KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2026
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/736 - 2026/380
- Esas no
- 2025/736
- Karar no
- 2026/380
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/01/2025
- Numarası
- 2024/30 Esas - 2025/15 Karar
- Başvuran davalı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.685 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Av. ...
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av.... Av. ...
DAVALI : ...
DAVACILAR : 1-... 2-... VEKİLİ : Av. ...
İHBAR OLUNAN : ... VEKİLLERİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU
Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
BAŞVURU TARİHİ : 21.02.2025 - 10.03.2025
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 02.05.2025
KARAR TARİHİ : 23.02.2026
YAZIM TARİHİ : 24.02.2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ....'nin işleteni olup davalı ...'in sevk ve idaresindeki 34 ... 029 plakalı aracın, müvekkillerine ait 34 ...
514 plakalı araca 15.07.2023 tarihi saat 18:15 sularında trafikte seyir halindeyken arkadan çarptığını, işbu kaza neticesinde müvekkillerine ait aracın hasar gördüğünü, olay yerinde taraflarca tutulan kaza tespit tutanağına göre davalı ...'in ''Arkadan ben vurdum, yoğun trafikte seyir halinde ayağım kayıp gaza basınca vurdum'' şeklinde beyanda bulunarak %100 kusurlu olduğunu, bu hususun kaza tespit tutanağına geçirildiğini, müvekkillerinin aracında kazası sonucu 35.073,25TL hasar meydana geldiğini, aracın bir kısım parçalarının yenileriyle değiştirildiğini, bir kısım parçalarının ise tamir görerek onarıldığını,
yapılan tüm işlemlerin aracın tramer kayıtlarına işlendiğini, değer kaybı talebiyle aracın trafik sigortacısı olan Zurich Sigorta A.Ş.'ye başvuru yapılmış ise de ilgili firma tarafından sadece 30.000,00TL kısmi ödeme yapıldığını, aracın değer kaybının çok daha fazla olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bakiye değer kaybı olarak şimdilik 100,00TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken tahsili ile müvekkillerine ödenmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 04.11.2024 tarihli dilekçe ile dava değerini 45.000.-TL'ye ıslah etmiştir.
Davalı Zurıch Sigorta A.Ş.vekili cevap dilekçesinde; Davacının davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını, uyuşmazlığa konu taleplerin belirsiz alacak davası olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, araçta meydana gelen değer kaybının davacılar tarafından tespit edilememesinin mümkün olmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkil şirketin, sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limitiyle sınırlı olacak şekilde sorumlu olduğunu, kaza sebebiyle müvekkili şirkete yapılan başvuru neticesinde dava konusu araç için davacıya 05/10/2023 tarihinde 30.000 TL hasar bedelinin ödenerek poliçe kapsamında üzerine düşen yükümlülüklerini teminat limiti ile sınırlı olacak şekilde yerine getirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; her ne kadar kazaya karışan aracın maliki müvekkil banka olsa da bankanın yalnızca finansman sağlayan sıfatına haiz olduğunu, sözleşmelerde açıkça düzenlendiği üzere araç ile ilgili üçüncü kişilere mallara, eşyalara, çevreye ve doğaya verilecek her tür cins nitelik ve derecedeki hasar ve zarar ile birlikte ancak bunlarla kısıtlı olmamak üzere hukuki ve cezai bütün sorumluluğun tamamen Hedef Araç Kiralama ve Servis A.Ş.'ye ait olduğunu, kaldı ki dava konusu aracın Hedef Araç Portföyünde olup 01.03.2022 tarihinde devredildiğini, husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini, uzun sürreli kiralama sözleşmesinin bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davacı ...'ın davalılar aleyhine açtığı davanın aktif husumet yokluğundan reddine, davacı ...'ın davalılar aleyhine açtığı davanın kısmen kabulüne, 41.979,60TL değer kaybı tazminatının davalılar ... ve Nurol Yatırım Bankası A. Ş. yönünden kaza tarihi olan 15/07/2023 tarihinden itibaren, davalı Zurich Sigorta A. Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 05/10/2023 tarihinden itibaren uygulanacak avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, (davalı Zurich Sigorta A. Ş.'nin sigorta limiti ile sorumlu tutulmasına) karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin bu kararına karşı davalı .... Vekili ve davalı Zurich Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı Zurich Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; salt davacı beyanlarına dayalı, yüzeysel bir inceleme neticesinde oluşturulan bilirkişi raporuna dayanarak karar verildiğini, davacının aracının geçmiş hasar kaydının incelenmediğini, önceden hasara uğrayan parçaların tespit edilmesi gerektiğini, değişmiş parçaların değer kaybı hesabına dahil edilmesinin mümkün olmadığını, basit onarım ile giderilmesi mümkün olan hasarın araçta değer kaybı meydana getirmeyeceğini, kusuru kabul etmediklerini, müvekkil sigorta şirketinin kazaya ilişkin sorumluluğunu yerine getirdiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde; dosyaya sundukları delillerin mahkemece gözardı edilerek karar verildiğini, davaya konu araç ile ilgili müvekkilinin işleten sıfatı olmadığından pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının aracına çarptığını iddia ettiği araç yönünden rent-a car firması ile müvekkil şirket arasında akdedilen sözleşme gereğince tüm sorumluluğun Hedef Araç Kiralama ve Servis A.Ş.’de olduğunu, dolayısıyla müvekkil şirketin davacının talep ettiği alacaklardan kaynaklanan herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan bakiye değer kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Dosya içeriğine, taraflar arasında tanzim edilen kaza tespit tutanağına ve mahkemece adli trafik/makine mühendisi bilirkişiden alınan rapora göre, 15.07.2023 tarihinde davalı sürücü ... idaresindeki aracın, davacı işleten/sürücü ... idaresindeki araca arkadan çarpmak suretiyle gerçekleştiği anlaşılan kazanın oluşumunda davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğuna ilişkin mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmadığından davalı sigorta şirketinin kusura ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409. maddesine göre sigortacının, sigortalının gerçek zararını ödemekle yükümlü olduğu ve davacının aracını orjinal parça ile onarılmasını talep etme hakkı olduğu, geçmiş hasar kaydı olmadığı anlaşılan davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmetinin de 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1. maddesi gereğince KDV'ye tabi olduğu, bu nedenle KDV dahil edilerek hasar tespiti gerektiği gözetilerek,
davalı sigorta şirketi lehine anlaşmalı servis işçilik ve yedek parça bedellerinde iskonto yapılmak suretiyle hasarın kapsamı ve miktarını tespit edip, değer kaybı bedelini belirleyen dosyadaki uzman bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine, oluş şekline, dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere ve güncel Yargıtay içtihatlarına uygun biçimde hazırlandığı tespit edilmekle, mahkemece bahse konu rapora itibarla karar verilmesinde hukuka aykırılık tespit edilmediğinden davalı sigorta şirketinin tüm istinaf sebeplerinin de reddi gerekir.
Ancak, dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere göre davalı aracın kayıt maliki davalı Nurol yatırım Bankası ile dava dışı Hedef Araç Kiralama A.Ş arasında 17.11.2021 tarihli 24 ay, 08.05.2023 tarihinde 12 ay süreli finansal kiralama sözleşmeleri yapıldığı, adı geçen dava dışı şirketin aracı 13.07.2023 tarihinde davalı sürücüyle yapılan bireysel kiralama sözleşmesi çerçevesinde 14.07.2023 tarihinde teslim ettiği, kazanın ise 15.07.2023 tarihinde gerçekleştiği gözetildiğinde davalı ...'nin uzun süreli kiralama nedeniyle işletenlik sıfatının bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekir iken yazılı gerekçelerle kabulü doğru görülmediğinden davalı Nurol Bankası A.Ş vekilinin istinafının kabulü gerekmiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı HMK'nın 355 maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzenini ilgilendiren hususlar yönünden incelenmiş olup, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ilk derece mahkemesi tarafından davanın davalı ... yönünden reddi yerine kabulü hatalı ise de belirtilen yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden adı geçen davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabul edilerek yerel mahkeme kararı hükmün diğer yönleri aynı kalmak suretiyle kaldırılmış,
Dairemizce dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, ancak davacının davalı ...'ye husumet yöneltilmesinde kusuru bulunmadığından davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmeksizin yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/736, K. 2026/380, 23 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama