KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2026
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2026/587 - 2026/743
- Esas no
- 2026/587
- Karar no
- 2026/743
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 03.12.2025
- Numarası
- 2025/885 Esas
- Başvuran davacılar
- 1-...
Karar Metni
1.057 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
2-... 3-... 4-... 5-... VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1 -... : 2 -.... : 3 -AK SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)
BAŞVURU TARİHİ : 24.12.2025
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 16.03.2026
KARAR TARİHİ : 08.04.2026
YAZIM TARİHİ : 08.04.2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde;Müteveffa ...'in, 23/07/2021 tarihinde ...'nın kullandığı 34 ... plakalı aracın çarpması sonucu, kaldırıldığı hastanede 08/08/2021 tarihinde hayatını kaybettiğini, gerçekleşen kazada sigortalı araç sürücüsü ...'nın tam kusurlu olduğunu belirterek;
davalıların mal kaçırma güdüsüyle hareket etme ihtimalleri bulunduğundan davalıların mal taşınır - taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, ayrıca davacıların maddi durumları yargılama giderlerini karşılayabilecek düzeyde olmaması sebebiyle adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; açılan davanın kabulü ile,
davacılar (... için 1.000.000,00TL , ... için 1.000.000,00TL, ... için 1.000.000,00TL, ... için 1.500.000,00TL, ... için 1.500.000,00 TL) olmak üzere toplamda 6.000.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi poliçe limitleri dahilinde sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkillere verilmesini, yargılama aşamasında gerçek zarar miktarı belirlenmek üzere şimdilik (davacı müvekkil ... için 5.000TL,
davacı müvekkil ... için 5.000TL ) maddi tazminat'ın (destekten yoksun kalma tazminatı) kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi poliçe limitleri dahilinde sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile ödenmesini, 01 ... plakalı araç davalı taraf adına kayıtlı ise aracın devir ve temlikinin önlenmesi için araç üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından 06.12.2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine dair karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin gerekçesinin aksine dava konusu olayın sabit olduğunu, kararın gerekçesinde ceza mahkemesi dosyasında müteveffanın asli kusurlu olduğuna dair bir raporu olduğunun belirtildiğini, ancak mahkemenin bu değerlendirmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ceza yargılaması gerekçeli kararında sürücü ...'nın kırmızı ışık ihlali yaptığı için asli kusurlu olduğu da yazdığını,
yine gerekçeli kararda ZMMS poliçesini aşar mahiyette bir destekten yoksun kalma zararının bulunup bulunmadığının belirsiz olduğu söylenmesine rağmen dosyada bulunan tahkim yargılaması bilirkişi hesaplama raporunda açıkça ZMMS poliçe limitleri dışında kalan yüksek miktarda alacaklarının olduğu görüldüğünü, bahsi geçen rapor tarihi de göz önüne alındığında halihazırda alacaklarının çok daha yüksek olduğunun sabit olduğunu,
davalıların mal kaçırma ihtimalinde dava sonunda alacaklarını tahsil etmenin neredeyse imkansız hale geleceği göz önüne alındığında ihtiyati haczin koşullarının oluştuğunu belirterek yerel mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılarak dava dilekçesindeki talep miktarında davalıların taşınır - taşınmaz mal ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık, ölüm ile sonuçlanan trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere; uyuşmazlık bir miktar para alacağına ilişkin ise 2004 sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz kararı verilmesi istenebilir. İhtiyati hacize karar verebilmek için bir alacağın varlığı ve bu alacağın muaccel olup olmadığı önem taşımaktadır. Kanunun 258/1.maddesinde; "Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." denilerek yaklaşık ispat şartı getirilmiştir.
Dosya içeriğinden, 23.07.2021 tarihinde davalıların maliki, sürücüsü ve kasko sigortacısı oldukları araç, davacıların desteği yaya ...'e çarpması sonucu davacıların desteğinin kazada vefat ettiği, davalı sürücünün kırmızı ışıkta durmayarak yoluna devam etmesi sebebiyle kazanın oluşumunda 1. Derecede asli kusurlu olduğu kabul edilerek Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/358 E. 2022/170 sayılı kararı ile hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf aşamasından geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Sigorta şirketlerinin 18.10.2019 tarihli 30922 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulunun denetimi altında bulunmaları,
yargılama sonucunda sigorta şirketleri aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde hükmedilen tazminatı ödeme bakımından mevcudunu eksiltme veya mal kaçırma ihtimali bulunmadığı dikkate alındığında mahkemece davalı sigorta şirketi yönünden ihtiyati haciz talebinin reddi kararı yerinde ise de davacıların maddi ve manevi tazminat isteklerinin 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi uyarınca olay tarihinde muaccel hale geldiği ve İİK'nın 257. maddesinde öngörülen yaklaşık ispat koşulunun dosya kapsamındaki delillerle sağlanmış olduğu gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi yerine reddedilmesi doğru görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf
başvurusu HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne, takdiren 30.000 TL teminat mukabilinde ve dava değeri ile sınırlı olmak üzere, davalı sigorta şirketi dışındaki davalıların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde ihtiyati haciz konulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/587, K. 2026/743, 8 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama