KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/2107 - 2025/1759
- Esas no
- 2024/2107
- Karar no
- 2025/1759
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/10/2024
- Numarası
- 2023/523 Esas - 2024/545 Karar
- Başvuran davacılar
- 1 -.....
Karar Metni
773 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
: 2 -..... : 3 -.....
DAVALI : .... VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : **** **** **** ****
VEKİLİ : Av. ....
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
BAŞVURU TARİHİ : 18.10.2024
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 18.12.2024
KARAR TARİHİ : 08.10.2025
YAZIM TARİHİ : 09.10.2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde;16.06.2017 tarihinde davalı ...'nın sevk ve idaresindeki 54..... plakalı aracın sokak içerisinde yaya olarak yürüyen davacıya çarptığını, kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını, keşif yapılarak yeni bir kusur raporu aldırılması gerektiğini, davacının ameliyat ve sair tedavi yöntemlerine rağmen malul kaldığını belirterek 600,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 300,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL tedavi masrafları, 100,00 TL bakıcı gideri ve 100,00 TL ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olmak üzere toplam toplum 1.200,00 TL maddi tazminatın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunduğu, sigortalı ...'nın kazada kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Zamanaşımı itirazında bulunduğu, davaya konu kazanın meydana gelmesinde, davalı çocuğun kusurlu olduğunu, kazada kendisine atılı herhangi bir kusur ve hukuka aykırı fiilin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından açılan davanın reddine dair karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının dosya kapsamındaki mevcut delil durumuna, tarafların iddia ve savunmalarına, tanık anlatımlarına, dosya içerisindeki yazılı bilgi ve belgelere aykırı olup maddi ve hukuki denetime elverişli olmayan rapora dayanılarak verildiğini, her ne kadar raporda kazanın davacı küçük karşıdan karşıya geçerken olduğu ifade edilmiş ise de davacının yol kenarında oynarken kaza meydana geldiğini, davalı araç sürücüsünün, kamyonet tipi aracın hızını yol durumuna göre ayarlamadığını,
sokak içerisindeki durumu gözeterek meskun mahal olan sokak arasında park halindeki araçların önünden çıkabilecek yayalar hususunda gerekli özen ve dikkati göstermediğini, sürücünün en azından tali bir kusur ile kazaya sebebiyet verdiğinin açık olduğunu, öte yandan davacının yaşı nedeniyle davranış faktörlerinin kazanın oluşumunda;
kusurlu olduğunun kabulünün Yargıtay içtihatlarına ve hakkaniyet kurallarına aykırı olduğunu, tanık anlatımlarının da bilirkişi raporunda dikkate alınmadığını, dosya kapsamındaki yazılı delillere, tanık anlatımlarına ve itirazlarımıza uygun düşecek nitelikte rapor tanzimi için dosyasının yeni bir heyete tevdi edilmesi yahut ek rapor alınması taleplerinin mahkemece gerekçesiz olarak reddedildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda,16.06.2017 tarihinde, davalıların sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın davacı yaya ...'ya çarpması sonucu, davacının yaralandığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, gerçekleşen kazada davacı yaya %100 kusurlu bulunarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında, yalnızca davacı yayaya kural ihlali verilmiştir. Mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda da gerçekleşen kazada davacı yayanın %100 kusurlu olduğu belirtilmiş, mahkemece bu rapora itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamından olay tarihinde yaklaşık 5 yaşında olan davacı yayanın görüşe kapalı alan teşkil eden sağ tarafta park halindeki aracın arkasından yola aniden çıktığı ve bu nedenle kazanın gerçekleşmesinde davacı yayanın tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2107, K. 2025/1759, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama