KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2026
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/805 - 2026/427
- Esas no
- 2025/805
- Karar no
- 2026/427
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/02/2025
- Numarası
- 2023/607 Esas - 2025/94 Karar
- Başvuran davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Başvuran davalı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.569 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Av. ...
DAVANIN KONUSU
Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
BAŞVURU TARİHİ : 19.03.2025 - 02.04.2025
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 12.05.2025
KARAR TARİHİ : 27.02.2026
YAZIM TARİHİ : 27.02.2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yönetimindeki 41 R ... plakalı aracın Pazar Sokak üzerinden Çenedere Caddesi istikametine seyrederken Gümrükçüler Sokak Kavşağına geldiği sırada Gümrükçüler yönünden Pazar Sokak yönüne dönüş yapmakta olan mağdur ...'in kullanmakta olduğu bisiklet ile çarpışması sonucu bisikletin arka koltuğunda oturmakta olan maktul ...'nin kaza sebebiyle vefat ettiğini, kazanın oluşumunda 41 R ... plakalı araç sürücüsünün KTK'nın 52/1-a kuralı ihlal ettiğinden kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ... olayda yolcu konumunda olduğunu, olayda herhangi bir kusurunun söz konusu olmadığını,
kaza neticesinde müvekkili ...'nın destekten yoksun kaldığını, kaza tarihinde hazine müsteşarlığınca kişi başı 330.000.-TL'ye kadar ölüm tazminatının teminat altına alındığını, meydana gelen kazada kusurlu olan davalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından 246 80 545 poliçe numaralı ZMMS Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza nedeniyle ilgili sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, akabinde sigorta tahkim komisyonuna 2.018 E.486 sayısıyla dava açıldığını,
hakim tahkim komisyonunca 90 gün içinde karar verilmesi gerektiğini ve sürenin az olması sebebiyle usulden reddine karar verildiğini belirterek müvekkilinin desteği ...'nin ölümü nedeniyle 1.000.-TL olmak üzere destekten yoksunluk tazminatının sigorta şirketine başvuru tarihi olan 22.11.2017 tarihinden itibaren kazaya sebebiyet veren araç ticari olması nedeniyle işleyecek ticari avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 26.12.2024 tarihli dilekçe ile; bilirkişi raporu doğrultusunda tazminat miktarını 303.676,89.-TL'ye ıslah etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketinin kazaya karışan aracın ZMMS sıfatıyla 16.11.2017 tarihinde 28.000.-TL ödeme yaptığını, davacının yaptığı başvuru neticesinde kendisine yapılan ödemeden sonra iddia olunan bakiye maddi tazminat alacağı için müvekkil şirkete herhangi bir başvuru yapılmadan doğrudan dava yoluna gidildiğini, huzurdaki davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle reddini talep ettiklerini, olay nedeniyle sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur ve ZMMS poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, müteveffanın müterafik kusurunun hesaplanacak tazminattan indirilmesi gerektiğini,
mezkur kazada müteveffanın karşı araç yolcusu olduğunu, kaza esnasında bulunduğu araçta istiap haddinin aşıldığını, bisikletlerin tek yolcu kullanımına uygun araçlar olduğunu, müteveffanın davacıların desteği konumunda değil aksine davacılardan destek gören vasfında olduğunu, davacı yanın uğradığı iddia olunan zararın hesaplanması aşamasında müteveffanın vergilendirilmiş gelirinin dikkate alınacak olduğunu, aksi takdirde asgari ücrete göre hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulü ile, 303.676,89.-TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 04.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin bu kararına karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kazaya sebebiyet veren aracın ticari bir araç olduğunu, bu nedenle temerrüt faizi olarak ticari faize hükmedilmesi gerekirken mahkemece yasal faize hükmedildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, talep edilen tazminat miktarına 04.12.20217 tarihinden itibaren işleyecek ticari faize karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun 41 R ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'un kusuru oranında olması gerektiğini, hal böyle iken sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı zararlar bakımından müvekkil sigorta şirketinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, 25.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsüne %20 kusur oranı izafe edilmesine karşın %80 kusur tenzili yapılması gerekirken %20 kusur tenzili yapılarak 788.814,83-TL destekten yoksun kalma zararı hesaplanıp bu doğrultuda bakiye poliçe azami teminat limiti üzerinden hüküm kurulduğunu,
müteveffanın koruyucu tertibat kullanmadığını ve kazanın meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunduğunu, kendisini korumak için gerekli tedbir ve özeni göstermediğini, müteveffanın davacıların desteği konumunda değil aksine davacılardan destek gören vasfında bulunduğunu, davacı yan tarafından desteklik olgusunun somut deliller ile ortaya konulması gerektiğini, davacı yanın maddi tazminat bakiye alacağı bulunup bulunmadığı hususunun ödeme tarihi verileri doğrultusunda incelenmemesinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesinin açık ihlali olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, trafik kazasında ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olayda, 09.07.2017 olay tarihinde davalı şirketin sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...'un sevk ve idaresindeki 41 R ... plaka sayılı otobüs ile dava dışı ... idaresindeki bisikletin çarpışması sonucunda bisikletin arkasında yolcu olarak bulunan davacının desteği Suriye uyruklu ...'nin ölümü ile sonuçlanan dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
1-Mahkemece yapılan kolluk araştırmasına, kayıtlı adres bilgilerine, Göç İdaresi Başkanlığınca verilen yanıtlara, davacının ve desteğin dava dışı öz babasının davalı araç sürücüsü ve işletenine karşı Kocaeli 2. ASHM'nin 2018/45 esasına açtığı Dairemiz incelemesinden geçerek kesinleşen manevi tazminat dava dosyası içeriğine ve dinlenen tanık anlatımlarına göre davacının desteğin üvey annesi olduğu, kaza tarihinden evvel birlikte yaşadıkları anlaşılmakta olup, davacı üvey annenin desteğin ölümü sebebiyle tazminata hak kazandığının kabulü gerekir.
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında kabul gören uygulamaya göre destek tazminatını hesaplanırken olası bütün hak sahipleri paya dahil edilerek TRH2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması; bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması gerekmektedir.( Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 16/3/2022 tarih, 2021/10279 Esas ve 2022/5016 Karar sayılı ilamı).
Tazminat hesabında, sigorta şirketinin dava öncesi yaptığı ödemenin ibranameye dayalı olmaması durumunda davalı sigorta şirketi, davacıya yaptığı ödemenin hesap tarihindeki güncel değeri mahsup edilmek suretiyle tespit edilen tazminat miktarından bakiye teminat limitiyle sınırlı biçimde sorumlu tutulmalıdır.
Dosyaya yansıyan bilgilerden desteğin dava dışı öz babası ve davacı üvey annesi dışında başka hak sahibinin bulunmadığı, sigorta şirketinin yaptığı ödemenin ibranameye dayalı olmadığı anlaşılmakta olup, bu çerçevede alınan dosyadaki aktüer bilirkişi raporu güncel Yargıtay içtihatlarına ve dosya kapsamına uygun olduğundan mahkemece hükme esas alınması usul ve yasaya uygundur.
Davacının Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurusu mevzuatında öngörülen sürede karar verilmemesi sebebiyle usulden reddedildiğinden eldeki davaya ilişkin kesin hüküm niteliği de taşımamaktadır.
Dosyada makine mühendisi/adli trafik bilirkişisinden alınan kusur raporuna göre kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsüne %20, bisiklet sürücüsüne %60 ve desteğe %20 kusur izafe edildiği anlaşılmakla birlikte, raporda bisiklette yolcu olarak bulunan desteğe atfedilen %20 kusur oranı sürücü kusuru olmayıp TBK 52. Maddesi uyarınca müterafik kusur olduğundan mahkemece tazminat miktarından ayrıca müterafik kusur indirimi yapılmaması, davalı sigorta şirketinin TBK 61. Maddesi uyarınca bakiye teminat limiti ile sınırlı biçimde desteğe atfedilen müterafik kusur dışındaki kusur oranının tamamına göre belirlenen tazminat miktarından sorumlu tutulmasında da isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı vekilinin yerinden görülmeyen tüm istinaf sebeplerinin reddi gerekir.
2-Ancak, davalı sigortalı araç ticari (yolcu nakli- tek katlı otobüs) nitelikte olduğundan hükmedilen tazminata ticari faiz işletilmesi gerekirken gerekçesi açıklanmaksızın yazılı biçimde yasal faize hükmedilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf sebebinin kabulü gerekmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından hükmedilen tazminata ticari faiz yerine yasal faize hükmedilmesi hatalı ise de; bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasının gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise (2). kısımda belirtilen nedenle kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiş, Dairemizce hükmün diğer yönleri aynı bırakılmak ve hükmedilen tazminatın türü "ticari faiz" olarak değiştirilmek suretiyleyeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/805, K. 2026/427, 27 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama