İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1133 K.2025/1067

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde…

Esas2024/1133Karar2025/1067Tarih26 Mayıs 2025Okuma14 dk · 2.814 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İncelenen Kararın Asıl Dosya İstinaf Yoluna Birleşen Kocaeli 2. Asliye Hukuk 2023/292 Esas Sayılı Dosya

Karar tarihi
26 Mayıs 2025
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2024/1133 - 2025/1067
Dosya no
2024/1133
Karar no
2025/1067
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
Mahkemesi
KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
23.01.2024
Numarası
2022/500 Esas - 2024/63 Karar
Başvuran davacı
...
Vekili
Av...
Davalı
**** **** **** ****, [25999-56551-03458] UETS
Vekili
Av...
Başvuran davacı
...
Vekili
Av...
Davalı
...
Vekili
Av...
Davanın konusu
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Başvuru tarihi
08.05.2024
İstinafa geliş tarihi
02.07.2024
İlam yazım tarihi
26.05.2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.814 kelime·14 dk okuma·1 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili asıl dosya dava dilekçesinde. 05.10.2020 tarihinde davacının idaresindeki ... plakalı aracı ile ...

Caddesi istikametinde seyir ederken Elvan Sokak yönünden gelen ... idaresindeki, davalı sigorta şirketinde ... poliçe numarası ile sigortalı olan ... plakalı aracın müvekkilinin aracına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ...'ün olayda %100 oranında kusurlu olduğunu, davacının aracında meydana gelen hasar nedeniyle 32.724,87 TL bedelle onarım gerçekleştiğini, müvekkilinin aracının bakımlarını süresinde ve eksiksiz olarak yaptırdığını, kaza sonrası aracında değer kaybı meydana geldiğini,

sigorta şirketi tarafından taraflarına 6.373,44 TL ödeme yapıldığını fakat bu ödemenin yetersiz olduğunu, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL'lik değer kaybı zararının olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.

Asıl dosya davalısı Türkiye Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin mali mesuliyet sigortasından doğan sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, müvekkili şirketçe 2020 yılı trafik hasar limiti olan 40.000,00 TL'nin maddi dosya için ödendiğini, poliçe teminat limitleri gereği sorumlu olunan tutarın başvuran tarafa ödendiğini, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi gereğinde sorumlu olunan teminat limitinin tamamen tükendiğini, bu nedenle haksız kararın kaldırılması ile itirazların kabulüne karar verilmesi gerektiğini,

hasar aşamasında müvekkili şirketi tarafından davacı tarafa değer kaybına ilişkin 29/12/2020 tarihinde 6.373,44 TL, Ak Sigorta A.Ş'ye ise 30/12/2020 tarihinde 33.149,12 TL rücu ödemesi gerçekleştirildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilecek olması ihtimalinde değer kaybı hesaplamasının zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlar ekinde yer alan formüle göre yapılması gerektiğini, ayrıca söz konusu değer kaybı hesabının uzman sigorta eksperi tarafından yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini,

sigorta şirketlerinin kaza nedeniyle araçta oluşan gerçek zararlardan sorumlu olduğunu, kural olarak araç mahrumiyet bedeli kayıplarından sorumluluğunun olmadığını, davalı şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, tüm bu nedenlerle; davanın reddine, aleyhe hüküm kurulması halinde dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulmalarına, karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili birleşen dosya dava dilekçesinde. 05.10.2020 tarihinde Müvekkili ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ...

Caddesi istikametinde seyir ederken Elvan Sk yönünden seyir halinde olan ... sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracı ile müvekkil sevk ve idaresinde olan araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, müvekkilin aracında meydana gelen hasar nedeniyle onarımı yapılmış olup, ekte sunulan faturada da 32.724,87 TL bedelle onarım gerçekleştiği, işbu kazanın ardından müvekkiline ait ... plaka numaralı araçta değer kaybı meydana geldiği,

iş bu Müvekkile ait araçta tamirat nedeniyle meydana gelen değer kaybı zararını talep etme zorunluluğu hasıl olmuş bu doğrultuda Türkiye Sigorta'dan talepte bulunulduu, başvuru üzerine sigorta tarafından 6.373.44 TL ödeme yapıldığı, yaşanan kazada müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybı ile ilgili Kocaeli 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/500 Esas numaralı dava ikame edilmiş olup ve halihazırda devam ettiği, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/500 Esas sayılı dosya kapsamında alınan tarihli bilirkişi raporunda davacı müvekkilin aracındaki değer kaybı 20.000 TL olarak hesaplandığı,

sigorta poliçesinin maddi araç başına limiti 41.000 TL olduğu, Sigorta firması tarafından aracın onarımı için 32.724,87 TL, değer kaybı için 6.373.44 TL olmak üzere toplamda 39.098,31 TL ödeme yapıldığı, Sigorta firmasının 1.901,69 TL maddi araç başına limiti kaldığı, müvekkilinin aracındaki değer kaybının 20.000,00 TL olarak hesaplandığı, Sigortanın limiti dışındaki değer kaybından araç sürücüsünün sorumlu olduğu, müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybı nedeniyle, Kocaeli Arabuluculuk Bürosu'nun 2022/24568 başvuru, 2022/223 büro numaralı arabuluculuk dosyası ile görüşmeler yapıldığını, görüşmelerin olumsuz sonuçlandığı,

tüm bu nedenlerle öncelikle dosyanın Kocaeli 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/500 Esas numaralı dosyası ile birleştirilmesine, 13.626,56 TL değer kaybı zararının olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen dosya davalısı ... cevap dilekçesinde; davalı ile davacının birlikte karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonucu oluştuğu iddia edilen değer kaybına ilişkin işbu dava ile davacı taraf tazminat talebini yalnızca davalıya (araç sürücüsüne) karşı öne sürdüğü, değer kaybına ilişkin olarak Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/500 Esas sayılı davası ise zorunlu trafik sigortası kapsamında ZMMS şirketine karşı ikame edildiği, davacı tarafın oluştuğunu iddia ettiği değer kaybı, aracın kaskosu bulunduğundan dolayı öncelikli olarak kasko poliçesi kapsamında olduğu,

müvekkile karşı açılmış olan işbu davada talep ve iddia edilen tazminatın kasko şirketine karşı da yöneltilmesi gerektiği, davacı taraf dava dilekçesinde de Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/500 Esas sayılı dosyası ile değer kaybına ilişkin dava açtıklarını, talep edilen değer kaybı tutarının da işbu dosyadan düzenlenen bilirkişi raporu baz alınarak talep edildiğini, işbu davada görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan görevsiz mahkemede açılan davanın öncelikle görev yönünden usulden reddine karar verilerek görevli Asliye Tİcaret Mahkemelerine gönderilmesine,

HMK'nın 114/1 (ı) maddesine aykırı ikame edilen davanın dava şartı yokluğundan usulden reddilmesine, Allianz Sigorta A.Ş.'nin davaya eklenmesi adına eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa kesin süre verilmesini, kesin süre içerisinde eksiklik tamamlanmadığı taktirde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddilmesine, aksi kanaatte ise davanın Allianz Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmesine, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi tarafından davanın asıl dosya yönünden kabulüne, 1.000,00 TL değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden 11/06/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte poliçede yer alan limit dahilinde davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde.

Bilirkişi raporuna göre davalı hakkında ek dava açma zarureti hasıl olduğunu ve 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/292 E. sayılı dosya ile birleşme talepli olarak dava açıldığını, ancak bu dosyada hukuka aykırı olarak birleştirilme kararı verildiğini, aynı yargı çevresinde bulunmalarına rağmen “aynı düzey ve sıfattaki” hukuk mahkemeleri olmadıklarından birisindeki davanın diğerindeki dava ile birleştirilmesinin yasal olarak mümkün olamayacağını, ilk derece mahkemesi tarafından müteselsil borçlu olan birleşen dava davalısı yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,

TBK 155/1 gereğince: zaman aşımının müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilince, diğerlerine karşı da kesilmiş olacağından davaya konu olayda birleşen davaların davalıları müteselsilen sorumlu olduklarından Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/500 Esas sayılı dosyası ile kesilen zamanaşımının Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/292 E. sayılı dosyasındaki müteselsil sorumlu davalı için de kesildiğini, dolayısıyla işbu davanın zamanaşımı nedeni ile reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, gerekçeli kararın açıklaması ile sonuçta kurulan hükmün örtüşmediğini,

her ne kadar Kocaeli 2.Asliye Ticaret Mahkemesi 23.01.2024 tarihli gerekçeli kararında açıklama kısmında "Haksız fiilde müteselsil borçlulardan birisine karşı açılan dava da zamanaşımı süresi bütün borçlular için kesileceğinden 23.01.2024 tarihli kısa kararda sehven davalının birleşen dosya davalısının birleşen dosyada ki zaman aşımı itirazının zaman aşımı süresi dolduktan sonra birleşen dosyada dava açılmış olması sebebiyle kabulüne, mahkememiz dosyasıyla birleşen 2. AHM'nin 2023/292 E sayılı dosyasının zamanaşımından reddine karar verilmiş olup, kısa kararda değişiklik yapılamayacağından düzeltilememiş,

birleşen dosya yönünden davalı lehine bu nedenle vekalet ücretine hükmedilmemiş yargılama giderleri davacının üzerinde bırakılmıştır." şeklinde açıklama yapılmışsa da, hükmün tam tersi şekilde kurulduğunu ve gerekçeli kararın açıklama kısmı ile hüküm arasında çelişki oluştuğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Dairemizce, istinaf incelemesi, HMK’nın 355. maddesi gereği istinaf sebepleri ile birlikte ve re'sen kamu düzenine ilişkin hususlar dahilinde duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılmıştır.

Asıl dava maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı olarak sigorta şirketine yöneltilen değer kaybı istemine ilişkin olup; birleşen dava ise sigorta şirketinin poliçe limiti nedeniyle karşılanmayan bakiye değer kaybı istemli işleten ve sürücüye karşı yönetilen maddi tazminat istemine ilişkindir.

6100 sayılı HMK'nun 27.maddesi uyarınca davanın tarafları hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını ayrıca mahkemenin açıklamaları dikkate alınarak değerlendirilmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.

Anayasa’nın 138. ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, Kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır. 6100 Sayılı HMK’nın 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır.

Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur.

Hukuki dinlenilme hakkı gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.

Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik şekli ve görünüşte gerekçe yazılması, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır. Hakim gerekçe sayesinde, verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz.

Anayasa’nın 141.maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup, gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.

HMK'nın 297. maddesinde hükmün kapsamı düzenlenmiştir. Buna göre; tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Gerekçenin somut dosya içeriği ile uyumlu olması gerekir.

Kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi sebeple o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.(Yargıtay 9.H.D.,10/02/2016 tarih, 2015/34870 Esas,2016/3339 Karar)

6100 sayılı HMK 'nun " Davaların Birleştirilmesi" başlıklı 166. Maddesi: (1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.

(2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.

(3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir.

(4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.

(5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.

6100 sayılı HMK 'nun " Davaların Ayrılması" başlıklı 167. Maddesi: (1) Mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verebilir. Bu durumda mahkeme, ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam eder.

Hükümlerini içermektedir.

Buna göre, davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda mahkeme davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden, ayrı olarak açılmış davaları birleştirebileceği gibi (HMK 166), yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için birlikte açılmış davaların ayrılmasına da karar verebilir. (HMK 167) Bu konuda kanun hakime takdir hakkı tanımıştır. Ancak hakim takdir hakkını yargılamanın makul süre içerisinde bitirilmesini ve düzenli bir şekilde yürütülmesini emreden usul ekonomisi ilkesini de gözeterek kullanmak durumundadır.

HMK’nun 353 maddesinin 1-a fıkrasının 5. bendinde; İlk derece mahkemesi tarafından usule aykırı olarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına, karar verilmiş olması durumunda Bölge Adliye Mahkemesinin dosyanın esasını incelemeden ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye göndermesine kesin olarak karar vereceği hükme bağlanmıştır.

Tüm bu açıklamalara göre;

1-Davacı tarafından işleten ve aynı zamanda sürücü konumunda olan davalı ... aleyhine açılan Kocaeli 2.Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/292 Esas sırasına kayıtlı dava ile davacı tarafından sigorta şirketine yöneltilmiş bulunan Kocaeli 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/500 Esas sırasına kayıtlı davaların görüldükleri mahkemelerin "aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemeleri" olmadıkları gözetilmeksizin.

Kocaeli 2.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 15.11.2023 tarih 2023/292 Esas 2023/400 Karar sayılı birleştirme kararı usûl ve yasaya aykırıdır. Yanı sıra Kocaeli 2.Asliye Ticaret Mahkemesince celse ara kararları ile anılan dava dosyası ile mahkemesinin elindeki dava dosyasının birleştirilmesinin gerektiğine dair duruşma kararı ile dört celse birleştirme işlemlerinin beklenmesi de doğru görülmemiştir.

Bu bakımdan davacının bu yönde birleştirme talebinin olması verilmesi gereken karara bir etkisi bulunmayıp; birleştirme ve tefrik işlemlerinde yasanın aradığı koşulların değerlendirilerek usûl kurallarına uygun hareket edilmesi ve 6100 sayılı HMK 30. maddesinde düzenlenen "usûl ekonomisi" ilkesine uygun bir karar verilmesi gerekmektedir.

2--Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair karar 6100 sayılı HMK 321.maddesi kapsamında uyuşmazlığı esastan çözer şekilde nihai bir karara ilişkin olması nedeniyle hüküm niteliği teşkil ettiğinden; Yerel Mahkemenin 23.01.2024 tarihli son celsede, birleşen Kocaeli 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/292 Esas sayılı dava dosyası yönünden duruşma ara kararı ile davanın esastan çözümüne ilişkin karar verilmesi usûl ve yasaya aykırı görülmüştür.

3-Mahkemesince 23.01.2024 tarihli celse ara kararı ile birleşen Kocaeli 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/292 Esas sayılı dava dosyası yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair karar verildiği ve birleşen dava yönünden gerekçeye ise 05.02.2024 tarihli asıl ve birleşen dava dosyaları yönünden yazılan ortak gerekçeli kararda birlikte yer verildiği halde kararın gerekçesinde " mahkememiz dosyası ile birleştirildiği, birleştirmenin ancak aynı sıfattaki mahkemeler arasında olabileceği bu nedenle birleştirme kararının yerinde olmadığı,

dosyanın tefrik edilerek Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekmekle" şeklinde gerekçesi ile davanın tefrikine karar verildiğine dair kanaat uyandırıldığı ancak mevcut dosya kayıtlarına göre birleştirilen dava dosyasının birleştirme işleminden sonra bu kez tefrik edildiğine ilişkin her hangi bir karar ve işleme rastlanılmaması nedeniyle çelişki ve usûle aykırılık meydana getirilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Yanı sıra karar gerekçesinin devamında ise tefrik edilmesi gerektiği yazılı olan dava hakkında zamanaşımına ilişkin gerekçeye yer verilmesi ve yine devamında "haksız fiilde müteselsil borçlulardan birisine karşı açılan dava da zamanaşımı süresi bütün borçlular için kesileceğinden 23.01.2024 tarihli kısa kararda sehven davalının birleşen dosya davalısının birleşen dosyada ki zaman aşımı itirazının zaman aşımı süresi dolduktan sonra birleşen dosyada dava açılmış olması sebebiyle kabulüne" denilerek mahkemenin kararının aksi istikamette çelişik gerekçeye yer verilmesi ve "mahkememiz dosyasıyla birleşen 2. AHM'nin 2023/292 E sayılı dosyasının

zamanaşımından reddine karar verilmiş olup, kısa kararda değişiklik yapılamayacağından düzeltilememiş" şeklindeki gerekçe ile anlam kargaşasına sebebiyet verilerek; hüküm gerekçesinin kendi içerisinde de çelişki meydana getirilmesi usûl ve yasaya aykırı olup sonuç olarak ara karar şeklinde düzenlenen 23.01.2024 tarihli birleşen davanın zamanaşımına dair reddine ilişkin karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirilmiş olması doğru görülmemiştir.

4-Bununla birlikte 23.01.2024 tarihli celse ara kararı ile birleşen Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/292 Esas sayılı dava dosyası yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair karar verildiği halde asıl ve birleşen dava dosyaları hakkında ortak gerekçeli kararın hüküm fıkrasında birleşen dava dosyası yönünden davanın zamanaşımından dair hüküm fıkrasına yer verilmeden yalnızca asıl hükmün fer'ileri olan yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin hüküm kurulması da usûl ve yasaya aykırıdır.

Şu halde mahkemesince yapılması gerek duyulan iş, birleşen dava dosyası yönünden 6100 sayılı HMK 166 ve 167.maddelerine göre davaların ayrılması ile ilgili olarak öncelikle bir karar verilmesi, 6100 sayılı HMK 321.maddesine uygun olarak nihai karar ile verilebilecek olan zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair kararın ara karar şeklinde verilemeyeceği hususunun akılda tutulması, asıl ve birleşen dava dosyaları hakkında taraf iddia ve savunmaları birlikte değerlendirilerek; ortaya çıkacak sonuca göre, gerekçe ve hükümde çelişki meydana getirilmeden bir karar vermekten ibaret olacaktır.

Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-5 ve 353/1-a-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, tarafların iddia ve savunmalarına göre yargılama yapılıp; oluşacak sonuca göre gerekçe hakkı gözetilmek suretiyle bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.01.2024 tarih 2022/500 Esas, 2024/63 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-Peşin alınan istinaf karar harcının talebi halinde yatırana iadesine,

4-İstinaf yoluna başvuran davacının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine,

5-Harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,

6-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26.05.2025

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1133, K. 2025/1067, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1133
Karar No
2025/1067
Tarih
26 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1134 K.2025/443
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1135 K.2025/1093
  • İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1138 K.2025/478
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1139 K.2025/561
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1140 K.2025/683
  • İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1141 K.2025/486

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.