KÜNYE
T.C. Sakarya Bam 3. Hukuk Dairesi Bölgeadliyemahkemesikarar I" T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2025
- Dosya no
- 2024/2094
- Karar no
- 2025/1917
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17.09.2024
- Numarası
- 2023/200 Esas - 2024/424 Karar
- Başvuran davalılar
- 1-... - ...
Karar Metni
1.440 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
2-... VEKİLİ : Av. ...
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BAŞVURU TARİHİ : 15.10.2024
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 18.12.2024
KARAR TARİHİ : 24.10.2025
İLAM YAZIM TARİHİ : 24.10.2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in sevk ve idaresinde bulunan trafik siciline davalı ... adına kayıtlı 34... plakalı, .... şasi nolu, kullanım amacı ticari, Mercedes-Benz marka, 2015 model kamyon; mülkiyeti müvekkili şirkete ait ... sevk ve idaresinde ki 34... plakalı, kullanım amaı ticari-yük nakli, Mercedes-Benz marka, 2009 model kamyona ve 34 FV 8533 plakalı, kullanım amacı yük nakli-ticari, Aksoylu marka, 2008 model römorka, mülkiyeti müvekkili şirkete ait sürücü ... sevk ve idaresinde ki 34... plakalı, kullanım amacı ticari-yük nakli, Ford marka,
2016 model kamyona kaza tarihi olan 03.01.2023 tarihinde trafik kazasında hasar verdiğini, kazanın oluşumunun maddi hasarlı kaza tespit tutanağına göre; davalı sürücü ...'in D-100 karayolu Uzuntarla-Ankara istikametinde giderken kaza mahallinde müvekkili şirketin garajına giren 34... plakalı çekiciye bağlı, 34... plakalı römorkla arkadan çarpması ve bu aracın da öndeki diğer 34... plakalı duran halde ki araca kazanın etkisi ile savrularak çarpması olarak gerçekleştiğini, davalı sürücünün kazanın oluşumunda tam ve ağır kusurlu olduğunu, kaza sonrası müvekkili şirkete ait araçların hasarlandığını belirterek,
meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluşan ticari kazanç kaybı niteliğinde şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; huzurda açılan işbu davanın haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, açılan davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde 34... plakalı aracı ile müvekkili ...'e ait yine müvekkili ... sevk ve idaresinde ki 34... plakalı araç arasında 03.01.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazada müvekkili Yener'in tam kusurlu olduğunu, davalı aracın kullanılmamasından doğan ticari kazanç kaybının meydana geldiğini, bunun müvekkillerden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek, davacının açmış olduğu haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde; 03.01.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluşan ticari kazanç kaybı niteliğindeki toplam 109.375,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kabulüne, 109.375,00 TL’nin 03/01/2023 tarihinden itibaren işletilecek avans faiz ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalıların mağruiyetine yol açacak ve davacının hakkından fazla kazanç sağlamasına neden olacak şekilde hesaplamalar yapıldığını, Kocaeli Ticaret Odası tarafından bir çekici ve kamyonun ortalama günlük kazancı bilgisi olarak verilen tutarların ortalamasının 1.250,00 TL,
Kocaeli Kamyoncular ve Kamyonetçiler Esnaf Odası tarafından verilen tutarların ortalaması 2.312,187 TL iken ilk derece mahkemesince belirlenen ortalamanın 3.125,00 TL olarak hesaplanmasının ve talep arttırımın da bu hesaba yönelik kabulüne karar verilmesinin hukuken anlaşılamaz olduğunu, kendilerine atfedilen %40 kusur oranı çerçevesinde kusur tenzili yapılması gerektiğinin gözardı edildiğini, ilk derece mahkemesince kusura ve diğer hususlara ilişkin uzmanlık gerektiren incelemelerin yapılması ve rapordaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla dosya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmeden,
eksiklikler giderilmeden eksik ve hatalı inceleme ile hüküm kurulduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı olarak uğranılan kazanç zararının tazmini istemine ilişkindir.
Somut olayda, 14.05.2022 tarihinde meydana gelen birden fazla aracın karıştığı zincirleme ölümlü ve yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacı aracının arka ve ön kısımlarından hasar görmüş olduğu anlaşılmaktadır.
Bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Bu nedenle aracın eski hale getirilmesi için yapılacak olan onarım giderleri ile aracın ekonomik olarak değerinin azalmasından kaynaklı zarardan, zarar veren sorumlu tutulmaktadır. Motorlu araç zarar görmüş ise, aracın kullanılış amacına göre araçtan mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Davacının araç mahrumiyeti ya da araç kiralama bedelinden zarar verenlerin sorumlu tutulabilmesi için aracın onarımı ekonomik ise onarım süresince, aracın onarımı ekonomik değil ise davacının aynı model ve yaşta, aynı özellikleri taşıyan yeni bir araç satın alması için geçecek makul süre için araç mahrumiyeti zararı belirlenmesi gerekir.
Araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir (Yargıtay 17. HD 2016/2072 E - 2018/11712 K sayılı ilam). Aracın perte ayrıldığının kabulü halinde de yeni bir araç alıncaya kadar geçecek makul süre için araç mahrumiyeti zararının belirlenmesi gerekecektir(Yargıtay 17. HD 2014/13531 E-2016/11340 K sayılı ilam).
Bu durumda mahkemece, araç tamir edilmiş ise tamir süresince araç mahrumiyeti bedelinin, pert kabul edilmiş ise kaza tarihinden yeni bir araç satın alınmasına kadar geçecek makul süre için ikame araç bedelinin hesaplanması yönünden bilirkişi kurulundan rapor alınmalı, araç mahrumiyetine ilişkin belge sunulamaması halinde, B.K.’nun 42. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak mahkemece tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir(Yargıtay 17. HD 2012/6990 Esas, 2012/13761 Karar sayılı ilamı).
Buna göre, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemece hükme esas alınan ve taraflarca tutulana kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olan İTÜ öğretim görevlilerinden oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan kusur raporunun benimsenerek hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Öte yandan davacının kazada hasar gören aracını makul onarım süresi boyunca kullanamayacağı ve bu nedenle de ulaşım ihtiyacını karşılamak üzere masraf yapıp ek külfete katlanmak zorunda kalacağı değerlendirilmesinde isabetsizlik bulunmamakta ise de dosyaya kazandırılan emsal kazançların matematiksel ortalamasına göre davacı aracının günlük kazancının 2.625,00 olarak kabul edilmesi gerekirken 3.125,00 TL kabul edilmesi ve mahkemece alınan bilirkişi raporlarında gerek çekici ve gerekse romork hasarından dolayı azami tamir sürelerinin çekici için belirlenen 20 günlük süre içerisinde kalacağının tespit edilmiş olması karşısında makul onarım
süresi olarak belirlenen 20 günlük süre yerine tazminat hesabının beyana ve faturaya dayalı olarak 53 gün olarak kabul edilip; bu kapsamdaki artırım dilekçesi denetlenmeden tazminata karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Anılan yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davalılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak; davalının kazanç kaybı olan 52,500,00 TL'den sorumlu tutulması suretiyle davanın kısmen kabulüne dair yeniden hüküm kurmak gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2094, K. 2025/1917, 24 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama