KÜNYE
Bölgeadliyemahkemesikarar I" T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2025
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/2093 - 2025/1913
- Dosya no
- 2024/2093
- Karar no
- 2025/1913
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10.07.2024
- Numarası
- 2023/236 Esas - 2024/567 Karar
- Başvuran davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1- KORU SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ, ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2- TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ, ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 3- ...
- Davanın konusu
- Tazminat (Maddi Hasarlı Trafik Kazasından Kaynaklanan
- Başvuru tarihi
- 24.08.2024
- İstinafa geliş tarihi
- 18.12.2024
- İlam yazım tarihi
- 24.10.2025
Karar Metni
1.313 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.09.2022 tarihinde davalılardan ...'nın idaresindeki 34... plakalı aracın davacının sürücüsü olduğu 41... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası oluştuğunu, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağında davalı şirketler nezdinde sigortalı olan araç sürücüsünün %100 tam kusurlu olduğunu, kaza sonucu davacı adına kayıtlı 41... plakalı Volkswagen Tiguan araçta değer kaybı meydana geldiğini, kaza sonrası değer kaybı için Türkiye Sigorta A.Ş. ve Koru Sigorta A.Ş. şirketlerine başvurulduğunu, ancak bir sonuç alınmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaya varılamadığını, sonuç ve istem olarak araçtaki değer kaybının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; 28/12/2022 tarihinde ZMMS sigortacısı olan davalı şirketin, davacı sigortacısı olan Eureko Sigorta A.Ş.'ye 100.000,00.-TL maddi hasar ödemesini rücuen gerçekleştirdiğini, kaza tarihi itibari ile sorumluluk limitlerinin tükendiğini, bu nedenle talep edilen değer kaybına ilişkin biç bir sorumluluğunun bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Koru Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının aracındaki hasar için Eureko Sigorta Anonim Şirketine 28.12.2022 tarihinde 61.597,45 TL ödeme yapıldığını, İşbu ödemenin poliçe limitinde değerlendirilmesi gerektiğini, başvuru sahibinin talebi haksız ve mesnetsizdir. zira; müvekkil şirkete yapılan başvuru üzerine ...
Nolu dosya açılmış olup şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde araçtaki değer kaybı için 05/04/2023 tarihinde 15.000,00 TL ödeme davacıya ödeme yapıldığını, değer kaybı tazminatı için poliçe limitinin tamamı tükendiğini, müvekkilinin sorumluluğundaki borç, sigortacılık mevzuatı gereği eksiksiz olarak ödendiğinden üzerine düşen edimi ifa eden müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, trafik kazasının meydana gelmesinde kusurun sigortalı araç sürücüsüne ait olduğu iddia edildiğini, bu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, öncelikle kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak,
kazaya etki eden tüm faktörler değerlendirilerek kazanın meydana gelmesinde sürücülerin var ise kusur oranlarının tespiti gerektiğini, davacıya ait aracın geriye dönük hasar kayıtlarının celbini, araçta hasarlı bölgelerin önceki kazalarda hasar almış olması durumunda, mükerrer değer kaybı oluşturmayacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde; başlangıçta belirsiz alacak davası olarak açılan davanın alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah edilerek, davacı ...'e ait aracın değer kaybı yönünden, 60.000,00 TL tazminatının kaza tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından, davalı Türkiye Sigorta Anonim Şirketi ve davalı Koru Sigorta Anonim Şirketi hakkında açılan davaların reddine, davalı ... hakkında açılan davanın kabulüne, 60.000,00 TL değer kaybı bedelinin olay tarihi olan 19/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece eksik ve hatalı inceleme neticesinde karar verildiğini, gerekçeli kararda, bilirkişi ek raporuna yaptıkları itirazlar hakkında bir değerlendirme yapılmaksızın ve yeni bir bilirkişiye tevdi edilmeksizin hüküm tesis edildiğini, araçlarda meydana gelen değer kaybı hesaplamalarında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini, oluşan değer kaybının belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacıya atfedilebilecek hiçbir kusur bulunmadığını,
karşı karşı tarafın %100 kusurlu olduğunu ve kaza nedeniyle davacının aracında ciddi bir değer kaybı meydana geldiğini, tüm bu koşullar göz önünde bulundurulmadan belirlenen rayiç değer ve değer kaybının kabulünün mümkün olmadığını, 75. 000,00 TL değer kaybının maddi gerçeklerle bağdaşmadığını, ikinci el piyasa fiyatlarında yeterli araştırma yapılmadan aracın kaza sonrasında tamir gören kısımları yeterince irdelenmeden değer kaybı hakkında değer biçildiğini, belirlenen miktarın piyasa koşullarına göre daha yüksek olması gerektiğini, bu nedenle kararın kaldırılmasına davanın tüm davalılar yönünden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Somut olayda, 19.02.2022 tarihinde meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı aracının ağır bir şekilde hasar gördüğü anlaşılmaktadır. Davacı tarafından eldeki dava 6100 sayılı HMK 107.maddesi hükümlerine göre belirsiz alacak davası yoluyla, 41... plakalı karşı aracın zorunlu trafik sigortacı ile işletenine ve 34... plakalı kendi aracının kasko sigortacına karşı birlikte yöneltilmiştir.
Bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Bu nedenle aracın eski hale getirilmesi için yapılacak olan onarım giderleri ile aracın ekonomik olarak değerinin azalmasından kaynaklı zarardan, zarar veren sorumlu tutulmaktadır.
Yargıtay 17. HD'nin 15.03.2018 tarih, 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Ne var ki, dosyaya kazandırılan Makine Mühendisi bilirkişi raporunun yüksek mahkemenin araç değer kaybına ilişkin araştırma metodolojisine uygun olmadığı öncelikle söylenmelidir. Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda dava konusu aracın kaza tarihinden önceki ve sonraki değerlerinin denetime elverişli şekilde yeterince somutlaştırılarak belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacı aracının varsa önceki maddi hasarlı kazalarına ilişkin sigorta hasar dosyaları da dosyaya kazandırılarak; önceki bilirkişiden, hasar dosyası, aracın modeli, markası, km'si, kullanım tarzı vs birlikte gözönünde bulundurularak; aracın olay tarihindeki (19.02.2022 kaza tarihi itibariyle kazadan önceki) 2. el piyasa raiç değeri ile aracın davaya konu kazadan sonraki hasarlı halinin piyasa değerlerinin tespit edilmesi,
2.el piyasa değerinin tespiti hususunda resmi veriler (kaza tarihine ilişkin kasko bedelleri, Ticaret Bakanlığı verileri vb) yararlanılarak ve ilaveten piyasa rayiçlerinin serbest piyasa araştırması yapılarak ve yapılan bu araştırma sonuçları rapora yansıtılmak suretiyle aracın öncesindeki hasarlı hali ve sonrasındaki hasarlı haline ilişkin somut verilerek ortaya konularak hükme ve kanun yolu denetimine elverişli bir şekilde belirlenmesi hususunda ayrıntılı ek rapor alınarak sonucuna göre davacının davaya konu trafik kazasından kaynaklı değer kaybı zararının hesaplanması gerekirken;
hükme elverişli olmayan yetersiz rapora göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de her iki davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitlerinin tüketilmiş olduğu gerekçesiyle anılan davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş ve davalı ZMMS sigortacı Türkiye Sigorta A.Ş. tarafından dava öncesinde ödeme yapıldığı anlaşılmakla verilen karar isabetli ise de davalı kasko sigortacısı Koru Sigorta A.Ş. tarafından değer kaybı bakımından yapılan ödemenin dava açılış tarihinden sonra 05.04.2023 tarihinde olduğu ve dava devam ederken yapılan ödeme ile poliçe limitleri tüketilmiş olduğu görülmektedir. Şu halde davalı Koru Sigorta A.Ş. yönünden "konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair " karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi de usûl ve yasaya uygun düşmemektedir.
İlk derece mahkemesinin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporu ve verdiği kararda tespit edilen ve yukarıda belirtilen eksiklik ve hatalar, dairemizce H.M.K'nun 353/1-a-6 maddesi kapsamında "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli bazı delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması" olarak nitelendirildiğinden; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, anılan eksiklik giderilerek sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2093, K. 2025/1913, 24 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama