KÜNYE
T.C. Sakarya Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Esas no
- 2024/1577
- Karar no
- 2025/1277
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/06/2024
- Numarası
- 2023/502 Esas - 2024/357 Karar
- Başvuran davacılar
- 1-... - ...
Karar Metni
1.959 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
2-... - ... 3-... - ... 4-... - ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - ... ...
DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...
DAVALI : BURAKCAN İNŞAAT VE TİCARET LTD ŞTİ
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)
BAŞVURU TARİHİ : 06.08.2024
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 01.10.2024
KARAR TARİHİ : 25.06.2025
YAZIM TARİHİ : 25.06.2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde. 03.05.2023 tarihinde davalı ...'ın idaresindeki davalı Burakcan İnş. Tic. Ltd.
Şti adına kayıtlı, davalı ... tarafından sigortalı ... plakalı kamyon ile davacıya ait ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davacılar ... ve ...'ın kızları, ... ve ...'nin kız kardeşleri ...'ın vefat ettiğini, kaza nedeniyle davalı ...'ın Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/212 esas sayılı dosyasında yargılandığını, Kocaeli CBS nın 2023/15672 soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalı ...'ın tam ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacıların çocuklarını kaybetmeleri nedeniyle manevi tazminat taleplerini içerir yaptıkları başvuruya dönüş yapılmadığını,
arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 200.000,00'er TL, davacılar ... ve ... Sağlık için 150.000,00'er TL olmak üzere toplam 700.000,00-TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 03.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Burakcan İnş. Tic. Ltd. şti. vekili cevap dilekçesinde; davalının ticaret siciline kayıtlı olduğu yerin Ankara olduğunu, davacıların adresinin ise Adana ili olduğunu, bu nedenle dosya hakkında yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Ankara İş Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, dava konusu olayın iş kazası olması hasebiyle, iş mahkemelerinin görev alanına girdiğini, manevi tazminat bedeli olarak istenen miktarın zenginleşme amacı taşıdığını, davalının yaşanan olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davada kusurlu tarafın, olayın oluşundan da anlaşılacağı üzere davalı ... olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ....
Vekili cevap dilekçesinde ; davaya konu 03.05.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkili şirketin ... nolu Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi mevcut olduğunu, davalı şirketin poliçe kapsamında sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, poliçede yazılı özel şartlar ve İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası ile sınırlı olduğunu, davadan önce davalı ... şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, bu nedenle dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacı tarafların manevi tazminat taleplerinin fahiş miktarlar olduğunu, zararların poliçe limiti ile sınırlı olduğunu,
davalı şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile, davacılar ... ve ... için 120.000,00'er TL, davacılar ... ve ... için 60.000,00'ar TL olmak üzere toplam 360.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... Aş yönünden garameten paylaştırma yapılarak davacılar ... ve ... için 100.000,00'er TL, davacılar ... ve ... için 50.000,00'er TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olacak şekilde ve tahsilde tekerrüre esas olmamak üzere temerrüt tarihi olan 09.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; kazada davacıların 5 yaşında olan çocuklarının vefatında herhangi bir kusuru olmadığını, zararın doğmasına ya da artmasına ilişkin bir eylemlerinin de olmadığını, davalı sürücü ...'ın tek şeridi olan yolda ağır vasıta harfiyat kamyonu ile yine önündeki ağır aracı sırf anlık hırs, eğlence ve zevk için hatalı bir şekilde sollamaya çalıştığını ve kendi şeridinden çıktığı zaman davacı ...'in kullanmış olduğu araca çarparak davacı ...'in yaralanmasına,
kızı ...'ın ölümüne neden olduğunu, davalı sürücünün Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/212 esas sayılı dosyasında taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini ve dosyanın istinaf incelemesinde olduğunu, Kocaeli CBS 2023/15672 sor.
Sayılı dosyasında alınan 15.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda ve ATK Trafik İhtisas Dairesinin 09.10.2023 tarihli raporunda da davalı sürücü ... tam ve asli kusurlu, davacı ...'ın kazada kusuru bulunmadığının tespit edildiğini, davacı babanın kendi şeridinde araç kullanırken karşısından son hızla gelen bir hafriyat kamyonunun gelip çarpması karşısında;
nasıl bir zararın artışına katkısı olduğunun anlaşılamadığını, kaldı ki söz konusu aracın ön ya da arka koltuğunda oturulmuş olup olmasının olayın gerçekleşmesine herhangi bir katkısı olmadığını, kazada davacının aracının hafriyat kamyonu hızı ve ağırlığı ile aracın tamamen ezdiğini, davacı babanın bile araçtan zar zor çıktığını, davalının kullandığı harfiyat kamyonu ile başka bir kamyonun yarış halinde olduklarını ve davalının davacının aracını geldiğini görmesine rağmen hız kesmediğinin görüntülerle sabit olduğunu,
tüm bunlara rağmen davacı anne ve babanın 5 yaşındaki kızlarını araçlarının ön koltuğunda yolcu olarak seyahat ettirmeleri nedeniyle Türk Borçlar Kanunu'nun 51'inci maddesi uyarınca matematiksel olmamak üzere müterafik kusur indirimi yapılmasının anlamlandırılamadığını, böyle bir değerlendirme yapılsa bile davacılar lehine talep edilen tazminatlardan, yapılan indirim oranı anne ve babadan her birinden %40 ve kardeşlerden ise yapılan oran %60 yüksek oranlarda bir müterafik kusur indirimi yapmasının açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, bu haliyle yapılan değerlendirme ile davacıların acı ve ızdırabının azalması imkanı olmadığı gibi,
adeta davacı anne ve babanın davalı ...'ın yoluna çıktığı için, çocukların vefatından kaynaklı tüm acı ve ızdıraba ve ömürleri boyunca 5 yaşındaki kızlarının yokluğuna ve kaybına katlanmayı da hak etmiş gibi değerlendirildiğini, meydana gelen trafik kazası ve kusur karşısında hükmedilen manevi tazminat miktarının elem ve acıyı dindirmekten uzak ve düşük olduğunu, davalı ... yönünden davanın kısmı kabulü söz konusu olmamakla ve poliçe limitinin tamamının tahsiline hükmedildiği ve talebin de zaten poliçe limiti ile sınırlı olduğundan davalı ... şirketine vekalet ücreti hükmedilmesinin mümkün olmadığını,
yine yargılama aşamasında hiç bir şekilde duruşmalara katılmayan, beyan ya da aşamalarda herhangi bir dilekçesi bulunmayan davalı şirket lehine, sadece vekalet sunulması nedeni ile vekil ile temsil edilmesinden dolayı davalı Burakcan İnşaat Ticaret Ltd. Şti lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme karanının kaldırılarak yeniden inceleme yapılması için mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasında vefat nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 03.05.2023 tarihinde, davacılardan ... ve ...'ın çocukları, diğer davacıların kardeşleri olan olay tarihinde 5 yaşlarındaki ... davacı babanın sevk ve idaresindeki araçta yolcu iken, davalıların sürücüsü, maliki ve kasko sigortacısı oldukları aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında, davacıların desteği ... vefat etmiştir.
HMK 342/2-e maddesi uyarınca, istinaf yoluna başvuran taraf istinaf dilekçesinde, başvuru sebeplerini ve gerekçesini göstermek zorundadır. Nitekim istinaf denetiminin sınırı, aynı yasanın 355.maddesi uyarınca, kamu düzenine aykırılık teşkil eden haller dışında, istinaf başvurusunda gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olacak şekildedir.
Buradan hareketle, davacılar vekilinin istinaf dilekçesinde, değerlendirmeye kabil hukuki değer atfeden tek neden, yerel mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkindir.
İlk derece mahkemesince kusur raporu alınmamış, olaya ilişkin Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/212 E-2023/347 K sayılı dosyasında alınan trafik bilirkişi ve ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporlarda davalı sürücünün kazanın oluşumunda tamamen kusurlu olduğu belirtilip ceza dosyasındaki kusur raporu esas alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Ceza dosyasının incelenmesinde kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalı sürücüye kusur verildiği, soruşturma aşamasında ve ceza yargılaması sırasında ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporlarda da kazanın oluşumunda davalının tamamen kusurlu olduğu belirtildiği, yapılan yargılama sonunda davalı sürücünün kusurlu olduğu kabul edilerek davalının bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne bir kişinin yaralanmasına sebep olma suçu sabit bulunarak cezalandırıldığı ve uyap sisteminden yapılan sorgulmada ceza dosyasının istinaf aşamasında olduğu anlaşılmıştır.
6098 sayılı TBK'nun 56/2 maddesi uyarınca ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta; kaza tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, müteveffanın yaşı, davacıların ölene yakınlık dereceleri ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğu, yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca, davacı anne ... için 200.000,00 TL, davacı baba ... için 200.000,00 TL diğer davacı abla ... ve davacı kardeş ... için ayrı ayrı 150.000,00'er TL olmak üzere toplamda 700.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin olaya ve hakkaniyete uygun düştüğü değerlendirilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarı az bulunmuş ise de; anılan yanılgının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince davacılar vekilinin istinaf itirazı kabul edilerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1577, K. 2025/1277, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama