KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2025
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/875 - 2025/878
- Esas no
- 2024/875
- Karar no
- 2025/878
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18.07.2023
- Numarası
- 2018/576 Esas - 2023/413 Karar
- Başvuran davacı
- ...
- Vekili
- Av...
- Davalılar
- 1 -...
Karar Metni
1.161 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
: 2-...
DAVALI : 3-MAPFRE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av..
DAVANIN KONUSU
Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
BAŞVURU TARİHİ : 07.03.2024
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 14.05.2024
KARAR TARİHİ : 02.05.2025
YAZIM TARİHİ : 02.05.2025
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 21.11.2017 tarihinde kaldırımda yürüdüğü sırada davalı ...' ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucusu yaralandığını, bir çok tedavi gördüğünü, olayla ilgili Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/31112 numaralı dosya üzerinden soruşturma başlatıldığını, olayda davalı ...' ın kusurlu bulunduğunu, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalandığını, diğer davalı ...' ın kazaya neden olan aracın işletini olması nedeniyle sorumlu olduğunu, davacının geçirdiği davaya konu trafik kazası nedeni ile çalışamaması,
sakat kalması ve güç kaybı yaşaması nedeniyle uğradığı maddi zararlarının tazmini için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın, davacının olay nedeniyle sarf ettiği tedavi giderlerinin tazmini için 4.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ve kapsamı ile sorumlu olmak kaydı ile),
müvekkilinin manevi yönden uğradığı zararların kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile 150.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiş, davalılar ... ve ... cevap dilekçesi sunmamışlardır.
Davacı vekili 12.07.2019 tarihinde sunduğu dilekçesinde ve duruşmalarda maddi tazminata ilişkin taleplerinden feragat ettiğini beyan etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından "davanın maddi tazminat yönünden feragat nedeniyle reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine" karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacı lehine 10.000TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, çok düşük bir miktar olarak belirlendiğini, davacının maluliyet oranı %4 olarak kabul edildiğini ve bu oranın kabulünün mümkün olmadığını, Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 25.04.2019 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda davacının olay nedeni ile sürekli maluliyeti %22 olarak tespit edildiğini, davacının meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun olmadığını, yerel mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının manevi tazminatın belirlenmesindeki unsurların hiç birini karşılamadığını beyanla, yerel mahkeme hükmünün kaldırılarak daha yüksek miktarda bir tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Olay tarihi 21.11.2017 tarihinde mülkiyeti davalı ...'a ait diğer davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kaza mahallinde kaldırımda yürümekte olan davacıya çarpması sonucu davacının hayati tehlike geçirecek biçimde yaralandığı, dosyada mübrez İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin 08.04.2022 tarihli olup kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlanan maluliyet raporuna göre kaza nedeniyle davacıda oluşan sürekli maluliyet oranın %4, geçici iş göremezlik süresinin ise 4 ay olarak tespit edildiği, uyuşmazlığa dayanak kazanın oluşumunda ise davacıya atfı kabil kusurun bulunmadığı dosya kapsamı ve davalı sürücü ... hakkında kesinleşen Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/888 esas sayılı dava dosyası içeriğinden anlaşılmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun TBK 56. Maddesinde bedensel bütünlüğü zedelen kimse manevi tazminat adı altında bir miktar paranın ödetilmesini isteyebilir. Hakim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır.
Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu'nun 4.maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır.
Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Bu çerçevede somut olayda kaza nedeniyle davacıda oluşan maluliyetin oranı, davacının yaşı, kazanın oluşumunda davacının kusurunun bulunmaması, tarfların sosyal ve ekonomik durumları ile manevi tazminat takdirine ilişkin yerleşik ilkeler dikkate alındığında ilk derece mahkemesi tarafından takdir edilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, somut olayla ilgili yukarıdaki değinilen olgu ve ilkeler gözetildiğinde, Dairemizce davacı yararına 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin olaya ve hakkaniyete uygun düştüğü kanaatine ulaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarı az bulunmuş ise de; manevi tazminat miktarının arttırılması için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilerek ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmış ve hükmün diğer kısımları aynen bırakılarak davacı yararına 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/875, K. 2025/878, 2 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama