev yaptığı mesleğinden ayrı kaldığını, SGK karşılamadığından dolayı her türlü bakım hizmeti dışarıdan alınan biyomedikal cihazlar ve ilaçların bedeli özel hastane ücretlerinin davacı tarafından karşılandığını belirterek şimdilik 1.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ...
Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın talebinin belirsiz olduğunu, somutlaştırma yükümlülüğüne aykırı davranıldığını, davacı tarafça iddialarını ispatlar herhangi bir delil sunulmadığını, 2918 sayılı KTK m.97 uyarınca davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, devam eden ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, tedavi masraflarının KTK m.98/1 uyarınca davalının sorumluluğunda olmadığından bu talep için davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, geçici iş göremezlik süresinin uzman bilirkişi heyetince hesaplanması gerektiğini,
kalıcı sakatlık olmaması halinde hesaplanacak olan geçici iş göremezlik zararından sıgorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, kalıcı sakatlığa ilişkin dosyada delil olmadığını, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazlarının bulunduğunu, dava konusu olay sebebiyle davalı şirkete başvuru aşamasında sunulması gereken evrakların sunulmadığını, davacının kusur durumunu tespit edebilmek için ceza dosyasının işbu dosyaya celbini talep ettiklerini, davalı şirketin kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, davacının SGK'lı olup olmadığına bakılmaksızın, mevzuata göre SGK tarafından karşılanması gereken giderlerin trafik sigortalarının teminat kapsamına girmediğini, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamı dışında olup SGK'nın sorumluluğunda olduğunu,
davacının maluliyet oranının belgelendirilmesi gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli 2019/40 E. 2020/40 K. Sayılı Genel Şartları iptal eden kararının işbu kararın yayımı öncesinde meydana gelen trafik kazalarında uygulanamayacağını, kusur durumunun tam tespitinin yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından Davanın Kabulü ile, 7.790,58 TL bakıcı giderinin davalılar Pamukkale Tur. Taş. Tic. Ltd. Şti. ve ... yönünden kaza tarihi olan 11.10.2019, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 28.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta poliçesi teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 21.047,71-TL geçici işgöremezlik tazminatının davalılar Pamukkale Tur. Taş. Tic. Ltd.
Şti. ve ... yönünden kaza tarihi olan 11.10.2019, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 28.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta poliçesi teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 560.432,94 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar Pamukkale Tur. Taş. Tic. Ltd.
Şti. ve ... yönünden kaza tarihi olan 11.10.2019, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 28.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta poliçesi teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı ... Tur. Taş. Tic. Ltd. Şti. ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı ... ... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde.
Dosya kapsamında alınan 16.12.2022 tarihli ATK raporu ile davacının sürekli engel oranının %21.91 olduğu, geçici iş görememezlik oranının 9 ay olduğu, 90 gün boyunca bir başkasının bakımına bakımına muhtaç olduğu hesaplandığını, ATK raporundaki oranların taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, ATK raporu kapsamında davacının bedensel muayenesi yapılmadığını, Hükme dayanak teşkil eden raporun davacının yaşı dikkate alınmadan düzenlendiğini, davacının 51 yaşında olup, ileri yaşı itibari ile davacının hastalık öyküsünün olup olmadığı,
davacıda tespit edilen hastalıkların sırf kaza neticesinde meydana gelip gelmediğinin araştırılmadığını, kişinin iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği ve % 21.91 meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı yönünde öngörülen süre ve hesaplama fahiş olduğunu, davacının öğretmen olması nedeniyle geçici iş görmezlik döneminde ücretini alıp almadığı ya da SGK tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmadığını, davalı ...'nın ZMMS poliçesi kapsamında davalı olarak gösterildiğini, ancak İMMS ve Kasko Sigorta Poliçelerinin de Türk Nippon sigorta tarafından düzenlendiğini,
bu nedenle anılan sigorta şirketinin davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin tümünden sorumlu olduğunu, mahkemece davalı ...
Şirketinin sadece ZMM poliçesi kapsamında 360.000 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davacının emniyet kemeri takmıyor olması 2918 sayılı Kanun'un 86.Maddesinin 2.fıkrası gereği tazminatta indirim sebebi olduğunu, yerel mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılmak suretiyle müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; dava dosyasında kusura ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmaksızın hüküm kurulmuş olması hatalı olduğunu, dosyanın kusura ilişkin inceleme yapılmak üzere ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini talep ettiklerini, davalı şirketin kaza tarihi itibariyle poliçe teminat limiti 360.000,00-TL olup gerekçeli kararda hüküm kurulurken poliçe teminat limiti tutarının açıkça belirtilmemiş olması hatalı olup davalı şirket bakımından hak kaybına sebebiyet verdiğini,
davalı şirketin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumluluk hususu belirtilmişse de feriler yönünden poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk durumunda hangi oranda sorumluluğu olduğuna ilişkin hüküm kurulmadığını, davalı şirket geçici iş göremezlik-bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, davacının SGK’lı olup olmadığına bakılmaksızın, mevzuata göre SGK tarafından karşılanması gereken giderlerden ZMMS sigortacısı/işleten ve sürücü sorumlu olmadığını, ilgili taleplerin SGK yerine davalıya yöneltilmesinin hukuka ve de hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; haksız fiil (trafik kazası) nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konusu, 11.10.2019 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile davalılardan ...'nun sürücüsü, davalılardan Türk Nippon Sigorta A.Ş.'nin zorunlu trafik sigortacısı olduğu ve diğer davalı ... Taşımacılık Tic. ve Ltd.Şti'nin işleteni olduğu ... plakalı yolcu otobüsünün karışmış olduğu çift taraflı maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasında, davacının ağır bir şekilde yaralanmış olduğu anlaşılmaktadır.
Dairemizce, davalı ... şirketine tebliğ eden aktüerya raporunda davalının eylemlerinden sorumlu olduğu davalı araç sürücüsünün tam kusuruna göre hesaplanma yapmış olmasına rağmen kusura yönelik bir itirazının da olmadığı göz önünde bulundurularak yapılan istinaf incelemesinde;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına. Mahkemesince 6098 sayılı TBK 74.maddesine göre ceza mahkemesince tespit edilen maddi vakıalarla bağlı kalınarak ve kazanın meydana geliş biçimi, ceza dava dosyası içerisinde yer alan tanık, katılan, sanık beyanları ve kaza tespit tutanağı ve kazaya ilişkin görüntü kayıtları birlikte değerlendirilerek;
ceza dosyasında alınan kusur raporu da tartışılmak suretiyle, davalı araç sürücüsünün direksiyon başında uyuklaması nedeniyle direksiyonu hakimiyetini kaybederek önce davacı aracına arkadan ve sonrasında da refüje çarptığı davaya konu kazada, davalılar işleten ve sigortacının eylemlerinden sorumlu olduğu diğer davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun benimsenmesinde, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe dayalı olarak Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi A.B.D Başkanlığından alınan maluliyet raporunun benimsenmesinde,
Geçicici İş Göremezlik Tazminatı ve Bakıcı Gideri Yönünden davalının sorumluluğunun benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Davalılardan işletenin davacının kaza anında kemerinin takılı olmadığı yönündeki iddiasının değerlendirilmesinde ise:
Kazanın meydana gelmesindeki kusur ile kaza nedeni ile ortaya çıkan zararlı sonuç konusundaki kusur kavramları birbirinden farklıdır. Zarar göreninin, zararlı sonucun ortaya çıkmasına veya artmasına neden olması halinde, 6098 sayılı Borçlar Kanunun 52/1. Maddesinde düzenlenen "hakkaniyet indiriminin" konusu olabilecektir. Bu hususu ispat yükümlülüğü davalıdadır. Dosya içeriğine göre kaza tespit tutanağında da bu yönde bir belirleme olmadığı gibi davalının iddiasını ispata elverişli ceza dosyası kapsamında başkaca bir delil elde edilememiş olmakla, davalı vekilinin ispatlanamayan müterafik kusura dönük istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir.
Davalı işleten tarafından, diğer davalı ZMMS sigortacısının aynı zamanda genişletilmiş Kasko Poliçesi ile birlikte ek olarak İhtiyari Mali Mesuliyet teminatı sağladığı ve bu nedenle tüm tazminattan sorumlu tutulması gerekirken; yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olarak 360.000 TL ile sorumlu tutulmasının hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de incelenen dava dilekçesine göre davalı ... şirketine karşı ZMMS kapsamında dava yöneltildiği, İMM teminatı kapsamında KASKO sigortacısı olarak ayrıca dava yöneltilmediği ve mahkemesince davanın bu şekilde ele alınarak karar verildiği anlaşılmakla; yerinde görülmeyen istinaf gerekçesinin reddi gerekmiştir.
Davacının geliri hesaplanırken dava dilekçesinde yer verilen ve iddia edilen öğretmenlik mesleğine göre değil belge sunulmaması nedeniyle asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı ve davaya konu kazanın da iş kazası olmadığı anlaşıldığından; SGK tarafından davaya konu kaza nedeniyle rapor ücreti ya da aylık gelir bağlanamayacağı değerlendirilerek; davalı işleten vekilinin geçici iş göremezliğe ilişkin istinaf gerekçesi de yerinde görülmemiştir.
Ayrıca, Mahkemesinin davalı ... şirketinin sorumluluğuna ilişkin gerekçesinde, davalı sigortanın sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere yaralamalı zararlarda kişi başına 360.000,00 TL olduğu, davalı sigortanın teminat meblağından sorumlu tutulabileceği açıkça yazılı olduğu, davacının hesaplanan gerçek zararının poliçe limitini üzerinde olduğu ancak hüküm fıkrasında davalı ... şirketinin hükmedilen tazminattan poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulduğu ve bu haliyle infazda tereddüt meydana gelmeyeceği görülmekle davalı ...Ş.'nin anılan hususa ilişkin istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1830, K. 2024/2222, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama